Maxbilişim Hosting Hizmetleri

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Otomobil HAKKINDA BİLGİLER


by.NaMe
09-10-2008, 09:41 AM
http://www.memleket.com.tr/images/news/19205.jpg
Otomobil Amblemleri ve Anlamları



MERCEDES: üç ayaklı yıldız figürü, markanın kara, hava ve sudaki,gücünü tanımlıyor. mercedes ambleminin mucidi Daimler.


VOLVO: isveç'in savaş tanrıçası. Volvo arabalarını, Isveç'in çeliğini sembolize eden daire ve ok süslüyor. Amblemin yaratıcısı, demir silahlarla donatılmış savaş tanrısı Merih'i simgelediği figürde, aynı zamanda markanın sağlamlığına işaret ediyor.

TOYOTA: Japon firmanınn kurucusu Kirchiro Toyoda, 1937 yılında üçlü elips kombinasyonu ile güçlü markasının amblemini oluşturdu.Elipsler, araba ile müşteri arasındaki sıcaklığı, ekip ruhunu ve modernizasyonu temsil ediyor.

SUZUKI: Logosu için yarışma düzenlendi. Suzuki amblemi,300 güzel sanatlar akademi öğrencisini katıldığı bir tasarım yarışmasıyla ortaya çıktı.Firma yetkilileri, "Uzlaştırıcı" buldukları büyük "S" harfini,yüzlerce amblem arasından seçti. Amblem, 1961 yılından bu yana Suzuki markasını temsil ediyor.

SUBARU:Subaru'nun amblemi, 6 Japon araba üreticisinin birleşmesi ile ortaya çıktı. Oval içindeki 6 yıldız, bir araya gelen firmaları sembolize ediyor.

SEAT: Ispanyol'un S'si ilham verdi. 90'lı yılların başında VW ile birleşmesiyle Ispanyol araba yapımcısı, VW amblemin üstüne prestij, ilericilik ve dinamikliği simgeleyen büyük S harfini yerleştirdi.

SAAB:Anka kafası isveç araba yapımcısı amblemde vatan severliğini ortaya çıkartıyor. Amblemde, firmanın merkezinin bulunduğu Schonen eyaletinin amblemindeki taç giymiş "anka" kafasına yer veriliyor.

LANCIA: Mızraklı amblem. Direksiyon ile bir bayrak Italyan arabası Lancia'nın bütün zarifliğini ortaya çıkarıyor. Mızrak şeklindeki amblemin, firmanın kurucusu, yarışçı Vinceno Lancia'nın soyadı ile ilişkili. Italyanca Lancia'nın Türkçe karşılığı mızrak anlamına geliyor.

RENAULT: Kübist baklava şekli. Renault baklava şeklinin bulunuşu 30'lu yıllara dayanıyor.Amblem klasik ve durgun şekli ile geleceği simgelyor. 1992 yılında küçük değişiklerle, şu an bütün Renault'larda kullanılan yeni bir tasarım yapıldı.

MAZDA: Mahkeme kararıyla yeni amblem. Renault'a büyük benzerliği nedeniyle, açılan davayı kaybeden Japon araba üreticisi Mazda, yeni bir amblem oluşturmak zorunda kaldı. Mazda, kanatlarını açmış bir kartal figürünü amblem olarak kullanıyor.

JAGUAR: Hızlı araba ve kedi. Güç ve zariflik. Jaguar, arbalarındaki zıplayan kedi figürünü, meydana gelebilecek kazalarda, yayaların yaralanma riskini azaltmak içn değiştirdi. Firma, ürettiği yeni modellerine jaguar yerine, jaguar resimli bir plaket monte ediyor.

FERRARI: Hediyelik beygir italyan kontesin 1923 yılında firma kurucusu Enzo Ferrari'ye hediye ettiği at maskot, Ferrari'nin amblemini teşkil etti. Amblemdeki ana renkler sarı ile kırmızı, firma sahibinin yaşadığı komşuşehir Modena'yı ve yarışa olan sevgiyi simgeliyor.

OPEL: Opel, önceleri sadece dikiş makinaları üretiyordu... 1899 yılında araba üretmeye başlayan Opel, ambleminde tekerlek içinde şimşeğe yer veriyor. Amblemdeki tekerlek güveni, şimşek ise hızzı simgeliyor.

CITROEN: Açılı sembol fransızların çift açılı çavuş amblemi, daha önce başka bir Citroen ürünü olan dili çarklarda kullanılıyordu... 1919 yılında arba yapımına başlayan Fransızlar, ürettikleri ilk arabalarında da çift açılı amblemi kullanmayı uygun buldular.

BMW: Bavyera renkleri. BMW'nin amblemindeki mavi beyaz renkler, Almanya'nın Bavyera eyaletinden geliyor. 1929yılından bu yana uçak ve motoru üreten BMW, amblemdede üretime uygun lastik içinde dönen pervane figürüne yer veriyor... daha sonra araba üretimine başlayan BMW arabalarındada aynı amblemi kullanmayı tercih etti.

PORSCHE: Porsche amblemi, 1952 yılından bu yana Suebya milliyetçiliğini öne çıkartan simgelere yer veriyor... Amblemdeki siyah at, Almanya'nın Stuttgartşehrinin armasından. Geyik boynuzu ilekırmızı-siyah çizgiler ise almanya'nın Württemberg köyünün flamasından alıntı.

PEUGEOT: Aslanın gücü. Peugeot'un asli işi testere ve tstere levhaları. Bir aslan gibi "güçlü"sloganıyla satılan bu ürünlerdeki aslan amblemini Fransızlar, daha sonra ürettikleri arbalarda da kullanmaya başaldı.

NISSAN: Güneş ve dürüstlük. Markanın, daire içine yazılmış ismi, güneşin doğuşu ile Japon bayrağındaki beyaz zemin içindeki kırmızı noktayı simgeliyor.Amblem, dürüstlüğü ve samimiyeti sembolize ediyor.

MITSUBISHI: Samurai erdemi. Üç kanatlı baklava şeklindeki amblemde, Samurai armasından esinlenilmiş. firmayı kuran iki Japon aile, tercih ettikleri amblemin sorumluluk bilincini, centilmenliği ve cemiyetler arası uyumu simgelediğine işaret ediyor.

FORD: Modern ve süslü. Mavi plaka üzerine süslü püslü harflerle yazılı Ford, nostaljik bir geçmişi anımsatıyor. 1903 yılından bu yana kullanılan Fordd ambleminde, geçici bir süre için Köln Katedrali'nin silüeti yer almış.

SKODA: Skoda'nın daire içindeki kanatlı ok, hayal eymeyi, itina göstermeyi, hız ve ilerlemeyi sembolize ediyor. Firma, kullandığı amblemle, bütün arabaların bu vasıflara sahip olduğunu göstermek istiyor.

AUDI: Amblemdeki dört yüzük araba birliği için bir araya gelip ittifak kuran dört firmayı simgeliyor. Audi ismi, firmanın eski yöneticilerinden olan mühendisAugust Horch tarafından verildi... Markaya kendi ismini vermeyen Horch, Latince'deki karşlığı olan Audi'yi buldu.

ROLLS ROYCE: Sevimli emily lüks marka Rolls Royce'un kaputundaki zarif şekil 1911 yılından geliyor. Şekil, tasarımcının sevgilisini temsil ediyor. Orijinal adı "Spirit of ecstasy"(yeniliğin ruhu). Şekle, halk dilinde "emily" adı verildi.

VW: Vw amblemi Porsche mühendisi Franz Xaver tarafından bulundu. Ekim 1948 yılından bu yana markanın iki harfi Almanya'nın Wolfsburg şehrini şereflendiriyor.

ALFA ROMEO: asaletin simgesi. Alfa Romeo amblem tasarımı, Italya'nın Milano şehri ile ülkenin soylu ailesi Viscontietrafına dönüyor... Kırmızı haç soyluluğu, beyaz zemin halkı ve köylüleri simgeliyor. Taç giymiş engerek yılanı ise soylu Viscoti ailesi'nin armasından alındı.

FIAT: Özüne dönüş. Fabrica Italiana Automobili orino. Gerçek ismi uzun olduğu için firma sahibi kısaltmayla firmanın marka ambleminioluşturdu. basit amblem 60 yıl aradan sonra 1990 yılında defne ağacı çevreli daire içine yerleştirildi. Amblem firmanın uzn geçmişini ve spor alanındaki başarılarını simgeliyor.

CHRYSLER: Yeni arabalara eski tasarım. Firmanın kurucu ve sahibi Walter Chrysler'in isteği üzerine, 1998 yılından sonra üretilen Chrysler modellerine 20'li yıllardaki eski amblem takılmaya başlandı. Amblemdeki daireler lastiği, şimşekler ise hızı simgeliyor.

by.NaMe
09-10-2008, 09:41 AM
2V - (Two Valve) İki supap
4EAT - (4 speed Electronic Automatic Transmission) 4 hızlı otomatik transmisyon
4WAL - (Four Wheel Antilock) Dört tekerlek kilitlenmesiz
4WD - (Four Wheel Drive) Dört tekerlekten tahrikli, dört çekerli
4WS - (Four Wheel Steering) Dört tekerlekten yönlendirme


A


A - (Amperes) Amper
AAC – (Auxiliary Air Control ) Yedek hava ünitesi
AAP - (Auxiliary Acceleration Pump) Yardımcı hız pompası
ABC – ( Active Body Control ) Otomobilin yanlara öne ve geriye doğru kasılmasını önleyen mercedes patentli hidro elktronik sistem Anlık sürüş durumuna göre değişen, bilgisayar kontrollü ve hidrolik yürüyen aksam. Mercedes CL'de kullanılan sistem ile virajlarda yana yatma ve fren anında öne eğilme önleniyor
AAS – (Auto Adjusting Suspension) Otomatik Ayarlı Süspansiyon
ABS - (Antilock Brake System) Kilitlenmeyen fren sistemi
ABSCM-(ABS Control Module) ABS kumanda modülü
ABV- (Anti-Backfire Valve)Geri Tepmeyi Önleyici Sübap
AC - (Alternating Current) Alternatif akım
A/C - (Air Conditioning) Klima
ACC - (Air Conditioning Clutch) Klima kavraması
ACC - (Automatic Climate Control) Otomatik iklimlendirme kontrolü
ACC - (Adaptive Cruise Control) Uyarlanabilir seyir kontrolü
ACCS - (Air Conditioning Cyclic Switch) Klima çevrimsel anahtarı
ACD - (Air Conditioning Demand) Klima ihtiyacı
ACL - (Air cleaner) Hava filtresi
ACR4 - (Air Conditioning Refrigerant, Recovery, Recycling, Recharging) Klima soğutucusu, iyileştirme, dönüşüm, şarj
ACON - (Air Conditioning On) Klima açık
ACP - (Air Conditioning Pressure) Klima kavraması
ACT - (Air Charge Temperature -replaced with IAT) Hava dolgu sıcaklığı
A/D - (Analog to Digital) Analogdan dijitale
ADB - (Automatische Differantial Bremse)Otomatik diferansiyel freni Standart kilitli diferansiyellerin elektronik devreli bir versiyonu.
ADS – Uygun tampon sistemi Sürüş tarzı, yol durumu ve yükleme durumuna göre en uygun tampon sertliği sağlanıyor.
ADU - (Analog-Digital Unit) Analog-dijital ünite
AFC - (Air Flow Control) hava akış (debi) kontrolü
AFR - (Air Fuel Ratio) Hava/yakıt oranı
AFS - ( Active Fahrwerks Stabilierung)Aktif yürüyen aksam stabilitesi Temel olarak ABC ile ayni islevi görür. Sistem Citroen Xantia Activa'da kullanılmaktadır.
AFV - (Alternative Fueled Vehicle) Alternatif yakıtlı taşıt
AIR - (Secondary air injection -formerly Thermactor air) İkinci hava enjeksiyonu
AIRB - (Secondary Air Injection Bypass) İkinci hava enjeksiyon baypası
AIRD - (Secondary Air Injection Diverter) İkinci hava enjeksiyon saptırıcı
AIS - (Automatic Idle Speed) Otomatik rölanti hızı
ALB (Anti Lock Brakes): ABS'nin ilk ve basit şekli. Kızaklayan tekerlekleri hızlı ritimde bırakıp tekrar tutan fren sistemi.
ALC - (Automatic Level Control) Otomatik seviye kontrolü
ALDL - (Assembly Line Data Link -replaced with DLC) Montaj hattı veri bağlantısı
ALFA ROMEO – ( Alfa : Anonima Lombarda Fabbricca di Automobili )
ALT - (Alternator -replaced with GEN) Alternatör
AMB - (Ambient) Ortam
AOD - (Automatic Overdrive) Otomatik aşırı hız
AODE - (Automatic Overdrive Electronic (transmission)) Otomatik aşırı hız elektronik (transmisyon)
AODE-W - (Automatic Overdrive Electronic Wide (ratio transmission)) Otomatik aşırı hız elektronik geniş(oran transmisyonu)
AP - (Accelerator Pedal) Gaz pedalı
API - (American Petroleum Institute) Amerikan Petrol Enstitüsü
APT - (Adjustable Part Throttle) Ayarlanabilir kısmi gaz
ARC - (Automatic Ride Control) Otomatik sürüş kontrolü
ARS - (Automatic Restraint System Otomatik sınırlama sistemi
ASARC - (Air Suspension Automatic Ride Control) Hava süspansiyonu otomatik sürüş kontrolü
ASC - (Active Stability Control) Aktif kararlılık kontrolü
ASC+T - (Automatic Stability Control Plus Traction) Otomatik kararlılık ve çekiş kontrolü BMW'de kullanılan elektronik çekiş kontrol sistemi olup, sürekli arka tekerleklerin durumunu gözlemleyerek bir kayma olup olmadığını denetler. Arka tekerleklerde bir kayma olursa ASC+T devreye girip frenleri ve motoru kontrol ederek otomobilin yolda kalmasını sağlar.
ASD - (Automatic Shutdown) Otomatik kapama
ASM – ( Auto Shift Manual ) Ford’ta kullanılan otomatik olarak vites değiştirmeye olanak sağlayan sıralı manuel şanzıman (Bkn: Yarı otomatik şanzuman)
ASR - (Acceleration Slip Regulation) İvme kayması kontrolü
ASR – ( Anti slip regulation ) Patinaj önleyici sistem ASR sistemi ilk kalkışta ve hızlanmada, tahrik tekerleklerinin aşırı dönmesini engelleyerek, aracın güvenli hareketini sağlar.
AST – ( Advanced Semisolid Technology ) Gelişmiş yarı katı teknolojisi
A/T - (Automatic Transmission/Transaxle) Otomatik transmisyon
ATF- (Automatic Transmission Fluid) Otomatik şanzuman yağı
ATX - (Automatic Transaxle) Otomatik transaksıl
ATC - (Automatic Temperature Control) Otomatik sıcaklık kontrolü
ATDC - (After Top Dead Center) Üst ölü noktadan sonra
ATM - (Actuator Test Mode) Uyartıcı deney modu
AQS – Hava kalite sistemi . İçerdki havayı kontrol ederek iç hava sirkülasyonunu otomatik devreye sokar.
AWD - (All Wheel Drive) Tüm tekerleklerden tahrikli
AWG - (American Wire Gage) Amerikan tel ölçeği
AWS – ( All Wheel Stering ) Tüm tekerlerden yönlendirmeli örneğin Volvo V70 AWD
AXOD - (Automatic Overdrive Transaxle) Otomatik aşırı hız transaksılı
AXOD-E - (Automatic Overdrive Transaxle - (Electronically Controlled( Otomatik aşırı hız transaksılı - (elektronik kontrollü
AYC - (Active Yaw Control) Aktif sapma kontrolü

B


B+ - (Battery voltage) Akü voltajı
BARO - (Barometric (pressure)) barometrik basınç
BAS – ( Brake Assist System ) Ani frenlemede fren hidroliği içindeki basıncı arttıran ve her tekerde eşit fren gücünün oluşmasını sağlayan sistem.
BCM - (Body Control Module) Gövde kontrol modülü
BHP - (Brake Horsepower) Fren beygir gücü Tekerlekler veya kardan mili yerine "genellikle" krank milinden ölçülen ve motor tarafından üretilen gerçek gücü gösteren ölçüdür. Bu ölçümde vites kutusu, alternatör, difransiyel, su pompası gibi parçalar bağlı değildir. "Brake Horsepower" denmesinin sebebi mildeki gücün bir frenleme mekanizması tarafından absorbe edilmesiyle ölçülür.
BLM - (Block Learn Multiplier -replaced with LT FUEL TRIM)) Blok öğrenme çarpanı
B-LVL - (Bilevel) Aynı seviyede
BMAP - (Barometric and Manifold Absolute Pressure) Barometrik ve manifold mutlak basıncı
BMW – ( almanca ) ( bayerische motoren werke ) bavyera köylüsünün makine işi, el emeği göz nuru anlamında
BOO - (Brake On/Off) Fren açık/kapalı
BP - (Back Pressure) geri basınç
BPA - (Bypass Air) Kısa devre havası
BPS- (Barometric Pressure Sensör) Barometrik basınç sensörü
BPW - (Base Pulse Width) ana sinyal genişliği
BTDC - (Before Top Dead Center) Üst ölü noktadan önce
BTSI - (Brake Transmission Shift Interlock) Fren vites değiştirme ortak kilidi
Btu - (British thermal units) British ısı birimi


C



CAC - (Charge Air Cooler) Dolgu hava soğutucusu
CAC - (Customer Assistance Center) Aracınızla ilgili bütün sorunlarınız için danışmanlık yapan ve arıza durumlarında destek sunan Mercedes-Benz Müşteri Hizmetleri Merkezi (Hollanda - Call Center)
Calif - (California) Kaliforniya
CAN - (Controller Area Network) Araç veya çevre şartlarına bağlı olarak araç fonksiyonlarını düzenleyen sistem MERCEDES
CANP - (Canister Purge) Kanister buharı
CARB- (california air resources board) kaliforniya hava kaynakları koruma(chrysler)
CB (Carburator) Karbüratör
CBC-(Cornering Brake Control) Arka akstaki frenlerin optimal kullanımını sağlayan yardımcı fren sistemi. Fren sisteminin içinde hidroliğin en doğru şekilde dağılımını sağlar.
CC - (Cruise Control) Seyir kontrolü-Sabit hız kumandası
CC - (Cubic Centimeter) Santimetreküp
CCD - (Chrysler Collision Detection) Chrysler çarpışma belirlemesi
CCD - (Computer Controlled Dwell) Bilgisayar kontrollü dwell
CCDIC - (Climate Control Driver Information Center) İklim kontrol sürücü bilgi merkezi
CCM - (Central Control Module) Merkezi kontrol modülü
CCM- (Cruise control module ECU) Sabit hız kumandası modülü
CCOT - (Cycling Clutch Orifice Tube) Cevrim yapan kavrama orifis borusu
CCP - (Climate Control Panel) İklim kontrol paneli
CCRM - (Constant Control Relay Module) Sabit kontrol röle modülü
CCS - (Coast Clutch Solenoid) Kavrama boşlama solenoidi
CD - Hava direnci katsayısı. Bir otomobilin ne kadar hava direnciyle karşılaşacağını gösterir. Hava sürtünmesi azaldıkca otomobilin yakıt tüketimi de azalır
CDI – ( Common rail Direkt Injektion )( capacitive discharge ignition ) Ortak yakıt hatlı dizel’in Mercedeste kullanılan ismi. Kısaca ne kadar ekmek o kadar köfte diyeceğimiz bir yöntemle çalışan enjeksyon sistemi. Aracın tork istediği sırlar mazot püskürtmesi fazlalaşırken düz yolda püskürtme basıncı azalır. Aracın performansını düşürmeden yakıt tasarrufu da sağlar.
CDR - (Chrysler Diagnostic Readout) Chrysler Arıza belirleme kılavuzu
CDRV - (Crankcase Depression Regulator Valve) Karter basınç düşürme düzenleme valfi
CDTİ – ( Common rail Diesel Turbo İnjeksiyon ) Opel firmasının common railli ecotec motoru
CE - (Commutator End) Komütatör ucu
CEL - (Check Engine Lamp -replaced with MIL) Motor lamba kontrolü
CELO- (Colt engine lock out switch)Soğuk motor çalıştırma anahtarı
CEAB - (Cold Engine Air Bleed) Soğuk motor hava sızdırması
CFI - (Central Fuel Injection -replaced with TBI) Merkezi yakıt enjeksiyonu
CFI - (Cross Fire Injection) Çapraz ateşleme enjeksiyonu
CI - (Cubic Inch) İnçküp
CID - (Cubic Inch Displacement) inçküp yer değiştirme
CID - (Cylinder Identification) Silindir tanımlama
CKP - (Crankshaft Position) Krank mili konumu
CKT - (Circuit) Devre
CL - (Closed Loop) kapalı devre
CLC - (Converter Lockup Clutch -replaced with TCC) Konvertör kilitleme kavraması
CLCC - (Closed Loop Carburetor Control) Kapalı devre karbüratör kontrolü
CLNT - (Coolant) Soğutucu
CMFI - (Central Multi-port Fuel Injection) Merkezi çok portlu yakıt enjeksiyonu
CMP - (Camshaft Position) Kam mili konumu
CO - (Carbon Monoxide) Karbonmonoksit
CO2 - (Carbon Dioxide) Karbondioksit
COMAND - (Cockpit Management and Data System) Yeni nesil otomobillerde navigasyon sistemi, telefon, saat, TV alicısı, radyo, kaset ve CD çalardan oluşan müzik sisteminin hepsine kumanda eden sistem
COP - (Coil On Plug) Fiş üstü bobin
CPA - (Connector Position Assurance) Bağlantı elemanı konum güvenliği
CPI - (Central Port Fuel Injection) Merkezi port yakıt enjeksiyonu
CPP - (Clutch Pedal Position) Kavrama pedalı konumu-Debriyaj pedalı konum svici
CPS - (Central Power Supply) Merkezi güç sağlama
CPU - (Central Processing Unit) Merkezi işlemci ünitesi
CRDI- ( Common rail Direkt Injektion ) Ortak yakıt hatlı dizel’in hyundai ve kiadaki ismi
CRT - (Cathode Ray Tube) katot ışınlı tüp
CRV – ( Compatc Recreational Vehicle ) Sıkı eğlenceli araç honda modeli
CS - (Charging System) Şarj sistemi
CUV- (Crossower utility vehicle)
CTP - (Closed Throttle Position (switch)) Kapalı gaz konumu anahtarı-Kapalı gaz kelebeği
CTS - (Coolant Temperature Sensor) Soğutucu sıcaklık sensörü
CV - (Constant Velocity) Soğutucu hızı
CVT - (Continuously Variable Transmission) Sürekli değişken transmisyon . Bu sistemde dişli çemberleri birbirlerine bir çelik bantla bağlı bulunurlar böylece kademesiz bir vites kontrolü sağlanır. Konvensiyonel şanzımanlarda geçişler dişlilerle sağlanır.
CVVT-Elektronik olarak değişken supap zamanlaması ile çalışan motor.

by.NaMe
09-10-2008, 09:42 AM
D - (Diesel) Dizel
DAB - (Delayed Accessory Bus) Geciktirilmiş aksesuar büsü
dB - (Decibels) desibel
dBA - (decibels on A-weighted scale) A ağırlıklı skalada desibel
DBC - (Dinamik fren kontrolü)BAS ile aynı görevi yapıyor, sadece BMW'deki adı farklı.
DVC – ( Dynamische Bremsen Control ) Ani frenlemede fren hidroliği içindeki basıncı arttıran ve her tekerde eşit fren gücünün oluşmasını sağlayan sistem . BMW
DC - (Direct Current) Doğru akım
DCCSV- (Damper clutch control solenoid valfe) Damper kavrama kontrol selenoid valfi
d / d – devir / dakika . Motorun 1 dakikadaki devir sayısısı
DE - (Drive End) Tahrik sonu
DEC - (Digital Electronic Controller) Dijital Elektronik Kontrolörü
DERM - (Diagnostic Energy Reserve Module) Arızacılık enerji rezerv modülü
DFI - (Direct Fuel Injection) Direkt yakıt enjeksiyonu
DI - (Distributor Ignition) Distribütörlü ateşleme
DIA - (Diameter) Çap
DIC - (Driver Information Center) Sürücü danışma merkezi
DIN – (deutsche industrie norm ) Alman endüstri normu 1 DIN = 1,12 SAE
DIS - (Direct (distributorless) Ignition System -replaced with EI) Direkt distribütörsüz ateşleme
DIST - (Distributor) Distribütör
DLC - (Data Link Connector) Veri hattı bağlantısı-Veri bağlantı soketi
DLI- (Distributorless ıgnition) Distribütörsüz ateşleme
DOE - (The Department of Energy) Enerji Bölümü
DOHC - (Double Overhead Camshaft) Üstten çift kam mili
DOL - (Data Output Line) Veri çıkış hattı
DPFE - (Differential Pressure Feedback EGR) Diferansiyel basınç geri besleme
DRİVE BY WİRE – Elektronik gaz kontrol sistemi ( TOFAŞ )
DPI - (Dual Plug Inhibit) Çift fişli önleyici
DRB - (Diagnostic Readout Box) Teşhis okuma kutusu
DRL - (Daytime Running Lamps) Gün ışığında çalışan lamba
DSA- (Dynamic stability assistance) Dinamik denge desteği
DSC - ( Dynamic stability Control )ESP ile aynı prensipte, dört tekerleğin yola en güvenli şekilde basmasını sağlayan sistem. Elektronik stabilite sistemi ağırlıklı olarak BMW'de kullanılır. viraj dışındaki kritik fren anında karşı moment uygulayarak arka tarafın savrulmasını önler.
DSG – BMW’de kullanılan otomatik olarak vites değiştirmeye olanak sağlayan sıralı manuel şanzuman (Bkn: Yarı otomatik şanzuman)
DSP – ( Dynamic Shift Program ) Ayarlarını sürücünün kullanım tarzına göre değiştiren gelişmiş otomatik şanzuman
DSS - (Downshift Solenoid) Aşağı kaydırma solenoidi
DTC - (Diagnostic Trouble Code) Teşhis güçlük kodu
DTI – Opel ‘in kullandığı direk enjeksiyonlu yakıt sistemi
DTM - (Diagnostic Test Mode) Teşhis deney modu
DTR - (DISTRONIC) Otoyol ve benzeri yollarda, aracı belli bir hızda tutmak için sürücüye destek sunan sistem: Eğer önde başka bir araç yoksa tempomat gibi çalışır. Önde başka araç olması durumunda ise öndeki araçla olması gereken asgari mesafeyi korumanız için hızı düşürür.
DVOM - (Digital Volt-Ohmmeter) Dijital volt-ohm metre
DynAPS - (Dinamik trafik yönlendirmesi) Navigasyon sistemi tarafından hesaplanan hedefe yönlendirme planını, mevcut trafik durumuna uygun hale getiren sistem.


E



E4OD - (Electronic 4-Speed Overdrive) Elektronik 4 hızlı aşırı hız
EAC - (Electronic Air Control -replaced with AIR) Elektronik hava kontrolü
EAIR - (Electronic Secondary Air Injection) Elektronik ikinci hava enjeksiyonu
EAS – ( Electronic Active Steering ) Ön tekerleklerin ani direksiyon hareketleri sebebiyle yol tutuşu bozmasını engellemeye çalışan aktif direksiyon sistemi.
EASY GO – Anahtarsız sürüş sistemi ( TOFAŞ )
EBCM - (Electronic Brake Control Module) Elektronik fren kontrol modülü
EBD – (Electronic brake distribütör ) Elektronik fren dağılımı. Fren gücünün 4 tekerlekte eşit olmasını sağlayan hidrolik dağılımlı destek sistemi.
EBTCM - (Electronic Brake and Traction Control Module) Elektronik fren ve çekiş kontrol modülü
EBP - (Exhaust Back Pressure) Egzoz geri basıncı
EBV: Fren hidroliğinin basıncını ve dağılımını kontrol eden supap sistemi.
E&C - (Entertainment and Comfort) Eğlence ve konfor
ECA - (Electronic Control Assembly -replaced with PCM) Elektronik kontrol grubu
ECAT - (Electronically Controlled Automatic Transmission) Elektronik kontrollü otomatik transmisyon
ECC - (Electronic Climate Control) Elektronik iklimlendirme kontrolü
ECE - (Economic Comission for Europe) Avrupa Ekonomik Komisyonu
ECE - (Electrical and Computer Engineering) Elektrik ve bilgisayar mühendisliği
ECFI- (Electronıc controled fuel injection) Elektronik kontrollü yakıt enjeksiyonu
ECI - (Extended Compressor at Idle) Rölantide uzatılmış kompresör
ECL- (Engıne coolant level) Soğutma suyu seviyesi
ECM - (Electronic Control Module) Elektronik kontrol modülü
ECM - (Engine Control Module) Motor kontrol modülü
ECOTEC: GM'in gelistirdigi çevreci ve ekonomik özelliklerde teknoloji saglayan motor.
ECS - (Emission Control System) Emisyon kontrol sistemi
ECS – ( Early Crash System ) Ön tamponda bulunan ve çarpışmanın şiddetini ölçen sensör sistemi ( TOFAŞ )
ECT - (Engine Coolant Temperature (Switch, Sensor) Soğutma suyu sıcaklığı
ECU - (Electronic Control Unit) Elektronik kontrol ünitesi
EDC - (Elektronik diferansiyal kontrolü)EDS'nin BMW'deki adıdır
EDIS - (Electronic Direct Ignition System -replaced with EI) Elektronik direkt enjeksiyon sistemi
EDLS-Özellikle arkadan itişli otomobillerde, tekerleklerin eşit güçte dönmesini sağlayan elektro-mekanik diferansiyel kilit sistemi.
EDS (Elektronik diferansiyel kilidi)Çekiş sağlayan tekerleklerden biri boşa dönerse, EDS diğer tekere daha fazla tutuş veriyor.
EEC - (Electronic Engine Control) Elektronik motor kontrolü
EEPROM- (Electronically Erasable Programmable Read Only Memeory)Elektronik olarak silinebilir programlanabilir ROM
EEVIR - (Evaporator Equalized Values In Receiver
EFE - (Early Fuel Evaporation) Erken yakıt buharlaşması
EFI - (Electronic Fuel Injection) Elektronik yakıt enjeksiyonu
EGO - (Exhaust Gas Oxygen -replaced with O2S) Egzoz gazı oksijeni
EGOG - (EGO Ground) EGO topraklama
EGR - (Exhaust Gas Recirculation) Egzoz gazı çevrimi Dizel araçlarda bulunan ve egzoz gazındaki is parçacıklarını yakalamak için ek bir sistemdir.
EGRC - (Exhaust Gas Recirculation Control) Egzoz gazı devridaim kontrolü
EGRT - (Exhaust Gas Recirculation Temperature (switch)) Egzoz gazı devridaim sıcaklık anahtarı
EGRTV- (Exhaust Gas Recirculation Thermal Vacuum Valve) Egzoz gazı devridaim ısıl vakum valfi
EGRV - (Exhaust Gas Recirculation Vent) Egzoz gazı devridaim havalandırma
EGTS - (Exhaust Gas Temperature Switch -replaced with EGRT) Egzoz gazı sıcaklık anahtarı
EHB : Elektro Hidrolik Fren Sistemleri
EI - (Electronic Ignition -includes Distributorless Ignition System, formerly DIS) Elektronik ateşleme distribütörsüz dahil
ELC - (Electronic Level Control) Elektronik seviye kontrolü
ELC – (Electronic locked clutch) Elektronik kilitli kavrama
ELR - (Emergency Locking Retractor) Güvenlik kilit geri çekicisi
EMB - (Electromagnetic Brakes) Elektro mekanik frenler
EMF - (Electromotive Force (voltage)) Elektromotiv kuvvet
EMI - (Electromagnetic Interference) Elektromanyetik karışma
EMR - (Electronic Module Retard) Elektronik modül gecikimi
EOT - (Engine Oil Temperature) Motor yağ sıcaklığı
EPA - (Environmental Protection Agency) Çevre koruma örgütü
EPC - (Electronic Pressure Control) Elektronik basınç kontrolü
EPR - (Exhaust Pressure Regulator) Egzoz baısnç regülatörü
EPT - (EGR Pressure Transducer (replaced with PFE)
EPROM - (Erasable Programmable Read Only Memory) Silinebilir programlanabilir ROM
EPS – (Electronic power steering) Elektronik kumandalı hidrolik direksiyon Hidrolik destekli ve hıza duyarlı elektrik motorlu direksiyon sistemi.
ESC - (Electronic Spark Control) Elektronik kıvılcım kontrolü
ESD - (Electrostatic Discharge) Elektrostatik deşarj
ESP – ( Electronic stabilty program ) Elektronik denge programı . Savrulma , ani direksiyon kırma gibi dengesizlik durumlarında devreye girerek dört tekerleğin her birine farklılaşmış halde frenleyici bir tork uygulayarak aracın hareketini düzeltir. gerektiğinde tek bir tekerleğe bile fren yaptıran ve amortisörlerin hareketini de kontrol eden sistem.
EST - (Electronic Spark Timing) Elektronik kıvılcım zamanlaması
ETACS- (Electronic tıme , alarm control system ) Elektronik zaman alarm kontrol sistemi
ETBE - (Ethyl Tertiary Butyl Ether ) Etil tertiari bütil eter
ETC - (Electronic Temperature Control) Elektronik sıcaklık kontrolü
ETC: (Electronic Traction Control) Elektronik çekis kontrol ve düzeltme sistemi.
ETCC - (Electronic Touch Climate Control) Elektronik dokun matik klima kontrol
ETR - (Electronically Tuned Receiver) Elektronik ayarlı alıcı
ETRTO- ( European Tire and Rim Technical Organization) Avrupa Lastik ve Jant Teknik Organizasyonu
Euro NCAP – ( European New Car Assesment Programme ) Avrupa yeni araç değerlendirme programı . Otomotiv sektörünün güvenlik konusundaki tüm testlerinin yapıldığı bağımsız bir kuruluş. Yarış otomobillerindn binek otomobillere kadar her tür otomobilin önden , yandan çarpışma testlerinin yanı sıra yayaya çarpma ve çocuk güvenliğide Euro NCAP laboratuvarlarında yapılan çarpma testlerinde değerlendirmeye alınıyor. Yapılan değerlendirmelerin tamamı kamu oyuna açıklanıyor . Bir otomobilin Euro NCAP testlerinden alabileceği en yüksek puan 5 yıldız . Bu bağımsız testlerden en yüksek puanı almak otomotiv firmaları için önemli bir prestij öğesi . Testlerden elde edilen veriler otomobillerin daha güvenli hale getirilmesi için kullanılıyor. Böylece her yeni çıkan model bir öncekinden daha güvenli hale geliyor.
EV – (Electric Vehicle ) Elektrikli araç
EVAP VALVE- ( Evaporatör purge control solenoid valve) Buhar kontrol solenoid valfi
EVAP - (Evaporative Emission) Evaporatif emisyon
EVAP Canister Purge - (Evaporative Emmision Canister Purge
EVIC - (Electronic Vehicle Information Center) Elektronik taşıt danışma merkezi
EVO - (Electronic Vehicle Orifice) Elektronik taşıt orifisi
EVP - (EGR Valve Position) EGR valf konumu
EVR - (EGR Vacuum Regulator) EGR vakum regülatörü
EXH - (Exhaust) Egzoz

F



FATC- (Full automatic Temperature control) Otomatik klima
FAV – (Fun activity vehicle)
FC - (Fan Control) Vantilatör kontrolü
FBC - (Feedback Carburetor) Geribesleme karbüratörü
FDBK - (Feedback) Geribesleme
FDC - (Fuel Data Center) Yakıt veri merkezi
FDR : Araç Dinamik Kontrolü Özellikle virajlarda ve ani yol değişikliklerinde FDR sistemi, yıldırım hızı ile motor, şanzıman ve frene müdahale ederek aracın savrulmasını önler. FDR sisteminin can noktası olan devir sensörü havacılıktan alınmış ve Bosch tarafından otomobiller için modernize edilmiştir.
FED - (Federal (except California)) Federal, kalifornya hariç
FF - (Flexible Fuel) Esnek yakıt
FI - (Fuel Injection) Yakıt enjeksiyonu
FIPL - (Fuel Injection Pump Lever) Yakıt enjeksiyon pompası kolu
FİAT – ( Fabbrico İtaliano Automobili Torino )
FMEM - (Failure Mode Effects Management) başarısız modu etki yönetimi
FMVSS - (Federal Motor Vehicle Safety Standards) Federal motorlu taşıt güvenlik standartları
FP - (Fuel Pump) Yakıt pompası
FPM - (Fuel Pump Monitor) Yakıt pompası monitörü
FPS – Yangın önleme sistemi ( tofaş ) Birçok otomobilde sadece küçük bir yangın tüpü şeklinde, yarış otomobillerinde ise çesitli noktalara çelik borular içinden söndürücü gaz püskürten yangın önleme sistemi.
FPRC - (Fuel Pressure Regulator Circuit) Yakıt basıncı regülatör devresi
FRC - (Forced) zorlanmış
FR-V – ( Family Recreation Vehicle ) Aile dinlence aracı hondanın modeli
FSI – (Fuel stratified injection)Doğrudan enjeksiyon gerçekleştiren, fakat yüksek oktanlı benzinlerle çalışan motor (Vw Grubu'nda sıkça kullanılmaktadır). Kademeli benzin enjeksiyonu. VW tarafından geliştirilen sistemde yakıt, ateşlemeden hemen önce direkt olarak yanma odasına iletiliyor. Katmanlı direk benzin enjeksiyonu
FT - (Fuel Trim) Yakıt kesme
FTP - (Federal Test Method) Federal test metodu
FTP - (Federal Test Procedure) Federal test yöntemi
FWD - (Front Wheel Drive) Önden çekişl

by.NaMe
09-10-2008, 09:42 AM
GA - (Gage) Gösterge
GCW - (Gross Combination Weight) Yalın birleşik ağırlık
GDI - (Gasoline Direct Injection)Direkt benzin enjeksiyonlu mitsubishinin kullandığı sistemdir.
GEN - (Generator) Jeneratör
GHGs - (Greenhouse gases) Sera gazları
GND - (Ground) Zemin, toprak, şase
GPS (Global Positioning System) Uydu sinyalleri ile uygun alıcılar üzerinden coğrafi olarak nerede olduğunuzu gösteren sistem. Navigasyon uygulamalarında kullanılır.
GTC – ( Gran turismo compact ) ( opel astra modeli )
GVWR - (Gross Vehicle Weight Rating) Yalın taşıt ağırlığı derecelendirmesi

H



H - (Hydrogen) Hidrojen
H2O - (Water) Su
HBA – ( Hydraulic Brake Assist ) Hidrolik Fren destek sistemi ( tofaş ) ESP sisteminin çalıştığı durumlarda elektronik olarak devreye giren bir sistemdir.
HC - (Hydrocarbons) Hidrocarbonlar
H/CMPR - (High Compression) Yüksek sıkıştırma
HCV - (Heavy Commercial Vehicle) Ağır ticari taşıt
HD - (Heavy Duty) Ağır hizmet
HDC - (Heavy Duty Cooling) Ağır hizmet soğutma
HDC (Hill descent control)Arazi araçlarında kullanılan yararlı bir sistem. Elektronik ayarlı fren ile kontrollü tırmanma sağlanıyor.
HDI - (High Pressure Diesel Injection) Yüksek basınçlı diesel yakıtı enjeksiyonu peugeot firması tarafından geliştirilmiştir
HEGO - (Heated EGO -replaced with HO2S) Isıtılmış EGO
HFC - (High Fan Control) Yüksek vantilatör kontrolü
HFP - (High Fuel Pump) Yüksek yakıt pompası
Hg - (Mercury) Cıva
Hi Alt - (High Altitude) Yüksek irtifa
Hill Holder Sistemi – Yokuş yukarı kalkışlar sırasında aracın kaymasını engelleyen bu sistem geri ve ileri viteste fren pedalından gaz pedalına geçerken 2 sn. süreyle ek bir fren etkisi yapar . Bu etki yokuş aşağı kaymayı önlerken aracın daha güvenli ve konforlu olarak harekete geçmesini sağlar.( TOFAŞ )
HLA- (Hydraulic lash adjuster ) Hidrolik subap ayarlayıcısı
HLC - (Hydraulic Lash Compensator) Hidrolik dalga dengeleyici
HLOS - (Hardware Limited Operating Strategy) Donanım sınırlı çalıştırma stratejisi
HMMWV (High mobility multipurpose wheeled vehicle) çok hareketli çok amaçlı bir tekerli araç. (Hummer)
HO - (High Output) Yüksek çıkış
HO2S - (Heated Oxygen Sensor) Sıcak oksijen sensörü
hp - (Horsepower) Beygir gücü 0,7457 kw'a eş değer güç birimidir.
HPL - (High Pressure Liquid) Yüksek basınçlı sıvı
HPS - (High Performance System) Yüksek performans sistemi
HPV - (High Pressure Vapour) Yüksek basınçlı buhar
HSC - (High Swirl Combustion) Yüksek türbülanslı yanma
HUD - (Heads Up Display) Baş yukarı göstergesi
HVAC - (Heater-Vent-Air Conditioning) Isıtıcı- havalandırma- iklimlendirme
HVACM - (Heater-Vent-Air Conditioning Module) Isıtıcı- havalandırma- iklimlendirme modülü
HVM - (Heater Vent Mondule) Isıtıcı havalandırma modülü
Hz - (Hertz) Hertz

I



IAC - (Idle Air Control) Rölanti hava kontrolü
IAT - (Intake Air Temperature) Emme havası sıcaklığı
iATN - (International Automotive Technicians Network) Uluslararası otomotiv teknisyenleri ağı
IC - (Ignition Control) Ateşleme kontrolü
IC - (Integrated Circuit) Entegre devre
ICM - (Ignition Control Module) Ateşleme kontrol modülü
ICP - (Injection Control Pressure) Enjeksiyon kontrol basıncı
ID - (Identification) Tanımlama
ID - (Inside Diameter) İç çap
IDE (Injection directe essence)Renault'nun benzinli direkt enjeksiyon sisteminin adıdır.
IDI - (Integrated Direct Ignition) Entegre direkt ateşleme
IDM - (Injector Driver Module) Enjektör çalıştırma modülü
IFS - (Inertia Fuel Shutoff) Atalet yakıt kesici
IGN - (Ignition) Ateşleme
IIHS- Otoban güvenliği sigorta enstitüsü
ILC - (Idle Load Compensator) Rölanti yükü dengeleyici
IMRC - (Intake Manifold Runner Control) Emme manifoldu akış kontrolü
INJ - (Injector) Enjektör
INP - (Input) Giriş
INT - (Intake valve) Emme supabı
INT - (Integrator -replaced with ST FUEL TRIM) Entegratör
I/P - (Instrument Panel) Gösterge panosu
IPC - (Instrument Panel Cluster) Gösterge panosu grubu
IPR - (Injector Pressure Regulator) Enjektör basınç regülatörü
IRS (Araç içi koruma sistemi) Çalınma ve hırsızlık durumlarına karşı emniyet sistemi. Kilitli durumdaki aracın camının kırılarak içine müdahale edilmesi durumunda alarmı devreye sokarMERCEDES
ISC - (Idle Speed Control) Rölanti hız kontrolü
ISO - (International Standards Organization) Uluslararası standartlar organizasyonu
ISS - (Input Shaft Speed) Giriş mili hızı
ITS - (Idle Tracking Switch) Rölanti izleme anahtarı
ITS (Inflatable tubular structure)Şişirilebilir hortum formlu yapı. BMW'nin hava yastıklarının işleyişi ve formu ile ilgili terimidir. Hayat kurtaran hava yastıkları, hortum görünümünde ve A-sütununa monte edilmiş. Yandan çarpışma anında bir gaz jeneratörü yardımı ile şişiriliyor
İVECO – ( İndustrial vehicle corporation )
IVS - (Idle Validation Switch) Rölanti geçerlilik anahtarı
IVSC - (Integrated Vehicle Speed Control) Entegre taşıt hızı kontrolü

J



JIS - (Japanese Industrial Standart) DIN ile aynı seviyedeki Japon endüstri normu.
JTD – (Unijet turbo dizel)Fiat ve alfa romeonun dizel araçlar için kullandığı direkt enjeksiyonlu yakıt sistemi

by.NaMe
09-10-2008, 09:42 AM
KAM - (Keep Alive Memory) Canlı hafıza
KAPWR - (Keep Alive power) Canlı güç
kHz - (Kilohertz) Kilohertz
KOEO - (Key On Engine Off) Düğme açık motor kapalı
KOER - (Key On Engine Running) Düğme açık morot çalışıyor
kPa - (Kilopascals) Kilopaskal
KS - (Knock Sensor) Vuruntu sensörü

L



L- (Leaded) Kurşunlu
L4 - (Four Cylinder Inline Engine) Sıra dört silindirli motor
LV8 - (Load Variable) Yük değişken
LCD - (Liquid Crystal Display) Sıvı kristal gösterge
LCR VALVE- (Load conscious reducing valve) Yük algılayıcı indirgeme valfi
LCV - (Light Commercial Vehicle) Hafif ticari taşıt
LDT - (Light Duty Trucks) Hafif hizmet kamyonu, kamyonet
LDV - (Light Duty Vehicle) Hafif hizmet taşıtı
LED - (Light Emitting Diode) Işık soğurmalı diyot
LEV - (Low Emission Vehicle) Düşük emisyonlu taşıt
LFC - (Low Fan Control) Düşük vantilatör kontrolü
LFP - (Low Fuel pump) Düşük yakıt pompası
LH- (Left hand) Sol taraf
LMP : Lityum metal polimer batarya
LSD- (Limited slip diferantial) Sınırlı kaymalı diferansiyel
LSP VALVE- (Load sensing proportioning valve) Yük algılamalı dağıtım valfi
LT - (Long Term (Fuel Trim)) Uzun dönem yakıt kesme
LTPWS - (Low Tire Pressure Warning System) Düşük basınç uyarı sistemi

M



MAF - (Mass Air Flow) Kütle hava akışı, debi , hava akış sensörü
MAN – ( Maschinenfabrik augsburg-nürnberg )
MAP - (Manifold Absolute Pressure) Manifold mutlak basıncı
MAT - (Manifold Air Temperature -replaced with IAT) Manifold hava sıcaklığı
MC - (Measuring Core) Ölçme özü
MC - (Mixture Control) Karışım kontrolü
MCU - (Microprocessor Control unit -replaced with PCM) Mikroişlemcili kontrol ünitesi
MD - (Modulated Displacement) Değiştirilmiş strok hacmi
MDP - (Manifold Differential Pressure) Manifold diferansiyel basıncı
MECS - (Mazda Electronic Control System) Mazda Elektronik kontrol Sistemi
MEMCAL - (Memory Calibration) Hafıza ayarı
MFI - (Multiport Fuel Injection) Çok delikli yakıt enjeksiyonu
MIC - (Mechanical Instrument Cluster) Mekanik gösterge grubu
MIL - (Malfunction Indicator Lamp) arıza gösterge lambası
MLP - (Manual Lever Position) El levyesi konumu
MP- (Motor position) Motor pozisyon sensörü
MPI - (Multiport Fuel Injection) Çok delikli yakıt enjeksiyonu
MPV (Multi Purpose Vehicle): Ticari kullanima da dönüstürülebilen çok amaçli binek araç. Van sinifi araçlarin tümüne MPV denilebilir. Micro MPV'den macro MPV'ye kadar birçok çesidi vardi. Bu kategoride yer alan araçlardan bazıları Opel Zafira ve Toyota Yarış Verso.
ms - (Millisecond) Milisaniye
MSFF - (Miles Since First Fail) İlk arızadan bu yana gidilen mil
MSLF - (Miles Since Last Fail) Son arızadan bu yana gidilen mil
MSR (Motor tork düzenleyici)MSR, debriyaja basılmadan motorun torkunun çekiş sağlayan tekerlere iletilmesini engelliyor. Bu sırada motor devri kısa süreli olarak artıyor
MST - (Manifold Surface Temperature) Manifold yüzey sıcaklığı
M / T – (Manuel transaxle) Düz şanzuman
MTBE - (Methyl Tertiary Butyl Ether ) metil tertiari bütil eter
MTV - (Manifold Tuning Valve) Manifold ayarlama valfi
MV - (Megavolt) Megavolt
mV - (Millivolt) Milivolt
MVLPS - (Manual Valve Lever Position Sensor) El levyesi konum sensörü
MVZ SWİTCH- (Manifold vacum zone switch) Manifolt vakum bölgesi sviçi

N



NAAO - (North American Automotive Operations) Kuzey Amerika otomotive işlemleri
NC - (Normally Closed) Normalde kapalı
NEG - (Negative) Negatif, eksi
NGV – ( Natural Gas Vehicle ) Doğal gazlı araç
NLGI - (National Lubricating Grease Institute) Milli yağlama gresi Enstitüsü
N-m - (Newton Meters) Newton Metre
NO - (Normally Open) Normalde açık
NOx - (Nitrogen Oxides) Azot oksitleri

O



O2 - (Oxygen) Oksijen
O2S - (Oxygen Sensor) Oksijen sensörü
OBD - (On Board Diagnostics) Göstergeden arıza teşhisi
OBD II - (On Board Diagnostics, Generation 2)
OC - (Oxidation Catalytic Converter) Oksidasyon katalitik konvertörü
OD - (Outside Diameter) Dış çap
O / D - (Over drive) Aşırı hız veya hız aşımı
OE - (Original Equipment) Orijinal ekipman
OEM - (Original Equipment Manufacturer) Orijinal ekipman imalatçısı
OH- (Over hall) Onarım
OHC - (Overhead Camshaft) Üstten kam mili
OL - (Open Loop) açık devre
ORC - (Oxidation Reduction Converter) Oksidasyon azaltma konvertörü
OTIS - (Overhead Travel Information System) Baş yukarısı seyahat bilgi sistemi

P



PAG - (Polyalkylene Glycol) Polialkilen Glikol
PAIR - (Pulsed Secondary Air Injection) Darbeli ikinci hava enjeksiyonu
PASS - (Personalized Automotive Security System) Kişiselleştirilmiş otomotiv güvenlik sistemi
PCM - (Powertrain Control Module) Güç aktarma organları kontrol modülü
PCS - (Pressure Control Solenoid) Basınç kontrol solenoidi
PCV - (Positive Crankcase Ventilation) Pozitif karter havalandırma, üst karter havalandırması
PDC (Parktronic; Park Distance Control): Otomobilin tampon hizasinda ses dalgalari ile bosluk kontrolü yaparak çalisan park yardim sistemi.Arka tampondaki sensörler, sürücüye otomobil ile engel arasındaki mesafeyi tonlarla uyararak belirtir (echolot-prensibi). Engel ne kadar yaklaşırsa ton kadar hızlanıyor
PFE - (Pressure Feedback EGR) Basınç geri besleme EGR
PFI - (Port Fuel Injection) Port yakıt enjeksiyonu
PG- (Pulse Generatör) Sinyal üretici
PID - (Parameter Identification) Parametre tanımlama
PIP - (Profile Ignition Pickup -replaced with CKP) Profil ateşleme alıcısı
PKE - (Passive Keyless Entry) Pasif anahtarsız giriş
PM - (Permanent Magnet) Sabit mıknatıs
PMD - (Pump Mounted Driver) Pompa montajlı sürücü
P/N - (Part Number) Parça numarası
PNP - (Park/Neutral Position) Park/nötr durumu
POM - (Polycyclic Organic Matter) Polisayklik organik madde
POS - (Positive) Pozitif
POT - (Potentiometer) Potansiyometre
PROM - (Programmable Read Only Memory) Programlanabilir ROM
PRV- (Pressure relief valve) Basınç tahliye valfi
PS - (Power Steering) Güç direksiyonu, hidrolik direksiyon
PS- ( Pferde Starke ) Beygir gücü
PSM – ( Porsche stabilty menagement ) porshce patentindeki ESP sistemi
PSOM - (Programmable Speedometer/Odometer Module) Programlanabilir hız metresi modulü
PSP - (Power Steering Pressure) Güç direksiyonu basıncı, hidrolik direksiyon basıncı
PTC - (Pending Trouble Code) Belirsiz arıza kodu
PTO - (Power take off shaft)) Güç çıkışı, kuyruk mili
PTU - (Part Throttle Unlock) Kısmi gaz açma
PWM - (Pulse Width Modulation) Darbe genişliği modülasyonu

by.NaMe
09-10-2008, 09:42 AM
Q



QDM - (Quad Driver Module) Dörtlü sürücü modülü

R



RABS - (Rear Antilock Brake System) Arka ABS
RAM - (Random Access Memory)Rastgele erişimli bellek
RAP - (Retained Access Power)
RDC (Lastik basınç kontrolü)Dört teker içindeki basınç ve sıcaklığı denetler. Sistem, basınç azalmasını sürücüye iletir (kokpitteki gösterge) ve lastiklerin zarar görmesini önler
RE- (Replace) Değiştirme
REDOX - (Reduction Oxidation Catalytic Converter)
REF - (Reference) Referans
RF - (Radio Frequency) Radyo Frekansı
RFI - (Radio Frequency Interference) Radyo Frekans paraziti
RFG - (ReFormulated Gasoline) Yeniden formüle edilmiş benzin
RH- (Right hand) Sağ taraf
RKE - (Remote Keyless Entry) Uzaktan kumandalı anahtarsız giriş
RM - (Relay Module) Röle modülü
ROM - (Read Only Memory)Yalnızca okunabilir bellek
ROPS (Roll over protection sistem)Volvo C70 cabrio'da kullanılan takla koruma sistemi. Aracın takla atması durumunda arka başlıkların arkasında iki adet koruma çıtası, arkadaki yolcuların ağır baş yaralanmalarından korunmasını sağlar.
RPM - (Revolutions Per Minute) dakikadaki devir sayısı
RPO - (Regular Production Option) Noral üretim seçeneği
RTD - (Real Time Dampening) Gerçek zaman nemlendirmesi
RTN - (Return) Dönüş
RTV - (Room Temperature Vulcanizing) Oda sıcaklığında sertleştirme
RVP - (Reid Vapour Pressure) Reid buhar basıncı
RWAL - (Rear Wheel Anti-lock) Arka ABS
RWD - (Rear Wheel Drive) Arka tekerleklerden tahrikli

S


SAE - (Society of Automotive Engineers) Amerikan Otomotiv mühendisleri birliği
SAW - (Spark Angle Word) Kıvılcım açısı işareti
SAV (Sports Activity Vehicle): Sportif özellikleri çok öne çikarilmis, iri, arazi tipli binek araç. Sportif aktivite aracı. Bu terim BMW tarafından arazi aracı X5 için özel olarak kullanılmış. Nedeni ise, X5'in gerçek bir arazi aracı ile konforlu bir otomobil karışımı olması
SBDS - (Service Bay Diagnostic System) Servis bölümü teşhis sistemi
SBEC - (Single Board Engine Controller -replaced with PCM) tek bordlu motor kontrolörü
SBS - (Supercharger Bypass Solenoid) Süperşarjer kısa devre solenoidi
SBT - (Serial Bus Traveller) Seri büs esyahat edici
SC - (Supercharger) Süperşarjer
SCB - (Supercharger Bypass Süperşarjer kısa devresi
SCSV- (Shift control solenoid valve) Vites kontrol selenoid valfi
SDM - (Sensing and Diagnostic Module) algılama ve teşhis modülü
SDI (Saugdiesel Direct Injection): VW'nin turbo olmayan direkt enjeksiyonlu dizel motorlarinda kullanilan bir sistemin ismi. SDI (Emmeli dizel direct enjeksiyon
SDV - (Spark Delay Valve) Kıvılcım geciktirme valfi
SEFI - (Sequential Electronic Fuel Injection -replaced with SFI) Sıralı elektronik yakıt enjeksiyonu
SEO - (Special Equipment Option) Özel ekipman seçeneği
SES - (Service Engine Soon -replaced with MIL) Servis motoru bozukluk göstergesi
SFI - (Sequential Multiport Fuel Injection) Sıralı çok portlu yakıt enjeksiyonu
SHO - (Super High Output) Süper yüksek güç
SIG RTN - (Signal Return) Sinyal dönüşü
SIL - (Shift Indicator Lamp) Vites değiştirme gösterge lambası
SIPS – ( Side impact protection system ) Volvo yan darbe korma sistemi Ön koltukların altında enlemesine ve B direklerinde diklemesine bulunan yüksek dayanıklığı olan çelik barlar ile yan havayastıklarının oluşturduğu sistem.
SIR - (Supplemental Inflatable Restraint) İlave şişirilebilir trtucu
SLS: Lüks otomobillerde ve Off-road araçlarinda kullanilan, aracin yüksekligini otomatik olarak ayarlayan sistem.
SL SWITCH- (Stop lamp Switch) Stop lambası svici , Fren müşürü
SMEC - (Single Module Engine Controller -replaced with PCM) tek modüllü motor kontrolörü
SNSR - (Sensor) Sensör, algılayıcı, duyar eleman
SO2 - (Sulphur Dioxide) kükürt dioksit
SOHC - (Single Over Head Camshaft) Üstten tek kam mili
SPD - (Speed) Hız
SPOUT - (Spark Output) Kıvılcım çıkışı
SRC - (Selective Ride Control) Seçilebilir sürüş kontrolü
SRS - (Supplemental Restraint System) Tamamlayıcı sınırlayıcı sistem, Yardımcı emniyet Sistemi Olası bir kazada havayastığı ve aktif gergili emniyet kemerlerinin birlikte çalışmasını, gaz pedallarının ileriye doğru katlanmasını sağlayan tüm ek güvenlik sisteminin ismi. Bahsedilen, emniyet kemeri yerine değil onunla birlikte kullanılması gereken ve yolcuları koruyan hava yastıklarıdır.
SRSCM- (Aır bag Control modülü) Hava yastığı kumanda modülü
SRI- (Servıce Reminder Indıcator) Servis ikaz lambası
SS - (Shift Solenoid) Vites değiştirme solenoidi
ST - (Scan Tool)Test cihazı, (arıza) Tarama takımı
STI - (Self Test Input) Kendi kendine test girişi
STO - (Self Test Output) Kendi kendine test çıkışı
STS - (Service Technicians Society) Servis teknisyenleri birliği
SULEV - (Super Ultra Low Emission Vehicle)Süper ötesi düşük emisyonlu taşıt
SUV (Sport utility vehicle) Sportif zevk aracı. SAV ile benzer amacı taşıyor. Bu kategoride yer alanlardan bazıları: Honda HR-V, Toyota RAV4 veya Subaru Forester
SW - (Station Wagon) Kombinasyonlu araç

T



T - (Turbo) Turbo
T / A (Transaxle) Şanzuman
TAB - (Thermactor Air Bypass -replaced with AIRB) Termeaktör hava kısa devresi
TAC - (Throttle Actuator Control) Ventüri uyartım kontrolü
TAD - (Thermactor Air Divert -replaced with AIRD) Termeaktör hava saptırıcı
TACH - (Tachometer) Takometre
TAP - (Transmission Adaptive Pressure) Transmisyon uyumlu basınç
TAS (Travel Assist System): Bu sistem bağlı olduğu GSM hattı sayesinde kaza ve arıza hallerinde markanın merkezine GPS'te belirlediği koordinatlarla birlikte yardım mesaji gönderiyor.
TB - (Throttle Body) Ventüri boğazı,Gaz kelebeği gövdesi
TBA - (Tertiary Butyl Alcohol) Tertiari bütil alkol
TBI - (Throttle Body Fuel Injection) Ventüri boğazı yakıt enjeksiyonu
TC - (Turbocharger) Türboşarjer, aşırı doldurucu
TC (Traction Control): ASR ile ayni görevi yapan bir sistem. ABS yardimi ile yeri geldiginde fren uygulayarak çekisin basarisini artiriri. Opel'in ASR sisteminin adıdır.
TCC - (Torque Converter Clutch) Tork konverter kavraması
TCIL - (Transmission Control Indicator Lamp) Transmisyon kontrol gösteresi lambası
TCL - (Traction Control) Çekiş kontrolü
TCM - (Transmission Control Module) Transmisyon kontrol modülü
TCS - (Traction Control System) Çekiş kontrol sistemi veya itişin olduğu herhangi bir tekerleğin boşa dönmesini engelleyen kontrol sistemi.
TCS - (Transmission Control Switch) Transmisyon kontrol anahtarı
TDC - (Top Dead Center) Üst ölü nokta
TDCI – (turbo diesel common rail injection)Fordun kullandığı common rail sistemi
TDI - (Turbo Direct Injection) Direkt enjeksiyonlu turbo ( audi , vw , seat skodanın kullandığı crdi sistemi )
TEMP - (Temperature) Sıcaklık
TFI - (Thick Film Integrated -replaced with DI) kalın film entegreli
TFT - (Transmission Fluid Temperature) Transmisyon sıvısı sıcaklığı
THM - (Turbo Hydra-Matic) Turbo Hidra-Matik
TIR – ( Transport İnternational Routiel ) Uluslar arası karayolu taşımacılığı
TLEV - (Transitional Low Emission Vehicle) Geçiş süreci düşük emisyonlu taşıtı
TOT - (Transmission Oil Temperature) Transmisyon yağı sıcaklığı
TP - (Throttle Position) Gaz konumu, Gaz kelebeği pozisyonu
TPS- (Throttle position sensor) Gaz kelebeği pozisyon sensörü
TPI - (Tuned Port Injection) ayarlı port enjeksiyonu
TPM - (Tire Pressure Monitor) Lastik basıncı monitörü
TR - (Transmission Range) Transmiston aralığı,Vites seçici
TRUST (Traktion und stabilitaet) TRUST, ESP'nin Smart'ta kullanılan adıdır.
TS (Twin Spark): Alfa Romeo'nun silindir basina 2 buji kullanilan modellerine verilen ad.
TSS - (Transmission Speed Sensor) Transmisyon hız sensörü
TV - (Throttle Valve) Gaz kelebeği
TVS - (Thermal Vacuum Switch) Isıl vakum anahtarı
TVV - (Thermal Vacuum Valve) Isıl akum valfi
TWC - (Three Way Catalytic Converter) Üç yollu katalitik konvertör
TXV - (Thermal Expansion Valve) Isıl genleşme valfi

U



UART - (Universal Asynchronous Receiver-Transmitter) Üniversal asenkron alıcı-aktarıcı
UCC- (Under floor catalytic onvertor) Alt katalitik konvektör
UD - (Underdrive) Sürüş altı
UL- (Unleaded) Kurşunsuz
ULEV - (Ultra Low Emission Vehicle) Çok düşük emisyonlu taşıt
ussp Amerika yeni araç değerlendirme programı

V



V - (Volts) Volt
VAC - (Vacuum) Vakum
VAF - (Volume (or Vane) Air Flow) Hacimsel veya kanatçık hava akışı
VANOS (Variable Nockenwellen Steuerung): BMW tarafindan gerçeklestirilmis degisken zamanli supap, supap iticileri ve eksantrik kontrol sistemi. BMW'nin teknolojik bir diğer özelliği. Sübapların açılma ve kapanma anları değişkendir. Düşük devirlerde daha fazla tork ve yüksek devirlerde daha fazla güç sağlanıyor Bu sistem, emme ve egzoz manifoldlarindaki gaz akisini da kontrol ediyor. (Değişken eksantrik ateşlemesi)
VAT - (Vane Air Temperature -replaced with IAT) Kanatçık hava sıcaklığı
VATS - (Vehicle AntiTheft System) Taşıt hırsız önleme sistemi
VCC - (Viscous Converter Clutch) Viskoz konvertör kavraması
VCM - (Vehicle Control Module) Taşıt kontrol modülü
VCRM - (Variable Control Relay Module) Değişken kontrol rölesi modülü
VDC (Vehicle dynamics control)Subaru'nun dört çeker araçları için sürüş dinamiği düzenleyicisinin adıdır FDR sistemi ile aynıdır, yıldırım hızı ile motor, şanzıman ve frene müdahale ederek aracın savrulmasını önler
VDOT - (Variable Displacement Orifice Tube) Değişken yer değiştirme orifis tüpü
VDV - (Vacuum Delay Valve) vakum geciktirme valfi
VECI - (Vehicle Emission Control Information (label) Taşıt emisyon kontrol bilgi etiketi
VF - (Vacuum Flourescent) Vakum floresant
VGT – Değişken geometrili turbo
VIN - (Vehicle Identification Number) taşıt kimlik numarası
VMV - (Vacuum Modulator Valve) Vakum modülatör valfi
VNT - (Variable Nozzle Turbocharger) Değşken lüleli türboşarjer
VOTM - (Vacuum Operated Throttle Modulator) Vakumla çalışan gaz kelebek modülatörü
VPWR - (Vehicle Power) Taşıt gücü
VR - (Vacuum Regulator) Vakum regülatörü , Voltaj regülatörü
VREF - (Voltage Reference) voltaj referansı
VRV - (Vacuum Reducer Valve) Vakum azaltma valfi
VRIS - (Variable Resonance Induction System) değişken rezonanslı indüksiyon sistemi
VSA – Araç denge kontrol sistemi ( HONDA )
VSC – ( Vehicle stability control system ) Toyota'nın ESP için kullandığı isim
VSS - (Vehicle Speed Sensor) Taşıt hız sensörü
VTA - (Vehicle Theft Alarm ) Taşıt hırsız alarmı
VTEC - (Variable-valve timing and electronic-lift control) Değişken Zamanlamalı Supap Kontrol SistemiHONDA
VTG (Variable turbin geometrie)Değişken türbin geometrisi. Turbo yükleyicisinin türbin kanatları ayarlanabiliyor. Düşük devirlerde daha yüksek tork üretiliyor. Yüksek devirlerde kanatlar, akıma paralel durumda bulunuyor. Atık gaza karşı gelen basınç azaltılır ve yakıt tüketimine olumlu bir etki sağlanır.AUDİ
VTSS - (Vehicle Theft Security System) Taşıt hırsız güvenlik sistemi
VVC (Variable valve control) Rover'in VANOS versiyonudur.
VVT - (Variable Valve Timing) Değişken supap zamanlaması
VVT-i - (continuously Variable intake Valve Timing) Sürekli değişken emme supabı zamanlaması Toyota'nın VANOS versiyonudur.

W



WAC - (Wide Open Throttle A/C Cutoff) Tam gaz klima kapatma
W/B - (Wheelbase) Dingiller arası mesafe
WHIPS – ( Whiplash protection safety seats ) Volvo boyun zedelenmesini önleme sistemi Arkadan gelecek kaza darbelerinde ön koltukları alttan ön yukarıya doğru kaydırarak, sürücü ve yanındakinin boynundan omuruna zedelenme ortaya çıkarmayan, salıncak hareketi içeren bir sistem Beyin travmalarına karşı koruyucu sistem. Özel olarak üretilen ön koltuklar ile arkadan çarpmalarda omurgaya binen yük absorbe edilir ve yaralanma riski azaltılır.
WOT - (Wide Open Throttle) Tam gaz, Tam açık gaz kelebeği
WSS - (Wheel Speed Sensor) Tekerlek hız sensörü
WTS- (Water temperature sensor) Su sıcaklık sensörü
WU-OC - (Warmup Oxidation Catalytic Converter) Isınma oksidasyon katalitik konvertörü
WU-TWC - (Warmup Three Way Catalytic Converter) Isınma üç yollu katalitik konvertörü

X Y Z



X - (Experimental (vehicle)) Deneysel (taşıt)
ZEV - (Zero Emission Vehicle) Sıfır emisyonlu taşıt
ZTECH - (Zero Emission Technology) Sıfır emisyon teknolojisi

by.NaMe
09-10-2008, 09:43 AM
A-SÜTUNU: Otomobilin orta gövdesinin önünde yükselen, tavanı taşıyan sağ ve sol köşede bulunan ve içinde pasif güvenlik unsuru destekleri olan sütun.

ABAT-VENT: Speedster otomobillerde kullanılan alçak ön cam veya rüzgar kesici çıkıntı.

ABAXIAL: Dingil harici yapı.

ABC (Active ***** Control): Otomobilin yanlara, öne ve geriye doğru kasılmasını engelleyen Mercedes patentli hidro-elektronik sistem.

ABS (Anti Block System): Sert frenajda veya kaygan zemin üzerinde tekerleklerin kilitlendiğini sensörler yardımı ile algılayan, milisaniyeler içinde fren disklerinin tekerleklerin tutunma işlemi başlayıncaya kadar sıkılıp boşaltılmalarını ve bu sayede sürücünün en zorlu şartlarda bile direksiyon hakimiyetini korumasını sağlayan elektronik sistem. Ani frenajlarda cisimden kurtulmaya olanak sağlayan ABS birçok otomobil markası tarafından standart ve isteğe bağlı olarak kullanılıyor.

AC (Air Conditioner): Klima sisteminin kısaltmasıdır.

ADB (Automatische Differantial Bremse): Standart kilitli diferansiyellerin elektronik devreli bir versiyonu.

ADEZYON: Sıvıların veya madenlerin birbirlerine yapışmasını sağlayan kuvvete adezyon denir.

AERODİNAMİK: Hareketli bir cismin hava akımı içindeki davranışının incelenmesine aerodinamik denir. İlk olarak uçakları incelemek için geliştirilmiştir. Modern otomobillerin şekilleri yuvarlaklaştırılarak hava otomobilin çevresinden kolayca geçebilmektedir. Bu da havadan kaynaklanan sürtünmeyi azaltır. Bu sayede otomobilin dengeli yol alması ve yakıt tüketiminin azalması sağlanır.

AFS (Active Fahrwerks Stabilierung): Temel olarak ABC ile aynı işlevi görür. Sistem Citroen Xantia Activa'da kullanılmaktadır.

AKICILIK DERECESİ (Vizkozite): Bir sıvının dar bir boğazdan akabilmesine o sıvının akıcılık derecesi denir. Bu, belli bir hacimdeki sıvının belli bir çaptaki delikten akma zamanıdır.

AKS: Otomobil eksenine dik, tekerleri taşıyan bir veya birden fazla tekerleği barındıran bir mildir.

AKSELERASYON: Otomobilin hızlanması.

AKTARMA ORGANLARI: Motor gücünü tekerleklere aktaran organlardır. Pek çok parçadan oluşur ve motor gücünü tekerleklere şanzıman üzerinden aktarır.

AKTİF GÜVENLİK: Otomobilin kaza pozisyonuna girmesini engellemeye çalışan ve güvenliği arttıran elemanların tümü. ABS ve BAS sistemlerine sahip frenler, yol tutuşu maksimize eden ESP, gelişmiş süspansiyon sistemi, iyi durumdaki lastikler gibi faktörler.

AKÜMÜLATÖR: Akümülatörler elektrik enerjisini kimyasal enerji halinde depo eder, devrelerine elektrikli alıcılar bağlandığı zaman bu kimyasal enerjiyi tekrar elektrik enerjisine dönüştüren araçlardır. Motorun hareketinden elektrik üreten parça olan alternatör, motor çalışmazken elektrik üretemez. Bu nedenle akümülatöre ihtiyaç duyulur. Motor çalışmadığı zamanlar kullanılmak üzere elektrik enerjisi depolar.

ALB (Anti Lock Brakes): ABS'nin ilk ve basit şekli. Kızaklayan tekerlekleri hızlı ritimde bırakıp tekrar tutan fren sistemi.

ALTERNATÖR: Alternatif akım üreten ve düşük motor hızlarında bir dinamodan daha yüksek enerji üreten jeneratör. Şarj dinamolarının aksine dalgalı (alternatif) akım meydana getir. Bisiklet dinamolarına benzer bir biçimde çalışarak elektrik üretir.

ALT ÖLÜ NOKTA (A.Ö.N): Pistonun silindir içinde inebildiği en alt noktada, yön değiştirmek için bir an durakladığı yerdir. Kısaca A.Ö.N. olarak belirtilir.

AMPERMETRE: Aküye girip çıkan akım miktarını ölçen ve gösterge tablosunda bulunan bir ölçü aleti.

AMORTİSÖR: Otomobilde yayları frenleyerek ani yaylanmaları önleyen ve sarsıntıları azaltan düzenek.

ANA YATAKLAR: Ana yataklar, motorda krank milini taşıyan yataklardır.

ANTİFRİZ: 0 derece ve altında radyatör suyuna katılarak suyun donmasını önleyen kimyasal madde. Antifriz ayrıca radyatörü ve soğutma sistemini pas ve korozyondan korumak amacıyla da kullanılır.

AQUAPLANING: Su birikintilerinden geçerken lastiklerin profilinden suyun kenara çıkamamasından kaynaklanan aracın lastiklerinin yerle ile temasının kalmaması sonucunda suya girdiği yönde veya tam olarak savrularak hareket etmesi.

ASC+T (Automatische Stabilitäts Control+Traktion): BMW'de kullanılan elektronik çekiş kontrol sistemi olup, sürekli arka tekerleklerin durumunu gözlemleyerek bir kayma olup olmadığını denetler. Arka tekerleklerde bir kayma olursa ASC+T devreye girip frenleri ve motoru kontrol ederek otomobilin yolda kalmasını sağlar.

ASR (Anti Schlupf Regelung): Kaygan yol koşullarında özellikle kalkış anında otomobilin patinaj yapmasını engelleyen sistem.

ATALET: Bir cismin herhangi bir hareket yönüne veya hız değişikliğine karşı gösterdiği dirençtir.

ATEŞLEME AVANSI: Silindirde sıkıştırılan yakıt-hava karışımının ateşlendikten sonra tamamen tutuşabilmesi için gereken süredir.

ATEŞLEME BOBİNİ: Ateşleme sisteminde transformatör gibi görev yaparak batarya voltajını binlerce voltaja yükseltir. Bu yüksek voltaj bujinin tırnakları arasında kıvılcım meydana getirir.

ATEŞLEME NOKTASI: Motorinin sıkıştırılma sonucunda silindir kafasındaki sıcak gazların içine püskürtüldüğü anda kendiliğinden ve hemen ateş alma sıcaklık noktasına ateşleme noktası denir.

ATEŞLEME SIÇRAMASI: Yanlış bujinin karışımı tutuşturmasına ateşleme sıçraması denir. Ateşleme sıçraması genellikle buji veya distribütör kapağının ya da tevzi makarasının hatalı oluşundan meydana gelir.

ATEŞLEME SIRASI: Motor silindirlerinin ateşlenme sırası veya silindirlerde güç zamanının meydana geliş sırasıdır.

ATEŞLEME SİSTEMİ: Silindirlerde sıkışan hava-yakıt karışımının yakılabilmesi için bujilere yüksek voltajlı kıvılcım sağlayan sistem. Batarya, ateşleme bobini, distribütör, kontak anahtarı, kablolar ve bujiler bu sistemin parçalarıdır.

ATMOSFERİK BASINÇ: Dış hava ağırlığının aşağıya doğru basma kuvvetine atmosferik basınç denir.

AWD (All Wheel Drive): 4 tekerlekten çekiş sistemi. Bu tip otomobillerde motor gücü dört tekerleğe birden aktarılır.

AWS (All Wheel Steering): Direksiyonun dört tekerleği birden yönlendirebildiği sistem.

AUTODIMMING: Dikiz aynalarında kullanılan duyarlı aynanın ışığı daha yoğun kırarak, kararması.

AYARLAMA: Motorun en iyi şekilde çalışabilmesi için yapılan motor ayarları.


-------------------------B---------------------------

BAKIR KURŞUN YATAKLAR: Genellikle dizel motorlarında yaygın bir şekilde kullanılan yatak çeşididir.

BALANST REZİSTÖR DEĞERLERİ: Elektronik ateşleme sistemi iki rezistör ile korunur. Bunlar, 0,55 ohm olan normal devre direnci ile 5.ohm olan yardımcı devre direncidir.

BALATA (FREN PABUÇLARI): Yarım daire şeklinde kavis verilmiş metal bir parça. Üzerine ısıya karşı oldukça dayanıklı olan balata perçinlenmiştir. Frene basıldığı zaman bu balata kampanaya sürterek frenleme etkisi gösterir.

BAS (Brake Assist System): Panik frenlemede fren hidroliği içindeki basıncı arttıran ve her tekerde eşit fren gücünün oluşmasını sağlayan sistem.

BASINÇLI KAPAK: Suyun kaynamasını ve kaybını önleyen, soğutma sistemini basınç altında çalıştıran supaplı bir kapaktır.

BASKI YATAĞI: Debriyaj pedalına basıldığında, baskı parmaklarını bastırarak motor ile güç aktarma organlarını birbirinden ayıran mekanizmadır.

BATARYA: Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depo eden ve akım kaynağı olarak kullanan düzenek.

BENZİN: Ham petrolden elde edilen ve otomobillerde yakıt olarak kullanılan bir hidrokarbondur.

BENZİN MOTORLARI: Buji ile ateşlenen, benzin veya benzin türevi yakıt kullanan motorlara benzin motorları denir.

BENZİN YANMASI: Benzin-hava karışımı silindir içinde sıkıştırma zamanı sonunda, bujinin meydana getirdiği kıvılcım neticesinde düzenli olarak yanmaya başlar. Hiçbir zaman patlamaz. Normal yanma bujide başlar ve sonra bir alev dalgası halinde ateşleme odasını kat eder.

BERABER ÇALIŞMA: Çok silindirli motorlarda genellikle silindirlerin ikişer ikişer beraber çalışmasıdır. Örnek olarak dört silindirli bir motorda, birinci silindir ile dördüncü silindir pistonları ikisi beraber ve üçüncü silindir ile ikinci silindir de beraber çalışır.

BEYGİRGÜCÜ: Motor tarafından üretilen gücün birimi. 0, 7457 kw'a eş değerdir.

BİLEŞİK YAĞLAR: Bu tip yağlar genellikle ince yağlar olup, SAE numarası yüksek yağların özelliklerini karşılamak için içlerine bazı kalınlaştırıcı katıklar katılmış yağlardır.

BI-XENON: Bi-Xenon farlar, günümüzün en gelişmiş ve en güçlü far teknolojilerinden biridir. B-xenon ismi, uzun ve kısa farlar için iki ayrı xenon ampul kullanılmasından gelmektedir. Xenon farın dalgaboyu ve dolayısıyla maviye yakın olan rengi güneş ışığına çok yakın olduğu için, gece sürüşünde karşıdan gelen sürücünün gözünü almaz ve yansımayı en aza indirir.

Xenon gazının içinden geçen ışık, 70 mm çapındaki hareketli lensten yansı geniş ve uzun mesafeli "uzun far" etkisini yaratır. Bu farlar günümüzde bir çok otomobilde standart ve isteğe bağlı olarak sunulur.

BİYEL CIVATALARI: Biyel cıvataları, biyel kepini biyel başına bağlayan cıvatalardır.

BİYEL KEPİ: Biyel ile biyel muylusu arasındaki bağlantıyı sağlayan parçadır.

BİYEL MUYLUSU: Biyelin krankta bağlandığı yüzeydir.

BİYEL YATAĞI: Biyel başında bulunan, içinde krank mili biyel muylusunun döndüğü yataktır.

BİYELLER: Piston ile krank mili biyel muylularını birleştiren parçalardır.

BOĞAZLI KARTEL: Yanlardan üst kartele, önden ve arkadan kavis biçiminde, ön ve arka ana yatak kepine oturan kartellere boğazlı kartel denir.

BOXER MOTOR: Silindirlerin aynı, genellikle tam yatay, düzlemde (180 derece) karşılıklı olarak çalıştığı, otomobile ekstra denge sağlayan motor.

BUHAR TAMPONU: Karbüratöre doğru olan benzin akışının, yakıt sistemindeki benzinin buharlaşması nedeniyle gecikmesi veya durmasıdır.

BUJİ: İki elektrod ve porselenden oluşan parça. Silindir içindeki sıkışmış hava-yakıt karışımı, bujinin elektrotları arasında oluşan yüksek voltajla ateşlenir.

BUJİ ARIZALARI: Buji arızaları genellikle motora göre uygun sıcaklıkta buji kullanmamaktan, bujinin yanlış yerleştirilmesinden veya motordaki ateşleme sistemi ya da yakıt sistemi arızasından meydana gelir. Genellikle görülen buji arızaları, üst porselenin çatlamış veya kırılmış olması ve burun porseleninin çatlak veya kırık olmasıdır.

BUJİ SICAKLIĞI: Silindir içine emilen benzin-hava karışımının yanma zamanında meydana getirdiği ısı enerjisi yaklaşık olarak 2000 - 2500 derece arasındadır.

BUJİ TIRNAK ARALIĞI: Bataryalı ateşleme sisteminde buji tırnak aralığı genellikle 0,6 - 0,8 mm arasındadır.

by.NaMe
09-10-2008, 09:43 AM
CABRIOLET (Cabrio): Normal dört kişilik binek otomobillerin üstü tümüyle açılabilen karoser tipi.

CBC (Cornering Brake Control): Arka akstaki frenlerin optimal kullanımını sağlayan yardımcı fren sistemi. Fren sisteminin içinde hidroliğin en doğru şekilde dağılımını sağlar.

C Yeni nesil otomobillerde navigasyon sistemi, telefon, saat, TV alıcısı, radyo, kaset ve CD çalardan oluşan müzik sisteminin hepsine kumanda eden sistem.

COMBİ: İnsan taşımacılığında kullanılan ticari araçlara verilen ad.

COMMON RAIL: Dizel motorlarda daha yüksek basınç sağlayan ve performans/ekonomi oranını ideale yaklaştıran enjeksiyon sistemi.
Common-rail sisteminde "kütük" adı altındaki bir dağıtıcıdan silindirlere yakıt gönderiliyor. Common-rail sisteminde her enjektörden silindirin o anlık ihtiyacı kadar motorin geçiyor. Böylece yakıt tüketimi azalıyor ve performans artıyor.

COMPACT: Orta sınıf otomobillerin karoser biçimi için kullanılır.

CONTA: Motorda, birleştirilen parçaların arasına sızdırmazlık sağlaması için konulan, çeşitli malzemelerden yapılan plakalar.

COUPE: Yanında tek kapısı olan otomobil tipi.

CRUISE CONTROL (Otomatik hız kontrol): Sürücünün ayağını gazdan çekmesine olanak tanı, otomobili belli bir hızda tutabilen bir sistemdir. Bu sistemde, araç ayarlanmak istenilen hıza ulaştığında ilgili sistem ile ilgili bir düğmeye basılır ve ayak gaz pedalından çekilir. Sistem devreden çıkarılmak istendiğinde tekrar gaza basmak ya da ilgili düğmeye tekrar basmak yeterlidir.

CVT (Continuosly Varible Transmission): Sürekli değişken şanzıman olarak adlandırılan bu sistemde dişli çemberleri birbirlerine bir çelik bantla bağlı bulunur. Böylece kademesiz bir vites kontrolü sağlanır.

CVVT: Elektronik olarak değişken supap zamanlaması ile çalışan motor.

-----------------D----------------------


(RPM): Motorun 1 dakikadaki devri.

DBC (Dynamische Bremsen Control): BAS'ın (Brake Assist System) -yani panik frenlemede fren hidroliği içindeki basıncı arttıran ve her tekerde eşit fren gücünün oluşmasını sağlayan sistemin- BMW'de kullanılan versiyonu.

DEBRİYAJ: Pedalla harekete geçirilen ve motorla vites kutusunun bağlantısını keserek vites değiştirilmesini sağlayan sistem.

DEĞİŞKEN SUPAP ZAMANLAMASI: Değişken supap zamanlaması, motor işletim sisteminin hangi devire göre hangi supap zamanlamasının kullanılacağını belirlenmesi ve her devirde en verimli çalışmayı sağlamasıdır. Böylece motor düşük devirlerde az yakıt tüketirken yüksek devirlerde de iyi bir performans sunuyor.

DESELERASYON: Araçların duruncaya kadar yavaşlaması.

DETONASYON: Karışımın buji tarafından ateşlenmesinden sonra yanmanın düzensiz olarak gerçekleşmesine detenasyon denir. Karışımın ani yanması sonucu yükselen basıncın oluşturduğu vuruntu çok şiddetli olursa, motor parçaları yıpranır.

DEVİR GÖSTERGESİ: Sürücüye motorun krank milinin dakikada kaç devir yaptığını bildirir.

DIN (Deutsches Institut für Normung): Tüm ölçümlerde kullanılan Alman endüstri normu, 1 DIN= 1.12 SAE

DİFERANSİYEL: Otomobil viraj alırken iç ve dış tekerleklerin farklı hızlarda dönmesini sağlayan dişli çark sistemi.

DİFERANSİYEL DİŞLİSİ: Tekerleklerin değişik hızlarda dönüşünü sağlayan diferansiyel kutusundaki dişli düzeneği.

DİNAMO: Mekanik enerjiyi elektrik enerjisine çevirerek bataryayı şarj eden elektrik sisteminin bir parçası.

DİNAMOMETRE: Motorun çıkış gücünü ölçen cihaz.

DİNGİL: Tekerleklerin üzerinde döndüğü çubuk.

DİNGİL UZAKLIĞI: Direksiyonun düz tutulduğu durumda, ön ve arka aks arasındaki uzaklık.

DİO Üzerinde çeşitli açıklıklar bulunan kapalı bir boru ya da kanal sistemi.

MANTAR TİPİ SUPAP: Mantar tipi supap, otomobil motorlarında kullanılan mantar şeklinde bir supaptır.

MAYİ KAVRAMA: Mayi debriyaj veya mayi volan olarak da adlandırılabilen mayi kavrama, hidrolikle çalışan bir mekanizmadır ve mekanik debriyajın gördüğü görevi görür.

MARŞ MOTORU: Motora ilk hareketi verebilmek için gereken enerjiyi sağlayan elektrik motoru.

MEKANİK AVANS SİSTEMİ: Mekanik olarak işleyen avans sistemidir. Bu sistemde görev yapan iki ağırlık vardır. Bu ağırlıklar, motor dönme hızı çoğaldıkça santrifüj kuvveti yardımıyla açılırlar.

MEKANİK VERİM: Motorda esas güç olan faydalı gücün, iç güce oranıdır.

MERKEZ POMPASI: Hidrolik fren sisteminde fren pedalına basıldığı zaman hidrolik basıncının geliştiği hidrolik yağı ile dolu silindir.

MEKSEFE: Platinlerin yanmasını önleyen distribütör içindeki bobin.

METAL YORULMASI: Bir metalin çatlaması ya da karıncalanması durumudur. Bu şekildeki bir arıza, birçok kereler tekrarlanan etki sonucunda meydana gelir.

MİKROMETRE: Hassas ölçüm yapabilen bir ölçü aletidir. Genellikle parçaların iç ve dış çaplarını ölçme işleminde kullanılır.

MİNİVAN: Minibüslerin en küçük ve lüks şekli, van tipi iri otomobil.

MONOKOK (İNTEGRAL) GÖVDE: Otomobilin ana parçalarını bir arada tutmaya yarayan çerçeveye şasi denir. Modern otomobillerde genellikle şasi araç gövdesiyle birliktedir. Buna monokok ya da integral gövde denir.

MOTOR: Aracın hareketi için gerekli gücü sağlayan makinadır. Hareket için gerekli güç, motorda yakıtın yanması sonucunda ortaya çıkar. Motorlar bu şekilde, ısı enerjisini mekanik enerjiye çevirirler.

MOTOR AYARI: Bir araç üzerindeki motora, belli aralıklar dahilinde yaptırılması gerekli olan ayarlamalardır.

MOTOR ÇEŞİTLERİ: İçten yanmalı motorlarda sekiz adet motor çeşidi vardır. Bu motorlar; sıra silindir, v-silindir, karşılıklı silindir, baş aşağı silindir, baş aşağı v-silindir, x-silindir, çift v-silindir ve yıldız motor olarak adlandırılmaktadır.

MOTOR DURDURULDUTAN SONRA ATEŞLEME: Kontak anahtarının kapatılmasından sonra, motorun çalışmaya devam etmesi durumudur. Bu şekilde buji ile ateşleme olmadığı halde, araç çalışmaya devam eder. Bunun başlıca nedeni ise, yanma odasında fazla karbon birikintisinin olmasıdır. Bunun dışında soğutma sisteminin arızalı oluşu, sıcaklığın yüksek olması, yakıt kalitesinin düşük olması (oktan sayısının az olması) gibi nedenler, kontak kapatıldığı halde motorun çalışmaya devam etmesine neden olur.

MOTOR YAĞI: Motor içine konan, gerek petrol hammaddesinden gerekse de sentetik olarak üretilen yağdır. Motorun işlev görüp, tam bir performans göstermesi ancak teknik ve rasyonel bir yağlama ile mümkündür.

MOTOR YAĞININ GÖREVLERİ: Motor yağının başlıca görevleri motoru yağlamak, kompresyonu tutmak, motoru soğutmak ve motoru temizlemektir.

MOTOR YATAĞI: Motor yatağı, dönerek hareket eden motor parçalarını gerekli durumda tutar. Motor yatağı ayrıca, motorda meydana gelen mekanik kuvvetler oranında yüzeyine binen yükleri bozulmadan taşır.

MOTOR GÜÇLERİ: Motorlarda iç güç (indike güç) ve faydalı güç olmak üzere iki çeşit güç bulunmaktadır.

MOTOR İÇ GÜCÜ: Silindirlere girmiş olan karışımın yanması ile meydana gelen ısı enerjisinin mekanik enerjiye dönüşmesi, motorun silindirleri içinde olmaktadır. Motorun silindirleri içinden veya piston üzerinden alınan güce iç (indike güç) denir.

MOTOR FAYDALI GÜCÜ: Faydalı güce aynı zamanda efektif güç ve fren gücü de denir. Bu güç, motorun gerçek gücüdür. Silindirler içinde elde edilen iç güçten, motorun çalışması için harcanan gücün çıkarılmasından sonra, motorun volanından veya kasnağından ölçülen bir güçtür.

MOTOR SUPAPLARI: Motordaki çalışma zamanının sırasını ve devam süresini ayarlayan parçalardır.

MOTOR YAĞI SAE SINIFLANDIRMASI: SAE rumuzu "Society of Automotive Engineers", (Otomotiv Mühendisleri Derneği) kelimelerinin baş harflerinden meydana gelmiştir. SAE sınıflandırmasında yağlar, kalınlıklarına göre en çok yedi sınıfta toplanır. Bu sınıflandırmanın yağların kalitesi ile ilgisi yoktur.

MOTOR VURUNTUSU: Motorda, ana ve biyel yatakları vuruntusu olmak üzere iki çeşit yatak vuruntusu görülür. Yatak vuruntusu ana yataklarda, rölanti ve rölantinin üzerindeki devirlerde derinden gelen boğuk bir vuruntu şeklinde gerçekleşir.

MOTORİN: Motorin, dizel motoru yakıtıdır. Ham petrolün birinci kuledeki damıtılması sırasında, 200 - 380 derece arasında kaynama aralığından alınan üçüncü ana ürün, motorindir.

MPV (Multi Purpose Vehicle): Ticari kullanıma da dönüştürülebilen çok amaçlı binek araç. Van sınıfı araçların tümüne MPV denilebilir. Micro MPV'den macro MPV'ye kadar bir çok çeşidi vardı.



------------------------------N-O-------------------------------


NAVİGASYON: Uydulardan gelen konumlandırma sinyallerini, içindeki bölge ve yol haritası ile birlikte değerlendirerek sürücüye yön bulma konusunda yardım eden sistem.

NIGHTVISION: Ön cama yansıtılan infrarot kamera görüntüsü ile farlarınız kapalıyken bile karanlıkta gidebildiğiniz GM'in yeni enfraruj gece görüş sistemi.

OHC: Silindir sırasına dik yer alan eksantrik mili.

OKTAN: Motor yakıtının vuruntuya dayanma yeteneğinin ölçüsü.

OTOMATİK VİTES (TRANSMİSYON): Vites değiştirme işlemine gerek olmayan otomatik sistemdir. Otomatik vitesin sadece ileri, geri, boş ve park gibi seçenekleri vardır. Araç hareket ettirilmek istendiğinde, sadece sürüş (drive) vitesine almak yeterlidir. Bu aşamadan sonra otomatik vites, gidilen hıza göre vites değiştirme işlemlerini otomatik olarak ayarlar. P araç park edildiğinde tekerlekleri kilitlemek içindir. R geri vitestir. D normal sürüş vitesidir.

OTO TERMİK PİSTON: Oto termik piston, motor soğuk iken piston vuruntusu olmasını engeller. Motor ısındığı zaman piston pim yuvasında bulunan çelik parçalar, pistonun pime dik yönde genleşmesini sınırlandırır. Piston bu yönde ancak çeliğin genleşme katsayısına uygun biçimde genleşir. Bu şekilde motor soğuk iken, piston vuruntusu önlenmiş olur.

OVAL PİSTON: Genellikle alüminyum alaşımından yapılan bu pistonlarda piston başı silindirik olup, piston eteğinden 0,50 - 0,70 mm küçüktürler. Oval pistonlar, motorun rejim sıcaklığında yüksek performans sağlar.

OVAL TAŞLANMIŞ PİSTON: Isı ile etkileşiminde tam bir dairesel şekil alan, oval bir pistondur.

OVERDRİVE (EKONOMİ VİTESİ): Düşük yakıt tüketimi sağlayan vites. Bazı araçların beşinci vitesi (ya da varsa altıncı vitesi) aracın hızını artırmak için değil yakıt tüketimini düşürmek için tasarlanmıştır. Örneğin, 4. viteste 100 km/s hızda giderken araç 4000 d/devirde ise, 5. viteste 300 devire iner. Normal beşinci vitesten farkı, son hıza dördüncü viteste ulaşılmasıdır. Örneğin, 94 model Şahin'de kullanım kitapçığındaki bilgilere göre 4. viteste son hız 160 km/s. Ama beşinci viteste araç ancak 155 km/s son hıza ulaşabiliyor. Bu beşinci vitese "overdrive" denir.

by.NaMe
09-10-2008, 09:43 AM
PANELVAN: Mal taşımacılığında kullanılan ticari araçlara verilen ad.

PANHARD KOLU: Arka dingilin sağı sola hareket etmesini önler.

PASİF GÜVENLİK: Bir kaza gerçekleştiği anda ve sonrasında, yaşam kabini içindeki yolcuların en az yara ve darbe ile kurtulmalarını amaçlayan araç güvenlik sistemlerine verilen ad. Sürücü ve yolcuların el ve kafalarını çarpabileceği bölgelerde yumuşak malzeme, aktif kafalıklar, omur koruma sistemi WHIPS, aktif gergili emniyet kemerleri, airbag, sidebag'ler, yan cam hava yastıkları IC, kapı içi çelik barlar, gövdenin darbe emici katlanma bölgeleri...

PATİNAJ: Tekerlekler yolu iyi tutamadığı zaman, özellikle kaygan ve buzlu yollarda oluşan kayma.

PATS: Amerikan otomobillerindeki immobilizer içeren alarm sistemi.

PDC (Parktronic; Park Distance Control): Otomobilin tampon hizasında ses dalgaları ile boşluk kontrolü yaparak çalışan park yardım sistemi.

PİNYON: Çoğu otomobilde düz dişli - pinyon sistemi kullanılır. Direksiyon milinin ucundaki küçük dişli çarka pinyon denir. Pinyon, ileri geri hareket edebilen düş dişliyi hareket ettirir. Düz dişli tekerlekleri sağa, sola çeviren rotlara bağlıdır.

PİSTON KOLU YATAĞI: Piston kolunun krank miline bağlanan ucundaki yatak.

PİSTON PİMİ: Piston ile biyel kolunu birleştirir.

PİSTON SEGMANI: Piston üstündeki yuvalara oturan ve silindir gömleği ile piston arasında geçirmez bir tabaka oluşturan bir ucu açık yaylı halka.

PİSTON VURUNTUSU: Silindire göre fazla aşınmış pistonun, silindir yuvalarına çarpmasıyla meydana gelen boğuk vuruntu.

PİTMAN KOLU: Sektör dişli mili ile tekerleklere hareket ileten yön çubuğunu birleştiren koldur. Direksiyon hareketini tekerleklere iletirken ileri-geri hareket eder.

PLATİNLER: Distribütör içinde yer alan, krank milinin dönüşü ile açılıp kapanan ve bujilere kıvılcım veren ateşleme devresini açıp kapayan kontak plakaları.

PNÖMATİK: Basınçlı gazla çalışan sistemlere verilen genel ad. Örneğin günümüzde kullanılan lastikler basınçlı hava ile dolu olduklarından pnömatik lastik olarak anılır.

PORT: Supaplarda, hava-yakıt karışımının ve yanmış gazların geçtiği delik.

PREM-AIR: Radyatörden gelen hava içindeki zararlı ozon gazlarını filtre eden ve oksijen oranını arttıran sistem.

PSM (Porsche Stability Management): Porsche patentindeki bir tür ESP.

QUATTRO: Audi patentli otomobillerdeki elektronik destekli 4 tekerlekten çekişi sistemi.

RADYATÖR: Motordaki sıcak suyu soğutarak motora geri gönderir.
RADYAL LASTİK: Katlarındaki iplikler bir yanaktan diğerine janta dik olarak giden lastik.

REAL-TIME ÇEKİŞ SİSTEMİ: Normalde ön tekerleklerde olan çekiş, bir patinaj durumunda çekiş gücünü otomatik olarak arka tekerleklere de ileten sistem.

REGÜLATÖR: Elektrik sisteminde dinamonun çıkış voltajını ve akımını kontrol ederek dış devreyi aşırı voltajdan ve dinamoyu aşırı akımdan koruyan düzen.

ROADSTER: Küçük üstü açık (fakat tente ile kapatılabilir) iki veya 2+2 kişilik otomobil.

ROLL-OVER-BAR: Cabrio, Roadster ve Speedster otomobillerde olası bir "takla" kazası anında arka taraftan yükselen koruma barları.

ROLANTİ DEVRİ: Gaz kelebeği serbest durumda iken motorun yüksüz ve boş viteste çalışma devri.

ROT: Direksiyon sisteminde pitman kolunu tekerlere birleştirir.

RULMAN: İçinde çelik bilyeler bulunan ve şaftın sarsılmadan dönmesini sağlayan yuvarlak parça.

RÜZGAR TÜNELİ: Aerodinamik çalışmalarında yararlanılan bir tünel. Bu sayede bilim adamları değişik hızlardaki havanın otomobilin çevresinde nasıl yol aldığını izleyebilir. Modern rüzgar tünellerinde değişik hava koşulları da yaratılabilir. Örneğin tünele basınçlı su verilerek otomobilin sağanak yağmurda su alıp almadığına bakılır. Tüneldeki rüzgarın hızı saatte 150 km'ye çıkabilir


---------------------T-V-W----------------------


TABAN DİŞ DESENİ: Yolla lastik arasındaki su, toz, kir ve karı dışarı atar ve yolu daha iyi tutmaya yardımcı olur.

TAKOMETRE (Motor devir göstergesi): Krank milinin dakikada yaptığı devir sayısını sürücüye bildiren gösterge.

TAMBURLU FRENLER: Tamburlu frenlerde disk yerine metal bir tambur bulunur. Fren balataları tamburun içindeki eğimli fren pabuçları üzerine oturur. Tamburla pabuç arasında bir boşluk vardır. Sürücü fren yapınca pabuçlar hidrolik sistem tarafından dışarı itilir ve tambura değer. Böylece tekerlekler yavaşlar.

TARGA: A- ve B-direkleri arasındaki tavanı çıkarılabilen ve yarı üstü açık olabilen otomobil tipi.

TAS (Travel Assist System): Bu sistem bağlı olduğu GSM hattı sayesinde kaza ve arıza hallerinde markanın merkezine GPS'te belirlediği koordinatlarla birlikte yardım mesajı gönderiyor.

TEKLEME: Bir silindirin ateşlenmemesinden doğan motorun teklemesi.

TERMOSTAT: Körüklü bir aygıttır. Soğuk havalarda ve motorun ilk çalışması sırasında soğutma suyuna kısa devre yaptırarak motorun erken ısınmasını sağlar.

TOZLUKLAR (ÇAMUR PERDELERİ): Oynak parçalara toz ve pislik girmesini önleyen, kauçuktan yapılmış koruyucular.

TC (Traction Control): ASR ile aynı görevi yapan bir sistem. ABS yardımı ile yeri geldiğinde fren uygulayarak çekişin başarısını artırırı.

TCS: Çekişin veya itişin olduğu herhangi bir tekerleğin boşa dönmesini engelleyen kontrol sistemi.

TDI: Turbo beslemeli dizel enjeksiyon sistemi.

TEKLEME: Motorun bir veya birkaç silindirindeki ateşlemenin kusurlu olması ya da hiç olmamasından kaynaklanır.

TERMOSTAT: Sıcaklık değişimiyle çalışan parça. Motor soğutma sisteminde ve ısı kontrol kapakcıklarında çeşitli termostatlar kullanılır.

TIPTRONIC: Vites geçişlerine manuel olarak da kumanda edilmesini sağlayan elektronik kontrollü şanzıman sistemi.

TİTREŞİM DAMPERİ: Krank milinin burulma titreşimlerini önlemek için krank miline takılan parça.

TORK: Döndürme kuvveti, kuvvet ile döndürme kolu uzunluğunun çarpımına eşittir.

TPC: Jant içlerindeki gelişmiş sensörler ile çalışan elektronik lastik basınç kontrol sistemi.

TRANSİSTÖR: Elektrik anahtarı gibi kullanılan elektrik düzeni. Bazı ateşleme sistemlerinde platinlerin ömrünü artırmak için kullanılır.

TS (Twin Spark): Alfa Romeo'nun silindir başına 2 buji kullanılan modellerine verilen ad.

TURBO: Motora atmosferik basıncın üzerinde hava vererek küçük hacimlerden büyük güçler alınmasını sağlayan, gücünü egzoz gazının fiziksel etkilerinden alan bir çeşit pompa.

TÜRBÜLANS: Hava-yakıt karışımının silindirdeki hızlı dönüş hareketi.

TWIN SPARK: Daha etkili patlama için ateşleme odasının tepesinde iki bujinin bulunma prensibi.

MOTOR: Silindirleri V şeklinde iki eğik düzlem üzerinde bulunan motorlar.
V-8 MOTOR: Silindirleri V şeklinde, iki eğik düzlem üzerinde dörder dörder sıralanmış motorlar.

VALF: Silindir başındaki gaz geçiş supaplarına verilen isim. Diğer adı supaptır. 8V ve 16V gibi işaretler otomobilin kaç supaplı (valf) olduğunu gösterir. 8V dört silindirli bir motorda 8 supap bulunduğunu yani her silindire iki supap düştüğünü (1 emme, 1 egzoz supabı) gösterir. Dört silindirli motor için kullanılan 16V (ya da 16 supap) ifadesi ise o motorda silindir başına 4 supap (2 emme, 2 egzoz) bulunduğunu gösterir. 24V ise altı silindirli bir motorda silindir başına 4 supap bulunduğunu gösterir.

VANOS (Variable Nockenwellen Steuerung): BMW tarafından gerçekleştirilmiş değişken zamanlı supap, supap iticileri ve eksantrik kontrol sistemi. Bu sistem, emme ve egzoz manifoldlarındaki gaz akışını da kontrol ediyor.

VARIO-DACH: Tavanın A-sütunları arkasındaki parçaları değiştirilerek, bir Cabrio, bir Coupe, bir Sedan ve hatta bir StationWagon olarak kullanım amacı ve tipi değiştirilen araç konsepti.

VENTURİ: Karbüratör hava boğazındaki daraltılmış kısım. Havanın hızını artırarak vakum meydana getirir ve havanın içine benzin karışmasını sağlar.

VİTES KUTUSU: Sürücüye değişik hız seçenekleri sunar. Vites kutusunda birçok dişli çark bulunur. Bunların birbirleriyle değişik şekillerde çalışmaları sonucu, beş hatta bazen altı değişik hız elde edilir. Değişik yol koşullarında değişik kuvvet ve hızlar kullanıldığından bir otomobilde farklı viteslerin olması gerekir.

VİSKOZİTE: Sıvıların akmaya karşı gösterdikleri direnci anlatan terim. Örneğin kalın bir yağın viskozitesi ince bir yağın viskozitesinden daha fazladır.

VOLAN: Hareketini krank milinden alan düzenek

VTEC: Honda'nın Formula 1 teknolojisinden normal motorlara yansıttığı değişken zamanlı eksantrik mili kontrol sistemi, ki bu sistem motor hacmi başına güç oranlamasında rekora sahip.

VVT-I (Varible Valve Timing-Intelligent): Değişken zamanlı supap kontrol sisteminin Toyota patentli şekli. Motorun performansını artırır ve gereksiz yere yakıt tüketimini engeller.

WANKEL (ROTARY): Yaklaştığı duvarlarda patlama yaparak dev silindir bloğu içinde dönen yuvarlak kenarlı tek bir üçgen piston sisteminden oluşur.

WANKEL MOTOR: Rotorlu bir motor çeşidi. Üç kanatlı rotoru oval bir gövdede merkezden kaçık (eksantrik) olarak döner.

WHIPS: Arkadan gelecek kaza darbelerinde ön koltukları alttan ön yukarıya doğru kaydırarak, sürücü ve yanındakinin boynundan omuruna zedelenme ortaya çıkarmayan, salıncak hareketi içeren bir sistem.

by.NaMe
09-10-2008, 09:43 AM
Buji Bakımı Ve Temizliği

Bujilerin maksimum araçların 10 bin kilometre bakımında temizlenmesi, kullanım şartlarına göre 15 bin – 30 bin kilometre arası değiştirilmesi gerekmektedir
Ateşleme enerjisini yanma odasına taşıyarak elektrotların arasında oluşan elektrik atlaması ile sıkışmış hava yakıt karışımını ateşleyen Bujilerin maksimum araçların 10 bin kilometre bakımında temizlenmesi, kullanım şartlarına göre 15 bin – 30 bin kilometre arası değiştirilmesi gerekmektedir.

Bujilerin ömrünü etkileyen unsurlar kötü yakıt ve motor sistemi ayarları olabilir. Genellikle araçların yaptığı teklemeler, artış gösteren yakıt sarfiyatı, geç hızlanma bujiden kaynaklanan sorunlar olabildiğinden bujilerin bakımı ve temiliği önemlidir.

Bujinizin bakıma veya temizliğe ihtiyacı olduğunu nasıl anlarsınız;

Bujilerde ki tırnak aralığı kontrol edilmeli, ayar bozuksa fabrika verilerine göre ayarlanmalıdır,

Bujiler söküldüğünde yağ birikintisi varsa yanma odasına fazla yakıt giriyor demektir,

Bujinin izolatör ucu, elektrotları ve gövdesinde kurum varsa karbüratör veya enjeksiyon ayarında bozukluk var demektir,

Buji elektrotları kaynamışsa ve üzerinde yabancı maddeler toplanmışsa, zamansız ateşleme sonucunda aşırı yükleme olmuş demektir,

Bujiler alınan darbe sonucu hasar görmüşse,

Buji değişimi veya temizliği sırasında dikkat edilecek hususlar;

Buji söküldüğünde silindirlere yabancı madde, toz, pislik gitesini önlemek için biraz gevetilip etrafının temizlenmesi,

Buji çok sıkı takılmış ise dişlilere gelecek şekilde yağlanması ve silindir kafasına zarar vermeden bujilerin sökülmesi,

Bujileri takarken bujinin ve motorun birbirine temas eden yüzeylerinin temizliği,

Gevşek takılan bujiler silindir kompresyon basınçlarını düşürdüklerinden motorun çekişini düşürür ve yakıt sarfiyatını arttırır,

Bujilerin önce elle sonra yeni bujiler için 90 derece eski bujiler için 30 dereceyle anahtarla sıkılması gerekmektedir. Konik yüzeyli bujilerde anahtarla sıkma derecesi 15dir.

Buji kablolarını temizlik esnasında kontrol ediniz, Buji kablolarında çatlak, yanma, sürtünmeden dolayı aşınma ve üzerinde yağ olmamasına özen gösteriniz,

Buji kablolarınının birbirine temas etmemesine ve gereğinden uzun olmamasına dikkat ediniz,

Aracınızın orjinal buji markasını kullanmaya devam etmeye özen gösteriniz,

by.NaMe
09-10-2008, 09:44 AM
aracınızın havalandırma sistemini etkilemiş polen, spor, toz, toprak ve sanayi dumanı gibi sistemin çalışmasını aksatacak pislik ve tortulardan kurtularak araç kabininin ısıtma, soğutma, havalandırma sisteminin bakımını yapabilirsiniz.

Araç kabini hava kanallarının filtresini sık sık temizlemeli ve belli aralıklarla değiştirmelisiniz. Polen alerjisi gibi alerjileri olan kişiler ile araç içinde sirküle eden havanın temizliği açısından bu filtrenin temizliği önem arz etmektedir.

Aracınız 2000 model veya daha yeni ise aracınız büyük ihtimalle kabin hava filtresi ile donatılmıştır, sürücülerin pek çoğu kabin hava filtresinin varlığından veya araçlarında olup olmadığından bile bihaber olduğundan bakımı aksatılan bu filtre ile tam temizlenemeyen havayı araç içinde solumak durumunda kalabilirler.Aracınızın donanımında kabin hava filtresi olup olmadığını aracınızın el kitabından öğrenebilirsiniz.Temizlenmeyen filtreler araç içersinde kokuya yol açabileceği gibi oluşabilecek tıkanıklarla aracın ısıtma/soğutma sistemine zarar verebilir.

by.NaMe
09-10-2008, 09:44 AM
Lastiğinizin Ömrünü Nasıl Arttırırsınız

--------------------------------------------------------------------------------

Lastiğiniz çok çabuk mu yıpranıyor? Lastiğinizin ömrünü nasıl arttıracağınızı biliyor musunuz?
18 Aralık 2007 / 14:03ReklamHava Basıncı
Uygun olmayan hava basıncı ileride tamiri mümkün olmayacak hasarların yanısıra, lastiğin düzensiz ve erken aşınmasına sebep olur. Hava basıncı lastik soğukken ölçülmeli ve mutlaka araç üreticilerinin belirlediği hava basıncı değerlerine uyulmalıdır.

Rot Ayarı
Aracınızın mekanik ve süspansiyon sistemlerindeki aksaklıklar nedeni ile direksiyon ve araç yönü aynı olmayabilir. Ön düzen bozukluğu sadece lastiklerinizde ekonomik kayba neden olmakla kalmaz aynı zamanda aracınızın süspansiyon ve döner aksamına da zarar vererek zaman içerisinde yüksek mekanik tamir ve bakım masraflarına yol açar.

Balans Ayarı
Jant ve lastiğinizin uygun olarak eşlenmemesi hızlı sürüş esnasında zıplama, vuruntu, salgı, yalpa gibi konforsuzluklar hissetmenize neden olacaktır.

Rotasyon (Yer Değiştirme)
Lastiklerinizin, araçta takılı oldukları her değişik pozisyonda değişik aşınma hareketlerine maruz kaldıklarıdan, periyodik olarak yerlerinin değiştirilmesi ömürlerini artıracaktır.

Diş Derinliği
Sırt bölgesi lastiğinizin yola basan kısmıdır. Lastik eskidikçe çekiş azalır. Zamanla lastiğiniz üzerindeki desen aşınarak kullanılmaz seviyeye gelir. Diş derinliği 1.6mm'nin altına inmiş lastikleri kullanmak, can ve mal emniyeti bakımından tehlikeli oldugu gibi, bir çok ülkede kanunen de yasaktır.

Yük Miktarı ve Yükleme Biçimi
Araç üreticisinin belirlediği, araç taşıma kapasitesi (istiap hatti) üzerinde yüklemeler; lastiğin çabuk ısınmasına ; yanak,omuz ve topuk bölgelerinde arıza vermesine ve hızlı aşınmasına sebep olur.Dengesiz yüklemeler de lastik ömrü üzerinde olumsuz etki yapar.

Fren Ayarı
Fren sistemlerinizi araç üreticisinin tavsiye ettiği aralıklarla kontrol ettiriniz. Ayarsız frenler,lastiklerde düzensiz ve hızlı aşınmalarına neden olur. Ani ve sert frenlemelerde kuvvet dağılımı lastiğe göre farklı olacağından, blok tipi aşınma olması ihtimali artar.

Araç Kullanım Şartlarına Uygun Lastik Seçimi
Araç el kitabında belirtilen ebat ve kat muadilindeki lastikler kullanılmalıdır. Araç Hızı Araç kullanım hızı arttıkça lastiğin sıcaklığını yükselmesi sebebiyle sırt kauçuğu normale göre daha çok aşınma gösterir.

Lastik Eşlemeleri
Aracın tüm lastiklerinin aynı ebat ve yapıda olması gerekir. Aynı aks üzerinde farklı yapı, desen ve aşınmada lastik takılması halinde araç performansı olumsuz etkilendiği gibi lastik düzensiz ve hızlı aşınır.

Yol ve İklim Şartları
Düzgün olmayan yol yüzeylerinde ve sıcak yaz aylarında lastik normale göre daha çok aşınma gösterir.

Lastik Performansı ve Ömürleri
Bu faktörlere ilave olarak araç kullanıcısının sürüş ve fren kullanım alışkanlıkları ile aracın bakım seviyesi gibi diğer faktörlere de bağlı olarak değişiklikler gösterebilir.

Kısa Kısa
Bozuk satıhlarda yüksek hız yapmayın,
- Uzun yola çıkarken ve araç yüklüyken hava basıncını 2 PSI artırın,
- Stepne lastiğinizin basıncını da düzenli olarak kontrol edin,
- Kışın diş derinliğinin 3 mm'den az olması çekişi olumsuz etkiler,
- Çivili kış lastiği kullanımı özellikle buzlu ve karlı zeminlerde üstün çekiş ve tutunma sağlamakla birlikte; kuru zeminde tam tersi etki yapar,
- Aracınızı uzun süre kullanmayacaksanız, aracınızı takoza alın,
- Lastiğinizi parlatmak için petrol ürünleri içeren deterjan veya cilalar kullanmayın. Su ve fırça kullanılarak yapılacak temizlik lastikteki kimyasalların koruyucu bir film tabakası oluşturmasına yardımcı olur,
- Aynı aks üzerindeki lastiklerdeki farklı hava basınçları, aracın düşük hava basınçlı lastik tarafına doğru çekmesine neden olur,
- Lastiğinizi kaldırım kenarlarına ve sivri yüzeylere çarpmaktan kaçının,
- Diş derinliği 1.6 mm ye düşen lastikleri mutlaka değiştirin,
- Karlı ve buzlu yollarda lastiğinizin hava basıncını 2-3 psi artırın. Bu şekilde karda ve buzda daha iyi bir çekiş elde edersiniz,Kullanmadığınız lastikleri şişirilmiş olarak depolamayın,
- Subap kapaklarını kapalı tutun,
- Kış şartlarında lastiklerinizin durumu ne kadar iyi olursa olsun; ani hızlanma ve ani frenden kaçının, daima aracınızı viteste sürün, mevcut lastik izlerini takip edin, önünüzdeki araçla her zamankinden daha uzun mesafe bırakıp, önce vites küçültüp, sonra kısa aralıklarla pompalayarak fren yapın,
- Lastiklerinizin havasını her zaman lastik soğuk iken tamamlayın,
- Kış lastikleri kullanımına karar verildiğinde tüm lastiklerin değiştirilmesi tavsiye edilir. En azından çeker akstaki lastikler değiştirilmelidir. Araç üreticisi firma farklı bir öneride bulunmadığı sürece, araçta kullanılan lastiklerin tümü aynı ebatta olmalıdır.

by.NaMe
09-10-2008, 09:44 AM
Motor Yağı Değiştirme

--------------------------------------------------------------------------------

Aracınızın yağını kendiniz değiştirirerek, harcamalarınızı azaltabilirsiniz; bu, göründüğünden çok daha kolaydır
Aracınızın yağını kendiniz değiştirirerek, harcamalarınızı azaltabilirsiniz ve bu, göründüğünden çok daha kolaydır. Ancak araç bakımı söz konusu olduğunda, güvenlik herşeyden önce gelir. Yani bu konuda ister acemi, ister deneyimli olun, Uzmanların, bu işi yapmanın en güvenli ve etkin yolu hakkındaki tavsiyelerine uyun. Aşağıda bu tavsiyeler adım adım yer almakta.

İhtiyaçlarınız

Yaklaşık 5 litre motor yağı (motorunuza uygun viskozite, API performansı ve miktar için kılavuza bakınız.).

Yeni bir yağ filtresi birçok arabada, çeşitli boylarda ""çevirmeli"" yağ filtresi olarak kullanılır. (Motor yağı satış noktalarında aracınıza uygun tip ve boydaki filtreyi bulabilirsiniz.)

Boşaltım tıpası anahtarı ya da (doğru büyüklükte) çatal anahtar ve bir yağ filtresi anahtarı. Bazı motorlarda, satıcınızdan alabileceğiniz özel bir alete ihtiyaç olabilir.

En az 6-8 litre kapasiteli büyük bir boşaltım kabı ve bir huni.

Temiz bez parçaları, el temizleme sıvısı ve/veya tek kullanımlık lateks eldiven.
1. Adım - Yağınızı seçin
Kullanıcı kılavuzunuz, normal sürüş koşullarında tercih edeceğiniz belli bir yağ derecesi ve yağ değiştirmeden aracınızı kaç mil / km kullanabileceğiniz konusunda bilgi veriyor olmalıdır.

Ancak birbiri ardına yapılan kısa seyahatler, dur-kalk tipi trafik veya karavan ya da römork, hayatınızın olağan bir parçasi ise, motorunuzdaki ekstra lekelenme daha kısa aralıklarla yağ değiştirmeyi gerektirecektir.
Özel durumlar için kullanıcı kılavuzuna bakmayı ve tavsiyelere uymayı ihmal etmeyin.

2. Adım - Aracınızı hazırlayın
Aracınızın altına girmeden önce özel güvenlik tedbirleri için kullanıcı kılavuzunuza mutlaka bakın.

Asla aracınızı yükseltmek için kriko kullanmayın - bu kesinlikle fazla dengesiz olacaktır. Taşınabilir tekerlek rampaları bu iş için ideal ve çok daha güvenlidir. Tekerlek rampaları, aracı, tam da sizin altına girebileceğiniz kadar bir eğimle kaldırır. Rampanın kullanım şeklini dikkatle uygulayın, özellikle de güvenlik ile ilgili kısımlarını.

Zeminin düz olduğundan eminseniz, aracı, ön tekerlekler yükselecek şekilde rampanın üzerine sürün. El frenini çekin ve her iki arka lastiği tahta parçaları yardımıyla da kilitleyerek, aracın kaymasını / hareket etmesini engelleyin.
Aracınız manuel vitesliyse, birinci vitese; otomatik vitesliyse "Park" durumuna getirin.

Soğuk yağ, gerektiği gibi süzülmeyecektir; dolayısıyla, işe başlamadan önce yağın sıcaklığını arttırarak normal işlem sıcaklığına getirmek için, aracınızı sürün. Sonra motoru durdurun ve vakum oluşmasını engellemek amacıyla yağ dolum kapağını gevşetmek için, motor kapağını kaldırın. Bu, yağın alttan daha kolay boşalmasını sağlayacaktır.

3. Adım - Eski yağı boşaltın
Aracınızın altındaki yağ boşaltım tıpasını bulun. Motor / yağ karteri ya da alt panın arka alt kenarında olmalı.

Boşaltım pan / tepsisini boşaltım tıpasının altına ve hafifçe, arkaya doğru yerleştirin. Anahtarı kullanarak, tıpayı saat yönünün tersine, serbestçe dönene dek çevirin. Elle çevirmeye devam ederek tıpayı çıkartın. Bu noktada, yağa dikkat edin çünkü aniden boşalabilir ve hayli sıcak olması kuvvetle muhtemeldir. Tıpayı tepsinin içine düşürmemeye çalışın ama düşerse de sorun değil.

Not: Boşaltım tıpalarının çoğunda, conta yıkama parçası bulunur; bunu kaybetmemeye dikkat edin!

4. Adım - Yağ filtresini çıkartın
Yağ filtresini, filtre anahtarı ile saat yönünün tersine çevirerek gevşetin. Elle çevirmeye devam edin ve sıcak egzoza dokunmamaya dikkat ederek filteyi tamamen çıkartın.
Yağ filtresi yağla dolmuş ve biraz ağırca olabilir. Dikkatle aşağı indirip motordan çıkartın ve içini boşaltım tepsisine boşaltın.

Not: Bazı yağ filtreleri yatay yerleştirilmiş olup, gevşettiğinizde, 200 ml'ye kadar kirli, sıcak motor yağı sızdırabilir. Endişelenmeyin, bu normal, ama hazırlıklı olup, yanınızda pek çok emici bez parçası buldurun.

5. Adım - Yağ filtresini değiştirin
Bez parçasıyla motorun üzerindeki filtre yuvasının içi ve çevresini iyice silin.
Sonra yeni bir filtre alıp, parmağınızla, mühür vazifesi gören sızdırmaz contaya (filtrenin yuvarlak kenarı) ince bir tabaka halinde (yeni ya da kullanılmış) yağ uygulayın.
Yeni filtreyi dikkatle, ince yağ hattına oturtup, saat yönünde çevirerek yerleştirin.
Yerine oturdu mu, filtre, kolayca takılacaktır. Filtreyi elle sıkıştırın ama aşırı sıkı olmamasına da dikkat edin.

Yağ tıpasını ve bakır contayı temizleyip, hizalayarak, yerine takın.
Tıpayı elle çevirerek yerleştirin ve anahtar / kıskaç ile sağlamlaştırın. Yine aynı şekilde, fazla sıkı olmamasına dikkat edin.

6. Adım - Temiz yağ ekleyin
El frenini dikkatlice açın ve bırakın aracınız, rampadan aşağı arkaya doğru yavaşça kayarak yer hizasına gelsin. (Bu noktada motoru çalıştırmayın yoksa çeşitli hasarlar meydana gelebilir.)

Motorun üzerinde, genelde yağ tenekesi sembolüyle işaretlenmiş Yağ Dolum kapağını göreceksiniz. Kapağı açın ve motoru, doğru seviyeye kadar doldurduğunuzdan emin olmak için çubukla ölçerek, gereken yağ miktarıyla doldurun.
Kapağı yerine takıp, kenarlara akmış yağ varsa, temizleyin. Motor çalışır çalışmaz, yağ ışığı sönmelidir.

Motoru birkaç dakika çalıştırıp, kapattıktan sonra, yağ seviyesinin doğruluğundan emin olmak için çubukla bir kez daha ölçün. Bu aşamada, biraz daha yağ eklemeniz gerekebilir, bu normaldir.

Son olarak, öncekiler kadar önemli bir adım da, aracın altını sızıntı var mı, diye kontrol etmektir - özellikle, yağ filtresi ve boşaltım tıpasının altına bakın.

7. Adım - Kullanılmış yağdan kurtulun
Bitti mi sandınız? Henüz değil! En son ve bazı açılardan en önemli adım, aracınızdan boşalttığınız kullanılmış yağdan gerektiği gibi kurtulmaktır. Kullanılmış motor yağı, zehirli atık niteliğinde olduğundan çevreye zararlıdır ve güvenli biçimde atılması hayati önem taşır.

Kullanılmış yağı güvenli şekilde nasıl atabileceğinize dair, servisinize danışın. Servisteki teknisyenler bunu sizden alıp, dönüştürülmesi veya güvenli biçimde atılmasi için gerekeni yapar; ya da sizi başka alternatiflere yönlendirebilecek çözümler önerirler.
Her yağ değişiminin, tarih ve km. bazında yazılı kaydını tutun. Böylelikle bir daha ne zaman yağ değiştirmeniz gerektiğini daha kolay bilirsiniz.

by.NaMe
09-10-2008, 09:44 AM
Lastik Değiştirme

--------------------------------------------------------------------------------

Hiç lastik değiştirmeniz gerekmedi mi? Şanslısınız! Ama araç kullanmaya devam ettikçe, patlak bir lastikle karşılaşma ihtimaliniz artacaktır ve yolun kenarında takılıp kalmaktansa, hazırlıklı olmak daha iyidir.

Daha önce patlak bir lastiği değiştirdiyseniz bile, temel bilgilerden başlamak iyi bir fikirdir.

İhtiyaçlar
Yedek lastik (iyi şişirilmiş olmasına dikkat edin)
Bijon anahtarı
Kriko
İş eldiveni
Yere sermek için muşamba, naylon ya da birkaç çöp torbası

Geceleyin lastik değiştirmek için:
Acil durum reflektörü / üçgen kedi gözü uyarı levhası
Işık kaynağı / lamba
Muhtemelen aracınızı alırken, bunların bir kısmı da beraberinde gelmiştir ama lastiğiniz patlamadan önce bunların arabanızda bulunduğundan emin olun.

Adım adım lastik değiştirme

1. Adım - Güvenli bir yer bulun
Lastiğiniz otoyoldayken patlayacak olursa, değiştirmeye kalkmayın, özellikle de yola yakın kenardaysanız. Otoyolun emniyet şeridinde duruyor olacağınız için, servisi çağırmanız yerinde olacaktır.

Daha tenha bir yoldaysanız, trafikten uzakta durmaya dikkat edin. Mümkünse, aracı viraj yerine, yolun uzun bir mesafe boyunca düz uzandığı bir noktada kenara çekmeye çalışın. Böylece trafiktekiler sizi daha kolay görür. Ayrıca yolun aşağı doğru eğimli bir noktasında değil, aynı hizada ilerlediği ve krikoyla arabayı yükseltirken sorun yaşamamak için de zeminin sağlam olduğu bir noktada durmaya özen gösterin.
İyi bir nokta bulunca aracı "park" durumuna (veya manuel vitesliyse, uygun vitese) getirip, el frenini çekin ve tehlike / uyarı farlarını yakın. Karanlıksa, uyarı amacıyla üçgen reflektörü de yerleştirin. Anahtarı kontaktan çıkarmanız gereklidir ama lastiği değiştirirken kaybetmemeye dikkat edin.

2. Adım - Aletlerinizi çıkartın
Muşamba veya naylon gibi bir malzemeniz varsa, bunu değiştireceğiniz lastiğe yakın bir yere serip temiz bir çalışma ortamı yaratın. Eldiveniniz varsa giyin. Yedek lastiği bulun, genelde arabanın bagajının alt bölmesinde olur. Ancak unutmayın ki bu, çoğunlukla geçici bir lastik olup, sizi en yakın servise götürmek ve orada, daha sağlam bir lastikle değiştirilmek üzere, "durumu kurtarma" amacıyla tasarlanmıştır. Yedek lastiğin tam nerede olduğu, kullanıcı klavuzunda yazar. Kriko da yedek lastiğe yakın bir yerde olacaktır. Bunları, eldivenler, (lazımsa) el feneri ve bijon anahtarı (çoğu kriko, aynı zamanda jantı çıkarma işlevini de görür), çalışma alanınıza taşıyın. Başlamaya hazırsınız.

3. Adım - Tekerlek bijonlarını çıkarmak
Bunu, araç halen yer hizasındayken yapmak, krikoyla yükseltilmişken yapmaya oranla daha kolaydır. Eğer lastiğin üzerinde bir jant kapağı bulunuyorsa, bilyelere ulaşmak için önce bunu çıkarmanız gerekir. Bunu, kriko sapının düz yüzeyini ya da tekerlek kilidini kullanarak yapabilirsiniz. Eğer özel jant kapağı veya kilit vidaları kullanıyorsanız, bunların nasıl çıkartılacağına dair kullanıcı kılavuzuna başvurun.

Bijonları çıkarttığınızda, bijon anahtarının uyan tarafını vidalardan birine yerleştirip saat yönünün tersine doğru çevirin. Bilyeleri bir iki tur çevirerek gevşetin ama tümüyle çıkarmayın. Tüm bijonları bu şekilde gevşetin.

Eğer bijonlar çok sıkıysa ve elle açamıyorsanız, anahtarın bir ucunu elle tutup diğer ucuna ayağınızla basmayı deneyin ama bunu yapmadan evvel, anahtarın bijonu tam kavradığından ve sağlam durduğundan emin olun. Ayrıca, sert bir nesneyi çekiç gibi kullanarak anahtara vurmayı ya da anahtarın ucuna bir parça boru takip uzatarak kuvveti arttırmayı deneyebilirsiniz.

4. Adım - Arabayı krikoyla kaldırın
Kriko kolunu, kriko üstündeki yuvaya takip saat yönünde çevirerek, krikoyu yükseltin. Arabanın tabanına değecek yüksekliğe geldiğinde, kriko noktasına (kullanıcı kılavuzunda söylendiği üzere, ön lastiğin arkasında ya da arka lastiğin önünde) yerleştirin. Sonra kriko kolunu saat yönünde çevirerek, aracı yerden yedi-on santim, tam da yeni tekerleği değiştirmeye yetecek kadar yükseltin. Yükselttikten sonra elleriniz ve ayaklarınızı aracın altına gelecek bir yere koymayın.

5. Adım - Tekerleği çıkartın
Bijonları kaybetmeyeceğiniz sağlam bir yere koyduktan sonra, tekerleği iyice kavrayıp dışa doğru çekin ve çıkartın. Yere yatay şekilde koyup, krikonun olduğu köşede arabanın gövdesi ya da süspansiyonunun altına gelecek şekilde yerleştirin. Böylece kriko kaysa bile, araba yine de destekleniyor olacaktır.

6. Adım - Yeni tekerleği takın
Yedek lastiği alıp, kenarlarından tutarak yerine yerleştirin. Her bir bijonu elle yerine takın. Bunları aracı yere indirdikten sonra sağlamlaştıracaksınız. Eğer aracınızda bijon yerine civata (çivi gibi) kullanılmışsa, tekerlekteki deliklerle janttaki delikleri hizaladıktan sonra ilk civatayı takın. İpucu - önce, en tepedeki vida veya civatayı takarsanız, işiniz kolaylaşır.

7. Adım - Arabayı alçaltın
Önce patlak lastikli tekerleği aracın altından çekin (bkz. 5. Adım) Krikoyu ters yöne çevirerek aracı yere indirin. Kriko ağırlıktan kurtulunca, krikoyu aracın altından çekin, kolu tamamen kapatıp kenara koyun. Anahtarı, bu sefer ters yöne çevirerek, önce bir vida, sonra diagonal olarak tam karşısına gelen bijon şekilde, tüm bijonları iyice sıkıştırın. Hepsini sağlamlaştırdıktan sonra, jant kapağını, önce bir kenarını yerleştirip geri kalanı eliniz veya yumruğunuzla yerine oturtacak şekilde takın.

8. Adım - Yola dönün
İşiniz bittikten sonra herşeyi toplayıp yola çıkın. Eğer geçici bir yedek lastik kullandıysanız, fazla hız yapmayın ve en kısa zamanda bunu kalıcı bir lastikle değiştirin - çoğu geçici lastiğin, belirli maksimum hız ve kullanım mesafesi limitleri vardır - kullanım kılavuzuna bakın. Ayrıca emin olmak için, bijonları da servis elemanına kontrol ettirmeniz iyi olur

by.NaMe
09-10-2008, 09:44 AM
Az yakıtla, çok yol nasıl yapılır?

--------------------------------------------------------------------------------

Gaz pedalıyla dost olun!

Halk arasında ağızdan ağza dolaşan bir deyim vardır. Açıkçası bu yakıt tasarrufu yapmanın altın kuralını ortaya koyuyor. Kesinlikle tahmin ettiğiniz gibi; “Gaz pedalına altında yumurta varmış gibi bas”. Hız yapmak için gaz pedalının sonuna kadar basmaya ihtiyaç yok. Bunun için otomobili fazla zorlamadan hızlandırmak ve hızı korumaya çalışmak yeterli. Otomobiliniz enjeksiyonluysa yokuş aşağı inerken gaza basmayın; ilerlemek için yer çekiminden faydalanın. Bilindiği üzere yokuş aşağı inerken gaza basılmazsa enjeksiyonlu otomobiller yakıt tüketmiyor. Ancak yokuş inerken kesinlikle vitesi boşa atmayın ve kontağı kapatmayın. Vites boşa atıldığında motora yakıt girişi kesilmediğinden tüketim devam eder. Ayrıca motor kompresyonu ortadan kalkacağından otomobili durdurmak güçleşir. Kontak kapatıldığındaysa fren sistemi çalışmadığı için yapılacak yakıt tasarrufuna karşılık ciddi kazalarla karşı karşıya kalabilirsiniz.

Yokuş çıkarken az yakıt tüketmek için yüksek viteste tam gaz yapmaktansa daha düşük viteste yarım, hatta çeyrek gaz yapmak daha doğru olur. Hız sınırlarına uymaya ve gereğinden fazla hızlı gitmemeye gayret edin. 90 km/s'den sonraki her 1 km/s artış yakıt tüketimini yüzde 1 oranında artırır. Saatte 120 km hızla giden bir araç 80 km/s hızla giden bir araca göre yüzde 25 daha fazla yakıt tüketir. Ayrıca yakıt tüketimini artıran "saldırgan" sürüşten kaçının; ancak az yakıt tüketmek için çok düşük devirlerde de sürekli yol almaya çalışmayın. Çok düşük devirlerde kullanılan bir otomobilin motoru daha çabuk yıpranır; bu da yakıt tüketimini azaltarak yapılan tasarrufun tamir ve yedek parçaya verilmesine neden olur.

Rölantide ısıtmayın!

Motoru rölantide ısıtmak yakıt tüketimini artırır. Motoru çalıştırıp hemen yola çıktığınızda yaptığınız birinci kilometre sonunda otomobilin yaktığı yakıt üç dakika rölantide çalışarak yaktığı kadardır.
Yapılan bir teste göre 1.6 litrelik motor taşıyan kompakt sınıftaki bir otomobil 0 (sıfır) derece hava sıcaklığında marşa basıldığı andan 10’uncu kilometrenin sonuna kadar yaklaşık 4 litre yakıt tüketiyor. Motor normal çalışma sıcaklığına dört kilometre yol katedildikten sonra ulaşıyor ve tüketim fabrika verilerine yakın hale geliyor. Bu nedenle özellikle soğuk havalarda kısa mesafelerde otomobil kullanmak yerine yürümeyi tercih edin.

Doğru viteste ilerleyin!

Birinci vites otomobile hareket vermek için tasarlanmıştır. Uzun süre bu viteste gidilirse yakıt tüketimi anormal miktara yükselir. Vites değiştirirken motorun üst devirlere çıkarmaktan kaçının. Her motorun maksimum devir sayısı ve en verimli çalıştığı devir aralığı vardır. Bu devir otomobilden otomobile değiştiği için teknik verilerine bakarak ya da servislere danışılarak öğrenilebilir. Teknik verilerde "maksimum tork" adı altında görülen değer genellikle motorun en verimli çalıştığı ve az yakıt tükettiği devirdir. Otomobilden otomobile değişmekle birlikte genellikle 2000-4500 d/d aralığında olan maksimum tork devrinde kalacak biçimde vitesler değiştirildiğinde yakıt tüketimi önemli ölçüde azalacaktır.
Ancak hiç bir zaman fabrika verisi olarak açıklanan yakıt tüketimine ulaşmayı hayal etmeyin. Çünkü bu veriler 90 km/s hızda, rüzgarsız ortamlarda tespit edilen verilerdir.

Otomobili yol ve trafik koşullarına uygun kullanın. Ne kadar kararlı ve sakin otomobil kullanırsanız o kadar az benzin tüketirsiniz ve otomobiliniz de o kadar az yıpranır. Otomobili akan trafiğin hızına uygun kullanın. Aksi kullanım sürücünün ani frenaj ve ani hızlanmalara ihtiyaç duymasından ötürü yakıt tüketimini artırır. Önünüzdeki araçla yeterli takip mesafesi bırakın. Sık sık şerit ve hız değiştirmekten kaçının. Yavaşlamak gerektiğinde, örneğin kırmızı ışığa yaklaşırken hızı koruyup ani frenle durmak yerine ayağınızı gazdan çekerek otomobili motor kompresyonuyla yavaşlatıp hafif frenle durmak yüzde 15-20 oranında daha az benzin tüketmenizi sağlar.

Otomobilinizi hafifletin

Otomobilinizin üzerine monte ettiğiniz eşya yüklü portbagaj 100 km mesafede 2 litre, boş portbagajsa otomobilin aerodinamik yapısını olumsuz etkileyeceğinden yakıt tüketimini ortalama 0.5 litre artırır. Hız büyüdükçe hava direnci o oranda artacağı için portbagaj kullanıldığında yavaş gitmek göreceli olarak yakıt tasarrufu sağlayabilir. Otomobile fazladan takılan aynalar, süsler, o otomobil için özel olarak üretilmemiş spoylerler ve benzeri hava tutucu herşey aracın aerodinamik yapısını etkileyerek yakıt tüketimini artırır. Açık camlarla yolculuk yapmaksa neredeyse otomobilin iç mekanının bir paraşüt görevi görmesine sebep olur. Açık camlar şehir içi ya da şehir dışı yolculuklarda yakıt tüketimini 100 km'de en az 0.3 litre artırır; ancak camları kapatıp, varsa klimayı açmak da çözüm değildir; çünkü klima havanın sıcaklığına ve kullanılan kapasiteye göre yakıt tüketiminin 0.5-1 litre arasında artmasına neden olur. Unutmadan otomobilinde gereksiz yük bulundurmayın. Otomobilde bulunan her türlü ağırlık yakıt tüketimini olumsuz yönde etkiler. Tüketim artışı motor gücü düşük olan araçlarda daha belirginleşir. Standart bir otomobilde her 100 kg fazlalık için 100 km'de 1 litre tüketim hesaplanabilir. Bu nedenle otomobilde taşınan gereksiz eşyaları boşaltmakta yarar var.

10 ipucu

1- Aşırı hız yapmayın, yüksek devirlerde otomobil kullanmayın.
2- Ani kalkıştan ve frenden kaçının.
3- Yokuş aşağı inerken gazdan ayağınız çekin; vitesi boş atmayın, kontağı kapatmayın
4- Fazla ağırlıklardan kurtulun.
5- Aerodinamik yapıyı bozan eklentileri sökün.
6- Hava filtresini sık sık değiştirin.
7- Lastiklerinizi sık sık kontrol edin, hava basınçlarını fabrika verilerinde tutun.
8- Hız sabitleme sistemini sadece düz yollarda kullanın.
9- Uzun süre hareketsiz duracaksanız motoru kapatın, rölantide çalıştırmayın
10- Yaz aylarında klimayı ihtiyaç duydukça kullanın. Yolculuk boyunca sürekli açık tutmayın

by.NaMe
09-10-2008, 09:44 AM
Otonuzu yıkatırken dikkat etmeniz gerekenler

Bazı otomobillerin eski gözükmelerinin nedeni, boyasının yıpranmasıi bunu da nedeni otomobilin yanlış yıkanmasıdır.
Otomobilinizi hiçbir zaman fırça ile yıkamayın. Sünger, mümkünse alışveriş merkezlerinde satılan bu iş için yapılmış olan doğal süngerleri tercih edin.

Hortum, kova ve otomobil yıkamak için yapılmış bir şampuan kullanın. Böylece hem kirler çabuk çözülecek hem de kova kullandığınız için daha az su kirleteceksiniz. Hortumun ucunda suyu kesen bir tabanca olmasına özen gösterin.

Aracınızı her zaman tavanından yıkamaya başlayın, kaput ve bagajdan sonra kapılara, ordan tampon, kapı altı ve jantlara geçin. Siz temizden kirliye giderken süngerinize daha az kir birikir ve dolayısıyla arabanızın çizilme ihtimali de azalır.

Arabanızı duruladıktan sonra kullanacğınız bezin yine otomobil kurulamak için yapılmış sentetik güderi denilen sarı bezler olmasına işinizi kolaylaştırır. Yanlış kurulama aracınızda hem çizilmelere hemde lekeler kalmasına neden olur. Doğal bezler sizi uğraştırırken sentetik güderiyi sıktığınızda hem eliniz acımaz hemde serbest bıraktığınızda anında gevşer.

Eğer işi daha da ciddiye alıyor ve bir pazar gününü otomobilinizin temizliğine ayırmak istiyorsanız, detaylı temizlik için gerekli bilgiye ihtiyacınız var demektir

by.NaMe
09-10-2008, 09:45 AM
Yangın Söndürücü
Ülkemizde genellikle bagajın bir köşesinde unutulan yangın tüpleri, uzun müddet kullanılmayabilir.
Ancak gerektiği zaman görevini başarıyla yerine getirmesi, can ve mal güvenliği açısından büyük önem taşımaktadır.

Günümüzde çoğu otomobilde yangın söndürücü bile bulunmadığı gibi olanların çoğunda ise trafik setleriyle birlikte satılan standart dışı yangın söndürücülerdir. Trafik Yasasının 31/1-a maddesine göre otomobilde yangın söndürücü bulundurmamak suçtur. Bu durumda 8.5 milyon para cezası uygulanmaktadır. Yolcu taşıma kapasitesi 5-6 kişiye kadar olan araçlarda 1kg’lık yangın tüpü bulundurulmalıdır.

Yangın Söndürücü Tipleri

Ülkemizde piyasada, monoamonyum fosfat içeren kuru tip adı verilen ve karbondioksit içerikli olmak üzere iki tip yangın söndürücü bulunmakta. Fakat bu yangın söndürücüler arasında otomobiller ve özellikle benzinli araçlar için uygun olanı kuru tip yangın söndürücülerdir yangın söndürücü almak için fiyat performans değerlendirmesi yaparken bu hususu da dikkate almanız gerekmektedir.

Tüplerdeki TSE Damgası

Yangın söndürücüleri satın alırken TSE belgeli tüplerin alınmasına özen gösterilmeli , tüpün gövdesinde soğuk mühür ve TSE amblemi olup olmadığına bakılmalıdır.Tüpler güneş ışığından uzak tutulmalıdır.

Yangın Tüplerinin Düzenli Kontrolü

Sık sık kontrol edilmesi gereken diğer önemli bir konu ise tüpün içindeki söndürme özelliği bulunan gazın boşalıp boşalmadığıdır. TSE belgeli söndürücülerin üzerinde mutlaka gaz basıncını gösteren bir manometre bulunur. Bu gösterge kırmızıya geldiğinde tüpün mutlaka yeniden doldurulması gerekir.

Yangın Tüplerinin Konumu

Yangın tüpleri olası bir yangında kolay ulaşılabilecek bir yerde bulunmalıdır. Bunun için en uygun yer de sürücü koltuğunun altıdır. Fakat yangın söndürücü bu bölgeye yine kolay çıkarılabilecek bir şekilde sabitlenmelidir. Aksi halde olası bir fren durumunda pedallara doğru hareket ederek size zarar verebileceği gibi sizi bir kazanın içine de sokabilir.

Yangına Dikkat

Aracınızdaki olası bir yangın anında yangın söndürücünüzü kullanırken kutuyu asla rüzgara karşı durup sıkmayın, eğer rüzgar kuvvetliyse tüpün içinden boşalan yangın söndürücü alevler yerine sizin üzerinize gelebilir. Böyle bir durumda ters taraftan dolaşılmalıdır.

by.NaMe
09-10-2008, 09:45 AM
Klimayı Açınca Aracınız Hararet Yapıyorsa

--------------------------------------------------------------------------------

Klimayı açınca araç hararet yapıyorsa iki durum söz konusu olabilir; Araç motorunun radyatöründe bir sorun olabilir
Radyatörün içi ya kireç yapmıştır, ya da kötü hava şartlarından dolayı dışarıdan radyatör peteklerinin arasına çamur dolmuştur. Aracım radyatörünü tazyikli su ile yıkatmakta fayda vardır.

Diğer ikinci bir durum ise soğutma fanından kaynaklı olabilir. Klima açıldığında soğutma fanı devamlı çalışmaktadır. Eğer fan, herhangibir arızadan dolayı çalışmıyorsa araç yine hararet yapacaktır

by.NaMe
09-10-2008, 09:45 AM
Klimanızın verimini nasıl artırabilirsiniz?
Peki bu artışın size ne kadara mal olduğunu biliyor musunuz? Hemen söyleyelim; klima açıkken otomobilinizle yaptığınız her 100 km cebinizden 1 lt fazla yakıt masrafı çıkması anlamına geliyor.

Oysa klima kullanırken birkaç küçük konuya dikkat ederek, hem daha az yakıt tüketmek hem de klimadan maksimum verim alabilmek mümkün.

- Güneşte uzun süre kalan otomobilinizin önce camlarını ya da varsa sunroof'unu açıp, iç sıcaklığını düşürdükten sonra klimayı çalıştırın.

- Klimayı çalıştırdığınız zaman kalorifer düğmesinin soğuk konumunda olduğundan emin olun.

- Klimayı sürücü ve yolculara havayı direkt üflemeyecek şekilde; tabana ve camlara doğru ayarlamalısınız. Aksi takdirde baş ağrısı ve sinüzit gibi rahatsızlıklarla karşılaşabilirsiniz.

- İç sıcaklık ile dış sıcaklık arasındaki farkın 10 dereceden fazla olmamasına dikkat edin, yoksa dışarı çıktığınızda aşırı sıcak farkı nedeniyle şok geçirebilirsiniz.

- Klima çalışırken, camları kapalı tutmayı ihmal etmeyin. Klimanızdan en iyi performansı bu şekilde alabilirsiniz.

- Yüksek hızda giderken klimayı devreye sokmayın, düşük hızda çalıştırıp sonra hızı artırın. Bu yakıt tüketiminizi azaltacak bir uygulamadır.

- Çok tozlu yol şartlarında klimayı çalıştırmayın. Bunun yerine kabin içindeki havayı devirdaim ettirin. Aksi halde evaporatör petekleri tıkanabilir.

- Kabin içi havayı kullanabileceğiniz sirkülasyon sistemini 30 dakikadan fazla kullanmayın. Çünkü kabin içinde sizin soluyup dışarı attığınız oksijende yanık hava mevcuttur, bu havayı tekrar soluduğunuzda boğazınızda yanma olabilir.

- Radyatör (kondenser) üzerinde birikmiş toz, ölü böcekler, yapraklar klimadan verim almayı engeller. Soğutmadan azami verimin alınması için periyodik kontroller sırasında bu tür birikimleri temizlenmesi gerekir.

- Klimanızın düzgün ve verimli çalışmasını sağlamak için 6 aylık periyotlarla aracınızın yetkili servisine götürerek kontrol ettirmelisiniz. Periyodik bakımlarda; klima sisteminde gaz kaçağı olup olmadığına, klima radyatörün üzerindeki pislikler ve korozyon nedeniyle tıkanıp tıkanmadığına ve radyatör pervanelerine bakılır.

- Klimanız soğutmuyorsa sorun, gaz kaçağı, sigorta, elektrik ya da radyotör pervanesi olabilir.

- Otomobil klimalarında R12 r 134 A soğutucu gazı kullanılır. Aracınız hangi sistemle çalışıyorsa o gaz ile şarj ettirmeniz gerekir.

- Otomobil klimalarında gaz kaçağı durumunda sistem yağının yüzde 20'sini kaybeder. Gaz şarj ederken bu yağın da sisteme konduğundan emin olmalısınız.

- Klimanın düzenli çalışması için, kompresör tahrik kayışının gerginliğini ayda bir kez serviste kontrol ettirmelisiniz.

- Klima donanımının sürekli olarak randımanlı çalışmasını sağlamak için kış aylarında da ayda bir kez en az 10 dakika klimayı çalıştırmalısınız. Sistem uzun süre kapalı kalırsa contalar kurur ve etkinliğini kaybeder. Gaz kaçakları olabileceğinden beklenmedik arızalarla karşılaşabilirsiniz.

- Kışın otomobilinizin camlarında oluşan buğulanmayı da klimanızı çalıştırarak önleyebilirsiniz.

- Arabasında klima olmayan ve sonradan klima taktırmaya karar verenlerin taktıracakları klimanın otomobillerine uyumlu ve otomobil firmasının tavsiye ettiği özelliklere sahip olmasına dikkat etmesi gerekir.

by.NaMe
09-10-2008, 09:45 AM
Günlük, haftalık, aylık bakım ve kontroller

--------------------------------------------------------------------------------

Üretici firma tarafından verilen kullanma kılavuzuna göre her araca belirli bir km veya süre dolunca bakım uygulanır
Periyodik bakım ve kontroller firmadan firmaya değişmekle beraber genellikle 10-15 bin km aralığında yapılır.

Yetkili servislerde uygulanan bakımların dışında; sürücünün kendi kendine yapması önerilen bazı kontroller de var. İşte bunlardan birkaçı:

Günlük kontroller

Sabahları araca binmeden önce lastiklerin havasının kontrolü Aracın park edildiği yerde yağ veya sıvı izleri olup olmadığının kontrolü,

Kış mevsiminde donmuş olabileceği düşünülerek sileceklerin cama yapışıp yapışmadığının elle kontrolü,

Kontak açıldıktan sonra göstergede bulunan ikaz lambalarının kontrolü,

Yola çıkmadan önce ışıklandırma (farlar, sinyaller, fren lambaları vs.) kontrolü.

Haftalık kontroller

Sıvı seviyelerinin gözle kontrolü (radyatör genleşme kabı üzerindeki max işareti, silecek sıvısı),

Motor yağ seviye kontrolü,

Hidrolik yağ seviye kontrolü,

Özellikle ağaç altına park edilen araçlarda, motor kaputunun, havalandırma mazgallarının yaprak ve yabancı maddelerden arındırılması ve su tahliye deliklerinin gerekirse temizlenmesi,

Silecek lastiklerinin ıslak bir bez ile temizlenmesi,

Aylık kontroller

Boya üzerinde çizik veya taş yaraları kontrolü (derin çiziklere servis müdahalesi gerekir),

Emniyet kemerlerinin nemli sabunlu bez ile tozdan arındırılması Yıkama esnasında özellikle jantların balata tozundan ve yabancı maddelerden arındırılması,

Araç üzerinde olabilecek sanayi artıkları, kuş pisliği veya ağaçlardan dökülen reçine türü yapışkan veya agresif çevre etkenlerinin temizlenmesi,

Yapılan km'ye göre lastiklerin detaylı gözle kontrolü (diş derinlikleri, yaralanma veya yarılma izleri),

Araç iç temizliği, var ise deri koltukların kullanım kitabında belirtildiği üzere temizliği,

Aracın yıkamadan yıkamaya aküsünün ve kapı yağlarının kontrolü.

by.NaMe
09-10-2008, 09:45 AM
İkinci el Araç Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

--------------------------------------------------------------------------------

2. el otomobil alıyorsanız, motordan şanzımana, kaportadan döşemeye kadar aracı dikkatlice inceleyin
Hatta aracı görmeye bir otomobil tamircisiyle gitmek, aklınızdaki birçok soru işaretinin yok olmasına yardımcı olacaktır.

GENEL

Almadan önce kullanın!
Otomobile bakmaya gündüz saatlerinde hava aydınlıkken gidin, her şey göz önünde olsun. Otomobilin bir gün önce geceyi geçirdiği yerde bakmayı isteyin. Böylece ilk çalışmada bir sorun var mı görebilirsiniz. Otomobile binin, çalıştırın, gezin. Tanıdık bir tamirci veya kaportacıya kontrol ettirin. Oto sanayi sitelerinde öyle sanatkâr ustalar var ki, kaza geçirmiş bir aracı kusursuz bir ustalıkla toplayabiliyorlar. Sizin göremeyeceğiniz kaza kusurlarını tamirciniz mutlaka fark edecektir.

Çalıntı mı?
Öncelikle motor ve şase numaralarını, ruhsattaki motor ve şase numaraları ile karşılaştırın. Çünkü aracın çalıntı çıkmasıyla hem paranızdan olursunuz, hem de kendinizi uğraştırıcı bir hukuki sürecin içinde bulursunuz.

Geçmişini araştırın.
Trafik Şube Müdürlüğü’nden otomobilin borçsuz ve hilesiz olduğunun teyidini alın. Rent a car şirketlerinin kullandığı araçlar oto pazarlarında sıkça satılıyor. Otomobilin geçmişini araştırmadan bir anlaşmaya varmayın, kapora vermeyin.

KAPORTA

Otomobilin etrafında dolaşın, pas çürük ve boya hatalarını görmeye çalışın. Unutmayın! Ağır hasar görmüş bir otomobili onarmak mümkündür, ama boyadaki dalgalanmalar, yansımaların bozukluğu, kapı çıtalarının düz bir hat izlememesi otomobilin hasarlı olduğunun ilk işaretleridir.

Cam kenarına, kapı açma kollarına bakın. Kapı içi kilit aksamı, elektrik kablo tesisatı kapı fitili gibi yerleri inceleyin. Kaputu açıp çamurluk bağlantı cıvatalarının kenarında boya sıyrılma veya yer değiştirme izleri arayın. Bulursanız, otomobil boyanmış demektir.

Çamurluk içlerine, marşpiye altlarına pas/çürük var mı diye bakın.

Mıknatıs ile otomobilin değişik yerlerini kontrol edin. Otomobilin özellikle köşelerine ve tavanına yapıştırın. Farklı bölgelerde farklı çekim gücü hissediyorsanız, bu boyanın altında macun tabakası olduğunu yani aracın bir onarım geçirdiğini gösterir.

Otomobilin dört köşesini ayrı ayrı yukarı aşağı sallayın ve bırakın. Amortisörlerin durumu iyiyse 1-2 kez yukarı aşağıya hareket ettikten sonra duracaktır. Otomobil düz bir zemine çekin. Öne-arkaya veya sağa-sola yatık duruyorsa yine süspansiyon sisteminde bir sorun var demektir.

MOTOR (Çalışmıyorken)

Kaputu açın, motoru dikkatlice inceleyin. Otomobil sahibinden kullanım kılavuzunu isteyin ve motor bölümünü açıp, resimdeki motorla karşılaştırın. Gelişi güzel bağlanmış kablolar var mı bakın. Sonradan bantlanmış kablolar motorun bir işlemden geçtiğini gösterir.

Yağ sızıntısı var mı inceleyin. Yağ kapağını açıp içeri fener tutun, aksamların temizliğine bakın. Kurum görürseniz motor sağlıksızdır.

Yağ çubuğunu çıkarıp rengini kontrol edin. Yeni yağ değişmişse koyu sarı olacaktır. Çubuğun ucundaki yağı parmaklarınızın arasında ezip içinde çok küçük metal parçalar olup olmadığını hissetmeye çalışın. Eğer metal parçalar hissederseniz motorun durumu sağlıklı değildir.

MOTOR (Çalışırken)

Motoru çalıştırın. Kolay çalışıp çalışmadığını tespit edin. 3-4 dakika gaza basmadan çalışmasını dinleyin. Daha sonra 1 dakika yarım gaz verip egzozdan çıkan gazın rengine bakın.

Mavi renkli gaz motorun yağ yaktığını ve onarıma girmesi gerektiğini gösterir.

Siyah renkli duman motorun fazla yakıt tükettiğini gösterir. Motor ve yakıt sistemi bakımsızdır.

Yoğun beyaz duman silindirlere su karıştığını gösterir. Bu da en iyi ihtimalle silindir kapak contasının yandığını ve değişmesi için motorun açılması gerektiğini işaret eder. Motor eğer soğuksa benzinin yanmasıyla bir miktar su oluşacağı için egzozdan az miktarda beyaz duman atması ve bir miktar su damlatması normaldir.

Renksiz gaz motorun sorunsuz olduğunu gösterse de, yağ yakıp yakmadığını anlamanın en iyi yolu bujilerin sökülüp ateşleme uçlarını kontrol etmektir. Simsiyah ve kömür gibi olmuş buji tırnakları sorun olduğunu gösterir.

Motor ısındıktan sonra rolantideyken normalin üstünde sarsıntı varsa, ateşleme veya yakıt sisteminde kesintisi olmaktadır.

Motora gaz verdiğinizde egzozdan gelen sesleri dinleyerek patlak susturucu veya egzoz sızıntılarını bulabilirsiniz.

SÜRÜŞ TESTİ

El frenini indirmeden, otomobili 1. viteste hareket ettirmeye çalışın. Eğer hareket ederse el freni çalışmıyor demektir, dikkat edin.

El frenini tamamen indirin ve 1. viteste hareket edin. Anormal bir sarsılma hissederseniz debriyajda bir sorun var demektir.

Çok hızlanmadan bir kaç kere frene basıp kontrol edin.

Otomobili sürün ve dinleyin. 20-40 kilometre hızla bir duvar boyunca camları açarak otomobili kullanın. Olağan dışı vuruntu, gıcırtı, tıkırtı gibi sesleri tespit etmeye çalışın. Duvardan yankılanan sesler aracın durumu hakkında ip uçları verecektir.

Tek seferde tam tur dönüş yapabileceğiniz bir yer bulun ve dönerken akslardan gelen sesi dinleyin. Dönüş boyunca tıkırtılar geliyorsa ve otomobil düzeldiğinde bu tıkırtılar kesiliyorsa aks uçlarında, burçlarında aşınma var demektir.

Düz bir hatta giderken direksiyon düz değilse veya kontrollü bir şekilde direksiyonu bıraktığınızda sağa sola çekme varsa rot ayarında bir sorun vardır. Yol düzgün olmasına rağmen hızlandığınızda otomobil ve direksiyon titriyorsa lastiklerin balansı bozulmuştur, ayar gerekmektedir.

Aynı şekilde hızlandığınızda otomobil sağa sola sapıyor ve direksiyonu kontrol etmekte güçlük çekiyorsanız lastiklerden biri inik olabilir ya da ön takımda (rot, rotiller, akslar, salıncak burçları) sorun vardır.

Rot ve balans ayarları bozuk bir otomobili, ayarlarını yaptırmadan almayın! Çünkü bazı bozukluklar sadece ayarlardan değil, bozuk ve pahalı parçalardan kaynaklanmaktadır

by.NaMe
09-10-2008, 09:46 AM
Zamma karşı tasarruf taktikleri

--------------------------------------------------------------------------------

Emniyet Genel Müdürlüğünden edinilen bilgiye göre, ülkede motorlu taşıt ve iş makinesi sayısının her geçen gün artması, yakıt tüketiminin de artmasına yol açıyor.

Türkiye'nin petrol ihtiyacının önemli kısmının yurtdışından karşılanması ve fiyatlarının devamlı yükselmesi, maliyetlerin düşürülmesi adına tasarruf yapmanın en önemli gerekçelerini oluşturuyor. Motorlu taşıtlarda normalin üzerinde benzin harcaması ise, araçtan ve sürücüden olmak üzere iki temel nedenden kaynaklanıyor.

Bu yüzden, motor gibi önemli aksamların dikkatli ve muntazam yağlanması gerekiyor. Aksi halde yağsızlıktan dolayı sürtünme artacağından güç düşüyor ve parçaların çabuk aşınması nedeniyle de benzin tüketimi artıyor.

Bujilerin ayarsız, bozuk ve pis oluşu ise her 10 litrede 1 litre fazla benzin sarfiyatına neden oluyor. Karbüratörün ayarsız ve pis oluşu, jikle kelebeğinin iyi açılıp kapanmayışı, el gazının aynı şartlarda bulunması, motorun elektrik ihtiyacını karşılayan malzeme ile bunun motora iletisini sağlayan aksamlardaki bozukluklar da benzin sarfiyatını artırıyor. Lastiklerin havalarının az olması da yakıt sarfiyatını artıran unsurlar arasında bulunuyor.

SÜRÜCÜ KAYNAKLI BENZİN SARFİYATI

Alçak vitesle seyretmek, şehir içinde trafik ışıklarında ya da sıkışık trafikte motoru durdurup çalıştırma ve kalkışlarda gaz pedalına gereğinden fazla basmak, aracın daha fazla yakmasına neden oluyor.

Aniden hızlanmak, gereksiz yere gaza ve frene fazla basmak, motoru çalıştırırken marşa gereğinden fazla basarak motoru boğmak ve yakıt sisteminde oluşan sızdırmalar da, yüzde 50'ye kadar varan ekstra benzin sarfiyatına yol açıyor.

Fren ayarlarının bozuk, yağlamanın yetersiz olması, yüksek hızla gidilmesi, taşıtın düşük vitesle seyretmesi de benzin tüketimini artırıyor. Tüm hususlara dikkat edilmesi durumunda benzinden tasarruf edilebileceği, bireysel akaryakıt harcamalarında tasarruf sağlanacağı ve ülke ekonomisine katkıda bulunulabileceği kaydedildi.

by.NaMe
09-10-2008, 09:46 AM
Otomobili Yaza Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Geçen kışın etkilerini de buna ekleyebilirsiniz. Periyodik bakım, sizi sıkıntılardan kurtulabilirse de, huzurlu bir tatil için, yola çıkmadan önce almanız gereken bazı önemli önlemleri burada vurgulamayı yararlı buluyoruz. Bu önerilerden bazıları sizin yapabileceğiniz, diğerleri ise oto teknisyenini gerektiren uyarılardır.

En iyi planlama kılavuzu, aracınızın kataloğudur. Kataloğu okuyarak, imalatçının önerilerine ve servis takvimine uyunuz.

Klima (Air Conditioning)

Normal koşullarda sorun çıkarmayan bir sistem sıcak havada çalışmayabilir. Sistemi kalifiye bir teknisyene kontrol ettiriniz.

Soğutma Sistemi

Yaz seyahatlerinin başta gelen sorunu motorun hararet yapmasıdır. Soğutma sistemi iki yılda bir tamamen boşaltılıp yıkanarak tekrar doldurulmalıdır. Soğutma sıvısının seviyesi, durumu ve konsantrasyonunu kontrol ediniz ve eksilmişse ilave ediniz. (Genellikle 50/50 antifriz/su karışımı önerilmektedir.) Motor tamamen soğumadan radyatör kapağını açmayınız! Kayışların, kelepçelerin ve hortumların sıkılık ve durumlarını kontrol ediniz veya ettiriniz.

Yağ

Motorun yağını ve yağ filtresini katalogda belirtilen sürelerde (10 000...15 000 km de bir) değiştiriniz. Değişim tarihi yakınsa, değişimi seyahat öncesinde yapınız. Aracınız treyler çekiyor, bagaj yükünüz biraz abartılı veya seyahatiniz uzunca ise, yağ değişim süresini kısaltabilirsiniz. Bagajınızda, motorunuzun yağ eksiltmesine karşı mutlaka bir miktar yağ bulundurunuz

Motor Performansı

Diğer filtreleri de (hava, yakıt, PCV, vb.) katalogda belirtilen sürelerde (tozlu koşullarda daha da kısa sürelerde) değiştiriniz. Motorun zor ilk hareket, bozuk rölanti ve avans ayarı, düşük güç gibi sürüş problemleri varsa iyi bir serviste ayarlattırınız.

Cam Silecekleri

Yaz tatili hava koşulları bakımından da sürprizlerle doludur. Yağmurlu, çamurlu yollarda araç kullanmanız da gerekebilir. İyi silmeyen silecekler görüşünüzü bozarak gözünüzün yorulmasına ve güvenli sürüşünüzün de tehlikeye girmesine sebep olurlar. Aşınmış, sertleşmiş sileceklerinizi değiştirerek, yanınıza yeterli miktarda cam silecek suyu almayı da ihmal etmeyiniz.

Tekerlek ve Lastikler

Eski lastiklerle yola çıkmayınız. Yedek lastiğinizi de kontrol ederek iyi ve hazır durumda olmasını sağlayınız. Lastik basınçlarınızı ayda bir kontrol ediniz. 8 000...10 000 km’ de bir öndekiler arkaya, arkadakiler öne olmak üzere lastiklerinizin yerlerini mutlaka değiştirmelisiniz. Değişim tarihi yakınsa, değişimi seyahat öncesinde yapınız. Rahat bir yolculuk için tekerlek balansı yaptırmayı da unutmayınız.

Kriko

Krikonuzun iyi durumda olduğundan emin olunuz.

Frenler

Frenleri katalogda belirtilen sürelerde veya sarsıntılı, gürültülü ve uzun mesafede durma durumlarında daha önce kontrol ettiriniz.

Akü

Aküler yılın herhangi bir döneminde arızalanabilir. Yola çıkmadan önce akünüzü kontrol ettiriniz. Sizin yapabilecekleriniz, kutupları ve kablo başlarını tel fırça ile fırçalamak, tüm yüzeyleri temizlemek, bağlantıları sıkmak olabilir. Eğer kapakları açılıyorsa akünün içerisindeki sıvı seviyesini kontrol edebilir, eksikse saf su ekleyebilirsiniz. (Akü sıvısı asitlidir cildinize ve üzerinize sıçramamasına özen gösterin sıçraması halinde derhal bol su ile yıkayın. Akü yüzeyindeki artıklara dokunmayın, akü ile çalışırken gözlük ve lastik eldiven giyin.)

Lambalar

Tüm lambaları kontrol ediniz. Kir ve böcek artıklarını ıslak bir bezle temizleyiniz. Farlarınızı ayarlattırınız.

Acil Durum

Aracınızda küçük bir tamir çantası, ilk yardım çantası, seyyar lamba, yedek ampul ve fener ile mümkünse bir cep telefonu ve pilli radyo bulundurunuz.

by.NaMe
09-10-2008, 09:46 AM
Otomatik Vites Nasıl Kullanılır

--------------------------------------------------------------------------------

Otomatik Vites Nasıl Kullanılır
Otomatik şanzımanlı bir araçta en iyi performansı elde etmek için şu kurallara uyulması gerekiyor.
Gaz pedalına basılıyken vites kolu P ve N konumundan başka bir konuma getirilmemelidir.

• Araç hareket halindeyken P konumuna alınmamalıdır. Aksi taktirde ciddi hasarlar ortaya çıkacaktır.

• R konumuna geçmeden önce aracın tamamen durması beklenmelidir.

• Yokuş aşağı inişlerde araç kesinlikle boşa yani N konumuna alınmamalıdır.

• Otomatik şanzıman yağ değişimi zamanlarına mutlaka uyulmalıdır, aksi taktirde yağ bozulacak ve bozulan yağ şanzımanın performansında düşüşe ve bazı arızalara neden olacaktır.

• Araç hızı 95 KM den fazlaysa vites kolu asla manuel olarak 2 veya L konumuna alınmamalıdır.

• L konumundaki sürüşlerde 50 km'nin üstündeki hızlara çıkılmamalıdır .

by.NaMe
09-10-2008, 09:46 AM
Karda sürüş teknikleri
Tüm sürücülerin korkulu rüyası olan kar ve buzlanmaya karşı yapılması gerekenler o kadar da zor değil.
Hemen hemen tüm sürücülerin korkulu rüyası haline gelen kar ve buzlanmaya karşı güvenli sürüş için yapılması gerekenleri yeterince biliyor musunuz?

Kötü hava şartlarında güvenli sürüş için, sürüş tekniğinin yanında, araçta bulundurulması gereken malzemeler de önemli rol oynuyor. Bu arada karlı ve buzlu havada trafiğe çıkacak sürücülerin sürüş stilini yol ve hava şartlarına uydurmk ve her zamankinden daha dikkatli araç kullanmak büyük önem taşıyor.

Sürüş teknikleri

Bir kazadan kaçınmanın en iyi yolu önceden tahmin etmektir. Bu nedenle önünüzdeki araçla aranızdaki takip mesafesini normalin iki katına çıkarın. Manuel şanzımanlı araç kullananlar debriyaj pedalını dikkatli kullanmalı, pedalı sertçe bırakmamalı. Otomatik şanzımanlı araç kullananlarsa hızlanmalarda asla gaz pedalına sonuna kadar basmamalı.

Buzlu ya da karla kaplı bir yokuş inerken mümkün olduğunca motorun frenleme gücünden faydalanılmalı, belirli aralıklarla fren pedalına hafifçe basılmalı.

Cam ve silecek süpürgeleri arasına karton koyarak soğuk gecelerde sileceklerin donup cama yapışmasını önlemeye çalışın.

Camlar buğulandığında ise yan camlardan birini hafifçe aralayın, havalandırmayı en sıcak konuma getirin, fanı en yüksek hıza getirip ön cama yönlendirin.

Sağlam bir çekme halatı, takoz, yedek ampuller, eldiven ve sizi sıcak tutacak yedek giysiler acil durumlardan kurtulmanızı kolaylaştıracaktır.

Öndeki aracın izinden giderek patinaj riskini azaltabilirsiniz.

Kar küreği, buz kazıyıcısı ve buğu çözücü spreyler otomobilini açık havaya park eden sürücüler için en gerekli ekipmanlar arasında yer alıyor.

Yolda kaldığınızda açlığınız bastıracak ve enerji verecek bir paket çikolata da otomobilde bulunmalı.

Gerekli malzemeler

Karlı havalarda emniyetli sürüş için araçlarda bulundurulması gereken malzemeler:

Zincir, takoz ve çekme halatını mutlaka aracınızda bulundurun: Kar üzerinde tutunmayı sağlayan zincir, kış günlerinin en önemli yardımcılarında birisidir. Ancak zincirin takılmasında dikkat edilmesi gereken noktalar mevcuttur. Eski tip zincirleri takmak zaman ve araç gereç açısından yeni tiplerle karşılaştırıldığında oldukça zahmetlidir. Eski tip zinciri tekerleğe takabilmek için önce aracı krikoyla kaldırmak, ya da zinciri yola sererek aracı üzerine çıkarmak gerekir. Lastik tam olarak zincirin üzerine çıktığında dışta kalan baklalara üstteki halkaları takmak ve gergilerle sabitlemek gerekiyor. Zincir takma sırasında dikkat edilmesi gereken en önemli konuysa zincirdeki baklaların tamamının aynı yönde durması ve herhangi bir dönmenin olmaması. Aksi halde zincir birkaç metre sonra kopabiliyor. Takmatik zincirleri takmak için zincirin kasnak görevini üstlenen çelik tel ya da halatın lastiğin üst tarafından geçirilmesi, bağlantı kancalarının takılması ve gergi lastiğiyle sabitlenmesi yeterli oluyor. Dikkat edilmesi gereken en önemli konuysa, zincir takılı haldeyken 100-200 metre kadar gidip sonra durarak, zincirin yerleşmesiyle oluşan boşlukları, gergileri yeniden ayarlayarak ortadan kaldırmak. Böylece zincir tekerleği tam olarak saracağı için maksimum güvenlik sağlanmış olacaktır.

Buz kazıma aleti ve buz çözücü: Isıtıcınız ve buz çözücünüz camlarınızı buzdan ve kardan arındırmak için yeterli olmayabilir. İyi bir buz kazıyıcı ve ön cam için buz çözücü, kalın buz tabakasını temizleyerek camınızdan uzak tutmaya yardımcı olabilir.

Yedek silecek lastiği: Kar ve buz, silecek lastiğinin camla temas eden yüzünü kolaylıkla tahrip ederek hasara uğratabilir. Yanınızda bir takım yedek silecek lastiği bulundurmanız ve lastiklerinizi altı ayda bir değiştirmeniz gerekli.

Akü güçlendirme paketi: Akünüz soğuğa dayanamaz ya da kazara akünüzü boşaltacak olursanız; taşınabilir akü güçlendirme paketi yola devam etmeniz yardımcı olabilir.

Yakıt sistemi antifrizi: Otomobilinizin yakıt kanallarında biriken nem, soğuk havada donarak sizi zor durumda bırakabilir. Yakıt deponuza düzenli aralıklarla yakıt sistemi antifrizi dökerek nemi otomobilinizin yakıt sisteminden uzak tutun.

Battaniye ve öbür temel gereçler: Ne kadar çok önlem alırsanız alın, yine de kış mevsiminin hava koşullarında yolda kalabilirsiniz. Otomobilinize eski battaniyeler koyarak kendinizi koruyun. Ayrıca sizi sıcak tutacak giysiler, cep fenerleri ve işaret fişeklerini de unutmayın.

by.NaMe
09-10-2008, 09:46 AM
Tatil Dönüşü Aracınızın Bakımı
Uzun yolcular sonrasında aracınızın belli başı parçalarının bakım görmesi veya değiştirilmesi gerekir.
Bu tür bakımlar sürüş güvenliği açısından büyük önem taşırken aracınızın ömrü içinde çok önemlidir.

Frenler: Otomobilde güvenli sürüşün en önemli faktörlerinden biri olan fren bakımında dikkat edilmesi gereken koşullar şunlardır.Hidrolik seviyesi depo ağzından 1,5 santimetre aşağı seviyesi olarak baz alınmalıdır. Eğer bu seviye altında bir görünüm var ise depo ağzından itibaren olan 1,5 santimetre aşağısına kadar hidrolik ilavesi yapınız. Ayrıca Frenlerde yolculuk öncesine göre bir değişiklik hissediliyorsa kesinlikle servise gidilmesi gereklidir.

Motor Yağı : Tatile çıkmadan önce motor yağını kontrol etmiş olsanız bile, tatil sonrası mutlaka aracınızla ilgili olarak motorunuzdaki yağı kontrol etmenizde yarar var . bu nedenle yağ eskimiş yada değiştirme zamanı gelmiş olabilir. Motor yağını kontrolünü şu şekilde yapabilirsiniz. Motoru çalışma ısısına getirene kadar çalıştırın yada 5 km bir yol kat ettikten sonra düz bir zemin de aracınızı stop edin sonra 1-2 dakika bekleyin. İlk olarak yağ çubuğunu çıkarın ve iyice temizleyin. Yağ çubuğunu yerine tekrar takın ve çıkartın yağ seviye çubuğu üzerinde yağın olduğu en üst seviyeye dikkat edin çubuğun en alt ve en üst seviye ortasında olmasına özen gösterin. Eğer alt bir seviyede ise yağ ilave edebilirsiniz.

Hava Filtresi : Az benzinle çok kilometre yapmak için hava filtresinin temiz olması gerekmektedir. Hava filtresi Ülkemizin yollarının tozlu ve çamurlu olmasından dolayı uzun yolculuklar sonrasında mutlaka temizlenmesi veya eskimişse yenisiyle değiştirilmesi gerekir. Hava filtresinin değiştirilmesi zamana bağlı değildir. Buna göre hava filtresi haftada bir yada ayda bir yada yolun durumuna bağlı olarak 10000 kilometrede bir değiştirilir.

Yıkama : Tatil süresince genellikle otomobillerin temizliklerine gerekli olan önem gösterilmez. Isınmış Asfalttan kopan parçalar mıcırlar ve öndeki araçtan gelen çamurlar aracınızın kaportasına yapışır. Özellikle tabana yapışan bu tip parçalar aracınızın paslanmasını hızlandırır. Bu nedenden dolayı aracınızın kapsamlı bir temizliğe ihtiyacı olduğu unutulmamalıdır

by.NaMe
09-10-2008, 09:46 AM
Paslanma Ve Çürümeye Karşı Otomobilinizin Bakımı
Atmosferden gelen atıklar, çamur, tuz vb durumlarda aracınızda oluşan pas araçlara zarar veren en önemli unsurlardan biridir.
Araçların dış yüzeyleri boya ile bir nebze korunsada açık olarak duran metaller paslanma riski ile karşı karşıyadır. Kaput, bagaj, kapı içleri, yürüyen aksam gibi yerlerde karşınıza çıkabilecek paslanma sorunu rutubet, toz, toprak gibi etkenlerle baş göstermektedir.

Üretici firmalar genellikle çevre kirlilikleri, çamur, atmosferik atıklar gibi sebeplerle oluşan paslanmaları garanti kapsamı dışında tutmaktadır.

Paslanmaya karşı yapabileceğiniz ilk müdahele aracınız yeniyken araç bakım merkelerinin uyguladığı Pas Önleme Sistemlerini aracınıza uygulatmaktır.Aracın taban sacının yalıtımı sık sık kontrol edilmelidir, yalıtım kabarmışsa paslanma tehlikesi baş göstermiş demektir.

Aracınızın su tahliye delik ve kanallarının açık olmasına dikkat etmeniz,

Aracınızın alt kısmını periyodik biçimde yıkatmanız,

Aracınızı yıkadıktan sonra Kapı altları, çamurluk içleri, çamurluk kenarları, bagaj olukları, motor bölümü, marşpiye profillerinin içleri, taşıyıcı sistem profil içleri ile kapı direkleri gibi hassas bölümleri iyice temizlendiğinden ve kuruduğundan emin olmanız,

Aracınızın kaportasında paslanmaya yol açabilecek küçük vurukları, çizikleri dış etkenlere karşı korumasız hale getirecek pasta cila yerine rötuşlayarak gidermeniz,

Aracınızı fırça yerine süngerle yıkamanız ve oluşması muhtemel ince çizikleri engellemeniz,
Aracınızın paslanmasını engelleyecek önlemlerdir.

by.NaMe
09-10-2008, 09:46 AM
İkinci El Otonuzu Satma İncelikleri
Bayi, servis veya şahıs. İnsanların sizin arabanızı almaları için iki nedeni olabilir: Kullanmak ya da alıp satarak kâr etmek. Arabanızı almak isteyen ikinci kategoriye giriyorsa sizin için en iyi fiyatı vereceğine güvenmeyin.

Eğer otomobilinizi kendiniz satarsanız en iyi fiyatı alırsınız. Diğer yandan bir servise satarsanız en az uğraşıyı vermiş olursunuz. Her gün ikinci el oto alanlar hem ne kadar vereceklerini bilirler, hem işlemleri en hızlı şekilde yaparlar. Eğer kendiniz satarsanız ilan vermek ya da "satılık" diye yazıp bir yerlerde sergilemek, gelen telefonlara cevap vermek, arabanızı tanımadığınız insanlara göstermek hatta belki evinize davet etmek durumunda kalabilirsiniz. Bunlara şimdiden hazırlıklı olun. Ama bu zahmetin karşılığında muhtemelen daha fazla kazanacağınızı da unutmayın.

ARABANIZI İYİ SUNUN

Arabanızı satmak için hangi yolu seçerseniz seçin, içini ve dışını olabildiğince iyi temizleyin. Bagaj ve motor bölümü dahil, erişebildiğiniz her yeri silin ve süpürgeyle alın.Yağ değişim vakti gelmişse değiştirin. Elinizdeki bütün servis kayıtları ve faturalarını götürün ki arabaya iyi baktığınız anlaşılsın.

Eğer aracın bozuk veya trafikte sorun yaratabilecek bir durumu - örneğin kabak lastikler, delik egzoz, eksik farlar- varsa ya tamir ettirin/değiştirin ya da alıcıya bunları eksiksiz bildirin. Her zaman doğruyu söyleyin ama size sorulmayan soruların cevabını vermenizi gerektirecek bir kanun da yok.

FİYATI BELİRLEYİN

Sitemizdeki ikinci el fiyatları, otomobilinizin ikinci eldeki fiyat düzeyi hakkında bir fikir verebilir. Ayrıca otomobil bayilerinin, özellikle sizin kullandığınız marka araçları alıp satan bir tanesinin ikinci el otoyla ilgilenen bölümlerine gidip aracınıza fiyat biçmelerini isteyebilirsiniz. Söyleyecekleri rakam da sonuçta pazarlığa tabidir, siz de istediğiniz fiyatı söyleyebilirsiniz. Böylece birkaç bayi dolaşırsanız bayilerin arabanıza ne kadar verebileceği konusunda daha sağlam bir bilginiz olur. Belki de hemen, sorunsuz bir şekilde otomobili onlara satmaya karar vereceksiniz.

TAKAS İÇİN TAKTİKLER

Eskisini verip yenisini alıyorsanız ikisi için de en iyi fiyatı almaya bakın. Yapacağınız önce en iyi koşulları sağlamak, sonra yeni arabaya razı olmaktır. Eğer yeni otomobil için kararlı olduğunuzu belli ederseniz, bayi muhtemelen eski aracınıza en düşük fiyatı verecektir. Yeni otomobil için onca konuştuktan ve "alacağım" dedikten sonra geri adım atmanız kolay olmayabilir.

Eğer bayi arabanıza fiyat biçmeye çekiniyor veya çok düşük bir fiyat veriyorsa başka bayileri deneyin. İstediğiniz fiyatı aldıysanız şimdi de yeni otomobil için anlaşmaya çalışın. Pazarlığa, sanki takas olmamış gibi sıfırdan başlayın. Maliyet fiyatından başlayın ve mümkün olan en az kar marjıyla bu otomobilin size satılmasını istediğinizi açık olarak belirtin.

Eski arabanızı size iyilik olsun diye değil, tekrar satıp kar etmek için aldıklarını unutmayın.

ŞAHISA SATARKEN

Çok çaba sarf edeceksiniz ama en iyi fiyatı alacaksınız. İnternet sitelerine ve tirajı yüksek olan gazetelere ilan verin. Tedbirli davranmayı düşünürseniz muhtemel bir alıcıyla evinizin dışında, mesela bir otoparkta buluşabilirsiniz

by.NaMe
09-10-2008, 09:46 AM
Kara mı saplandınız, telaşlanmayın




Tekerlekleri düz durumda tutarak aracınızın düz gitmesini sağlayın. İleriye gidemiyorsanız, önce geriye, sonra tekrar ileriye doğru gitmeye çalışın.
Elle kumandalı vites kutusu kullanıyorsanız, tekerleklerin kaymasını önlemek için vitesi 2'inci vitese alın. Motoru stop ettirmeden ve çekişi sağlayıncaya kadar gaza yavaşça basınız.

Aracınızın tekerleklerine yol açmak için hafif ileri geri yapın ve giderek bu mesafeyi artırın. Tekerleklerin kaymaması ve zemini oymaması için fazla güç kullanmayın. Başarılı olamazsanız, tekerleklerin önüne kum dökün veya paspas serin.

Dışarıda park ettiğiniz taşıtınız kara gömülmüşse veya karda geri gitmişseniz, tekrar çalıştırmadan önce karın egzoz borusunu kapatmamış olduğundan emin olun. Karla kapanan egzoz boruları taşıtın içine egzoz gazı dolmasına, karbon monoksit zehirlenmesine yol açabilir.

by.NaMe
09-10-2008, 09:47 AM
7 derecenin altında kış lastiği kullanın

--------------------------------------------------------------------------------

Türkiye'yi etkisi altına alacak soğuk hava dalgası hiç kuşkusuz sürücüleri olumsuz yönde etkileyecek. Peki aracınız ve siz yoğun kar yağışına hazır mısınız
Sizlere ihtiyacınız olabilecek birkaç pratik bilgiyi tekrar hatırlatmak istedik...

Akü: Kışa girmeden önce akünüzü kontrol ettirin. Sizin yapabilecekleriniz, kutupları ve kablo başlarını tel fırça ile fırçalamak, tüm yüzeyleri temizlemek, bağlantıları sıkmak olabilir.

Lastik: Karda zincir veya palet takmak gerekiyor. 7 derecenin altında ise kış lastiği kullanılması sürücülere büyük kolaylık sağlıyor. Kış şartlarında güvenle otomobil kullanmak için öncelikle lastik dişlerinin yeterli derinlikte olması gerekir. Sırt deseni üzerindeki bu oluklar ıslak zeminde suyu boşalttığı gibi, karlı zeminde de kar tabakasına bastırarak tutunma ve çekiş gücü sağlar. Karlı zeminde daha iyi çekiş gücü için genel kanının aksine lastik basınçlarını bir miktar artırmak gerektiğini hatırlatalım.

Antifriz: Yaz-kış sürekli kullanılması önerilen antifriz, radyatör soğutma suyunun donmasını engeller. Antifiriz miktarını, aracın kullanıldığı bölgenin iklimi belirlemekle birlikte, genel olarak radyatör suyunun yüzde 75rinin antifiriz, yüzde 25rinin de su olması gerekir.

Frenleme: Aracınız arkadan itişli ise ayağınızı frenden uzak tutun. Vitesi boşa alın. Direksiyonu, aracın önünün gitmesini istediğiniz yöne çevirin ve tekerleklerde kayma sona ermeden önce direksiyonu tekrar geriye düzeltin.

Silecekler: Yaz aylarında deforme olan silecek lastikleri ve fıskiyeler mutlaka kontrol edilmeli.

by.NaMe
09-10-2008, 09:47 AM
Dizel otomobilin püfleri
Türkiye’de dizel motora sahip bir çok otomobil 1.6 litrenin üzerinde. Bu yüzden vergi dezavantajına sahip.
Bu durum tüketiciye ekstra ücret olarak geri dönüyor. Otomobili kullanırken sağlanan ekonomi, ilk satın aldığınızdaki fiyat farkı altında eziliyor.

Eğer satın aldığınız otomobili uzun süre kullanan veya çok uzun yol kat eden bir tüketiciyseniz, dizel motorlu bir otomobil kazandırıyor. Yılda 40-50 bin kilometreyi geçmeyen bir tüketiciyseniz veya otomobilinizi 3 yıldan az kullanacaksanız, dizel motorlu bir otomobil kullanmak ekonomik değil.

Yeni teknoloji dizel motorlu otomobiller, görünüm olarak benzinli kardeşlerinden farksız. Bu yüzden yakıt alırken siz ‘motorin’ deseniz bile pompacılar ‘kurşunsuz’ gibi algılıyor. Yanlışlıkla depoya benzin konulması gibi olaylar sıkça yaşanıyor. Eğer depoya yanlışlıkla benzin konulmuşsa, motoru çalıştırmadan konulan benzinin mutlaka depodan çıkartılması gerekiyor.

Motor soğukken mutlaka kontağı yarım çevirerek uyarı ışıkların sönmesini bekleyin. Gerekli sistemler ısındığında ışıklar sönecek ve motor soğuk olmasına rağmen bir seferde çalışacaktır.

Motor soğukken ısınmasını bekleyin. Dizel motorlar benzinlilere göre daha yavaş ısınmaktadır. Kalkışta soğuk motor, konforu bozacak şekilde sarsıntılı olur.

by.NaMe
09-10-2008, 09:47 AM
Lastik Kontrolü
Lastik Kontrolü
Lastiklerin bakımının uygun şekilde yapılması güvenli bir sürüş için biletinizdir. Lastiklerinize iyi bakarsanız, ömürleri çok daha uzun olacaktır
Sevdiklerinizin arabada geçirdikleri zaman düşünülürse, lastiklerinizin her zaman iyi durumda olması gerekir. Ve lastiklerin bakımının uygun şekilde yapılması güvenli bir sürüş için biletinizdir. Uzmanlar, üç kolay adımla lastik bakımını basit ve etkin biçimde yapabileceğinizi söylüyor.

1. Adım - Tekerleklerinizin balans ayarını yaptırın
Tekerleklerinizi dengelemek, doğru şekilde dönmeleri için çok önemlidir. Lastik servisinizin, jantlara küçük ağırlıklar ekleyerek tekerleklerinizin balans ayarlarını yapmasını sağlayın. Bu ağırlıklar, tekerlek veya jantların yapımı sırasında oluşmuş olabilecek her türlü bozulmayı eşitleyecektir. Direksiyonda bir titreşim hissederseniz, tekerleklerinizin balansını yeniden yaptırmanız gerekebilir. En azından bunun gerekli olup olmadığını anlamak için aracınızı lastik servisine götürün.

2. Adım - Tekerleklerinizin doğru hizalanmasını sağlayın
Hizalama, tekerleklerinizin yol yüzeyiyle eşit şekilde temas etmesini sağlayacaktır. Bu işlem, araç lastiklerinizin ömrü için çok önemlidir ve gerçekleştirilmesi nispeten ucuzdur. Lastik tırtılları eşit olmayan bir biçimde aşındığında ve ne kadar düz giderseniz gidin araç bir tarafa çekmeye başladığında, kontrole girme zamanı gelmiş olabilir. Eşit olmayan lastik aşınmalarını kontrol edin ve bir aşınmaya rastlarsanız tekerleklerin hizalanmasını kontrol ettirin.

3. Adım - Lastikleri dönüşümlü kullanın
Birçok lastik üreticisi, her 7500 km’de bir lastiklerinizin yerlerini değiştirmenizi söyleyecektir. Daha az titiz olanlar için, Uzman bu işlemin, özellikle önden çekişli araçlar için en azından 15,000 km’de bir yapılmasını önermektedir. Ayrıca, farklı lastik dönüşüm tiplerinin mümkün olduğunu da unutmayın. Aracınızın kullanım kılavuzu, araç için tercih edilen yöntemi tavsiye edecektir, siz de bu tavsiyeyi teknisyeninizle paylaşabilirsiniz.

Yukarıdakilere ek olarak, aracınızın sürüşünü, direksiyon ve frenlerini iyileştirmenin en basit yolu, lastiklerinizin doğru basınçla şişirilmesini sağlamaktır. Aracınızı fazla yüklediğinizde, üreticinin tavsiye ettiği şekilde lastik basınçlarını mutlaka arttırın.

by.NaMe
09-10-2008, 09:47 AM
Hatalı sollama katliam yaratıyor !

Toplumların karşılıklı iş birliği ile iç içe yaşayabilmeleri için yaşam standartlarının asgari müşterekte buluşması gerekmektedir. Bu topluluğun bizi kabul etmesi için aşılması gereken en büyük engellerden bir kültürel farklılıklardır. Ayrıca insan hakları da en ön sırada yer almaktadır. Yaşam hakkına bu denli önem veren bir topluluğa, yılda 10 bin vatandaşını trafik terörü altında kurban eden bir toplumun kabul edilmesini beklemek hayal olmaz mı?

Düşünün bir kere, trafik kazalarında sizden 1520 kat daha fazla ölümlü kazaların olduğu bir trafikte otomobil kullanmayı kim ister? Aceleci, sabırsız ve karşı tarafın hakkını hiçe saydığımız için yılda 10 bin kadar vatandaşımız trafik kazalarında ölürken, bir o kadarı da sakat kalarak kalbimizde derin yaralar açıyor. Biz bu haberleri TV kanallarında izleyip, kendimizi trafik kazalarında Avrupa Şampiyonu ilan ediyoruz. İnanılacak gibi değil! Tüm bunlar yaşanırken halen çeşitli yollardan güvenli otomobil kullanmanın önemini anlatmaya çalışıyoruz.

Trafikte otomobil kullanmak bir takım oyunudur. Oyuncuların bu oyunu kurallarına göre oynamak ve karşı tarafa saygılı olmak gibi bir mecburiyetleri vardır. Bu oyunun kurallarına uyulmaması halinde ölüme kadar varan cezaları; oyuncular hem kendilerine, hem de hiç suçu olmayan diğer insanlara vermektedirler. Sonuç, hayat boyu yaşanacak büyük bir vicdan azabıdır. Trafik kazalarının oluş nedenleri arasında, birinci olarak sürücü hatası, ardından yol şartları, otomobilin teknik şartları ve son olarak da hava şartları olarak dört ana başlık söyleyebiliriz.

Sürücü faktörü uzun ve ciddi bir eğitim süresi gerektirir ki bu da bugün ele alınırsa, 15 yıl sonra istenen düzeye gelir ve trafik kültürü oluşur. Bu kültür ancak zorunlu eğitimle gerçekleşir. Ölümcül kazaların yaşandığı şehirlerarası yollar için acilen yeni kurallar getirilerek revize edilmesi gerekir. Güvenlik şeritlerinin, daha hızlı araçlara yol verilmesi için, ağır vasıtalar tarafından kullanılmasının mecburi hale getirilmesi şarttır.

Sizlere güvenli sürüş bilgilerini vermeden önce emniyetli yol şartlarının oluşması ve kaza sayısının azalması yönünde alınacak acil önlemleri ilgililere hatırlatmak istiyorum. Genelde hatalı sollama neticesinde oluşan, hatta katliam olarak değerlendirilen ölümlü kazalar yaşanmaktadır. Bu tür kazalar genellikle şehirlerarası tek şeritli yollarda gerçekleşmekte ve toplu ölümlerle neticelenmektedir.

Son dönemde trafik ekiplerinin yoğun radar kontrolü ile ölüm oranı azalsa da, kaza sayısında bir azalma görülmemektedir. Kazalar düşük hızda gerçekleştiği için ölüm oranı azalmış, sakat kalan sayısı ise artmıştır. Radar kontrollerinin, sürücüyü tuzağa düşürmek yerine, kazaları önlemeye yönelik olması, amacına ulaşması adına çok önemlidir. Aslına uygun maket trafik polisi otoları tehlikeli bölgelere yerleştirerek sürücülerin yavaşlaması sağlanmalı. Aşırı yükleme neticesinde özellikle yokuş çıkan kamyonların düşük hızlarda ve birbirlerine yakın seyrederek adeta tren vagonu oluşturması, hatalı sollama yapan sürücüleri kazaya bir adım daha yaklaştırmaktadır. Ağır seyreden araçların birbirlerine fazla yaklaşmaması ve daha hızlı araçlara kendi araçlarının bir kısmını güvenlik şeridine çıkararak yol vermeleri, bununla birlikte tepe üstünde görev yapan trafik ekiplerinin de bu geçişi hatalı sollama olarak değerlendirip ceza kesmemesi alınacak acil önlemlerden biridir.

Sollama anında yapılan başlıca hatalardan biri de, önümüzde giden ve görüşümüzü engelleyen büyük araçlara fazla yaklaşmaktır. Bu engel, otobüs, otomobil ve kamyon için aynıdır. Sollamayı, trafik kurallarının koyduğu mesafelerde gerçekleştirmememizin nedeni ise, önümüzdeki aracı en kısa sürede geçme düşüncesidir. Bu şekilde yapılan bir sollama, görüş açısını daralttığı için en tehlikeli hatalı sollamadır ve çarpışmaların kaçınılmaz olduğu hatalı sollama çeşitlerinden bir tanesidir. Kurallara uygun olarak başladığınız bir sollama, karşıdan gelen aracın aşırı hızlı olması nedeni ile sollamanızı bitirmeden sizi yakalar ve bu kaza da tutanaklara hatalı sollama olarak geçer. Bu nedenle hız tayininin zor olduğu gece seyirlerinde çok dikkatli olmak ve karşıdan gelen araca selektör yaparak, sollama yaptığınızı belirtmeye dikkat etmenizi öneririm. Hatalı sollama sırasında gerçekleşen kafa kafaya çarpışma olarak tabir ettiğimiz çarpışmalarda, iki aracın kaza anındaki çarpışma hızlarının toplamı ile bir duvara çarpma şiddeti eşittir. (Örneğin 90 X 2 = 180 km/s)

Bugün öğrenin, yarını yaşayın.

by.NaMe
09-10-2008, 09:47 AM
Yol dostu bilgiler

--------------------------------------------------------------------------------

Gündüz, farlarınız da yolunuz da hep açık olsun! Yalnızca görmek için değil, 'görülmek' için farlarınızın gündüz açık olması gerekir
Çünkü farlarınız açık olduğunda, önünüzdeki, arkanızdaki ve karşınızdaki sürücüler tarafından fark edilmeniz çok daha kolay. Yapılan tüm araştırmalar, bunu söylüyor.

Sollamak ya da sollamamak: Hayati bir karar!

Doğru yerde, doğru zamanda, doğru hızda, doğru viteste sollamak!

Yapılması gereken bu. Çünkü sollama, özellikle uzun yolda, sürücünün yapacağı en zor manevralardan biri.

Sollanan aracın yapacağı ani hareketlerin, sollayanı zor durumda bırakabileceği mutlaka hesaplanmalı.

Ayrıca, özellikle bozuk, yokuş aşağı ve virajlı yollarda kesinlikle sollama yapılmamalı; uygun yol durumu beklenmeli.

Sürücü, sollama manevrası yapmadan önce aynalarını kontrol etmeli, arkasından da sinyal vermeli. Daha sonra da, aynaları tekrar kontrol ederek trafiğin uygunluğuna göre sollama yapılmalı.

Takip mesafesi nedir, nasıl ölçülür?

Uzun yolda, önünüzdeki araçla aranızdaki mesafe, takip mesafesidir.

Ölçmek için önünüzdeki aracı, yol kenarındaki sabit bir objenin (mesela bir yol levhası) önünden geçerken izleyin. Sizin, bu objenin yanından, en erken iki saniye sonra geçmeniz gerekir. (Saniye ölçmek için kullanılan en bildik yöntem 'bin bir, bin iki' şeklinde sesli olarak saymaktır.)

Sabit objenin yanından daha kısa bir süre içinde geçerseniz, önünüzdeki araca gereğinden fazla yakınsınız demektir.

Unutmayın;
arka camları görüşe olanak sağlamayan araçlarla aradaki takip mesafesi, alışıldığı gibi 2 saniye değil, 3-4 saniye olmalı. Kötü hava koşulları için de bu durum geçerlidir.

Hava yastıkları, hayat kurtarır
(Doğru kullanıldığı takdirde!)

Hava yastıklarının ortalama ağırlık ve boydaki yetişkinleri korumak için tasarlandığı bilinmektedir.

Bu durumda, olası kaza durumları düşünülürse, 10 yaşından küçük çocuklar kesinlikle ön koltukta seyahat etmemeli; hava yastıkları, mutlaka emniyet kemerleri ile birlikte kullanılmalı.

Suların yarattığı tehlike: Aquaplaning.

Uzun yolda mutlaka karşılaşılan bir tehlike: Yoğun yağmur suları, yolun bir bölümü üzerinde birikebilir, hatta yolu tamamen kaplayabilir.

Yüksek hızlarda bu yüzeylere girildiğinde, aquaplaning yani 'su yastığı üzerinde kızaklama, kayma' ile karşılaşmanız çok normal.

En doğru yöntemler, yağmurlu havalarda önde uzanan yolun çok iyi belirlenmesi, hızın azaltılması, takip mesafesinin arttırılması. Ayrıca, ani yavaşlamalarda arkadan gelen araçlar, mutlaka dörtlü flaşörler yakılarak uyarılmalı .

Hatalı ve eski lastik kullanımı, otomobilinizin karakterini değiştirir.

Farklı basınç değerleriyle şişirilmiş, dişleri aşınmış, yanakları yıpranmış ya da cinsleri farklı lastikleri bir arada kullanmanız, özellikle virajlara girildiğinde otomobilinizin ön ya da arkasının kaymasına, patinaj yapmasına, direksiyon hakimiyetinizin azalmasına neden olur.

Ayrıca, unutmayın: Lastiğin en büyük düşmanı fazla ısıdır. Fazla ısıya da dışarıdaki havanın sıcaklığı değil, lastiğin içindeki düşük hava neden olur.

Yolculuk yakında bitiyor.
Aman gevşemeyin!

Özellikle yaz aylarında yapılan yolculuklarda sürücülerin varacakları yere yaklaştıklarında sabırsızlandıkları, hızlarını arttırdıkları gözlenir.

Ayrıca, yolculuğun sonuna varıldığından, dikkat azalmış, yorgunluk ortaya çıkmıştır. Bu gibi durumlarda en iyisi, varılacak noktaya az bir süre kala mola vermektir.

Ön camınız kırıldı ya da çamur sıçradı... Telaşa gerek yok.

Eğer ön camın birdenbire kırılması sonucu görüşünüz kısıtlanmışsa, derhal sağ sinyal verin ve mümkün olan en hızlı biçimde yavaşlayarak güvenli bir yerde durun. Aslında öndeki aracın niteliğine ve duruma göre, çamur sıçrama olasılığını önceden saptamak mümkündür. Bu durumda tedbir olarak, silecek ve su fıskiyesini önceden çalıştırın.

Durup dururken tehlike yaşamayın.

İyi fren yapmak için, fren pedalına basın ve sonra ayağınızı pedalın üstünden yavaş yavaş çekerek freni gevşetin. Bu, tekerleklerin yeniden dönmesini ve dönerek yavaşlamasını sağlar. ABS; fren sırasında tekerleklerin kızaklanmasını önleyen ve size manevra imkanı veren bir sistemdir. Ancak lastikleriniz iyi durumda değilse ve havaları eksikse, ABS görevini yerine getiremez. ABS kullanımı, normal fren kullanımından farklıdır. ABS'de tehlike anında fren pedalına sonuna kadar basmak, yavaşlama ve durma sağlanıncaya kadar pedaldaki basıncı düşürmemek gerekir.

Sis yoğunlaşıyor... En iyisi hiç ısrar etmemek.

Sisli havalarda yol sınırı belirsizleşir. Yolun nereye gittiğini anlayamayız. Çift yönlü bölünmemiş yol kısımlarında giderken, yolu belirlemek için asla orta çizgileri takip etmeyin: Karşı yönden gelen bir sürücü de aynı şeyi düşünmüş olabilir. Ayrıca, ön camlarda oluşan su taneciklerine karşı, silecekleri sık sık çalıştırmanız gerek. Aslında en iyisi, sis varsa yola hiç çıkmamak. Güvenli bir yer bulun, zaman geçirin. Bırakın sis biraz dağılsın.

Doğru oturuş, doğru direksiyon tutuşu.

Önce omuzlarınızı koltuğa yaslayın. Omuzlarınızı koltuktan ayırmadan, sağ elinizi direksiyonun en üstüne (saate göre 12 yönünde) uzatın. Bileğiniz bu noktayı rahatça kavrasın. Koltuk ayarınızı bu oturuşa göre yapın. Sonra da kollarınızı saate göre 09.15 konumuna getirin.

Bu, doğru tutma biçimidir. Üstelik böylece sürüş sırasında daha az yorulursunuz.

Flaşörlerin asıl görevi nedir?

Dörtlü ikaz lambaları, halk arasındaki deyişle flaşörler, karşılaştığınız bir tehlikeyi arkadan gelene bildirmek için kullanılır.

Bu ikaz lambalarının tünellerde ya da sisli havalarda yakılması yanlıştır. Gün içinde kısa farlarınızı, sisli havalarda ise sis lambalarınızı yakmanız gerektiği düşünüldüğünde, bu farların sizi zaten yeterince görünür kılacağı açıktır.

Sürücü siz olmasanız bile, sorumluluğunuz sürüyor.

Yolculuk yaptığınız aracın sürücüsü aşırı hız yapıyorsa, emniyet kemerini takmıyor, yolcularını takmaları konusunda uyarmıyorsa, koltukta yatar gibi oturuyor, yolculuk sırasında yolcularla konuşuyor, dikkatini yola vermiyorsa... tehlikedesiniz. Onu kesinlikle uyarın.

Gece yolculuğunda farlara dikkat!

Gece yolculuklarında bazı sürücüler, otomobillerinin kısa farları ayarsız olduğunda ve yolu gerektiği gibi aydınlatmadığında, çareyi uzun farlarını yakmakta bulurlar.

Bu da karşıdan gelenler için büyük tehlike yaratır. Yola çıkmadan önce tüm farlarınızın ayarını yaptırmak, hem sizi hem de sizinle yolu paylaşan diğer sürücüleri tehlikelerden korur.

Kar ne güzel yağıyor.
Aman dikkatinizi dağıtmasın!

Karlı zeminlerde, gaza ya da frene basma, dönüş yapma, hız arttırma, yavaşlama gibi her türlü manevra çok daha yavaş ve dikkatli yapılmalı.

Yokuşlarda öndeki araçla aranızdaki takip mesafesini daha uzun tutmalısınız. Ayrıca, kayarken savrulmayı önlemek için direksiyonunuzu kayma yönüne çevirin. Aracınız sağa kayarsa sağa, sola kayarsa sola.

Tekerleklerin kızaklamasına neden olacak şekilde ani fren yapmayın. Dönerken fren yapmamaya özen gösterin. Önemli bir nokta daha: Lastiklerinizin diş derinliği 3 milimetrenin altındaysa size önerdiklerimizi yapsanız da otomobiliniz sözünüzü dinlemeyebilir, bunu unutmayın!

Görebildiğiniz kadar görün.

Üç aynayı da, aracınızın arka uçlarını ve tam arkanızı net olarak görebileceğiniz şekilde ayarlayın. Böylece kör noktaları en aza indirmiş olursunuz.

Trafikte giderken birkaç saniyede bir yan aynalarınızı kontrol edin. Bir aracın yanından geçerken, aynadan göremediğiniz noktayı da saptayın. Sadece önünüzdeki aracı değil, onun önündeki aracı da görmeye çalışın.

Daha iyi yolculuklar için bu noktalara dikkat!

Yolculuğunuz sırasında çok dikkatli olmanız gerektiğini söyledik. Bu arada, ülkemizde dikkatinizi yoğunlaştırmanız gereken bölgelere bir kez daha dikkat çekmek istiyoruz. Farklı hava ya da yol koşulları nedeniyle, haritamızda belirtilen bölgelerde kaza riskinin normalin üstüne çıktığı gözlemlenmiştir.

Tabii bunu, yalnızca dış etkenlere bağlamak yanlış olur. Unutmayın; ne yazık ki trafik kazalarının % 80'e yakın bir kısmı, sürücü hatalarından meydana gelmektedir.

Basit bir gerçek

Yolla iyi dost olmanız için, onu iyi tanımanız gerekiyor. Yol, ona nerede, nasıl davranacağınızı bilirseniz, size hiçbir sorun çıkarmaz. Altınızdan akıp gider. Ama eğer, dikkatinizi kaybeder, yola gereken önemi vermezseniz, aklınızda olmayan durumlarla karşılaşabilirsiniz.

Bridgestone, gerek 'Yol dostu' programlarıyla gerekse uzun süredir yürüttüğü 'Farım da hep açık, yolum da' kampanyasıyla Türkiye'de trafik sorunlarına karşı bilinç uyandırma görevini sürdürüyor. Bu site, bugüne kadar altını çizdiğimiz birçok konuyu kapsıyor, size daha güvenli, daha rahat yolculukların ipuçlarını veriyor.

by.NaMe
09-10-2008, 09:47 AM
95, 98? Oktan Hakkındaki Gerçekler!..
İşte size oktan hakkında bilmeniz gereken en önemli madde: Piyasada satılan araçların (benzinli araçlar) hemen hemen hepsi normal oktan sayıları ile en iyi performansı sağlamak üzere tasarlanmıştır. Dolayısıyla, daha yüksek oktan sayısına sahip bir benzinli yakıt motorunuzun performansını arttırmaz...

Peki nasıl oluyor da akaryakıt . rmaları yüksek oktanlı yakıtın motorunuzun performansını arttıracağını iddia edebiliyor:Bununla ilgili gözden kaçan (veya gözden kaçırılmak istenen !!) durum, yüksek oktanlı yakıtın tüm motorlarda değil fakat bazı özelliklere sahip olan motorlarda az miktarlarda performans artışı gösterebilmesidir.

Bu bahsettiğimiz özelliklerden en önemlisi yüksek performanslı ve yeni tip motorlarda bulunabilen vuruntu-algılama sistemidir (bazı motorlarda oktan-ayar sistemi de bulunur). Yurt dışındaki benzin istasyonlarında satılan benzinler oktan sayısı göz önüne alındığında üç sınıfa ayrılır:- 87 oktan ve altı (regular)- 88-91 oktan (mid-grade)- 92 oktan ve üstü (premium)Aracınız için doğru oktan sayısını nasıl anlarsınız...

Bunu anlamanın tek yolu aracınızın kullanım kılavuzuna bakmaktır. Piyasadaki araçların çoğu “regular” olarak nitelendirilen yakıtlar ile çalışmak üzere tasarlanmıştır. Fakat yüksek sıkıştırma oranları ile çalışan motorlara sahip bazı spor araçlar, eski araçlar ve lüks sınıftaki bazı araçlarda daha yüksek oktanlı yakıtların kullanılması gerekebilir. Fakat paragrafın başında da söylediğimiz gibi hangi benzini kullanmanız gerektiğini anlamak için yapmanız gereken tek şey aracınızın kullanım kılavuzuna bakmaktır.

Daha yüksek oktanlı yakıt motorunuzu daha iyi temizler mi?Akaryakıt istasyonlarında satılan yakıtların hemen hemen hepsinde silindir içindeki birikmeyi önleyici katkı maddeleri bulunur. Motorun temizlenmesine yardımcı olmak bu katkı maddelerinin görevidir ve oktan sayısının bu konuda bir etkisi yoktur.Vuruntu – Oktan sayısı arasındaki ilişki...

Aracınızın motorunu dikkatlice dinleyin... Eğer vuruntu sesi gelmiyor ise aracınızın kullanım kılavuzunda tavsiye edilen yakıtı kullanmaya devam edin. Bildiğiniz gibi vuruntu silindirlerde yanlış zamanda meydana gelen ateşlemeden veya tutuşmadan kaynaklanır ve performanısınızı düşürmesinin yanı sıra uzun süre devam etmesi halinde motora zarar verebilir. Eğer motorunuzda vuruntudan şüpheleniyorsanız daha yüksek oktanlı bir yakıt kullanmayı deneyebilirsiniz. Fakat bunun yerine motorunuzun ateşleme sistemini kontrol ettirmek üzere servise gitmek daha akılcı bir yöntemdir.

Yüksek oktanlı yakıt ile daha çok kilometre yapabilir misiniz?Aracınız, örneğin 87 oktanlı bir yakıt ile çalışmak üzere tasarlanmış ise sizin 98 oktanlı bir yakıt kullanmanız aracınızın aynı benzin ile daha çok yol almasını sağlamaz. Eğer 98 oktanlı bir yakıt kullanmaya başladıktan sonra aracınızın aldığı yol artıyorsa bu, motorunuzun ateşleme avansının tekrar ayarlanmaya ihtiyacı olduğunu gösterir ve bu ayarı yaptırdıktan sonra 87 oktanlı bir yakıt ile aynı verimi sağlayabilirsiniz.

Motor, yüksek oktanlı yakıt ile daha mı kolay çalışır?Bu sorunun cevabı kesinlikle “hayır”dır.Yüksek oktanlı yakıt performansı arttırır mı?Eğer aracınız 87 oktanlı bir yakıt ile çalışacak şekilde tasarlanmış ise daha yüksek oktanlı bir yakıt kullandığınızda motorunuzda bir performans artışı hissedemezsiniz. Daha önce de söylediğimiz gibi eğer hissedilir bir artış oluyor ise bu, motorunuzun ateşleme avansının yeniden ayarlanmaya ihtiyacı olduğu anlamına gelir...

Reklamlarda bahsedildiği gibi aracınızın performansının artması için yüksek oktanlı benzin alıyorsanız bu yazıyı okumanızı tavsiye ederiz...

Oktan ile ilgili gerçekler:

•Yüksek oktanlı benzin, düşük oktanlı benzinden daha yavaş yanar. Bu yavaş yanma da yüksek devirlerde iken motorunuzda vuruntu oluşmasını engeller. Dolayısıyla yüksek oktanlı benzin, vuruntuya daha dirençlidir.
• Eğer motorunuz düzgün çalışıyorsa ve vuruntu gibi sorunları yoksa daha yüksek oktanlı bir benzin türüne geçmenize gerek yoktur.
• Eğer motorunuzda vuruntu veya aşırı ses var ise bunun sebebi mutlaka benzin olmak zorunda değildir. Bu sorunlar motorun elektronik kontrol sisteminden, ateşleme zamanından v.s. kaynaklanıyor da olabilir. Eskiyen motorlarda (150.000 – 200.000) silindir içinde biriken karbon, silindir içi basıncının normalden yüksek olmasına sebep olarak vuruntu meydana getirebilir. Bu da yüksek kilometre yapmış motorlarda normaldir ve biriken karbonlar temizlenerek bu sorun giderilebilir.
• Günümüz otomobillerinin bir çoğu yakıt enjeksiyon sistemine sahiptir. Bu modern otomobillerin, üretici yüksek oktanlı yakıt kullanılmasını tavsiye etmediği sürece, yüksek oktanlı yakıtla çalıştırılmalarına gerek yoktur.

Oktan ile ilgili yanlışlar

• Yüksek oktanlı benzin ile daha fazla yol alırsınız.Genelde araçlar 87 oktanlı benzin ile çalışacak şekilde dizayn edilmiştir ve aynı miktardaki yüksek oktanlı benzin alacağınız yolu arttırmaz.
• Yüksek oktanlı benzin, motorun daha kolay çalışmasını sağlar.Hayır, sağlamaz.
• Yüksek oktanlı benzin motor gücünü arttırır.Aracınızı daha yüksek oktanlı bir benzin ile çalıştırırsanız güçte hiçbir farklılık olmaz.
• Yüksek oktanlı benzin daha fazla ra. ne edilmiştir – daha iyi bir benzindir.Doğru. Fakat bu fazladan uygulanan ra. ne işlemleri zaten oktan sayısını arttırmak içindir ve yüksek oktanlı benzinin tüm motorlar için daha iyi bir yakıt olacağı anlamına kesinlikle gelmez. Bu işlemler sadece yakıtın içindeki hidrokarbon dizilişini değiştirir ve daha yavaş yanma özelliği katar. Bu ilave işlemler ayrıca . yatı da arttırır!..

Vuruntu kısaca kontrolsüz yanma olarak tanımlanabilir. Benzin yapısı gereği çok kolay tutuşabilir. Bujinin amacı, sıkışma sonucu artan sıcaklığa bağlı benzin hava karışımı kendi kendine yanmadan önce ateşlemeyi başlatarak yanmayı kontrol altına almaktır.

Motorlardan daha yüksek verim alabilmenin en önemli çözümlerinden bir tanesi, kompresyon oranını artırarak operasyon sıcaklığını yukarı taşımak ve ayni hacimli motordan daha yüksek verim elde etmektir.Ancak yukarıda da değinildiği üzere, yuksek kompresyon oranı, yüksek sıcaklık, kendi kendine tutuşma olasılığını gündeme getireceği için, yakıtın kimyasal yapısında iyileştirmeye gidilerek, kolayca tutuşum eğilimi daha az olan hidrokarbonların oranı artırılır ve bu da oktan cinsinden ifade edilir.

Özet olarak, kompersyon oranı yüksek ve verim arattırmak üzere tasarlanmış modern motorlar, yüksek oktanlı benzinlere ihtiyaç duyarlar.Vuruntunun zararları...

1- Yanma hızı ve basınçların çok yükselmesi nedeniyle, piston ve yataklar üzerine inen darbeler bu elemanların malzemelerinin yorulmasına neden olur.

2- Ani basınç yükselmesi ile meydana gelen basınç dalgaları titreşimlere neden olur. Bu titreşimler ısı kayıpları ve yakıt sar. yatını arttırarak verim ve gücü düşürür.

3- Sıcaklıkların artması, motorun daha fazla ısınmasına neden olur ki bu da vuruntuyu daha fazla şiddetlendirir. Bu ve buna benzer daha birçok zararlara neden olan vuruntu olayını önleyebilmek için, ilk olarak, kullanılan yakıtın kendi kendine tutuşma yeteneğini düşürülmesi sağlanmalıdır. Böylece yakıtın vuruntuya direnci arttırılır. Bu nedenle, ilk çözüm olarak, benzinin vuruntuya daha çok dirençli hidrokarbonlardan teşkil etmeye çalışmak olacaktır. Teşkil edilen benzinin vuruntuya direnci “Oktan Sayısı” denilen bir değer ile anlaşılır. Oktan ÖlçümüBenzinlerin vuruntuya karşı dirençleri hakkında . kir veren ‘oktan sayısı’ değerleri, sıkıştırma oranı değiştirilebilen ve vuruntu değeri elektrikle ölçülen bir benzin motoru (C.F.R-Cooperative Fuel Research Motor) ile saptanır. C.F.R motoru ile yapılan deneyde, oktan sayısı ‘100’ olarak kabul edilen izo-oktan ile ‘0’ olarak kabul edilen normal heptan yakıtları referans yakıt olarak kullanılır. Oktan sayısı saptanacak benzin,

1- C.F.R motoru yakıt deposuna doldurulur

2- Yakıtın motora giriş sıcaklığı ile motor devir adedi,kullanılacak yöntemlere göre belirli değerlerde sabitleştirilir, motordan vuruntuyu haber veren darbe sesleri gelinceye kadar sıkıştırma oranı arttırılır.

3- Oluşan vuruntunun miktarı nokmetre(knockmeter) ile saptanır ve yakıt deposu boşaltılır.

4- Bundan sonra depoya, muayyen yüzdeler dahilinde izo-oktan ile heptan doldurulur. Daha önce saptanmış devir sayısı, giriş sıcaklığı ve sıkıştırma oranı değiştirilmeksizin aynı vuruntuyu meydana getirecek şekilde, izo-oktan ile heptan yüzdeleri değiştirilmek suretiyle deney tekrar edilir.İlk bulunan vuruntuya eşit bir değer ortaya koyan deneyde kullanılmış olan izo-oktan yüzdesi, deney benzinin oktan sayısını verir. Örneğin, aynı vuruntuyu elde edebilmek için %95 oranında izo-oktan kullanılmış ise, deney benzinin Oktan Sayısı 95’dir.

by.NaMe
09-10-2008, 09:48 AM
Emniyet kemeri gerekli çünkü
Emniyet Genel Müdürlüğü'nün resmi internet sitesinden alınan bilgiye göre, doğru takılmış bir emniyet kemeri insan bedenini, çarpma etkisiyle vücutta meydana gelen sarsıntının kademe kademe azalmasını sağlayıp, çarpma etkisini vücut yapısındaki en güçlü noktalara yönelterek, koltuktan fırlamayı engelleyerek, hassas ve en önemli organların yer aldığı kafa ve omuriliğin herhangi bir yere çarpmasını önleyerek koruyor.

Üç noktalı emniyet kemerleri, otomobilde seyahat edenlerin ağır yaralanma risklerini yüzde 45, kamyonetlerde yüzde 60 oranında azaltıyor.

Ölümlü kazalarda emniyet kemeri kullananların yüzde 24.8’i hiç zarar görmeden kazayı atlatırken, emniyet kemeri kullanmayanlarda bu oran yüzde 6.3’te kalıyor.

Yapılan araştırmalara göre, emniyet kemeri kullanımı, arka koltukta meydana gelen ölüm ve yaralanmaların üçte ikisini, ön koltuktaki ölümlerin yüzde 6’sını önlüyor. Bütün ağır yaralanmalarda ise arka koltuk emniyet kemerleri yaralanmanın şiddetini yüzde 50 oranında azaltıyor.

İngiltere’de yapılan başka bir araştırmaya göre, daha düşük oranda emniyet kemeri kullanan arka koltuk yolcularının yaralanma riski 2 kat, fırlatılma riski 7 kat daha fazla oluyor. Emniyet kemeri takmamış arka koltuk yolcuları, en çok kafa, yüz ve boyun zedelenmelerine maruz kalıyor.

KISA YOLCULUKLARDA EMNİYET KEMERİNİN ÖNEMİ

Birçok sürücü, kısa yolculuklarda emniyet kemerinin hiçbir işe yaramadığını düşünüyor, ancak emniyet kemeri kullanımını en çok gerektiren aslında kısa mesafeler oluyor. Çünkü ölümlü trafik kazalarının yüzde 80’i sürücülerin evlerine 30-35 kilometre uzakta ve saatte 55-60 kilometre hızın altında gerçekleşiyor.

Ayrıca kazalardaki ölümlerin yüzde 35’i şehir içinde ve büyük olasılıkla günlük güzergahlar üzerinde meydana geliyor.

Emniyet kemeri kullanılmıyorsa 30 kilometre hızla çarpıldığında bile ağır yaralanma riski çok fazla oluyor.

Araştırmalar, emniyet kemeri takmamış yaralıların yüzde 70’inin, 50 kilometreden daha düşük bir hızda yol alırken yaralandığını, 50 kilometre hızdaki bir çarpmanın, 4. kattan düşmeyle eşdeğer olduğunu ortaya koydu.

ÇARPMANIN ETKİSİ TONLARLA İFADE EDİLİYOR

Bazı sürücüler düşük hızdaki çarpmalarda araç içinde sıkıca tutunup etkiyi düşüreceğine inanıyor. Bunu yapmak için öncelikle saniyenin dilimlerini kullanabilmesi ve çok güçlü kol kaslarına sahip olması gerekiyor.

Kol kasları 25 kilogramın üzerindeki bir güce çok fazla dayanıyor. Ancak bir duvara 50 kilometre hızla çarpma esnasında iki tonu geçen bir etki oluşuyor ve buna engel olmak için 75 kilogram güç gerekiyor. Kollar bunu engelleyemiyor, ancak 2,5-3 tonluk bir etkiye direnebilecek şekilde tasarlanan emniyet kemeri, kol ve bacakların parçalanmasını önleyebiliyor.

Yapılan araştırmalar, kaza anında en iyi yerin aracın içi olduğunu ortaya koyuyor. Aracın dışına fırlatılma durumunda, ölüm riski 25 kat daha fazla oluyor.

Araçtan fırlayan kişi, yumuşak ve yeşil çimlerin üzerine düşmüyor. Fırlama ile kişi aracın ön camına, kaldırıma, başka bir araca çarpabiliyor.

Hava yastığı, yalnızca önden şiddetli çarpmalara karşı ek bir koruyucu görevi görüyor. Sürücü için hava yastıkları, kemerlerle sabitlenmiş olan vücudun, baş ile direksiyon arasındaki temasını engelliyor. Hava yastığı, emniyet kemerinin etkinliğini yüzde 40 oranında artırıyor.

Hava yastıkları, yandan çarpma ve savrulmayı önlemede hiçbir zaman emniyet kemerinin yerini tutmuyor.

by.NaMe
09-10-2008, 09:48 AM
Güzel havalarda sevdiklerinizle aracınızla seyahat etmeden önce temizlik şart. Peki sağlıklı bir temizlik nasıl yapılır?

Bazı otomobillerin eski gözükmelerinin nedeni, boyasının yıpranmasıi bunu da nedeni otomobilin yanlış yıkanmasıdır.

-Otomobilinizi hiçbir zaman fırça ile yıkamayın. Sünger, mümkünse alışveriş merkezlerinde satılan bu iş için yapılmış olan doğal süngerleri tercih edin.

-Hortum, kova ve otomobil yıkamak için yapılmış bir şampuan kullanın. Böylece hem kirler çabuk çözülecek hem de kova kullandığınız için daha az su kirleteceksiniz. Hortumun ucunda suyu kesen bir tabanca olmasına özen gösterin.

-Aracınızı her zaman tavanından yıkamaya başlayın, kaput ve bagajdan sonra kapılara, ordan tampon, kapı altı ve jantlara geçin. Siz temizden kirliye giderken süngerinize daha az kir birikir ve dolayısıyla arabanızın çizilme ihtimali de azalır.

-Arabanızı duruladıktan sonra kullanacğınız bezin yine otomobil kurulamak için yapılmış sentetik güderi denilen sarı bezler olmasına işinizi kolaylaştırır. Yanlış kurulama aracınızda hem çizilmelere hemde lekeler kalmasına neden olur. Doğal bezler sizi uğraştırırken sentetik güderiyi sıktığınızda hem eliniz acımaz hemde serbest bıraktığınızda anında gevşer.

Eğer işi daha da ciddiye alıyor ve bir pazar gününü otomobilinizin temizliğine ayırmak istiyorsanız, detaylı temizlik için gerekli bilgiye ihtiyacınız var demektir.

by.NaMe
09-10-2008, 09:48 AM
http://img522.imageshack.us/img522/5859/intercoolerkit5b15dio8.jpg

Intercooler'ın adı herkes tarafından bilinir fakat bu parçanın tam olarak ne iş yaptığını tam olarak bilmeyiz.Şimdi bu parçanın görevini anlatmaya çalışacağım. Her araçta olduğu gibi Turbo otomobillerdede motora giden hava önce HavaFilitresi elemanından geçer.İçeri alınan hava silindirlerin içindeki patlamadan sonra Turbo kompresorune gelir ve burdanda Intercooler'a pompalanır. Kompresyona uğrayan hava ısınır, ısınan hava ise genişler.İçerideki havanın ısınmasının sebebi Turbonun sıcak olmasından değil, kompresyona uğramasından dolayıdır.WRX'lerde bulunan scoop(Subaruların önündeki hava girişi) içeriye aldığı soğuk hava sayesinde diğer tarafa geçmekte olan(içeriye alınan kompresyona uğramış hava) sıcak havayı yoğunluğun artmasına ve daha fazla hava molekküleri içermesine yardımcı olur.Artık soğuyan ve hava molekküleri artan gaz emme manifoldundan tekrar içeri alınır ve burda kompresyona uğrayan hava, ısınır.Isınan hava ise genişler bu yüzden turbodan gelen basınç artışı havanın motora gitmeden önceki ısınmasının sonucudur.İyi bir güç artışı için silindirler daha fazla hava moleküllerine ihtiyaç duyarlar, sadece basınç motorun gücüne artırmaya yetmez.

Motora girecek en soğuk hava alabileceğiniz en yüksek güç anlamına gelir.Bu yüzden intercoolerın büyük olması demek daha fazla havayı moleküllerine ayırıp daha soğuk havayı motora gönderebileceği anlamına gelmektedir.Intercoolerın soğutmasına yardımcı olmak amacı ile intercoolera su püskürten kitler bulunmaktadır.Bu kitlerin açıklamalarını ''ter spray''adı altında bulabilirsiniz.

by.NaMe
09-10-2008, 09:48 AM
http://www.potn.co.uk/watermark1%7EPOTN%7Eimages/blitz/imblitzdump-425x425.jpg



http://history.nasa.gov/alsj/DumpValve.jpg
Dump Valve, turbo beslemeli otomobillerde turbo basıncını sürekli yüksek tutarak gaz tepkisini arttırmak için üretilmiş bir parçadır.

Turbo beslemeli otomobillerde ayak gazdan çekildiğinde turbo hala dönmeye devam etmektedir, fakat turbonun bastığı havanın gideceği bir yer olmadığı için oluşan yüksek basınç turbo pervanesine büyük bir kuvvet uygulayarak pervaneyi aniden yavaşlatır. Gaza tekrar bastığınızda turbo basıncının tepe noktasına gelebilmesi için pervaneyi tekrar hızlandırmak gereklidir ve bu esnada istenilen turbo basıncı elde edilemediği için büyük bir performans kaybı yaşanır. Dump Valve işte bu performans kaybını önlemek için vardır.


Dump Valve vasıl çalışır?

Ayağınızı gazdan çektiğinizde Dump Valve hemen devreye girerek turbonun bastığı havayı dışarı verir, bu sayede turbonun önceden bastığı hava geri tepmeyeceği ve bir geri basınç uygulamayacağı için pervane yavaşlamaz, sizin de tekrar gaza bastığınız anda pervane yavaşlamamış olduğu için turbo basıncı hemen tepe noktasında ulaşır ve siz ani gazdan çekme ve basmalar arasında performans kaybı yaşamamış olursunuz.

Dump Valve'in faydaları?

* Turbo pervanesi üzerindeki olumsuz geri basıncı önleyerek turbonun ömrünü uzatır.

* Turbo pervanesinin hızının yavaşlamasını engelleyerek turbo basıncını sürekli yüksek tutar. Yüksek turbo basıncı yüksek güç anlamına gelir.

* Gazdan çekme ve gaza basma arasındaki eski ısınmış havayı dışarı verip yeni, soğuk havayı içeri aldığı için artı güç sağlar.

by.NaMe
09-10-2008, 09:48 AM
ALTERPOWER



Alternatör nedir?
Alternatör aracınızın aküsünü şarj etmeye yarayan cihazdır. Motorunuz çalıştığı sürece alternatör sürekli akünüzü şarj eder, bu şarj sırasında da belli bir miktar güç sürekli alternatör'e harcanır.

Alterpower nedir?
Alterpower, sizin güce ihtiyacınız olduğu anlarda alternatör bağlantısını devreden çıkartarak motorunuzdan çalınan 2 ila 6bg gücü tekrar size kazandırtan bir sistemdir.
Alterpower nasıl çalışır?
Gaz pedalına %75'ten fazla bastığınız zamanlarda Alterpower iş başına geçer ve alternatör bağlantısını devreden çıkartır, bu sayede motorunuz aküyü şarj etmesi için alternatöre enerji sağlamak zorunda kalmaz, bu da alternatörün çalışması için gerekli olan gücü sizin kullanımınıza açar.
http://img104.imageshack.us/img104/2926/baglanti01trbg1.gif (http://imageshack.us/)



Peki bu sırada akü şarj edilmeyince ne olur?
Alterpower sadece sizin anlık güç ihtiyaçlarınızı karşılamak için üretilmiş bir cihazdır, bu nedenle sadece gaza %75'ten daha fazla bastığınız zamanlarda çalışır. Siz şehiriçi trafiğindeyken, uzun yolda sabit hızda seyahat ediyorken, yani performansa ihtiyaç duymuyorken alternatörünüz sürekli devrede kalır ve akünüzü şarj etmeyi sürdürür, ta ki siz yeri geldiğinde gaz pedalına sonuna kadar basarsınız, işte o anda Alterpower devreye girer ve size ekstra bir güç kazandırır.

Sistemin güvenliği
Dolu bir akü yaklaşık 20 dakika boyunca şarj edilmeden görevini sürdürebilir, ancak akünüzde herhangi bir sebepten dolayı güç düşüklüğü yaşandığı zaman (siz tam gaz yapsanız bile) Alterpower otomatik olarak devreden çıkarak sistemin tekrar aküyü şarj etmesini sağlar. Yani Alterpower'de her türlü güvenlik düşünülmüştür, tamamen elektronik olarak akünün yük miktarı gözlenerek gerekli durumlarda şarj etme işlemi devam ettirilebilir.
http://img104.imageshack.us/img104/592/baglanti02trqs1.gif (http://imageshack.us/)



Alterpower ne kadar güç kazandırır?
Farklı araçlarda farklı kapasitelerde alternatörler bulunmaktadır, eski otomobillerde düşük kapasiteli alternatörler bulunduğu gibi, donanımı yüksek elektrik ihtiyacı fazla yeni otomobillerde daha yüksek kapasitede alternatörler bulunmaktadır.
Aracınızın yapısına göre Alterpower 2 ila 6bg arasında ekstra güç sağlar. Yeni nesil otomobillerde genelde yaklaşık en az 3-4bg güç artışı görülmektedir.

by.NaMe
09-10-2008, 09:49 AM
Olayın Mantığı √
Egzoz sistem modifiyesinin mantığı motorun egzoz subaplarundan çıkan atık gazların dışarıya daha kolay atılmasını ve pistonların artık egzoz gazlarını o küçük borulardan ve susturuculardan dışarıya postalamak için uyguladıkları direncin azaltılmasını sağlamaktır. Standart egzoz susturucuları, adından da belli olacağı üzere motorun, egzoza yansıyan seslerini susturmak için yapılmışlardır. Ama bu susturma işlemi sırasında da egzoz gazlarının çıkışını zorlaştırırlar ve bu da arabanın performansının olabileceğinden daha düşük olmasına sebep olur. İşte bu olayda, modifiyeciler için performans tipi egzoz susturucularu üretilmiştir. Bu susturucular egzoz sesini fazla kesmezler, gaza bastığınızda baya bir bağırırlar, ama aynı şekilde motordan çıkan gazın dışarıya kolay bir şekilde atılmasını sağlarlar. Aslında çıkardığı ses de çok sportif bir sestir. Malum yarış motorsikletlerinin çıkardığı seslere benzer sesleri.

-Olayın Uygulaması √
Bir egzoz sistemi üzerinde 2 tane susturucu ve enjeksiyonlu arabalarda bir de katalitik konvertör bulunur. (Egzoz gazını temizleyen bir alet). Bu 2 susturucu, orta susturucu ve arka susturucu olarak adlandırılırlar. Bir egzoz modifiyesinde, öncelikle arka susturucu değiştirilmelidir. Arka susturucuyu değiştirmek, orta susturucuya nazaran daha yüksek performans artışı sağlarlar. Aslında en iyi performans için komple bir egzoz sistemi uygulaması yapmak gerekir. Bu uygulama, orta ve arka susturucuların, performans tipi susturucularla değiştirilmesi, egzoz borularının daha geniş borularla değiştirilmesi ve katalitik konvertörün iptali ya da performans tipi katalitik konvertörlerle değiştirilmesinden oluşmaktadır. Olayın en sonunda ise Headers denilen, egzoz manifoldu sisteminin değiştirilmesi vardır. Fakat bu olayın maliyeti diğerlerine göre daha yüksek olduğu için genelde en son olarak uygulanır.

-Avantajları Dezavantajları √
Ses olayına girmek uygun olmaz. Bu kimisinin rahatsız olacağı, kimisinin ise hoşlanacağı bir durumdur. Fakat ses olayıda susturucu markalarına göre değişebilmektedir. Supersprint susturucularının onaylı olduğu ve az ses çıkardığı bilinmekle beraber, Remus susturucularının da daha fazla performans verdiği fakat yüksek sesinden dolayı başınıza polisleri topladığı bilinmektedir.
Modifiye edilmiş egzoz sisteminin motor performansını etkileme konusuna gelirsek. Performans, farklı devirlerde farklı değişiklikler gösterir. Motor gücünde, yüksek devirlerde (4000 ve üstü) %10'lara kadar varan farkedilir bir artış yaşanmasına rağmen, düşük devirlerde de (3000 ve altı) bir miktar güç düşüşü görülmektedir. Yani bu modifiye sistemini ancak aracınızı devirli olarak kullanıyorsanız uygulamanız mantıklıolur. Aksi takdirde, şehir içi veya sakin kullanımlarda beklediğiniz etkiyi bu sistemden göremezsiniz... Düşük devirli kullanımlar için en uygun modifiye Chip Tuning'dir.

-Maliyet √
Katalitik konvertör iptali, konvertörün yerine ve şekline göre 20-50 milyon arasıbir maliyete söktürülebilmektedir.
Performans tipi Supersprint veya Remus marka arka susturucu fiyatları 400-600 euro civarlarındadır, orta susturucular ise bunlardan biraz daha pahalıdır.
Headers egzoz manifoldu sisteminin maliyeti ise 1000 eurolara kadar varabilmektedir

by.NaMe
09-10-2008, 09:49 AM
Otomatik Şanzıman Bakımı

Tork konvektörü, debriyaj, servo, hidrolik sistemi, solenoid, sübap ve vites kademeleri gibi unsurları içinde barındıran alüminyum muhafazaya sahip şanzıman türüdür. Otomatik şanzımanın en büyük özelliklerinden biri üretici firmaların en uygun hızlanma ve tork devirlerini hesaba katarak ayarladıkları vites değişim süreleri ile kullanıcı hatasından oluşabilecek sorunların en aza indirgenmesi ve aracın yakıt ekonomisine katkıda bulunması sağlanır. Her ne kadar otomatik vitesler manual viteslere göre araçların performansını olumsuz yönde etkiliyor olarak bilinsede geliştirilen yeni teknolojilere sahip araçların sahip olduğu otomatik vites seçenekler her geçen gün performans açısındanda daha iyiyi sürücüsüne sunmaya başlamıştır.

Manuel şanzımanlar motordaki gücü tekerleklere taşırken debriyaja ihtiyaç duyarken otomatik şanzıman bu işi tork dönüşümü yapan yağ içerikli bir sistem aracılığıyla halledilir. Yarı otomatik şanzımanlı araçlarda ise vites değişimi debriyaj olmadan manuel olarak yapılabilmektedir, bu araçlarda ise kavrama elektronik veya vakum sistemi ile kontrol edilmektedir. Otomobilinizin her parçası gibi Otomatik şanzımanda bakıma gereksinim duyar. Aracın ve şanzımanın tipine göre yapılması gereken bakım süreleri aracın el kitabında bulunabilir. Genel olarak uygulanan bakım her 40.000 kilometrede yada 2 yılda bir şanzıman yağının ve filtresinin değiştirilmesidir. Özellikle römork bağlı, hızlı duruş kalkış yapan, dağ bayır inip çıkan sürücüler şanzıman yağının kontrolünü aksatmamalıdırlar. Şanzıman yağı değişimi aslında kendinizin bile yapabileceği, çok fazla teknik bilgi ve ustalık gerektirmeyen bir işlemdir, eğer aracınızla ilgilenmeyi seviyorsanız yağ değişimi sırasında eğlenebileceğinizi bile söylemek mümkün. Bunun için yapmanız gereken aracınızın bakımını yapan servisde ki ustadan bu işin nasıl yapıldığını uygulamalı olarak görmeniz.

by.NaMe
09-10-2008, 09:49 AM
Araçların Ünitelerinde ki Sıvıların İşlevleri & Bakımları

Araçların çalışma unsurlarında önemli görevleri olan yağ, antifriz, gaz, asit ve su gibi araç bünyesinde bulunan sıvılar kaputun altında kendilerine ait haznelere sahipler. Eksildiği zaman tamamlanan yada bakımı yapılan bu sıvıların bakım zaman aralıkları değişkenlik göstermektedir. Araç ve sürücüsü için hayati önem arz eden bu sıvıların kullanma kılavuzu yada talimatnamesine göre belirtilen bakımlarının yapılması gerekmektedir.

Bahsi geçen kılavuzda depoların litre hacimlerinden hangi sıvının doldurulması gerektiğine, sıvıların kalitesinden işlevine pek çok bilgi sunulmaktadır.

Aracımızın ünitelerinde yer alan belli başlı sıvılar:
Motor yağı
Motor yağı, motorun tüm hareketli aksamı üzerinde film şeklinde ince bir tabaka oluşturarak sürtünme ve aşınmayı azaltır, bu da tekerleklere daha fazla güç aktarıldığı anlamına gelir. Motor yağı içerdiği deterjanlar vasıtası ile motoru temizlemeye yardımcı olur, pasa karşı korur ve aynı zamanda silindirlerin çevresindeki aşırı sıcağın bir bölümünü kartere indirmeye yardımcı olur. Yağın kullanma kılavuzuna göre bakımı yapılır.

Motor yağları hakkında merak ettiğiniz herşey.

Şanzıman yağı
40.000 ile 60.000 kilometrede yada 2 yılda bir değiştirilmesi önerilen şanzıman yağının tavsiye edilen bakım / değişim oranları araçların el kitabında mevcuttur.

Otomatik şanzıman bakımı.

Direksiyon hidroliği
Hidrolik direksiyon sistemlerinde kullanılan hidrolik yağı çoğunlukla sorun çıkarmayan sıvıların başından gelir. Her ne kadar sızıntı olasılığı düşük olsada periyodik bakımlarda servis tarafından kontrol edilmeli ve eksikse tamamlanmalıdır.

Fren Hidroliği
Özellikle havanın uzun süreli sıcak olduğu yerlerde eskiyen hidrolik yağı kaynama yapabileceğinden ortalama 1.5 yılda bir kez değiştirilmesi gerekmektedir. Sızıntı bile olmasa zamanla fren pistonları ile balataların sıkışması sonucu oluşturduğu boşluğa dolduğundan kendi kendine azalır.

Klima gazı
Uzman ve bilgili kişiler haricinde açılmaması gereken ve motor kaput kilidinin arka kısmında bulunan alüminyum borular üzerindeki kapaklardan dolumu yapılan klima gazı kesinlikle yetkili servis tarafından ve uzman kişilerce doldurulmalıdır. Yılda 1 kere kontrolü gereken klima gazının 2 yılda 1 değiştirilmesi öngörülmektedir.

Antifriz
Radyatörün paslanması ve soğuk havalarda suyun donmasını engellemek için radyatör suyuna ilave edilen antifriz yılda 1 sefer kontrol edilmeli ve gerekiyorsa değiştirilmelidir.

Cam Suyu
Deterjan katkılı suyun konması camların temizliği açısından daha olumlu olduğundan saf su yerine katkılı su kullanılması tavsiye edilen Cam Suyu bittikçe eklenerek doldurulmalıdır.

by.NaMe
09-10-2008, 09:49 AM
Otomobil parçalarına servet yatırmayın

Çoğu zaman aldığınız arabanın kendi maliyetinden belki de daha fazla yedek parçalarına bütçe ayırıyorsunuzdur. Peki nasıl bu sorundan kurtulup arabanızın keyfini dilediğinizce süreceksiniz. Artık bu sanılandan daha kolay. Haberimizi dikkatli okuyun! Boşa giden paranız cebinizde kalsın.


'Araban var mı derdin var’ sözünü her otomobil sahibi bilir ve bu sözün gerçekliğine hak verir. Çünkü bu dert, sadece çıldırtan trafikten, uçuk vergilerden ibaret değildir. Derdin büyüğü, arabanın bakımında ya da parça değişiminde ödenen yüksek fiyatlardan doğar.
Çoğu zaman aracınızın sorunu, hiç anlamadığınız bir dille ve bilmediğiniz kelimelerle size anlatılır, karşınıza uzun bir parça listesi ve yüklü bir fatura çıkarılır. Arabanızı düşünüp ‘sorun çıkmasın’ diyerek liste ve faturayı kabul eder, cebinizin boşalmasına rıza gösterirsiniz.

Peki, aracınızın servisteki bakım ve yedek parça maliyetinin gerçekte bu kadar yüksek olmadığını biliyor musunuz? Aracınızdaki problemin büyütülerek size gereksiz yere parça aldırıldığını ve fazla ödediğinizi?... ‘Yetkili servis’ dışındaki özel servislere gittiğinizde aracınızın garanti kapsamından çıkmayacağını?... Yerli ya da yan sanayi değil, aynı yedek parçanın, biri diğerinden iki kat fazla fiyata nasıl satıldığını?... Mesela, bir parçası değiştirilirken araca gerçekten uygulandığından emin misiniz? Yedek parçaların fiyatlarının, araç sahibinin ekonomik durumuna göre belirlendiğini söylesek, ne dersiniz? Araç sahibinin eğitim seviyesi yükseldikçe araba ile ilgili bilgisizliğinin arttığını ve daha çok ödediğini de ekleyelim buna.

Tamircilerden servislere, ithalatçı firmalardan yedek parçacılara kadar sektörde bir araştırma yaptık; nasıl ve neden fazla para ödediğimizi hayretle gördük. Otomobiliniz kadar cebinizi de düşünüyorsanız, bu haber sizi ‘uyandıracak’.

Tamirciler, servisler, büyük ithalatçı firmalar ve yedek parça satışı yapanlar ile görüştük ve servislere yedek parçacılara nasıl yok yere fazla para ödediğimizi başlıklar halinde, ayrıntılı bir biçimde çıkardık. Bununla da kalmayıp işin ehlinden ne yapılması gerektiği konusunda da tüyolar aldık. Aracınız kadar cüzdanınızı da düşünüyorsanız...

Ürünün uygulandığından emin misiniz?

Aracınızın bir parçasının değiştirilmesi durumunda serviste ürünün araca gerçekten uygulanıp uygulanmadığını bilemiyorsunuz. Bu, kuşkusuz genele teşmil edilebilecek bir durum değil. Örneğin arabanızın debriyaj setinin değiştirilmesi gerekiyor. Ancak bu setin içinde baskı, balata ve rulmandan biri henüz kullanılabilir durumda olduğu için değiştirilmemiş olabilir.

Aracınızdaki problem, büyük olmayabilir

Aracınızda ortaya çıkan bir arıza sonrasında ya da yaptırdığınız bir ‘check-up’ta, sorun söylendiği kadar büyük olmayabilir. Çünkü sorun büyütülerek haksız bir gelir elde edildiği sektörde bilinen bir gerçek. Araba sahipleri sorunun derecesini anlamadığı için hiç gerekmediği halde pek çok parça değiştiriliyor ve araç sahibi, ya da kasko şirketi yok yere para ödüyor. Bir araç sahibinin aktardığı anekdot, size de tanıdık gelebilir: “Servise gittik, arabanın önünden ses geldiğini ve bakılmasını söyledik. Usta saymaya başladı çırağa: ‘İki rot başı, iki rotil, salıncak, aks…’ Ve daha bir sürü parça söyledi. ‘Bunları temin edip gelelim.’ dedik ve çıktık. Tanıdık bir ustaya gittik. ‘Hiçbir şeye gerek yok, on bin km yaptıktan sonra gel, iki aksı değiştiririz, sorun kalmaz.’ dedi.

Kavram kargaşası cebinizden çalıyor

Araç sahiplerinin cebinden çalan bir diğer faktör de sektörde yaşanan kavram kargaşası. Yeni araç sahibi iseniz servisinizden duyduğunuz bir cümledir: “Yetkili olmayan bir servise götürdüğünüzde araç, garanti kapsamından çıkar.” Ancak aracınızın hangi şartlarda garanti kapsamında olup olmadığı size pek söylenmez. Çünkü arabada sorun çıkartabilecek pek çok parça garanti kapsamında değildir. Çoğunlukla sadece motor, şanzıman ve bunların yan ekipmanları garanti kapsamındadır. Bu ekipmanlarda bir fabrikasyon hatası olduğunda gerçekten ücretsiz olarak tamir edilir ya da değiştirilir. Ancak bunlarda da zaten verilen garanti süresi içinde genelde hiçbir sorun çıkmaz. Öte yandan servisin ‘eğer bunların dışındaki bir parçayı da yetkili servis dışında bir yere değiştirtirseniz, garanti altında olan bu aksamın garantisi de kalkar.’ cümlesinin de doğruluk payı yok. Bu, kötü niyetle söylenmiş bir cümle değilse bile en azından size verilmiş yanlış bir bilgi. Dolayısıyla ‘aracınız garanti kapsamından çıkar’ korkutmacası, aslında sizi servise bağlamaktan ve sizi daha fazla ödemeye mecbur kılmaktan öte bir işlev görmüyor.

Her servis yetkili, daha fazla ödemeyin!

Araç sahiplerinin aleyhine işleyen kavram kargaşalarından bir diğeri ise ‘yetkili servis’ meselesi. Daha önceki yıllarda aracın garanti kapsamında olması için yetkili servise gitme zorunluluğu vardı. Ancak yapılan yasal düzenleme ile 1 Ocak 2007’den bu yana yetkili servisler dışındaki bağımsız servisler de eğitimli personel bulundurmak şartıyla ‘yetkili’ konumunda ve tamir-bakım yapma hakkına sahip. Yetkili servislerin tekelinde bulunan servis hizmetini tüketici lehinde genişleten bu yasal düzenleme, yetkili yetkisiz bütün servisleri daha iyi, kaliteli ve ucuz hizmet vermeye mecbur bıraktı. Fakat pek çok araç sahibi kendi lehine olan bu gelişmeden haberdar olmadığı için, hâlâ yetkili servise gitmek zorunda olduğunu düşünüyor ve bu haberdar olmamanın maliyetini cebinden ödüyor. Zaten tüketici araç alırken bu değişiklikten pek haberdar edilmiyor. Çünkü araç satışlarında kâr marjları, geçmişe oranla çok düşmüş durumda. Böyle olunca araç da satan servisler, asıl cirolarını servis hizmetinden ve yedek parçadan yapıyor.

‘Orijinal parça’ gerçekten pahalı mı?

Türkiye’de araç sahiplerinin cebini boşaltan bir diğer sebep de ‘orijinal parça’nın ne olduğu konusunda yaşanan kavram kargaşası… ‘Orijinal parça’ aracın markasının kutusunda satılan üründür. Ancak orijinal parçanın ne olduğu konusunda bir bilgi kirliliği yaşandığı için tüketici bu bilgi kirliliğinde yanıltılabiliyor ve daha fazla ödemek zorunda bırakılıyor. Bunu bir örnekle açıklayalım: Volkswagen bir model ürettiğinde aracın pek çok parçasını çeşitli firmalara sipariş eder. Örneğin farını orijinal ekipmana üretim yapan Visteon’dan alır ve arabaya monte eder. Bir miktar daha alıp onu Volkswagen yazılı kutuya koyar ve yedek parça olarak piyasaya verir. Bu kutudaki far, ‘orijinal yedek parça’dır. Visteon firması da ürettiği bu farı, yani aynı ürünü Visteon yazılı kutunun içine koyar ve piyasaya sürer. (Araştırdık, bu far, bugün Volkswagen kutusunda 297 YTL’ye ya da daha fazlasına, Visteon kutusunda 127 YTL’ye satılıyor.) Başka bir Alman firması Meyle de aynı farı üretir ve o da ürünü piyasaya sürer. Fiyat daha da aşağıya düşer. Ürünün üzerinde ‘made in Germany’ yazdığı için bu ürün de Türkiye’de tamirci ya parçacı tarafından ‘orijinal’ adıyla araç sahibine satılır. Hal böyle olunca, bu kargaşada ‘orijinal’ olmayan bir farı, yani 100 YTL’yi bulmayacak bir parçayı üç katı fiyatına, ya da gerçek fiyatından ‘orijinal’ adıyla almanız işten bile değil. Bu örnek, bütün markaların yedek parçalarının yaklaşık yüzde 80’i için geçerli.

Fiyat araç sahibine göre belirleniyor!

Pahalı bir arabaya binen ile ucuz bir arabaya binen iki tüketici aynı parçaya farklı fiyatlar öder. Bu farklılığın tek sebebi, pahalı arabaya binenin daha fazla ödeyebilme gücünün olmasıdır. Çünkü bir aracın modeli yükseldiğinde her parçası değişmez ve bu parçaların fiyatları da yükselmez. Arabada değişen, onun fiyatını artıran neden, aracın kullanım özelikleridir, konforudur, güvenliğinin artışıdır. Söz gelimi aynı marka otomobilin 1997’de üretilen bir modeli ile 2007’de üretilen bir modelinin balataları aynı olabilir. Çünkü balatanın takıldığı kaliper aynıdır. Ve bu balataların ürün numaraları da aynıdır. Bunun dışında, farklı marka arabaların belli parçaları da aynı olabilir. Söz gelimi Volkswagen Touareg, Porsche Cayenne ve Audi Q7 4x4’lerin fren balataları aynıdır. Fakat tüketici bunu bilmediği ve ürünü numarası ile istemediği için yedek parçacıda aynı balataya, farklı modeller söylediği için farklı fiyat ödemek durumunda kalır. Ve bu fark diğerinin birkaç katı olacak kadar büyüktür.

Sektörde fiyat sistemi altüst oldu

Yedek parça fiyatlarını artıran bir sebep de sektördeki sistem. İthalatçı büyük firmaların elindeki ürün, önce tedarikçiye, oradan ana bayilere, oradan yedek parçacıya, oradan da servise dağıldığı ve her biri belli oranlarda kâr ile sattığı için fiyatlar inanılmaz ölçülerde yükseliyor, olan son tüketiciye oluyor. Bu durum ve internetin kullanımıyla son tüketicinin bilgiye ulaşması, sektörü yeni arayışlara soktu. Artık ithalatçı büyük firma, diğer aracıları kaldırarak yedek parçacıya direkt ulaşabileceği satış sistemleri geliştirmeye, ürünü neredeyse son kullanıcıya satmanın yollarını araştırmaya ve bunu örneğin internetten satış gibi alternatiflerle uygulamaya başladı. Son kullanıcının lehine olan bu durum sektörde rekabet şartlarını ağırlaştırdı, sektörü kaliteli ve ucuz hizmet vermeye yöneltti.

En çok zarar gören sigorta şirketleri

Araç kaskosu yapan sigorta şirketlerinin, kendilerini garanti altına almak ve zarar etmemek için her aracın her parçası için belirlediği bir fiyat var. Ve sigortalı araçta değişen parçalar için servislere bu fiyat üzerinden ödeme yapıyor. Ancak belirledikleri bu fiyat, parçacıdaki perakende satış fiyatı… Yani piyasadaki en yüksek fiyat… Bu durumda sigorta şirketinin maliyetleri arttığı ve bu maliyet kasko bedellerine yansıdığı için tüketici dolaylı olarak bundan da olumsuz yönde etkileniyor.

by.NaMe
09-10-2008, 09:49 AM
Otomobilinizi ne kadar tanıyorsunuz

Her geçen gün daha konforlu ve güvenli üretilen otomobilleri iyi tanımak, onlarca kavramın anlamını bilmeyi gerektiriyor. Otomobil satıcılarının bir çırpıda sayabildiği, pek çok otomobil sahibinin duymakla birlikte, ne anlama geldiğini bilmediği bu kavramlar hakkında bilgi sahibi olmak, otomobilin verimli ve güvenle kullanılabilmesi açısından önem taşıyor. İşte size otomobil kavramları. Otomobil satıcılarının bir çırpıda sayabildiği, pek çok otomobil sahibinin duymakla birlikte, ne anlama geldiğini bilmediği bu kavramlar hakkında bilgi sahibi olmak, otomobilin verimli ve güvenle kullanılabilmesi açısından önem taşıyor.
Otomobil almaya karar veren tüketicinin, öncelikle otomotiv teknolojisindeki gelişmenin ürünü olan ve genellikle İngilizce sözcüklerin kısaltması olan terimlerin anlamını ve terimlerle ifade edilen sistemler hakkında bilgi sahibi olmasında büyük yarar var.
Harflerle oluşturulan bu kavramların anlamını bilmemek, kişinin otomobilini yüksek verimlilik ve güvenlikle kullanmasını engellemekle kalmıyor, otomobilin arızalanmasına, kişinin otomobili ile birlikte satın aldığı garanti güvencesinden yararlanamamasına da yol açabiliyor.
Üretici firmalar, tüketiciye otomobille birlikte verilen kullanım kılavuzu kitapçıklarının mutlaka ve dikkatle okunmasını, bununla da yetinilmeyip gerektiğinde başvurulmak üzere otomobilde bulundurulmasını öneriyor.

by.NaMe
09-10-2008, 09:50 AM
Otomobilinizi güven içinde kullanmak için

Otomobiller çeşitli kompanentlerden oluşan makinelerdir, güvenli ve dayanıklı olması için ona bakmanız gerekir. Belirttiğimiz hususlara dikkat ederseniz, otomobiliniz daha verimli ve sorunsuz olur.




-Problemleri es geçmeyin, kontrol edin, tamir edemiyorsanız servise gidin.
-Aracınızın bakımını üreticinin tavsiye ettiği şekilde, yetkili kişilerce ve düzenli yaptırın.
-Otomobilinize muayene yapılınca güvenli olacağını sanmayın.
-Far ve stop lambalarını düzenli kontrol edin.( Duvara karşı kontrol edebilirsiniz.) -Ayarsız farlar, hem diğer sürücüleri rahatsız ederek gözlerini alacak ve tehlike yaratacak hem de sizin görüşünüz yetersiz olacaktır.
-Lastiklerinizi ayda en az bir kere kontrol edin. Basınçlarını üretici firmanın uygun gördüğü değerlerde tutun. Lastik dişlerinin 2 mm nin altına düşmesine izin vermeyin.
-Motor yağı, fren hidroliği, silecek suyu, soğutma suyu, hidrolik direksiyon ve debriyaj sıvılarının eksik olmamasına dikkat edin. Uyarı ışıklarını beklemeyin.
-Yağ seviyelerini ölçerken düz bir zemine park edin, yağ çubuğunu silin ve seviyeyi öyle kontrol edin.
-Cam sileceklerinizin yeni olmasına dikkat edin.
-Ön camınızdaki yağlı, yapışkan veya uzun süre kalmış kiri, sileceklerinizle temizlemeyin. Bu, durumu daha da kötü yapar.
-Silecek suyu fıskiyelerinizi bir iğne ile, hep ayarlı tutun.

-Aldığınız yakıtın standartlara uygun olduğundan emin olun, yoksa telafisi güç arızalarla karşılabilirsiniz

by.NaMe
09-10-2008, 09:50 AM
Araçlar mikrop yuvası

Mikrobiyologlar, otomobillerin mikrop ve bakteri yuvası olduğu uyarısında bulunuyor. Yapılan araştırmalar, bakteri ve mikroplar için otomobillerin ideal bir ortam olduğunu ortaya çıkardı.

Arizona Ünivesitesinden mikrobiyoloji uzmanı Dr. Chuck Gerba, yaptıkları araştırmada, bakteri ve mikroplar için otomobillerin ideal bir ortam olduğunu belirlediklerini söyledi.
İnsanların araçlarındaki belli bazı bölgeleri temizlemedikleri ve dezenefekte etmedikleri için mikropların rahatlıkla çoğaldığını belirten Dr. Gerba, "Mikroplarımız bizimle seyahat ediyor. Araçta seyahat eden herkes kendi mikroplarını getiriyor ve arabaya bırakıyor" dedi.
Dr. Gerba, 3 yaşından küçük iki çocuğuyla sürekli seyahat eden ve uzun saatler geçirdiği aracını bazen büro, bazen giysi dolabı olarak kullanmak zorunda kalan bir iş kadınının otomobilinden aldıkları örnekleri laboratuvarda incelediklerinde, kapı kollarında, koltuklarda ve zeminde milyonlarca bakteri bulduklarını ifade etti. İnceledikleri araçta deri enfeksiyonuna yol açan MRSA bakterisine bile rastladıklarını kaydeden Gerba, otomobillerin en mikroplu yerlerinin kontrol panelinin bulunduğu göğüs kısmı ile bozuk para tutucusu ve kahve ya da başka içeceklerin konduğu bölüm olduğunu, buralarda hava sirkülasyonunun bakterilerin gelişmesi için uygun bir ortam sağladığını söyledi.
Bebek koltuğunda da binlerce bakterinin yanı sıra küf tespit ettiklerini belirten Amerikalı mikrobiyolog, haftada en az bir kez dezenfektan bir temizleyiciyle aracın göğüs kısmı, kapı kolları ve diğer yerlerin silinmesini önerdi.

by.NaMe
09-10-2008, 09:50 AM
Boya ve Kaporta Bakımı Nasıl Olmalı

Kaportanın altını, çamurluk altlarını ve aracınaltını çok çamurlu bırakmamak gerekir. Çamur geç kuruduğu için nemlidurur ve kaportada alttan çürümelere yol açar. Kışın çamurluk altlarınıperiyodik olarak tazyikli su ile yıkamak gerekir. Aracın üzerinegelince; 6 ayda bir cila yapmakta fayda vardır.

Elinize bir büyüteç alın ve otonuzun boyasına bakın. Boyanın üzerindesaç kılları gibi çatlaklar göreceksiniz. Bu çatlakları cila dolduraktırve nem ve suyun saca ulaşmasını önleyecektir. Boyaya güç katıpcanlandıracaktır. Pasta ise her zaman yapılmaz. Çünkü pasta demek birnevi temizleyici görev yapar. Pasta kaportanın üzerinde çıkmayanlekeler var ise bunları çıkarmaktadır. Çok pasta yapmak arabanınboyasını inceltir. Cila eğer arzu edilirse ayda birde yapılabilir. Şuan piyasada çok güçlü cilalar bulunmaktadır ve de maliyeti yüksektir.

Çok miktarda sıvı sabunla araç yıkamak cilayı aldığından tavsiye edilmez.

by.NaMe
09-10-2008, 09:50 AM
Akü Bittiğinde Ne, Nasıl Yapılmalı

Farkında olmadan farları açık unuttuysanız veya başka bir nedenle otomobiliniz çalışmayabilir. Sorun aküden kaynaklanıyorsa, otomobili çalıştırmak için takviye işlemi yapılır.



Takviye kablolarıyla başka bir aracın aküsünden güç alınarak otomobili çalıştırma yoluna gidilir. Bu işlem sırasında yanlış takviye yapıldığı da olur. Yanlış takviye yapılması, özellikle enjeksiyonlu otomobillerin elektronik kontrol ünitesinin ve çeşitli parçalarının arızalanmasına ve bir hayli kabarık tamir faturasına neden olur.

Doğru takviye nasıl yapılır?

Otomobilinizin aküsü boşaldığında yapmanız gereken başka bir aracın aküsünden takviye alarak çalıştırmaktır. Ancak bu işlemi yaparken bazı kurallara dikkat etmeniz gerekiyor.

Otomobili takviye yoluyla çalıştırabilmek için her iki akünün de; 12V geriliminde, aynı kapasitede (Ah/Ampersaat) olması gerekiyor. (Bu bilgi akünün üzerinde yazılıdır.)
Takviye alacağınız araçla aracınızın temas etmediğinden emin olun. Araçların birbirine temas etmesi durumunda, takviye kablolarının artı uçları bağlanır bağlanmaz araçlar üzerinde elektrik akımı oluşur. Bu da tehlikelere sebep olabilir.
Başka bir otomobilden takviye alındığında, iki aracında gereksiz lamba ve aksesuarlarını kapatmalısınız.
Takviye kablosunun pozitif (+) ucunu (kırmızı) boş akünün pozitif (+) ucuna, diğer ucuysa takviye alınan aracın pozitif (+) ucuna bağlayın. Kablonun negatif (-) ucunu da (siyah) yükleme aküsünün negatif (-) ucuna bağlayın. Siyah kablonun negatif (-) ucunuysa hareket etmeyen metal bir parçaya veya silindir blokuna tutturun. Kabloyu boş akünün eksi (-) terminaline bağlamayın. Çünkü aküden kıvılcım meydana gelmesine neden olabilirsiniz.
Bağlantıların tamamlanmasından sonra elektrik veren aracın aküsü zayıfsa, o aracın motorunu çalıştırın ve motoru çalışır durumda bırakın.
Motor hemen çalışmadığında, boşalmış olan akünün cereyan alabilmesini sağlamak için birkaç dakika bekleyin ve tekrar deneyin.
Daha sonra şarj edilen aracın motorunu da çalıştırın. Motor çalıştıktan sonra, şarj kablolarının bağlantılarını hemen çözmeyin. Motorun 5 dakika 2000 devirde çalışmasını sağlayın.
Takviye kablosunu dikkatle çözün. Bu işlem sırasında önce negatif (-), sonra da pozitif (+) kablo uçlarını çıkarın.
Akünüzün şarjının bitme nedenini bilmiyorsanız (ışıkların açık kalması haricinde) yetkili servisinize gidip şarj sistemini kontrol ettirin.

by.NaMe
09-10-2008, 09:50 AM
Borla egzoz sistemi

Borla aslen egzoz markasıdır .Kendi markası olan BORLA EXHAUST ile üretime başlamadan önce uzun bir dönem Rolls-royce ve Ferrari markalarına fabrikasyon egzoz ekipmanları sağlamıştır.
Performans olarak çok iyi olan BORLA maximum performans için kurulmuş olan XR-1 RACİNG departmanı ve ürünleri günlük olarak kullanılan tüm otomobil ve arazi araçlarında %7-%10 arasında performans artışı sağlamaktadır.
BORLA markasının diğer markalarla farki kuşkusuz BOLT-ON kit üretmesidir.Bolt-on kit , bütün marka ve modeller için ayrı ayrı , özel olarak üretilmiş ekipmanların; araçlarınızın orjinalliğini bozmadan uygulanabilmesi anlamına gelir.Yani BORLA da üretilen bütün ürünler sadece size özeldir...
Aynı zamanda uygun koşullarda %18 yakıt kazancıda sağlamaktadır.Bence çok büyük bir tasarruf.

by.NaMe
09-10-2008, 09:50 AM
Süspansiyon çok sertse nedeni nedir?

Süspansiyon çok sertse nedeni:

Kişisel yorum.
Özelliğini kaybetmiş amortisör.
Yanlış seçilmiş amortisör.
Yanlış seçilmiş helezon.

Çözüm:

Aracınızı mutlaka amortisörü takana kullandırın.
Amortisör ve helezonları kontrol ettirin ve gerekirse yenileyin.
Aracın süspansiyon sisteminin yerine oturması için, amortisörlerle birkaç kilometre yol gidin

by.NaMe
09-10-2008, 09:50 AM
Süspansiyon çok yumuşaksa nedeni nedir

Süspansiyon çok yumuşaksa nedeni:


Arızalı amortisör.
Kişisel yorum.
Aşınmış iç parçalar.
Zayıflamış helezon.
Yanlış seçilmiş amortisör
Amortisör veya helezonların kontrol edilmesi ve gerekirse yenilenmesi

by.NaMe
09-10-2008, 09:50 AM
fan kayışı ve hava filitresi bakımı

FAN KAYIŞI KONTROLÜ
Kayışın ortasına baş parmak ile sıkı bir baskı uygulanıp kayışın 1 - 1.5 cm esnek olduğu görülmelidir. Kayışın kenarlarından tüylenip tüylenmediği kontrol edilmeli, tüylenme varsa acilen değiştirilmelidir.

FAN KAYIŞI DEĞİŞTİRİLMESİ
Jeneratör kasnağı önde ve arkada olmak üzere iki parçalıdır, arasında kaskı denilen pullar vardır, bu kısımda daha az kaskı kullanılırsa kayışın sıkılığı artar, tersi de kayışın gevşekliğini sağlar, Yedek kaskılar tutucu sonunun arkasında bulunur, Kayış değiştirilirken bütün kaskılar iki yarım arasına alınmalıdır, ancak yeni kayış hemen uzayacağından ilk 1000 km den sonra sıkılığı kontrol edilmelidir, her zaman araçta yeni bir kayış bulundurulması gerekmektedir.

HAVA FİLTRESİ BAKIMI
Hava filtresi normal olarak 5000 km de bir temizlenmelidir, ancak aracınızı tozlu ve topraklı bir yolda kullanıyorsanız bu süre 3000 km ye kadar inebilir, İlk olarak filtre temizliğine hava girişi üzerindeki kelebeğin kotrolü yapılarak başlanır, bu kelebekler manuel ve termostatlı olarak farklı modellere göre özellik gösterirler, Çok eski modellerde hava filtresi olmayıp direk giriş vardır, yine de böyle bir aracınız varsa mutlaka uygun bir hava filtresi bulup takmanızı öneririm. Yağ filtresi yerinden çıkartılırken hortum bağlantıları sökülmeli, filtre yağlı model ise fazla sağa sola yatırmadan yerinden çıkartılmalı iç kısmı benzin ile temizlenmeli 250 gr yağ konulmalı ve dikkatli bir şekilde yerine takılmalıdır, eğer filtreniz kağıt modelli filtre ise Filtre hava pompasıyla temizlenir filtrenin oturduğu alan nemli bir bezle temizlenerek uygun bir şekilde yerine takılmalıdır...

by.NaMe
09-10-2008, 09:51 AM
aracınızın yol tutuşu zayıfsa nedeni nedir

Amortisör değiştirildikten sonra rot ayarı yaptırılmaması.
Uyumsuz amortisörlerin dengesizliğe neden olması.

Çözüm:

Daima çift olarak değiştirilmesi. İdeali dördünün birden değiştirilmesidir.
Ön amortisörleri değiştirdikten sonra mutlaka ön düzen ayarının yaptırılması

by.NaMe
09-10-2008, 09:51 AM
aracınızda Çökme varsa bunun nedeni nedir

Kırık veya yorgun helezonlar.
Yanlış seçilmiş amortisör.
Kilitlenmiş amortisör
Doğru yaylarla değiştirin.
Amortisör kilitlenmişse komple değiştirin

by.NaMe
09-10-2008, 09:51 AM
aracınızın lastigi düzensiz aşınmışsa bunun nedeni nedir?


Yanlış lastik basıncı.
Yanlış rot ayarı.
Düzgün veya asimetrik çalışmayan frenler.
Aşırı yumuşak süspansiyon.
Aşınmış amortisörler.
Kişisel sürüş sitili (aşırı spor).

Çözüm:

Lastik basıncını kontrol edin.
Ön takım ayarını yaptırın

by.NaMe
09-10-2008, 09:51 AM
aracinizdan çok gürültü varsa çok ses çıkartıyorsa bunun nedeni

Gürültü varsa nedeni:

20 bin kilometrede bir amortisörleri kontrol ettirin.
Gevşek toz tüpü.
Aşınmış montaj parçaları.
Kötü monte edilmiş amortisörler.
Yağ kaçıran veya aşınmış amortisörler.
Yanlış montaj parçalarının kullanımı

Montajın kontrol edilmesi.
Gerekirse amortisörlerin veya montaj parçalarının değiştirilmesi.
Diğer süspansiyon elemanlarının kontrol edilmesi.

by.NaMe
09-10-2008, 09:51 AM
aracinizin direksiyonu çok fazla titriyorsa bunun nedeni
Direksiyon titriyorsa nedeni:

Kötü tekerlek balansı ve rot ayarı.
Dengesiz aşınmış frenler veya fren diskleri.
Aşınmış direksiyon amortisörü.
Kötü monte edilmiş amortisör

Aşınmış parçaların değiştirilmesi.
Amortisör montajının kontrol edilmesi.

by.NaMe
09-10-2008, 09:51 AM
aracinizda yag kaçagı varsa?

Yağ kaçağı varsa nedeni:

Montaj sırasında hasara uğramış amortisör mili.
Hasarlı toz tüpü.
Toz tüpü olmadan monte edilmiş amortisör.
Aracın çok tozlu ortamda kullanılması
Kaynağı kötü yapılmış amortisör.
Hasarlı amortisör tüpü.
Paslı piston mili yüzünden bozulmuş keçe.
Çözüm:Amortisörün değiştirilmesi.

by.NaMe
09-10-2008, 09:51 AM
aracınız ıslak zemin üzerinde kayıyorsa


Yüzeyi 6 mm suyla kaplı bir yolda amortisörleri yüzde 50 aşınmış önden çekişli bir araç, amortisörleri yeni olan bir araca göre yüzde 10 daha düşük hızda kaymaya başlar. Amortisörlerin mutlaka çifter çifter ya da tercihen dördünün birden değiştirilmesi gerek. Ön amortisörleri değiştirdikten sonra daima bir ön takım ayarı yaptırın

by.NaMe
09-10-2008, 09:51 AM
güvenliginiz için aracınızın rot-balans ayarını yapmayı ihmal etmeyin
Güvenliginiz için arabanızın rot-balans ayarını yapınız!
Rot-balans ayarlarının 5 bin km'de bir yapılması yerinde olur.
Yüksek süratlerde direksiyonunuz sarsılıyor, düz zeminde otomobil sağa ya da sola gitme eğilimi gösteriyor, frene basıldığında bir tarafa doğru çekiyorsa güvenliğinizi daha fazla tehlikeye düşürmeden bir rot-balans servisine uğrayın.

Pek fazla önemsenmese de yol tutuş ve frenlemede hayati önem taşıyan rot ayarı ve lastik balansının her 5 bin km de bir kontrol edilmesi gerekiyor. Yollarımızın çukur ve tümseklerle dolu elması sadece amortisorlere zarar vermekle kalmayıp otomobilin yerle temasını sağlayan tekerleklerin balansını ve otomobilin istenilen doğrultuda gitmesini sağlayan ön takımın ayarlarını da bozuyor. Otomobilin kullanım şartlarına göre farklı kilometrelerde bozulan rot ayarı ve tekerlek balansı ilk sinyalleri vermeye başladığı zaman hemen bir rot-balans servisine gitmek gerekir. Otomobil üreticileri tarafından belirlenen kesin bir bakım kilometresi olmamasına karşın uzmanlar bir problem hissedilmese bile yaklaşık 5 bin km'de bir bu bakımın yaptırılmasını öneriyorlar. Rot ayarının, yani rot açılarının fabrika değerlerinde olmaması yol güvenliğini tehlikeye soktuğu gibi yakıt tüketiminin artmasına ve lastiklerin daha fazla aşınmasına da sebep olur. Rot ayarıyla birlikte lastik ve jantların da dengeli bir şekilde dönmesini sağlamak amacıyla balans ayarının yapılması gerekir. Zaten balans ayarı yapılmadan rot ayarının doğru yapılabilmesi mümkün değildir. Rot-balans ayarı olarak anılan bu işlemler sayesinde ayarsızlıklar nedeniyle artan yakıt tüketimi ve lastik aşınmasmın önüne geçilebildiği gibi rot kolu, rotil, amortisör gibi ön takım parçalarının uzun süre dayanması da sağlanır. Rot-balans ayarlarının yaptırılacağı serviste bilgisayarlı sistemlerin olması çok önemlidir. Özellikle yeni model otomobillerde hassas olan ön takım ayarlarının fabrika ölçülerine getirilmesi için bilgisayarlı sistemler idealdir. Eski sistem ayar makinelerinde hata oranı ayarı yapan kişinin kişisel becerisiyle de değiştiğinden bu konuda da uzman kişilerin seçilmesi yerinde olacaktı

by.NaMe
09-10-2008, 09:52 AM
Statik ve dinamik balans
Statik ve dinamik balans
Tekerleklerin balans ayarları iki aşamada gerçekleştirilir. Statik ve dinamik ayarları sabit balans makinesinde yapıldıktan sonra tekerlekler monte edilip bilye, kampana veya disklerle birlikte dönerken son balans işlemi yapılır. Statik ve dinamik balans ayarları için tekerlekler sökülerek sabit balans makinesine bağlanır. Ancak balans ayarı işlemine başlanmadan önce jantlarda herhangi bir hasar olup olmadığı kontrol edilir ve lastik hava basınçları fabrikanın öngördüğü değerlere getirilir. Eğer jantta bir eğrilik veya hasar varsa bunun düzeltilmesi ya da yeni bir jant alınması gerekir. Lastik hava basınçları farklı değerlerdeyken yapılan balans ayarı, lastik havaları fabrika ölçülerine getirildiğinde yine ayarsızlık meydana getirir. Bilgisayarlı sabit balans makinesine bağlanan tekerleğin hafif olan kısmı ve ne kadar kurşun ağırlık takılması gerektiği ekranda görülür. Gerekli ağırlık takıldıktan sonra tekrar döndürülen tekerleğin ağırlık dağılımı tam olarak dengelendikten sonra işlem tamamlanır. Bu işlem dört tekerleğe de ayrı ayrı yapıldıktan sonra tekerlekler araca monte edilir. Son balans işlemi için kullanılan makinenin tekerleği döndüren kısmı belirli bir dönme devrine ulaştığında makine üzerindeki bir lamba belli aralıklarla yanıp sönmeye başlar. Lastikten yansıyan ışığın makine üzerindeki optik bir sensör tarafından okunmasıyla yine hafif olan bölge tespit edilip gerekli kurşun ağırlık takılarak balans ayan tamamlanır

by.NaMe
09-10-2008, 09:52 AM
Balans ayarı bozukluğu nasıl anlaşılır

Özellikle yüksek süratlerde direksiyon simidinde bir titreme ya da vuruntu hissediliyorsa ön tekerleklerin balans ayarları bozulmuş demektir.
- Aracın arka tarafında bir titreme veya vuruntu varsa bu arka tekerleklerin balans ayarının bozulduğunu gösterir

by.NaMe
09-10-2008, 09:52 AM
Rot ayarlarının bozukluğu nasıl anlaşılır?
Rot ayarlarının bozukluğu nasıl anlaşılır?
- Düz yolda direksiyon bırakıldığında araç herhangi bir yöne doğru sapıyorsa,
-Virajlarda ön tekerleklerden lastik sesi geliyorsa,
-Arka tekerlekler ön tekerleklerin izini takip etmiyorsa,
-Tekerlekler tam karşıyı gösterirken direksiyon simidi olması gerekenden farklı bir konumda duruyorsa rot ayarları bozuk demektir

by.NaMe
09-10-2008, 09:52 AM
Araba Bakımları
1-Problemleri es geçmeyin, kontrol edin, tamir edemiyorsanız servise gidin.

2-Aracınızın bakımını üreticinin tavsiye ettiği şekilde, yetkili kişilerce ve düzenli yaptırın.

3-Otomobilinize muayene yapılınca güvenli olacağını sanmayın.

4-Far ve kuyruk lambalarını düzenli kontrol edin.( Duvara karşı kontrol edebilirsiniz.) Ayarsız farlar, hem diğer sürücüleri rahatsız ederek gözlerini alacak ve tehlike yaratacak hem de sizin görüşünüz yetersiz olacaktır.

5-Lastiklerinizi ayda en az bir kere kontrol edin. Basınçlarını üretici firmanın uygun gördüğü değerlerde tutun. Lastik dişlerinin 2 mm nin altına düşmesine izin vermeyin.

6-Motor yağı, fren hidroliği, silecek suyu, soğutma suyu, hidrolik direksiyon ve debriyaj sıvılarının ekyasak kelimeyasak kelimeyasak kelime olmamasına dikkat edin. Uyarı ışıklarını beklemeyin.

7-Yağ seviyelerini ölçerken düz bir zemine park edin, yağ çubuğunu silin ve seviyeyi öyle kontrol edin.

8-Cam sileceklerinizin yeni olmasına dikkat edin.

9-Ön camınızdaki yağlı, yapışkan veya uzun süre kalmış kiri, sileceklerinizle temizlemeyin. Bu, durumu daha da kötü yapar.

10-Silecek suyu fıskiyelerinizi bir iğne ile, hep ayarlı tutun.

by.NaMe
09-10-2008, 09:52 AM
kışın arabalarda meydana gelen arızalar ve çözümleri
Aracınızın soğutma suyuna antifriz ekleyin. Motorunuzun soğutma suyunun donması, radyatörünüzü hatta motor bloğunuzu çatlatarak size çok pahalıyla mal olabilir. Üretici firmanın uygun gördüğü ölçüde kullanın.

# Silecek suyunuzun dolu ve antifrizli olduğuna dikkat edin. Silecekleriniz eski ise yenileyin.

# Soğuk havalarda aracınızı çalıştırmanız, buğu ve buz önlemek için kullandığınız rezistans, arabanızın aküsünden daha fazla akım çeker. Aracınızı sabahları çalıştırırken, ağır ve uyuşukça çalışıyorsa, akünüzü değiştirmeyi düşünün
Akü başlarının kirli olması akım kaybına neden olacaktır. Temizleyip yağlayın.

# Lastiklerinizi kontrol edin. Asimetrik aşınmış lastikler kış aylarında tehlikelidir. Kışın, diş profilinin 3mm nin altına düşmüş olan lastikleri kullanmanızı tavsiye etmiyoruz. Yedek lastiğinizi de kontrol etmeyi unutmayın.

# Kışın klimanızı haftada en az bir saat çalıştırın. Sistemdeki hareket eden parçaların çalışarak yağlanmasını ve pislik oluşumunun engellenmesini sağlar.

# Otomobilinizdeki sıvı seviyelerini, lastik basınçlarını kışın düzenli kontrol edin. Sorun gördüğünüzde tamir edin ki, yolda kalmayın.

by.NaMe
09-10-2008, 09:52 AM
soğutma SUYUNUN DEĞİŞTİRİLMESİ
aracınızın soğutma sistemi, motorun ürettiği fazla ısıdan aracınızı korur ve motorun doğru sıcaklık aralığında çalışmasını sağlar. Soğutma sistemini pas, tortu ve kirleticilerden korumak radyatörün ve motorun en iyi çalışma koşularında kalmasına yardım edecektir.

Radyatörü her iki yılda bir temizlemelisiniz.

İHTİYACINIZ OLANLAR
• Antifriz (4-8 litre)
• Damıtılmış Su (4-8 litre) Drenaj kabı ya da kovası
• Püskürtme ağızlı bahçe hortumu
• Bir çift çalışma eldiveni (tercihen su geçirmez)
• Yumuşak kıllı naylon fırça
• Bir kova dolusu sabunlu su
• Koruyucu gözlük

Sıcak radyatör kapağını asla açmayın!

ADIM 1 - BAŞLAMADAN ÖNCE
İlk olarak ve her şeyden önce motorun soğuk olduğundan emin olun.
Isınmış bir motor, radyatörde yüksek basınç altında ve sıcak olan bir soğutma suyu demektir – ve radyatör kapağını açtığınızda muhtemelen fışkırma yapacaktır.

ADIM 2 - RADYATÖRÜ TEMİZLEYİN
Motor kapağını kaldırın ve kazara kapanmasını önlemek için güvenli bir şekilde açık kalmasını sağlayın. Naylon fırça ve sabunlu suyu kullanarak radyatör ızgarasında toplanan ölü böcekleri ve parçaları yavaşça fırçalayarak temizleyin. Fırçalamayı radyatör plakaları doğrultusunda yaptığınızdan emin olun. Metal narin olduğundan tersi yönde fırçalandığında kolaylıkla eğilebilir. Bu şekilde temizlendikten sonra, tüm parçaların yok edilmesi için ızgaranın üzerine hortumdan yavaş bir hızda çıkacak şekilde su püskürtün.

Sadece iki yılda bir radyatörü temizlemeniz zorunlu olsa da, radyatör ızgarasının yaklaşık her 20.000 km.de bir temizlenmesi iyi olacaktır.

ADIM 3 - BOŞALTMA KABINI YERLEŞTİRİN
Soğutma suyunun doğru bir şekilde boşaltılması çok önemlidir. Soğutma suyu çok zehirlidir ancak çocuklara ve hayvanlara çekici gelecek derecede tatlı bir kokuya sahiptir. Sıvının boşaltılması sırasında araç başıboş bırakılmamalı ve boşaltılan su öylece yere akıtılmamalıdır. Kullanacağınız kabın mutfakta da kullanılmadığından emin olun- tek kullanımlık bir kap en idealidir. Kabı aracın altına kaydırın ve radyatörün tahliye valfini (çekvalf olarak da bilinir) ortalayacak şekilde yerleştirin.

ADIM 4 - RADYATÖR KAPAĞINI KONTROL EDİN
Radyatör kapağı, motoru soğuk tutması için radyatör içindeki soğutma suyunu kapalı ve basınç altında tutar. Soğutma suyunun basıncı motor tipine göre değişir ve basınç derecelendirmesi kapağın üzerinde gösterilmiştir.

Radyatör kapağı; geniş ve düz metal üst taraf ile alt taraftaki daha küçük kauçuk conta arasında gerilmiş bir bobin yayı içerir. Yay ile kauçuk conta arasındaki gerginlik kapağın basıncı tutmasını sağlar. Yani bu ikisini sıkıştırmak kolaylaşmışsa kapak yıpranmış demektir ve değiştirilmelidir. Kapağı değiştirmenizi gerektiren bir diğer işaret kauçuk contanın paslanmış ya da kurumuş olmasıdır. Genelde kapak en az iki yılda bir değiştirilmelidir, böylece bu değiştirme işleminin radyatörü temizlerken sizin rutinlerinizden birisi olmasını sağlayabilirsiniz. Unutmayın; farklı basınç derecelendirmeleri için farklı kapaklar mevcuttur. Aracınızın özelliklerine uygun derecelendirme bilgisini not edin.

ADIM 5 - KELEPÇE VE BORULARI KONTROL EDİN
Bir sonraki adım radyatörün boru ve kelepçelerini kontrol etmektir. Biri radyatörün üstünde biri altında olmak üzere iki boru mevcuttur. Boruların değiştirilmesi için radyatördeki suyun boşaltılması gerekir. Bu nedenle motoru temizlemeden önce onları kontrol etmeniz iyi olacaktır. Bu yolla, eğer boruların çatlak ya da sızdırıyor olduğu ile ilgili işaretler bulursanız veya kelepçeleriniz paslanmışsa, radyatörü yeniden doldurmadan önce onları değiştirebilirsiniz. Boruların yumuşamış olması, değiştirilmeleri için önemli bir göstergedir.

ADIM 6 - ESKİ SOĞUTMA SUYUNU BOŞALTIN
Radyatörün tahliye valfinin (çekvalf), kolayca açılabilir olması için bir kolu olmalıdır. Çekvalfi çevirerek açın (soğutma suyu zehirli olduğundan çalışma eldivenlerinizi giyin) ve sıvının aracın altına yerleştirdiğiniz kaba akmasını sağlayın. Tüm suyu boşalttıktan sonra çekvalfi değiştirin ve eski soğutma suyunu yanınızda bulundurduğunuz kapanabilir başka bir kaba koyun. Sonra boşaltılan soğutma suyunu toplamak için kullandığınız kabı tekrar valfin altına koyun.

ADIM 7 - RADYATÖRÜ TEMİZ SU İLE DURULAYIN
Şimdi asıl durulamayı yapmak için hazırsınız! Bahçe hortumunuzu alın, püskürtme ağzını radyatörün doldurma ağzına koyun ve dolana kadar su ile doldurun. Valfi açın ve içerdeki suyu valfin altındaki kaba akıtın. Su temiz olarak akana kadar işlemi tekrarlayın ve durulama işleminde kullanılan tüm suyun, eski soğutma suyunda olduğu gibi, kapanabilir kaplara koyulduğundan emin olun. Bu noktada gerekirse yıpranmış boru ve kelepçeleri değiştirmelisiniz.

ADIM 8 - SOĞUTMA SUYU EKLEYİN
İdeal bir soğutma suyu karışımı %50 antifriz ve %50 sudan oluşur. Musluk suyunda yer alan ve suyun işini doğru olarak yapmamasını sağlayan mineraller soğutucu karışımının özelliğini bozabileceğinden, formülde damıtılmış su kullanılmalıdır. Çoğu radyatör yaklaşık iki galon sıvı tutabilir. Bu nedenle kullanacağınız sıvı miktarına karar vermeniz zor olmayacaktır.

ADIM 9 - SOĞUTMA SİSTEMİNİN HAVASINI BOŞALTIN
Son olarak soğutma sisteminde yerleşmiş olabilen hava boşluklarını almak gerekli olacaktır. Radyatör kapağı açıkken motoru çalıştırın (basınç oluşumunu engellemek için) ve yaklaşık 10 dakika çalışır durumda bırakın. Sonra kaloriferi sıcak konumuna getirerek açın. Bu, soğutma suyunun devir-daimini sağlayacak ve sıkışan havayı dağıtacaktır. Hava dışarı bırakıldıktan sonra biraz daha soğutma suyu ekleyin ancak dikkatli olun; radyatörden serbest bırakılan hava kabarcık şeklinde çıkabilir ve çok sıcak olabilir.

Sonra kapağı takın ve taşan suyu bir bezle silin.

by.NaMe
09-10-2008, 09:52 AM
Karbon Birikimi Nedir ve Nasıl Oluşur?

Karbon Birikimi Nedir ve Nasıl Oluşur?
Karbon birikimi içten yanmalı benzinli ve dizel motorlarda bir HC bileşiği olan yakıtın yanma odasında hava ile yakılması sonucunda meydana gelen kurum adını verdiğimiz karbon depozitlerinin birikmesi ile zaman içinde supap yüzeylerinde, piston yüzeylerinde, yanma odası çeperlerinde ve segmanlar etrafında oluşur. Bu birikimler motorun hava emme kapasitesinde azalma meydana getirir. Hava emme kapasitesi azalan bir motorun volümetrik verimi düşer

by.NaMe
09-10-2008, 09:53 AM
Karbon Birikimi Araçlarda Ne Gibi Problemler Yaratır
Karbon Birikimi Araçlarda Ne Gibi Problemler Yaratır?
• Silindir kompresyonlarının düşmesi
• Motor gücünde azalma
• Fazla yakıt tüketimi
• Egzoz emisyonlarında artış
• Bozuk rölanti
• Hızlanma kabiliyetinde azalma
• Soğuk havalarda zor çalışma
• Motorun silkeleyerek çalışması

by.NaMe
09-10-2008, 09:53 AM
far ampulü nasıl degiştirilir
Ön ve arka farlarınızın ampulü aniden yanabilir. Bu durumda trafik güvenliği açısından büyük önem taşıyan lambaların yanmadığından trafik cezası ödemek zorunda kalabilirsiniz.

Ayrıca uzun yolda ve gece yolculuk ediyorsanız, görüş açınız azalabilir.

Bu sebeple trafikte zor durumda kalmamak için otomobilinizin bagajında mutlaka yedek bir ampul bulundurun. Bozuk ampulü değiştirmek sadece 3-5 dakikanızı alır. Bunun için bir yedek ampül ve bir tornavida gereklidir.

by.NaMe
09-10-2008, 09:53 AM
Değiştirme işlemi sırasında;
• Far ampulünün fişi çekilir.
• Far ampulünün lastiği çıkarılır.
• Yanan ampül çıkarılır. Aracınızda bulunan yedek ampülle değiştirilir. Ampulü taktıktan sonra yine sırasıyla lastik ve fiş takılır

by.NaMe
09-10-2008, 09:53 AM
triger kayısı nedir?,triger kayışına dikkat
Üreticilerin motor teknolojilerine yönelik yatırımları her geçen gün daha da artıyor. Daha küçük hacimli ünitelerden yüksek güç alınıyor, yakıt tüketimi değerleri azalıyor daha da önemlisi kullanım maliyetleri geriye çekiliyor.

Peki gittikçe hassaslaşan bu ünitenin zayıf yönleri yok mu? İşte bu tartışmanın baş rolünü hiç kuşkusuz triger kayışı oynuyor. Motorun çalışması için emme ve egzoz supaplarının belirli zamanlarda açılıp kapanması gerekiyor. Bunu sağlayan parça da eksantrik (kam) mili. Ancak eksantrik milinin bu işi yapabilmesi için dönme hareketini gerçekleştirmesi şart.

İşte bu noktada devreye triger kayışı ya da zinciri giriyor. Marş motorunun volan yoluyla krank milini çevirmeye başlamasıyla, eksantrik mili de bu iki parça arasındaki bağlantıyı sağlayan kayış ya da zincir sayesinde dönmeye başlıyor. Bu nedenle pek çok araç sahibi önem vermese de aslında bu kayış ya da zincir hayati bir sorumluluk üstleniyor.

Otomobil üreticileri geçmiş yıllarda krank miliyle eksantrik mili arasındaki bağlantıyı zincirle sağlıyorlardı. Hatta bu parçanın sağlam olmasından ötürü hala pek çok üretici tarafından tercih ediliyor. Tek handikapsa zincirin sesli çalışması ve dönemsel olarak gerginliğinin ayarlanma gereksinimine ihtiyaç duyması. Triger kayışıysa hem ekonomik oluşu hem de sessiz motor yaratma peşindeki üreticilerin ihtiyaçlarına cevap vermesinden ötürü tercih ediliyor. Aslında triger kayışı çabuk aşınan veya kolay kopabilen bir parça değil. İçeriğinde cam elyafı bulunan lastik kayış çok ince olmasına rağmen yaklaşık 2 ton ağırlık taşıyabiliyor. Bu onun sağlamlığını vurgulamak açısından önemli. Ayrıca yağlama gerektirmemesi, hafif olması triger kayışının önemli avantajları. Ama bu avantajlarına karşın triger kayışının ufak bir kusuru bulunuyor. Hiç bir tıkırtı veya ses oluşturmadan ansızın kopabilmesi.

Triger kayışı kopacağı ana kadar sorunsuzca görevini yere getiriyor. Fakat iflası kısa sürede gerçekleşiyor ve onarılması güç hazarlar yaratıyor. Triger kayışı da fren balatası veya lastikler gibi aşınan bir parça. Kayış döndüğü yuvayla sürekli sürtünme halinde olduğu için zaman içinde aşınıyor ve gevşeyebiliyor. Triger kayışının motora zarar vermesi için kopması değil tek bir dişli bile atlaması yeterli olabiliyor. Yeteri kadar gergin olmayan kayış, hiçbir işaret vermeden üç dört diş birden atlıyor. Bunun neticesinde silindir boşluğundan çıkması gereken supaplar orada kalıyor ve pistonlar supaplara çarparak eğilmelerine sebep oluyor. Sonuçsa motor kabininden gelen büyük bir patlama sesi ve yolda kalan bir otomobil...

Sonuçta motor kullanılmaz hale gelebiliyor. Kullanılmaz hale gelen motor için tek çareyse rektifiye... Supap ve pistonların biri birlerine çarpmasının sebebi sadece triger kayışının kopması değil. Aynı zamanda triger kayışının gergi rulmanı da önemli bir parça. Bu rulman bozulduğunda, yani dağıldığında, triger kayışı boşa çıkıyor ve eksantrik mili görevini yapamıyor. Bunun için triger kayışı kontrol edilirken ya da değiştirilirken kesinlikle gergi rulmanı da kontrol edilmeli ve gerekiyorsa değiştirilmeli.

Üreticiler gün geçtikçe triger kayışına yeni yeni görevler de ekliyorlar. Örneğin su pompası da triger kayışına bağlanıyor. Bu da triger kayışının daha uzun üretilmesini gerektiriyor. Triger kayışı daha uzun olunca daha çok parçaya temas ediyor. Bu da gevşeme ve aşınma süresini kısaltıyor. Teknolojideki büyük gelişmelere rağmen, günümüzde hala triger kayışının gerginliği ve aşınma durumunu belirten bir uyarı sistemi bulunmuyor. Sadece gözle yapılacak bazı kontroller belirgin problemleri hemen görmenizi ve tedbir almanızı sağlayabilir

by.NaMe
09-10-2008, 09:53 AM
Triger kayışı nasıl kontrol edilir?
Triger kayışı nasıl kontrol edilir?
Triger kayışının üretici firmanın belirlediği ölçüde gergin olması gerekiyor. Ayrıca kayışın aşınmamış olmasına da dikkat etmek gerekiyor. Kontrol için öncelikle kapağı çıkarmak gerekiyor.

Bunun için motorun iki kez çalıştırılıp stop edilmesi şart. Eksantrik milineyse kesinlikle dokunulmamalı. Kontrol esnasında triger kayışının yanlarında ve sırtında yırtık olup olmadığına bakın. Ayrıca kayışın üstünde yağ olup olmadığını, dişlerde eksilme olup olmadığını mutlaka dikkat edin

by.NaMe
09-10-2008, 09:53 AM
aracınızın silindirin kapagı su kaçırıyorsa

Silindir kapağında
• Kapak saplamaları gevşektir. (http://www.tumarabalar.com/)
• Saplamaların paslı, kirli olması, kapağın sıkılmasına mani olmaktadır.
• Kapak yüzünün düzgün olmaması, contanın iyi sıkılmamasına sebep olmaktadır.
• Motorda suyun donması yahut aşırı ısınması kapağı çatlatmıştır.
• Üstten supaplı motorlarda muhtemelen egzoz supabı yuvası çatlamış, su silindire ve kartere sızmaktadır

by.NaMe
09-10-2008, 09:53 AM
silindirin gövdesinde su kaçagı varsa

Silindir blokunda saplama yüzleri kapağın sıkılmasına mani olacak şekilde arızalı veya kirlidir.
• Blok yüzü contanın düzgün sıkışmasına mani olacak şekilde eğilmiştir.
• Motorda suyun donmasından ve aşırı ısınmasından silindir bloku çatlamıştır.
• L tipi motorlarda egzoz supap yuvası çatlamış olduğundan silindire ve kartere su sızmaktadır.
• Silindir kapak cıvatası çok uzun olduğundun silindir bloku çatlamıştır.
• Silindir su gömleği üzerindeki genleşme veya boru tapaları sızdırmaktadır

by.NaMe
09-10-2008, 09:53 AM
Su devridaim pompasında su kaçağı

Pompa gevşektir.
• Kapak contası bozuktur.
• Pompanın hortumlara olan irtibatı iyi değildir.
• Pompa gövdesi eğilmiş, bağlantı üzeri kirlenmiştir,
• Conta yıpranmıştır.
• Pompa keçesi yanlış takılmıştır.
• Pompa mili eğilmiştir.
• Pompanın yatak burçları yahut milin yatak yerleri aşınmıştır. (http://www.tumarabalar.com/)

by.NaMe
09-10-2008, 09:54 AM
Radyatörde su sızdırması varsa sebebi nedir

Donma yahut paslanma radyatörün kaçırmasına sebep olmuştur.
• Radyatör araca gerektiği şekilde bağlanmadığı için delinmiştir.
• Vantilatör radyatöre vurmaktadır.
• Boşaltma tapası veya musluk kaçırıyor.
• Radyatör üst bölmesindeki yön verme plakası çok eğilmiş olduğundan suyu taşırma borusundan dışarı akıtmaktadır

by.NaMe
09-10-2008, 09:54 AM
Kopan Vantilatör Kayişinin Değiştirilmesi

Vantilatör kayışı 10 bin kilometrede bir kontrol edilmesi gereken parçalar arasında yer alır. Otomobilinizle giderken hararet aniden yükselirse ve şarj lambası yanarsa, bu vantilatör kayışının koptuğu anlamına gelir. Bu nedenle kayışın üzerinde çatlak görürseniz kopmasını beklemeden mutlaka değiştirmelisiniz. Otomobilinizde mutlaka bir yedek vantilatör kayışı bulundurmanız, uzun yolculuklara çıkarken sizin menfaatinizedir. Vantilatör kayışınız koptuğunda, bir anahtar ve tornavida yardımıyla kendiniz takabilir ve yola devam edebilirsiniz. (http://www.tumarabalar.com/)

by.NaMe
09-10-2008, 09:54 AM
Vantilatör kayışı ne işe yarar

Vantilatör kayışı ne işe yarar?
Vantilatör kayışı, motor krank mili kasnağından aldığı hareketi, su pompası, alternatör ve kompresör gibi sistemlere ileterek, bu sistemlerin çalışmasını sağlar. Düzenli bir iletişimi sağlamak için kayış gerginliğinin iyi olması gerekir. Kayış gerginliği 1.5 cm esneyecek şekilde ayarlanmalıdır. (http://www.tumarabalar.com/)

by.NaMe
09-10-2008, 09:54 AM
Vantilatör kayışı nasıl değiştirilir?
Vantilatör kayışı nasıl değiştirilir?
Vantilatör kayışını değiştirmek için yeni vantilatör kayışı, vidayı gevşetmek üzere gerekli anahtar ve bir tornavida yeterlidir. Kayışı değiştirmeden önce, eğer otomobilinizin motoru sıcak ise bir süre soğumasını bekleyin. Motor yeterince soğuduktan sonra yeni vantilatör kayışını otomobilinizin markasına göre alternatör (şarj dinamosu) üzerinde bulunan cıvataları gevşetmek üzere gereken anahtarı ve tornavidayı alarak işe başlayabilirsiniz.

İlk önce cıvataları gevşetin
İlk yapmanız gereken alternatör gerdirme cıvatalarını anahtarla gevşetmek. Vidanın bulunduğu yer kızaklı olduğundan bir tornavida yardımıyla alternatörü yerinden oynatabilirsiniz. Bu hareket sonucu alternatör yerinden oynar ve kolaylıkla vantilatör kayışını takabilirsiniz. Vantilatör kayışını elinizle kasnaklara yerleştirdikten sonra tornavida yardımıyla tamamen oturtabilirsiniz.

Gerginliğini iyi kontrol edin
Bu işlemden sonra alternatörü eski konumuna getirip, kayışın gerginliğini kontrol edip, alternatör tespit cıvatasını sıktığınızda vantilatör kayışı takma işlemi tamamlanmış oluyor. Böylece yolda kalmaktan kurtulmuş olursunuz. Daha sonra bir servise uğrayıp vantilatör kayışının ideal biçimde takılıp takılmadığını kontrol ettirin.

by.NaMe
09-10-2008, 09:54 AM
yag ve yaglama sistem arızaları
Taşıtlarda kendinden beklenen bazı görevleri yerine getirmesi için yağlar kullanılır. Motorların yağ haznesine konurlar buradan bir pompa yardımı ile krank ve piston kolu yatakları, kam mili ve tertibatına, eğer varsa kompresör ve türbin mili yataklarına gönderilir. Pompalandıkları yerde yerlerde yağlama görevini tamamladıktan sonra kartere geri dönerler. Otomotiv sektörünün taleplerini karşılamak için belli miktarda katıklar içerebilir.

Başlıca yağ ve yağlama sistemi arızaları şu şekildedir:

Yağ Basınç kontrol süpabı yağ kaçırıyor:
• Basınç kontrol supabının basınç ayarı düşüktür. (Yağ pompası üzerinde).
• Basınç kontrol supabının yayı zayıflamış yahut kırılmıştır.
• Supap yuvası aşınmış yahut eğilmiştir.
• Plancır tip supabın yüzleri aşınmıştır.
• Plancır tip supap açık olarak sıkışmıştır.
• Bilya tip supap bozulmuştur.
• Pompanın tahliye borusu yahut kanalında kaçak vardır. (http://www.tumarabalar.com/)

by.NaMe
09-10-2008, 09:54 AM
yag basınç kontrol süpabı yag kaçırmasının sebepleri

Yağ Basınç kontrol süpabı yağ kaçırıyor:
• Basınç kontrol supabının basınç ayarı düşüktür. (Yağ pompası üzerinde).
• Basınç kontrol supabının yayı zayıflamış yahut kırılmıştır.
• Supap yuvası aşınmış yahut eğilmiştir.
• Plancır tip supabın yüzleri aşınmıştır.
• Plancır tip supap açık olarak sıkışmıştır.
• Bilya tip supap bozulmuştur.
• Pompanın tahliye borusu yahut kanalında kaçak vardır. (http://www.tumarabalar.com/)

by.NaMe
09-10-2008, 09:55 AM
arabanızın motoru yag kaçırıyorsa bunun sebebi
1- Yağ karterinde boşalma tapası gevşek yahut tapa contası bozuktur.

2- Yağ karterinde çatlak yahut delik vardır.

3- Karter contası şu sebeplerden kaçırmaktadır:
• Vidalar gevşektir.
• Conta bozulmuştur.
• Conta yerine iyi oturmamıştır.
• Karterin flanş kısmı eğilmiştir

by.NaMe
09-10-2008, 09:55 AM
düşük yag basıncı

Basınç göstergesi yanlış göstermektedir.
• Basınç göstergesine gelen borunun deliği daralmıştır. (Motorda) (http://www.tumarabalar.com/).
• Yağ sulanmıştır. Yahut istenilenden ince yağ kullanılmaktadır.
• Pompada yağ basınç kontrol supabının basınç ayarı çok düşüktür.
• Basınç kontrol supabının yayı zayıftır.
• Yağ pompasının elemanları aşınmıştır.
• Yağ pompasının eleman yuvası ve kapağı aşınmıştır.
• Yağ pompasının gövdesi yahut kapağı gevşektir.
• Yağ pompasının contası bozulmuş, yanlış takılmış, yahut çok incedir.
• Pompa emme borusunda hava kaçağı vardır. (Karterde yağ seviyesi düşüktür).
• Yağ pompası yüzücü süzgeçte hava kaçağı vardır.
• Pompa emme borusu veya süzgeci suyla, mumlaşmayla ve donma sebebiyle, tıkanmıştır.
• Yağ boşaltma borusunda kaçak vardır.

by.NaMe
09-10-2008, 09:55 AM
yüksek yag basıncı

• Basınç göstergesi arızalıdır.
• Kullanılan yağ çok kirlidir.
• Basınç (http://www.tumarabalar.com/)kontrol supabının basınç ayarı yüksektir.
• Basınç kontrol supabının yayı çok serttir.
• Plancır tip tahliye supabının kanalı tıkalıdır.
• Plancır tip tahliye supabında mumlaşma yüzünden, yahut plancırın yerine sıkışık durumda olmasından tutukluk vardır.
• Pompanın yağ basma kanalında tıkanıklık vardır.

by.NaMe
09-10-2008, 09:55 AM
hava filitrenizi zamanında degiştirin

Hava filtresini zamanında değiştirin! (http://www.tumarabalar.com/)
Hava filtresinin görevi, her türlü hava şartında motoru sıkıştırmadan gerekli olan havayı iletmek ve nefes aldırmaktır. Hava filtresinin aracın fazla yakıt tüketmesinde direkt etkisi vardır.

Tıkanmış bir hava filtresi aracın maksimum beygir gücüne ulaşmasını engellediği gibi aracın fazla yakıt tüketmesine de neden olur. Motorda güç kaybına neden olur

Motorda basit bir yedek parçaymış gibi görünen hava filtresi kirlendiğinde, motora kirli hava girmesine neden olur. Motora kirli hava girdiği için oksijen miktarı yetersiz kalır ve silindirlerin içindeki yanma kalitesi de azalır. (http://www.tumarabalar.com/)

Yakıtın tamamını yakacak düzeyde oksijen olmadığından silindirlerin içindeki ateşleme sonucunda oluşan patlama ve yanma yetersiz kalır. Bu da motor motorun maksimum torka ulaşmasını engeller ve motorda güç kaybına neden olur.

Yakıtınız israf olur
Otomobilinizin hava filtresi kirlenmişse, ne kadar gaza yüklenirseniz yüklenin, motora yeteri kadar oksijen girmediğinden, yakıtın çoğu yanmadan egzoztan çıkar. Yani bir anlamda yakıtınızı sokağa dökmüş olursunuz.

Motorun ömrü azalır
Sürekli kalitesiz hava filtresi kullanmak da motorun ömrünü azaltır. Motorun ideal çalışması için iyi bir hava filtresi aracılığıyla motorlardaki silindirlere kaliteli hava girmesi, kaliteli yakıt kullanılması ve hava-yakıt karışımının iyi olması gereklidir.

Hava filtresi ne zaman değiştirilir?
Hava filtresi normal koşullarda 10 bin kilometrede bir yapılan periyodik bakımlarda değiştirilir. Ancak tozun, toprağın bol olduğu Türkiye'de 5 bin km'de bir hava filtresini değiştirmek gerekir.

by.NaMe
09-10-2008, 09:55 AM
rezistans arızası

Kış aylarında sürücüler, arka camda oluşan buğu yüzünden sık sık görüş problemiyle karşılaşırlar. Buğuyu yok etmenin tek yolu rezistansı çalıştırmaktır. Ancak çeşitli nedenlerden dolayı kopan ince rezistans telleri, sürücülerin başını ağrıtır. Oysa bu tellerin tamiri, piyasada satılan gümüş sırlı boyalarla birkaç dakika içinde yapılabiliyor.

Buğu yapar (http://www.tumarabalar.com/)
Her ne kadar yaz aylarında varlığını unutacak bile olsanız, arka cam rezistansı arızalandığında tamiratını siz yapabilirsiniz. Çok ince ve hassas bir yapıya sahip olan rezistans telleri, ya otomobilin camı silinirken ya da otomobil stationwagon ise yükleme sırasında kopar. Isınarak arka camdaki buğuyu yok eden birbirine paralel bağlı bu ince ve hassas yapılı rezistans telleri koptuklarında kendilerini buğu yaparak belli eder. Sağlam olanlar ise görevlerini sürdürmeye devam eder.

Tamiri 5 dakika
Çoğu kullanıcı, kopan rezistans telini tamir ettirmeye üşenir. Basit bir tel için servise gitmek zahmetli bir iş gibi görünür. Ancak teller kopmaya devam edince arka cam tamamıyla buğu yapar ve asıl sorunlar da o zaman başlar. Servise gitmek için bütün tellerin kopmasını beklemek yanlış olur. Gümüş sırlı iletken boyalar sayesinde, otomobilinizin rezistansını 5 dakikada tamir edebilirsiniz. Üstelik tek başınıza

by.NaMe
09-10-2008, 09:55 AM
Rezistans nasıl onarılır?

• Tamir için ilk olarak, tellerden hangisinin kopuk olduğunu tespit etmek gerekir. Bunu anlamak için, rezistans çalıştırılır. Çalışan tellerin üzerindeki buğu çözülürken, kopuk tellerin olduğu bölgede buğu kalacaktır. Buğunun kaldığı bölgede telin üzerindeki kopuk kolaylıkla bulunabilir.
• Gümüş sırlı iletken boyayı kopuk telin üzerine sürmeden önce yüzeyi temizlemek gerekir. Bunun için yüzeyi nemli bir bezle ve diğer tellere zarar vermemek için fazla bastırmadan silmelisiniz.
• Temizlenen zemin kuruduktan sonra, gümüş sırlı iletken boyanın dışarı taşmaması için kutunun içinde bulunan ve ortasında rezistans telinin kalınlığı kadar boşluk olan özel karton, zemin üzerine konulur. Daha sonra, gümüş sırlı iletken boya o boşluğa sürülerek, kopuk iki telin ucu birleştirilir. Eğer kutunun içerisinden, özel delikli karton çıkmamışsa, kopuk kısmın her iki tarafı da bantlanarak boyanın dışarı taşması önlenebilir.
• Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, gümüş sırlı boyaların kullanılmadan önce iyice çalkalanması gerektiği. Boya uygulandıktan sonra, kuruması için 5-6 saat beklemek yeterli. Bu süre zarfında rezistansın çalıştırılmaması gerekir. Ancak bu kadar beklemek istemiyorsanız, bir saç kurutma makinesini boyanın üzerine tutarak daha çabuk kurumasını sağlayabilirsiniz.
Dikkat
Gümüş sırlı boya, sadece arka cam rezistansındaki kopuklukları giderebiliyor. Rezistansın ana bağlantı yerlerindeki hasarlarda ve ön camla yan dikiz aynalarındaki ısıtıcılı camlarda bulunan rezistans arızalarında kullanılmaz

by.NaMe
09-10-2008, 09:55 AM
yakıt donanımı ve arıza arama
Yakıt sisteminin görevi yeterli bir hava ve yakıt karışımını motora sağlamaktır. Hava-yakıt karışımı motorun üzerindeki yükü karşılamak için belli bir oranda olmalıdır.

Sistemin ana parçaları: yakıt deposu, yakıt kapağı, emisyon kontrolleri, yakıt borusu, yakıt filtresi, karbüratör , emme manifoldu ve depodaki yakıt miktarını gösteren yakıt göstergesi.

Motor Yakıtı
Motor yakıtı hidrojen ve karbondan yapılmıştır. Karışım mevcut oksijenle yanıp içindeki ısı enerjisini mekanik enerjiye çevirmektedir. Sıvı yakıtlar içten yanmalı motorlar için idealdir çünkü ekonomik olarak üretildikleri gibi yüksek ısı değerlerine sahiptirler kolayca nakledilip saklanabilirler. En yaygın örnekleri benzin , gazyağı ve dizel yakıtıdır.

Benzinin bir çok avantajları vardır ve buji ateşlemeli içten yanmalı motorlarda en yaygın kullanılan yakıttır. Dizel yakıt benzinden sonra ikinci sıradadır. Benzin kadar ucuza maledilmesine rağmen kullanımı dizel motorlarla sınırlıdır.

by.NaMe
09-10-2008, 09:56 AM
Yakıt Deposu
Bütün modern yakıt sistemleri yakıtı bir pompa ile beslerler. Böylece benzin deposu genelde aracın arkasında bulunmaktadır. Deponun giriş ve çıkış boruları vardır. Çıkış borusu genelde deponun üzerinde veya yan tarafında bulunur. Borunun ucu deponun alt yüzeyinden 1 cm kadar yukarıda tasarlanmıştır, böylece depoda oluşabilecek veya satın alınan benzindeki tortular direk karbüratöre gönderilmemiş olur.

by.NaMe
09-10-2008, 09:57 AM
Yakıt Filtresi
Karbüratör ve enjeksiyon sistemlerinde birçok jetler ve küçük kanallar bulunduğu için temiz yakıt aracınız için çok önemlidir. Temizliğin garantilenmesi için yakıt hattı üzerine yakıt filtresi konulmuştur. Yakıt filtresi benzin deposu ile karbüratör arasında bulunmalıdır. Kirli parçalar akaryakıt tankerlerinde, benzin istasyonu tanklarında oluşan pastan kaynaklanır. Su ise yakıt tanklarında yoğunlaşan buhardan oluşur.

by.NaMe
09-10-2008, 09:57 AM
Amortisör Kule Gergileri (Ön-Arka) Ne İşe Yarar
Modifiyeli bir otomobilde sık yapılan bir diğer uygulama da amortisör kule gergisi montesidir. Kule gergileri, amortisör kulelerini karşılıklı olarak tek bir parça halinde birleştirmek için kullanılırlar.
Kule gergilerinin amacı, özellikle sert girilen virajlarda amortisör kulelerinde meydana gelen esnemeleri minimize etmektir. Viraj alınırken amortisör kuleleri normalde esnerler, ve bu da bir miktar çekiş kaybına (ya da yol tutuşta bir miktar zaafiyete) yol açar. Kule gergileri amortisör kulelerinde meydana gelen esnemeleri önlemek üzere dizayn edildiklerinden, viraj alımı sırasında enerjiyi gücün yüklendiği tek bir kuleden alıp diğer kuleye de iletmek suretiyle paylaştırırlar
Bu, jantları yere paralel tutmaya, o da lastiklerin yere daha iyi temas etmesine yardımcı olur. Sonuçta, viraj sırasındaki çekiş ve yol tutuş iyileşir

by.NaMe
09-10-2008, 09:57 AM
Viraj Çubukları Ne İşe Yarar?

Viraj sırasında fizik kuralları gereği otomobiler sadece tek bir tarafa (virajın dış tarafına doğru) yatarlar. Viraj çubukları virajın iç tarafında kalan (aynı aks üzerindeki karşı taraftaki) tekerleği de yere bastırmak sureti ile tüm otomobilin yol tutuşunu iyileştirmeye yardımcı olurlar. Böylelikle önden ve arkadan kaymalar daha az yaşanır.
Özellikle yüksek hızda girilen virajlarda amortisör kule gergileri ile tam uyum içerisinde çalışırlar. Ancak, arazi kullanımında tek bir lastiğin havada kalması şeklinde dezavantajları vardır.

by.NaMe
09-10-2008, 09:57 AM
Motor Yağının Seviye Kontrolü

Araç düz bir zemine alınır. Motor çalışıyor ise durdurulur. Yağın kartere süzülmesi için bir süre beklenir.
Yağ çubuğu çıkartılıp, temiz bir bez ile silinir. Silme işlemi üstüpü gibi toz bırakıcı maddelerle yapılmaz. Yağ çubuğu tekrar yerine takılır ve çıkartılır.
Yağ çubuğuna yapışan yağ seviyesi kontrol edilir. Yağ seviyesi, çubuk üzerinde bulunan iki işaret arsında olmalıdır.
Yağ seviyesi düşük ise, daha önce motora konulan yağ ile tamamlanır, fazla ise normal seviyeye inene kadar boşaltılır.

Motosikletlerde ise, Rotax motorlar (BMW F650, APRILLA PEGASO 650 gibi) için motor yine çalıştırılıp motor ılınana kadar beklenir. Ilındıktan sonra kapatılır ve yağ seviye çubuğundan bakılır. Karteri altta olan motosikletlerde ise ki çoğunluk böyledir, sabah hareket etmeden önce motor düzlenir ve kontrol camından yağ seviyesine bakılır

by.NaMe
09-10-2008, 09:57 AM
Yağlama Sistemi Ana Parçaları
Karter: Karter, motor yağına depoluk yapar, yağın soğumasına yardımcı olur ve motorun alt tarafını kapatarak toz, toprak ve benzeri yabancı maddelerin motorun içine girmesini önler.


Yağ Süzgeci: Karterdeki yağın içinde bulunan büyük pislikleri süzer
Yağ Pompası: Yağı karterden emerek belirli basınç altında yağ filtresine ve ana yağ kanallarına basar. Motorlarda dişli tip, paletli tip, rotorlu tip olmak üzere üç çeşit yağ pompası bulunur.


Dişli Tip Yağ Pompası: Pompa içinde birbiriyle kavraşmış iki dişli bulunur. Dişlilerden birisi döndüren, diğeri dönen dişlidir. Döndüren dişli hareketini bazı motorlarda kam milinden, bazı motorlarda krank milinden alır. Dişliler döndüğünde giriş kanalından gelen ve diş boşluklarına dolan yağ çıkış kanalıma taşınır. Taşınan yağın miktarı dişlilerin dönme hızına ve yağ kalınlığına bağlıdır.
Motor yağı soğuk iken veya motor devri yükseldikçe dişlilerin taşıdığı yağ, gereğinden çok fazla olur. Yağ basıncının belirli bir değerden daha fazla yükselmesini önlemek için çıkış kanalına yağ basınç ayar subabı konur. Basınç ayar subabı pompa gövdesinde veya ana yağ kanalı üzerinde olabilir. Pompa yağ çıkış basıncı, basınç ayar subap yayının basıncını yenecek kadar yükseldiğinde subabı açarak geri dönüş yapar.

Paletli Tip Yağ Pompası: Paletli yağ pompasında dişli yerine paletler kullanılır. Paletler, pompa gövdesi içinde, eksenden kaçık olarak dönen palet başlığındaki yuvalarına takılır. Yuva içindeki palet yayları, paletleri devamlı olarak gövde yüzeyi ile temas halinde tutar. Palet başlığı pompa miline bağlıdır. Mil döndüğünde paletler, giriş kanalı önünde büyüyen ve çıkış kanalı önünde sıfıra kadar küçülen bir hacim meydana getirirler. Yağın taşındığı hacmin sıfıra düşmesiyle yağ ana yağ kanalına basılır.


Rotorlu Tip Yağ Pompası: Rotorlu tip yağ pompasında iç rotor, rotor yuvasında pompa mili döndüğünde iç rotor ile çalışan dış rotor, yağ giriş kanalında büyüyen ve yağ çıkış kanalında sıfıra kadar küçülen değişken bir hacim meydana getirir. Giriş kanalında büyük hacme alınan yağ, çıkış kanalında hacmin sıfıra düşmesiyle ana yağ kanallarına basılır.

by.NaMe
09-10-2008, 09:58 AM
Yağ Pompası Arızaları
Hangi tip yağ pompası olursa olsun, çıkış kanalına taşınan yağın geri dönmesine engel olunarak basınç artışı sağlanır. Yağın taşınmasını sağlayan parçalar aşındığı zaman pompadaki yağ kaçağından dolayı gerekli basınç artışı sağlanamaz. Bu durumda pompa sökülür. Temizleme sıvısı ile yıkanır ve basınçlı hava ile kurutulur. Pompa parçaları gözle kontrol edilir. Pompa gövdesinde çatlama,dişlilerde ve pompa milinde gözle görülür deformasyon var ise pompa yenisiyle değiştirilir. Yapılan gözle kontrolde bariz bir arıza yok ise, katalogdan boşluk değerleri ve ölçme şekilleri tespit edilerek ölçü aleti ile aşıntı kontrolüne geçilir. Ölçülen aşınma miktarı katalog değerlerinin üzerine çıkıyorsa mümkünse onarılır veya yenisi ile değiştirilirYağ pompalarının genel kontrolü ve boşluk değerleri aşağıda açıklanmıştır. Dişli tip yağ pompasında,dişli yanı ile gövde arasındaki boşluk sentil ile ölçülür. Boşluk miktarı 0.05 ila 0.13 mm arasında olmalıdır.

by.NaMe
09-10-2008, 09:58 AM
Basınç Ayar Subabı
Basınç ayar subabı, yağ pompası tarafından ana yağ kanalına basılan yağın, basıncını istenilen değerde kalmasını sağlar. Basınç ayar subabı, ayar vidası, basınç yayı ve basınç subabından meydana gelir. Basınç subabı bilye veya piston şeklindedir.
Sistemdeki yağ basıncıbelirli değere ulaştığında basınç yayının kuvvetini yenerek basınç subabını itip kısa devre kanalının açılmasını sağlar. Yüksek basınçlı yağ kısa devre kanalından yağ pompa girişme geri döner veya doğrudan kartere dökülür. Yağ basıncı normale döndüğünde subap, basınç yayının etkisiyle kısa devre kanalını kapatır.

by.NaMe
09-10-2008, 09:58 AM
Motorlarda Yağ Dolaşımı
Motorlarda yağ dolaşımı, yağ pompasının bastığı yağın, yağ filtresinde temizlenmesi önceliğine göre iki şekilde olur. Bunlardan birisi kısa devreli diğeri ise tam akışlı yağ dolaşımıdır.

Kısa Devreli Yağ Dolaşımı: Kısa devreli yağ dolaşımında, yağ pompasından basılan yağ, yağ filtresinden geçmeden motor parçalarını yağlar. Sistemde harcanamayan yağın fazlası, yağ filtresinde temizlendikten sonra kartere akıtılır.

Tam Akışlı Yağ Dolaşımı: Tam akışlı yağlama dolaşımında, yağ pompasından gelen yağ, filtrede temizlendikten sonra motor parçalarını yağlar. Filtrenin kirlenerek tıkanması halinde motorun yağsız kalmasını önlemek için, filtre kısa devre supabı açılarak yağın doğrudan ana yağ kanalına (motora) gitmesi sağlanır.

by.NaMe
09-10-2008, 09:58 AM
arac bakımında sıkça sorulan sorulara cevap
Supap ayarı, en önemli motor ayarlarından biridir. Soğuk ve sıcak ayar olarak ikiye ayrılır.
Bir aracı kış şartlarına hazırlarken en önemli noktalardan biri hava filtresini kışlık pozisyona almak ve otomatik jikle kışlık pozisyonuna çevirmektir.
Araçta yakıt ikmali yapılırken motor stop edilir.
Ayağımızı gaz pedalından çeksek bile motorun hala çalışmasını sağlayan devre rölanti devresidir.
Yakıtın içinde toz-su-pislik vs. varsa motor tekleyerek çalışır.
Yakıt sistemi ayarlarından biri rölanti ayarıdır.
Boğulmuş bir motoru çalıştırmak için gaz pedalına sonuna kadar basılarak marş yapılır.
Motor ısınıca stop ediyorsa karbüratöre de bakılmalıdır

by.NaMe
09-10-2008, 09:58 AM
Motorun hararet yapmasının nedenleri
Motorun hararet yapmasının nedenleri:
->Radyatör peteklerinin tıkanması,
->radyatörde suyun azalması,
->vantilatör kayışının gevşek veya kopuk olması,
->termostatın arızalı olması,
->motor yağının azalması,
->motor soğutma suyu kanallarının tıkalı olması,
->uygun vites ve hızda gidilmemesi,
->otomatik fanın arızalı olmasıdır

by.NaMe
09-10-2008, 09:58 AM
kış aylarında yakıt tüketiminin artma sebepleri
1. Motorunuzun ayar ve bakımlarını (her 5.000 km.'de) ve uzman kişilere yaptırın.

Bu ayar bakımlarında;


• Hava filtresinin temizliğine dikkat edin. Tıkanmış hava filtresi yakıt tüketimini arttırır.
• Hava filtresini yaz veya kış durumuna göre takın.
• Distribütör platin ayarını katalog değerine ayarlatın. Değerinde olmaması yakıt tüketimini arttırır.
• Akümülatör ve bağlantı kablolarının bozukluğu motor verimini düşürür. Değerinde olmaması yakıt tüketimini arttırır.
• Bujilerin arızalı ve ayarsız olması yakıt tüketimini yüzde 10 arttırır.
• Karbüratörün bakımın yaptırın.
• Rölanti devri katalog değerinde olmalı. Yüksek devir yakıt tüketimini arttırır.
• Bakım teknisyeninizin, rölanti devri ayarını gaz analiz cihazı ile yapılmalı. Sıkı ve tutukluk yapan bir gaz pedalı yakıt tüketimini artırır.

2. Fren balataları ayarsız ve sıkı ise tekerlek dönüşü zorlanır. Yakıt tüketimi artar.
3. Debriyajın kaydırması yakıt tüketimini arttırır.
4. Ön düzen ayarlarını her 10.000 km.'de bir kontrol ettiren.
5. Lastik havaları uygun basınçta olmalıdır. Havası az olan lastikte yuvarlanma güç olduğundan yakıt tüketimi artar.

by.NaMe
09-10-2008, 09:58 AM
Asr

ASR arabalar için temel olarak bir güvenlik sistemidir. Uzun olarak Acceleration Slip Regulation yani ivme kayma kontrolü anlamına gelir.
Ne işe yarar ?
Otomobiller bozuk zeminlerde virajlarda yada hızlanırken kaymasını patinaj yapmasını önler.
bunu nasıl yapıyor ?
Çok uzun anlatımları ve çok değişik ASR sistemleri olmasına rağmen temel olarak araba birden hızlandığında, kaymaya başalyınca tekerin (güç tekerinin)
çekiş yeteneğinin kayboldugunu algılanay bir sistem vardır ve bu farkedildiği anda o tekerlekteki hızı yavaşlatmakta ve kaymayı , sarsılmayı önlemektedir.

Bence güvenlik için geliştirilmiş en iyi sistemlerden birsiidir. Tabiki kayma anaında sürücünün tepkisinide onagöre olması gerekir, panik yapacak bir kişi için çokda faydalı olacağını düşünmüyorum

by.NaMe
09-10-2008, 09:58 AM
Active Body Control Sistemi

Yola tutunmanın ABC'si Yürüyen aksam üzerinde çalışan Mercedes'in mühendisleri ABC (Active Body Control) adlı aktif süspansiyon sistemi ile bir rüyalarını daha gerçekleştirdiler.

ABC, ilk olarak CL'de kullanılan ve son olarak da S Serisi'ne adapte edilen yüksek teknoloji ürünü bir süspansiyon sistemi. Ayrıca ABC'de modern havalı süspansiyonun yerini klasik helezon yaylı bir sistem almış.

İki Mercedes karşılaştırıldı:
ABC'nin işe yarayıp yaramadığını biri bu sistemle donatılmış diğeri ise standart olarak sunulan havalı süspansiyona sahip 2 adet Mercedes S Serisi'nin karşılaştırması ortaya çıkaracak.

Daimler Chrysler mühendisleri ABC'yi dahiyane bir buluş olarak tanımlıyor. Firmanın ABC (Active Body Control) adını verdiği sistem aktif süspansiyon anlamına geliyor. Mercedes bünyeında ABC üzerinde çalışan mühendisler bu yeniliğin hak ettiği ilgiyi görmemesinden şikayetçi.Yüksek teknoloji süspansiyon sistemi: Mercedes, güncel S serisinde kullandığı Airmatic havalı süspansiyonu da kısa bir süre önce tanıtmıştı. Aradan bir yıl geçmeden, müşteriler ABC isimli yeni bir sistemle tanıştılar. ABC, ilk olarak CL'de kullanılan ve son olarak da S Serisi'ne adapte edilen yüksek teknoloji ürünü bir süspansiyon sistemi. Aradan bir yıl gibi kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen yeni bir süspansiyon sisteminin seçeneklere dahil edilmesi doğal olarak müşterilerin aklını karıştırabiliyor. Ayrıca ABC'de modern havalı süspansiyonun yerini klasik helezon yaylı bir sistem almış.

Fiyat farkı mantıklı:
ABC otomobilin yol tutuş ve sürüş özelliklerinde inanılmaz bir iyileşme sağladığından bu opsiyon için talep edilen fiyat farkının (Almanya'da 5 bin 742 mark) mantıklı olduğu görülüyor. ABC sayesinde sürüş konforu ve güvenliği kriterlerinde eşit oranda yüksek bir kalite standardı elde edilmiş. ABC ile donatılmış S Serisi sistemin verimliliğini çok açık bir şekilde ispatlıyor. Otomobil en sert şerit değiştirme manevralarında bile neredeyse hiç yana yatmıyor. Ancak bu özelliklere sahip otomobillerde görülen sert süspansiyon karakteristiği yerine havalı süspansiyona sahip model gibi konforlu bir sürüş de yakalanabilmiş.

Sistemin sürüş güvenliğine katkısı mükemmel:
Sistemin sürüş güvenliğine katkısı, Airmatic donanımlı otomobilin zaten başarılı olan sürüş özellikleri göz önünde bulundurulduğunda mükemmele ulaşan bir sürüş özelliğinden bahsetmek mümkün. Hava destekli Airmatic donanımlı S Serisi, limitler zorlandığında karoserindeki sallanma hareketleri eşliğinde yoldan çıkma eğilimi gösterirken ABC'li versiyon yolu çok daha başarılı tutuyor ve direksiyon hareketlerine daha kesin cevap veriyor. Gerçekleştirilen yol tutuş testlerinde aynı izlenim devam ediyor. Oval pistte, slalom parkurunda ve yüksek süratlerde gerçekleştirilen ani şerit değiştirme manevralarında ABC ile donatılmış olan otomobil çok daha güvenli ve rahat bir sürüş sağlıyor. Ancak iki otomobilin de aynı bazı paylaşması limitlerinin birbirine çok yakın olmasını sağlamış.

Sürücünün az efor sarfetmesini sağlıyor:
ABC, sürücünün daha az efor sarfetmesini sağladığından avantajlı bir seçenek oluşturuyor. Özellikle ani şerit değiştirme manevralarında otomobilin arkası daha az kayma eğilimi gösteriyor. Ayrıca otomobilin daha az yana yatması sürücünün kendisini güvende hissetmesini sağlıyor. ESP sisteminin daha az ve geç devreye giriyor olması da ABC'nin diğer avantajları. Yan rüzgârdan etkilenme karakterinin test edildiği alanda ABC'nin bir başraısı daha ortaya çıktı. Yandan 90 km/s ile esen rüzgârda (otomobilin sürati 100 km/s) Airmatic sistemli otomobilin tehlikeli bir şekilde şerit değiştirdiği gözlendi. Bunun nedeni ise, yana yatan karoserin hava direncini artırması. Gerçekten de birçok S Serisi sahibi otomobillerinin bu özelliğinden şikâyet ediyor.

Sağladığı yüksek konfor tartışılmaz:
Tüm bu olumlu özelliklerinin yanı sıra daha yüksek bir konfor seviyesi sağlaması, ABC'yi daha cazip hale getiriyor. Virajlarda, süratlenme ve frenaj sırasında karoserin sallanma eğiliminin ciddi boyutlarda azalması karşılaştırmada konfor katsayısının artması şeklinde yorumlanıyor. Engebeli zemin sürüşlerinde otomobilin içindekileri daha az sarsması ve sallantı olmaması da olumlu bir etki. ABC'li versiyonda süspansiyonu bir butona dokunarak serleştirip otomobilin virajlarda yana yatma hareketini neredeyse sıfıra indirmek de mümkün. Ancak mühendisler sürücülerin bu güven nedeniyle daha fazla hızlanmalarının söz konusu olmadığını iddia ediyor

by.NaMe
09-10-2008, 09:58 AM
Common Rail sistemi.

Dizel motora sahip araçlarda bilindiği üzere yakıt direkt olarak silindirlerin içine gönderilmektedir. Yakıtı pistonlara gönderen döner pompanın yerini artık common rail sistemi aldı."kütük" olarak adlandırılan bir dağıtıcıdan silindirlere gönderilen yakıt yakıt her enjektörden silindirin o anlık ihtiyacı kadar motorin geçmesine olanak sağlıyor. Basit mantık olarak yüksek basınç üreten çok güçlü bir pompa, elektronik kontrol merkezi ve geliştirilmiş enjektörlerden oluşan sistem oldukça hassas.





Ödüllü pek çok otomobilin sahip olduğu motor teknolojisi olan common rail sisteminin bakımında sisteme girebilecek en küçük toz zerreciği bile büyük sorunlara yol açabiliyor. Aracın bakımının yapılacağı yerin çok temiz, dışarısıyla hava akımını önleyen tamamen kapalı bir ortam olması gerekiyor.

by.NaMe
09-10-2008, 09:59 AM
Egzantirik Milinin Derecesini Arttırmak

Milin görevi emme ve egzost sübaplarını kontrol etmektir. En eski ve verimli yollardan biri olan Egzantirik mili modifikasyonu sonucunda %35 e varan güç artışı sağlanabilir.

Yüksek dereceli versiyonlar, süpapların açılma ve kapanma zamanlarını uzun tutarak yanma odasına birim zamanda daha fazla yakıt ve hava girmesini sağlıyor.

Dolayısıyla daha fazla yanma gerçekleşiyor. Buda daha fazla güç anlamına geliyor. Milin üzerindeki kamların açıları ve yapışma göre tork yada güç etkileniyor. Sivri kamil miller, süpapları erken açarak torkun artmasını sağlarken, geniş tepeli kamlar gücü artırmak için tercih ediliyor. Yuksek dereceli egzantrik milleri, motorun rolanti devrini de yükseltiyor. Ancan bunu yaparken motorun rolantide dengesiz çalışmasına neden olabiliyor. Verimli bir modifikasyon işlemi için, egzantrik milinin dışında supapların hareketini sağlayan diger mekanik ve elektronik parçaların da geliştirilmesinde yarar var. Örnegin süpaplar, süpap yayları, egzantrik mili kasnakları, beyin programı, ateşleme sistemi gibi.

LIFT:
Lift, eksantrik milinin sübaplari ne kadar bastırdığını gösteren değerdir.

DURATION:
Sübapin yatağından çıktığı zamanki derece ölçümüdür.

OVERLAP:
Giriş ve çıkış subaplarının aynı anda açık olduğu sürenin derecesidir. Giriş eksantrik milinin açılış numarası çıkış eksantrik milinin kapanış numarasına eklenerek hesaplanır.

POWER BAND:
Eksantriğin gücünü verimli bir şekilde verebildiği devir aralığıdır.

Dereceli Eksantrik Mili Ne Kadar Güç Verir:
Cadde otomobilleri için üretilmiş eksantrikler derecelerine ve kullanıcının seçimine göre 10 bg ile 25 bg arasında güç üretebilecek kapasitedelerdir, yarış otomobilleri için üretilmiş eksantrikler ise çok daha yüksek olarak 80-100 bg'lere kadar güçler üretebilmektedirler

by.NaMe
09-10-2008, 09:59 AM
Nİtro Sİstemlerİ Teknİk Bİlgİlerİ

BU BİLGİLER YILLARIN VERDİĞİ TECRÜBE VE BİLGİ İLE DERLENMİŞTİR.

BU YAZI DİZİNİNİ OKUMAK BELKİ SİZE ZAMAN KAYBI GİBİ GELEBİLİR AMA BU MÜKEMMEL SİSTEMİ KISA BİR YOLLA ANLATAMAYIZ.

EN KISA ANLATIMI BİR DÜĞMEYE VEYA GAZA BASTIĞINIZDA ANINDA +100 HP.20 SANİYE BOYUNCA SİZİN TEKRARMI TEKRAR BAS YİNE +100 HP ANINDA YİNE SİZİN,DEFALARCA BAS DEFALARCA KULLAN BİTTİ TEKRAR DOLDUR TEKRAR BAS...

"NOS (NITROUS OXIDE) NEDİR?"

NITROUS OXSIDE YANICI VE PATLAYICI OLMAYAN, SOLUDUĞUMUZ HAVANIN ÇOK DAHA YOĞUN BİR BİÇİMİDİR. DAHA FAZLA YAKITIN YANABİLMESİNİ SAĞLAYAN VE EKSTRA OKSİJENİN İLAVESİNE KOLAYLIK SAĞLAYAN ÖZEL BİR GAZDIR.
GÜÇ NITRO' DAN DEĞİL BENZİNDEN ELDE EDİLİR. BASİT OLARAK NITRO AYNI ZAMAN DİLİMİ İÇERİSİNDE DAHA FAZLA YAKIT YAKMAMIZI SAĞLAR VE BU DA ARTI BEYGİR GÜCÜ DEMEKTİR.

NOS SİSTEMİ NELERDEN OLUŞUR?

NOS TÜPÜ

NOS BORUSU + BENZİN BORUSU

NOS VE BENZİN SOLENOID' İ (VANASI)

MONTAJ KABLOLARI VE APARATLARI

ATIŞ VE HAZIRLAMA BUTONLARI

NOS ETİKETLERİ

KULLANIM KLAVUZU

NOS VE BENZİN MEMELERİ

BENZİN EMNİYET MÜŞÜRÜ

HANGİ ARABALARA UYGULANABİLİR?

TÜM BENZİNLİ VE DİZEL ARABALARDA, 4-6-8-10-12 SİLİNDİRLİ MOTORLARDA, ARACIN GÜCÜNE VE MOTOR HACMİNE GÖRE ÖZEL DİZAYN EDİLMİŞ KİTLER UYGULANABİLİR. ANA PRENSİP OLARAK STANDART MOTORLAR 4 Silindirli motorlar 60-100 Hp. 6 Silindirli Motorlar 75-125 Hp. 8 Silindirli (Small Block) Motorlar 125-150 Hp. 8 Silindirli (Big Block) motorlar 150-250 Hp. EKSTRA GÜÇ ARTIŞINI RAHATLIKLA TOLERE EDERLER. BU DEĞERLERİN ÜSTÜNE ÇIKILDIĞINDA, İSTENEN GÜCE GÖRE DEĞİŞEN FORGED PİSTON, ÇELİK FORGED PİSTON KOLU VE DAHA İLERİ SAFHALARINDA ÇELİK FORGED KRANK GEREKSİNİMİ VARDIR. APLİKASYONUN GENELDE SAĞLIKLI ÇALIŞAN BİR MOTORA YAPILMASI UYGUNDUR YANİ YAĞ YAKAN VEYA ÇOK FAZLA REKTEFİYE EDİLMİŞ MOTORA UYGULANMASI TAVSİYE EDİLMEMEKTEDİR. BİR ÖRNEK VERİRSEK SU'YUN İNSANA BİR ZARARI YOKTUR. FAKAT 5 DAMACANA SU İÇİLİRSE ZARARI KAÇINILMAZDIR. NOS SİSTEMİ DE AYNEN BU ÖRNEKDEKİ GİBİ UZMAN KİŞİLER TARAFINDAN MONTE EDİLİRSE VE MOTORUN KAPASİTESİNE GÖRE SEÇİLİRSE HİÇ BİR ZARARI YOKTUR.


GÜÇ NASIL ELDE EDİLİR? KULLANIM ŞEKLİ NEDİR?

NOS KİTİNİN ARACA MONTAJINI MÜTEAKKİP, ELİNİZİN ALTINDA 3 EMNİYET ŞALTERİ VARDIR. BİRİNCİSİ TÜP VANASI, İKİNCİSİ SOLENOİDLERE ELEKTRİK VEREN HAZIR ŞALTERİ, ÜÇÜNCÜSÜ ATIŞ ŞALTERİDİR. TÜP AÇIK İKEN HAZIR ŞALTERİ AÇILIR VE 2500 DEVİR VEYA ÜSTÜNDE SEYREDEN BİR ARAÇTA GAZ PEDALININ ALTINDA VEYA KOLAYCA ULAŞILABİLECEK (ÖRNEĞİN VİTES TOPUZU, DİREKSİYON) ATIŞ ŞALTERİNE BASTIĞINIZ SÜRECE MOTORA NOS VE EKSTRA BENZİN VERİR. GENELDE TÜP BİTENE KADAR BASILABİLİR. FAKAT SAĞLIKLI OLMASI BAKIMINDAN YETKİLİLER 15-20 SANİYEYİ YETERLİ BULUYORLAR. ÇÜNKİ BU YARIŞ MODUNDA ÜRETİLMİŞ BİR SİSTEM OLDUĞU İÇİN, YARIŞLARIN DA EN FAZLA 16-17 SANİYE ( 0-400 MT. ) OLACAĞINDAN FAZLASI GEREKSİZ BULUNMAKTADIR.

TÜP NEKADAR DAYANIR?

TÜPÜMÜZ 15-20 SANİYELİK ATIŞLARLA, 10 LBS' LİK TÜP İLE 15-20 ATIŞ TABİİ BU KULLANILAN KİTE VE MOTORUN HACMİNE GÖREDİR. 10 LBS' LİK TÜP 75-100 HP. ARTI GÜÇ ARTIŞI VERECEK ŞEKİLDE ÖRNEK GÖSTERİLMİŞTİR. TÜP BİTTİĞİNDE TÜRKİYE' DEKİ TEK REFİLL (DOLUM) İSTASYONU RPM' DE VEYA SANAYİ GAZI DOLUM TESİSLERİNDE KOLAYCA DOLDURULABİLİR.

TÜP DOLDURMA ÜCRETLERİ NEDİR?

10 LBS.TÜP 65 MİLYON TL. ($50.00) 'YE DOLDURULMAKTADIR.

tüpler Habaş, Berk Gaz, Messerali Gaz, Karboğaz gibi sanayi gaz doldurma tesislerinde doldurtulabilir veya bize gönderebilirsiniz

İLAVE HERHANGİ BİR MODİFİKASYONA GEREK VARMI VEYA YAPILMASI GEREKLİMİDİR?

NOS İÇİN HERHANGİ BİR MODİFİKASYONA GEREK YOKTUR. STANDART HER TÜRLÜ MOTORA KOLAYCA UYGULANIR. ENJEKSİYONLU ARAÇLARDA BASINÇ REGULATÖRÜ NOS DEVREYE GİRDİĞİNDE BY PASS EDİLEREK BENZİN YETİŞTİRMEME GİBİ SORUNLARLA KARŞILAŞILMAZ. KARBURETORLÜ ARAÇLARDA İSE BESLEME SİSTEMİNİN 10 PSİ' DAN AŞAĞI OLMAMASI BASINÇ REGULATÖRÜ VEYA EKSTRA BİR BENZİN POMPASI İLE SAĞLANIR. MOTORA YAPILMIŞ OLAN MODİFİKASYONLAR VAR İSE NOS HERZAMAN ARTI GÜÇ VERECEĞİNDEN FAYDASI VARDIR. (EGZANTRİK MİLLERİ, AÇIK HAVA FİLİTRELERİ, CHİP VE ATEŞLEME SİSTEMLERİ GİBİ) DEVİR KESİCİ BULUNAN ARAÇLARDA DEVİR, KESİCİ DEVREYE GİRMEDEN ATEŞLEME YAPILMASI UYGUNDUR.

MOTORA BİR ZARAR VERİR Mİ?

TAVSİYE EDİLEN KİTLER MOTORA HERHANGİ BİR ZARAR VERMEZ. (NOS MEMELERİNİN KAPASİTESİ İLE OYNAMAK HİÇ BİR ZAMAN ARTI GÜÇ VERMEZ. SADECE ZARAR VERİR. SİSTEM OLARAK NOS TEK BAŞINA HİÇ BİR ZAMAN GÜÇ VERMEZ. GÜÇ YAKITTAN GELİR. YAKITI SAĞLAYAMAZSANIZ NOS' UN TEK BAŞINA YAPACAĞI HİÇ BİR ŞEY YOKTUR. NOS İLAVE BİR YAKIT DEĞİLDİR. SADECE DAHA FAZLA YAKITIN YAKILMASINA MÜSADE EDEN BİR GAZDIR. SİSTEMİN EN ÖNEMLİ UNSURU BUDUR. NOS' U VERDİĞİNİZDE İLAVE YAKIT ORADA YOKSA MOTORUNUZUN NORMAL ZAMANDA KULLANDIĞI YAKITIN YANMA NİSPETİNİ HIZLANDIRMIŞ OLURSUNUZ. BU DURUM ÇOK GEÇMEDEN PİSTONLARDA DETENASYON' A (HARABİYET' E) SEBEP OLUR. ONUN İÇİN EN ÖNEMLİ HUSUS , NOS VE BENZİNİ AYNI ANDA ORANLI BİR ŞEKİLDE VERMENİZ GEREKİR. 50 HP. ‘ LİK SİSTEMLERDE MOTORUN BENZİN EMMESİ YETERLİ OLDUĞUNDAN İLAVE BENZİN SOLENOİD' İNE GEREKSİNİMİ YOKTUR. FAKAT DAHA ÜST ARTI GÜÇLERDE MUHAKKAK İLAVE BENZİN SOLENOİD' İ KULLANILMALIDIR. ZATEN RPM SİZİN HANGİ KİTİ NASIL KULLANACAĞINIZI VE NE KADAR ARTIŞ ELDE EDECEĞİNİZİ SİZE BİLDİRMEKTEDİR.

MONTAJI NASIL VE NE KADAR SÜRE İÇERİSİNDE YAPILMAKTADIR?

KİTLER YAKLAŞIK 4-5 SAATTE MONTE EDİLİRLER. MONTAJ İSTASYONLARI, ŞU ANDA İSTANBUL VE ANKARA OLARAK HİZMET VERMEKTEDİRLER. KOLAY ANLAŞILABİLİR MONTAJ ŞEMASI İLE GÜN İÇERİSİNDE KENDİNİZ BİLE TAKABİLİRSİNİZ. MONTAJI KOLAYDIR.



Artı Beygir Gücünü Nasıl Elde Etmeli

Bir motor, Yakıt yakarak çalışır ve genişleme yaparak pistonları aşağıya iter. Daha fazla beygir gücü yapmak istiyormusunuz? Daha fazla yakıt yakın böylece motor pistonları aşağıya daha kuvvetle itecektir. Çok kolay gibi geliyor. Fakat, bu o kadar da kolay değil. Gücü arttırmayı bir kompleks mühendislik problemi yapan çok sayıda ki faktörler olduğundan biz burada sadece üç ana esası ele alacağız.
Herşeyden evvel, tüm yakıtlar yanabilmek için oksijene ihtiyaç duyar. Daha fazla yakıt yakmak istiyorsanız, daha fazla oksijen vermeniz gerekecektir. Hemen hemen bütün motor performans ürünleri yakıt ve oksijen akışını arttırara gücü yükseltirler.
Egzantrikler, daha hacimli karbüratörler veya valfler, porting, emme manifoldu, egzost headersları, superchargerlar, turbochargerlar, ve NOS geliştirilmiş bir motorun nasıl hava aldığını gösteren açık örneklerdir (daha fazla yakıt yakmak için daha fazla oksijen ) ve bu size artan beygir gücü verir. Oksijen ve yakıtın akışını arttırmak için en etkin yol muhtemelen Nitro oksid enjeksiyon sistemidir. Nitro sisteminin bu kadar büyük beygir gücü üretmesinin başlıca sebebi budur.

Diğer bir temel güç faktörü yakıtın buharlaştırılmasıdır. Diğer yarış yakıtlarında olduğu gibi benzin sıvı haldeyken yanmayacaktır. Benzinin yanabilmesi için buhar haline dönüştürülmelidir. Benzinin buhar haline dönüştürülmesi kolay bir işlemdir. Bu husus temel olarak dışarıya bir bardak su koyup kurumasını beklemeden farklı değildir. Elbetteki motorun içinde buharlaşma çok çabuk olmaktadır. 8000 RPM'de çiğ benzinin buhara dönüştürülmesi, yeterince buharlaştırma işleminin harekete geçirilmesinde anahtar; motor ısısı ve yakıt atomizasyonudur. Atomizasyon işlemi çiğ yakıt akışını çok küçük damlacıklara dönüştürür ve böylece buharlaşma yüzeyinin genişlemiş olmasından ötürü buharlaşma hızlanır. Yakıt damlacıklarının ebadı çok önemlidir. Büyük bir damla benzin alın ve onu on küçük damlacığa dönüştürün, bu durumda daha etkin buharlaştırma için yüzey sahasını genişletmiş olmaktasınız. Sonuç, yanmak üzere daha fazla yakıt elde edilmiş olur. İyi dizayn edilmiş olan bir NOS sistemi nitro ile birlikte motora akan yakıtta çok küçük damlacık ebatları meydana getirir. İşte bu sebepten dolayı NOS sistemleri diğer sistemlere göre daha güçlü beygir gücü oluşturur.

Bizim bakacağımız üçüncü ana güç faktörü hava/yakıt karışımının yoğunluğudur. Toros'larda ki 5000 metredeki geçitte hiç jogging yapmayı denediniz mi? Nefesinizi kesiyor değil mi? Atmosferin yüksekliklerinde, deniz seviyesinde olduğuna nazaran hava daha ince ve daha az yoğunluktadır. İşte bu sebepten dolayı, deniz seviyesinde olan İstanbula'da yolda giden bir kamyona göre, Toroslardaki bir yolda giden kamyon daha yavaş ilerler. Yoğunluk, atmosfer basıncı (üzerinizde olan atmosferin ağırlığı), sıcaklık, ve nem tarafından etkinleşir. Atmosferin basıncını değiştiremeyiz, ancak bir dereceye kadar emme odasının ısısını düzenleyebiliriz. Cool can'ler ve intercooler'lar yakıt ile hava/yakıt karışımını soğutarak daha yoğunlaştırırlar ve böylece ekstra bir güç meydana getirirler. Bu karışım ne denli daha yoğun olursa silindir yanma için yakıt ve havayla daha fazla sıkışır ve daha fazla güç oluşturur. Nitro oksid enjekte edildiğinde derhal likit halinden gaz haline dönüşür ve çok soğuk olur. Bu soğuk nitro buharı manifolddaki tüm emme odasının ısısını 65 o Fahrenhayt'a kadar düşürür. Daha yoğun karışım bir nitro sistemiyle motor'a çok daha fazla güç üretmesine yardımcı olur.

Nitro Oksid nedir, ne değildir

Nitro oksid motorunuza giren normal havanın daha uygun formudur. Biz sadece havanın içinde bulunan oksijenle ilgili olduğumuzdan, siz daha fazla güç üretme teşebbüsünde bulunurken ilave yakıt verdiğinizde, ne kadar oksijen mevcut olacağı konusunda nitro oksid bu işlem için yardım eder. Güç daima yakıt kaynağından gelir. Nitro oksid bir yakıt değildir. Nitro oksid daha fazla yakıtın yanması için gereken daha fazla oksijenin ilavesinde kolaylık sağlar.
Daha fazla yakıt vermeden sadece nitro oksid ilave ederseniz, motorunuzun normal zamanda kullandığı yakıtın yanma nisbetini hızlandırmış olursunuz. Bu durum çok geçmeden pistonlarda harab edici detonasyona sebep olur. Enerji nitrodan değil yakıttan gelir. Basit olarak, nitro oksid aynı zaman dilimi içerisinde daha çok miktardaki yakıtı yakmanıza müsaade eder, ve böylece hasıl olan etki; yakıttan ortaya çıkan ve aracınızın akselarasyonu için el altında olabilen, toplam enerji veya güç miktarındaki müthiş artıştır.

Nitro oksid'de büyü yoktur. Aslında, Nitro'yu kullanmanın, daha büyük bir karbüratör, daha iyi bir manifold, bir supercharger veya bir turbocharger kullanmadan farkı yoktur. Şunu anlamalısınız ki sizin ve motorunuzun soluduğu hava deniz seviyesinde %78 Nitrojen (Azot), %21 oksijen ve %1 diğer gazlardan oluşmuştur. Nitro Oksid (N2O) dünya atmosferinde bulunan başlıca iki bileşimin alınmasıyla yapılmıştır (bu iki molekül azot ve bir molekül oksijen'dir) ve bir kimyasal işlemle bir araya getirilmişlerdir. Nitro oksid motorunuza gittiğinde yanma ısısı kimyasal bileşiği kırarak yakıtı yakan daha fazla oksijen temin eder. Okumuş olduğunuz gibi bütün yarış motorları aynı prensip altında çalışırlar.Yoğun buhar içerisinde daha fazla hava (daha iyi soluma, supercharging, turbocharging, ve nitro) ve daha fazla yakıt daha fazla güç'e eşittir.

Nitro Oksid Diğer Performans Ürünlerine Karşı

Maliyet açısından , NOS bir müşteriye alabileceği en üst performansı sunar. NOS sisteminin sadece birkaç yüz dolar karşılığında size sunduğu aynı miktardaki ekstra gücü temin etmek için karbürasyon, manifold, subap ve silindir kapak ürünleri, headers, piston, porting, polishing, supercharging veya turbocharging'e binlerce dolar harcayabilirsiniz. Fakat bu, diğer performans parçalarını da takmanız halinde menfaat elde etmeyeceksiniz demek değildir. NOS sistemini bir defa taktınızmı, bütün diğer performans parçaları da nitro'nun gücünü arttırır. Eğer paranız azsa ve buna rağmen çok daha fazla güç istiyorsanız en iyi seçim bir NOS Sistemidir.
NOS yanlızca bir part time güç arttırıcısıdır. Standart performans parçalarının tamamı motor üzerine ilave stres koyarak sürekli daha fazla yakıt sarfiyatı yaparlar; güç bela caddede kullanılabilen bir egzantrikle kötü bir rolanti ile şehirde dolaşmak ne acı vericidir. Talep edildiğinde gücün hazır olması NOS sisteminin büyük bir özelliğidir; o sadece sürücü ne zaman isterse çalışır. Geri kalan zamanlarda motor normal çalışmasını sürdürür; ekstra stres yoktur, ekstra yakıt sarfiyatı yoktur, sürüş problemi yoktur.

NOS'tan bir Sistemi Aldığınızda Kit ile Neler Gelir

Kutudan çıkarıp göreceğiniz NOS sisteminin tüm parçaları arasında, takma işlemlerini tamamen okumadıkça ve NOS sistemini ilk defa kullanmadıkça tümüyle tanımakta zorluk çekebileceğiniz üç şey vardır.
Bütünlük:: Biz daima ürünlerimizin arkasındayız. Eğer biz bir sistemin 200 beygir gücü kapasitede olduğunu iddia edersek, bu bizim onu bu şekilde dizayn etmemizden, bu şekilde test etmemizden ve bu şekilde imal etmemizden ötürüdür. Eğer kılavuzluğumuzu takip etmeye arzuluysanız, size elde edeceğinizi söylediğimiz neticeleri elde edersiniz.
Kalite:: Bizim NOS'ta hergün yaptığımız pek çok şeyler vardır. Ürünlerimizi ve sistemlerimizi aracın bulunması gereken doğal çevrede yapıldığı gibi güçlü ölçüm aletleriyle teste tabi tutarız. Yüksek standartlarımızın devamı için üretim işlem gereksinimlerine azami dikkati gösteririz. Yeni uygulamalarla ilgili önerilerinizle beraber ürünlerimizin performansları hakkında söylemek istediklerinize kulak veririz. Amaçlanan uygulama için modern ve etkin olduklarını kesinleştirmek amacıyla bütün ürenlerimizin yeniden değerlendirilmesi için teknik personelimiz önerilerinizi araştırma ve geliştirmeyle yükümlü personelimize iletir.
Deneyim:: Yaklaşık yirmi yıldan beri NOS sistemlerini üretmekte bulunuyoruz. Başarılarımızdan olduğu kadar başarısızlıklarımızdan da bilgi edindik. Dizayn edip ürettiğimiz ürünlere aldığımız bu bilgiyi yüksek dozlarda uyguladık. Hatta bugün bile sistemlerimizden birini takıp, kullandığınız ilk gün olabilir, ancak bu yolda yirmi yıllık NOS tecrübesiyle birliktesiniz. O kutunun içindedir. Göremeyebilirsiniz; fakat kesinlikle hissedeceksiniz.

Nitro Oksid ve Emisyonları

Nitro Oksid'in (N2O) kullanılması havayı kirleten nitrojen oksitlerinin (NOx) artması anlamına gelmez. Elbette ki NOS'un yaptığı “sadece yarış için” olan sistemler, emisyon kontrollü motorlarda kullanımı kanuni değildir. Buna rağmen, NOS sistemlerinin çoğu 50 eyaletten ABD'de kullanımının kanuni olduğuna dair belge almıştır. Emisyon kontrollü araçlarda kullanım tasdiki bağımsız laboratuvar testleri tarafından alınmış olup, bu NOS sistemlerinin egzost emisyonlarının normal sürüş koşullarında arttırılmadığı ispata bağlanmıştır. Emisyon kontrol tüzüklerine bağlı olan motorlarda emisyon müsadeli NOS kitlerinin kullanılmasını öneririz.

NOS Sistemlerinin Tipleri

NOS sistemlerinin başlıca iki çeşidi vardır. Spray bar plate sistemleri; karbüratör ve manifold arasında bir ara plate ile kullanılan Powershot (güçlü atış), Cheater (aldatıcı), Big shot (büyük atış) gibi. Bu plaka, built-in olan spray barlarının içinden emme manifold kanallarına nitro ve ilave yakıt verir. Çoğu yakıt enjeksiyon motorları ve Top Shot gibi olan sistemler için olan nitro sistemleri, plate sistem teknolojisinin değişik şekilleridir. Plate sistemleri 50 ya da extra 400 beygir gücü verebilir. Çoğu plate sistemleri ayar yapılabilen beygir gücü kazanımı ve sistem ayarı için çıkarılabilen nitro ve yakıt jet özelliklerine sahiptir. Plate sistemleri cadde ve çoğu yarış sınıflarında kullanılır.
Diğer taraftan, direkt port sistemleri mümkün olduğunca emme valfine yakın olan herbir emiş yolu'na nitro ve ilave yakıt verebilmek için özel dizayn edilmiş enjektörler, fogger memeler kullanır. Bu sistemler, herbir silindire aynı miktarda verirken bolca nitro ve yakıt akıtır. Multiple stage direct port sistemleri, bazı profesyonel yarış motorlarında 1000 ekstra beygire kadar artış yapmıştır. Bütün NOS direkt Port sistemlerin özelliği beygir ayarlamaları ve sistem tuningi (ince ayar) için değiştirilebilen nitro ve yakıt jetleridir. Direkt port sistemleri aşağı yukarı hertürlü motorlarda hem cadde hem de yarış uygulamalarında kullanılır.Yakıt enjeksiyonu için olan bazı nitro sistemleri Direkt Port teknolojisinin değişik bir ifadesidir.
Benzin enjeksiyonu için olan bir sistem tipinde üst emme yoluna nitro ve yakıt enjekte etmek için bir direkt port stili nozzle (meme) kullanılır. Kuru manifold stili nitro sistemleri nitro'yu hava akımı içine olacak şekilde yukarı doğru enjekte ederken ilave yakıt, motorun kendi yakıt enjeksiyon memelerince verilir

NOS Sisteminizin İnce Ayarı (Tuning)için Hatırlanması Gereken Birkaç Önemli Husus.

Bu çok eskimiş bir ifade gibi gözükse de, Nitro deneyiminizin başarılı mı, başarısız mı olacağı konusunda muhtemelen daima 1 numaralı sebebi olacaktır. Daima herhangibir başlamadan evvel sisteminize konulan bütün talimatları okuyun! Motorunuzda bir şeyin değiştirilmesine karar verebilirsiniz veya dergilerde okuduğunuz sistemimizden farklı yeni bir şey dizayn etmiş olduğumuzu görebilirsiniz. Biraz zaman ayırarak bütün talimatları dikkatlice okuyun.
Daima tutucu şekilde başlayın. Tavsiye ettiğimiz jet kombinasyonları hakkındaki tavsiyelerimizi takip edin ve ayar gerektiren bir sisteme sahipseniz en alt seviyeden işe başlayın. Jetleri değiştirmek daima birkaç dakikanızı alır bu sebepten en üst seviyeden başlayarak gereksiz riskleri üstlenmeyin
Motorunuzun ne kadarlık bir gücü kaldırabileceği hakkında gerçekçi olun. Burada ileriye gitmeyin. Siz sadece motorunuzda bulunan parçaları kesin olarak biliyorsunuz. Bu parçalar hakkında şüpheniz varsa, bizim teknik hattımızı arayabilir ve size yüksek tecrübesi olan teknik elemanımız bu özel kombinasyonunuz için nelerin emin olduğu hakkında yardımcı olur. Motorunuzda neyin olduğunu bilmiyorsanız o taktirde motorun içindekilerin fabrikanın taktıklarından ibaret olduğu farzedilerek en emin durumda olacak ve bu uygulama için doğru sistemi seçeceksiniz.
Güç, yakıttan gelmektedir. NOS Sistemi çalışırken, sisteminizin tedarik ettiği ilave yakıt miktarıyla ilave güç ayarlanır. Eğer yakıt orada değilse hiçbir zaman güç olmaz ve hiçbir nitro miktarı veya başka bir şey onu geri getiremez.
Sistemin kullanılması esnasında mümkün olan yakıt miktarını idare eden el altında tipik iki kontrol vardır; yakıt jet ebadı ve yakıt basıncı. Sistem yakıtı akıtırken, doğru yakıt basıncı okunur. Bazı yakıt basınç regülatörleri hatalı rakkam verirler, çünkü basınç okuma sistemi çalışmazken tırmanırlar. Bu olduğu zaman, gerçek akan yakıtın basıncı umulandan çok daha aşağıda olup, problem yaratacaktır. Yanlış ateşleme veya detonasyon ile ilgili problemlerle karşılanınca, DAİMA ilk önce nitro jet miktarını azaltın! Gücün yakıttan geldiğini hatırlayın, Nitro'dan değil, yakıt vermek suretiyle soğutmaya çalışmak, basit olarak biraz daha güç verir ve problemi karışık hale getirir. Karbüratörler aşırı zengin işleyen soğutucuyla jetlenir ve daha az güç üretir. Aşırı zenginleşerek jetlenen NOS sistemleri muhtemelen biraz daha güç verir, böylece problemlerle karşılaşırsanız, ilk evvela nitro jetin (jetlerin) miktarını azaltın. Sisteminizin nasıl çalıştığının yanıtını almak için bujilerinizi kontrol ettiğinizde, HERBİR BUJİYİ KONTROL EDİN, sadece kolay ulaşılabilenleri değil. İki silindir hiçbir zaman aynı şekilde çalışmaz.Nitronun bir karakteristik özelliği de bujileri temizlemesidir, öyle ki daha yeni takılmış gibi gelir.Buji porseleni üzerinde küçük gümüş parçacıkları gibi detonasyon işaretleri varsa nitro jet miktarını azaltın.Bujinin toprak kordonu bir mavimsi-gökkuşağı renkleri gösteriyorsa, nitro jet miktarını azaltın.Eğer toprak hattları erime emareleri veriyorsa, nitro jet miktarını azaltın ve daha kısa olan ve daha kalın toprak hatlı buji takın. Hiçbirşeyi değiştirmediğiniz halde sisteminiz aniden problem çıkarmaya başlarsa kuralı bozan sıklıkla bir tıkanmış nitro veya yakıt filitresidir. Sisteminizle birlikte verilen talimat broşürü nitro ve yakıt filitre elemanlarının nerede bulunduğunu gösterir, onları periyodik olarak kontrol edin.

by.NaMe
09-10-2008, 10:00 AM
Ototeknik Gelişmiş Diagnostik Sistemi



http://www.motodiag.com/urunler/box.jpg

Cihazımız bir atölyenin en önemli yardımcısıdır. Tüm marka ve modellerde arıza tespiti yapabilirsiniz. Üstün bluetooth teknolojisi sayesinde kablosuz çalışmanın zevkine varın. Tüm markalar için gerekli olan soketler, cihazımızın yanında verilmektedir.

http://www.motodiag.com/urunler/packing.gif

http://www.motodiag.com/urunler/arac%20menu.jpg

http://www.motodiag.com/urunler/page2.jpg

by.NaMe
09-10-2008, 10:00 AM
ABS (Anti Bloke Brake System) Kilitleme Önleyici Sistemi

http://www.araconline.com/hr/6lfy420egc5esr5.jpg

by.NaMe
09-10-2008, 10:00 AM
Kilitleme önleyici sistemin görevi, kuvvetli frenleme sırasında tekerleklerin kilitlenmesini önlemektir. Yani tekerlekler kaymaya başlamaksızın kilitleme sınırına kadar frenlenmelidir. Bu husus otomobilin tüm özelliklerinde (kuru, buz kayganlığı) sağlanmalıdır

ABS fren sisteminin fonksiyonu her türlü frenleme koşulu altında aracın;

stabilitesini,
direksiyon hakimiyetini,
optimum şekilde frenlenmesini sağlamaktır.

Optimum şekilde frenlemenin anlamı, maksimum yol tutuşunu elde ederek frenleme mesafesini optimize etmektir.

Acil durumlarda fren yapmak gerektiğinde, sürücü;
önüne çıkan bir engelden kaçabilmeli,
virajlarda hakimiyeti kaybetmemeli,
tekerleklerin yol tutuş seviyeleri farklı olsa bile direksiyon hakimiyetini kaybetmemelidir.

Fren mesafesinin azaltılmasının yanı sıra, ABS fren sisteminin en önemli avantajı, acil frenlemeler esnasında direksiyon hakimiyetinin kaybedilmemesidir. Aşırı hızın neden olduğu tehlikeler, hiçbir ABS fren sistemi tarafından telafi edilemez.

Sistemin Ana Parçaları
Devir Sayıcı Verici:
Devir sayıcı vericileri tekerleklerin dönme hızlarını ölçerler. Tekerleklerle beraber dönen disklerin dişleri sabit konumlu endüksiyon hissedicilerle alternatif gerilim üretirler. Bu alternatif gerilimler ise sinyal şeklinde elektronik kumanda cihazlarına iletilirler.

Devir sensörleri;
sürüş hızını, tekerleklerin hızlanmasını, yavaşlamasını ve kaymasını ölçer.

Sensörlerin çalışması özetle şu şekildedir:
Manyetik akış çizgileri, tekerlek ile birlikte dönen bir sinyal dişlisinin sensöre bakan dişlerine doğru yaklaşırlar. Dişin varlığına veya yokluğuna bağlı olarak, katı bir yüzeyden boşluğa geçilmesi manyetik akışta değişikliğe sebep olur. Bu değişiklik; sensör terminallerinde bir elektromotor kuvveti ve sonuç olarak da elektronik kontrol ünitesi için bir alternatif elektrik sinyali oluşturmaya yeterlidir.

Sensörün dahili elemanları (bobin ve daimi mıknatıs) tamamen koruyucu reçine içine yerleştirilmiş olup, plastik bir muhafaza ile çevrelenmişlerdir. Sensör muhafazasına monte edilen bir burç muhafazayı deformasyona maruz kalmadan bağlar. Sinyallerin doğru olarak elde edilebilmesi için sensörün ucu ile dişli arasındaki mesafe araç kataloğundaki değerlerde olmalıdır.

Elektronik Kumanda Cihazı
Elektronik kumanda cihazı, devir sayısı hissedicilerden sinyalleri alır değerlendirir ve tekerlek fren silindirindeki optimum frenleme için gerekli olan hidrolik basıncı hesaplanır. Kumanda cihazı hesaplanan değeri hidrolik üniteye aktarır.

Hidrolik Ünite:
Hidrolik ünite manyetik supabı ve iletme pompası elektronik kumanda cihazı tarafından devreye sokulur. Böylece fren basıncı ihtiyaca göre tutulur, yükselir, azalır.

Sistemin Çalışması
Bir tekerleğin kilitleme tehlikesi doğar doğmaz bu tekerleğin devir sayısı düşer. Bunun için elektronik kumanda cihazı hidrolik üniteye ‘Fren hidroliğini çek’ komutunu verir. Bunun üzerine geri iletme pompası fren hidroliğini tekerlek frenleme silindirinden çekerek basınç tutucu üzerinden fren merkez pompası devresine iletir. Fren basıncının ortadan kaldırılması, tekerleğin kilitleme tehlikesini önler. Aynı anda tekerlek tekrar hızlanır. Elektronik kumanda cihazı tekerleğin yeniden kuvvetli bir şekilde frenlenebileceğini tekrar belirler ve hidrolik üniteye ‘fren hidroliğini gönder’ komutunu verir. Böylece manyetik supap üzerinden basınç tekrar yükselir. Ayarlama (düzenleme) süresi yeniden başlar.Sistemin çalışmasını daha iyi anlayabilmek için kademe kademe incelemek daha iyi olacaktır. ABS fren sistemleri prensipte aynı olmakla beraber pratikte bazı teknik farklılıklar bulanmaktadır.Geleceğin Frenleri
Modern teknolojiler sayesinde günümüzde otomobiller kullanıcılarına daha hızlı, daha emniyetli ve daha rahat bir sürüş imkanı sağlıyor. Bu da fren sistemlerinin, aracın en önemli emniyet parçalarından biri olması nedeniyle sürekli iyileştirilmesi ve aracın yüksek teknolojiye erişmiş diğer sistemleriyle aynı teknolojide hizmet vermesini gerektiriyor.

ABS, ASR ve FDR sistemleri arasındaki farklar nelerdir?

Anti-Blokaj Sistemleri (ABS)
1978 yılında ABS sistemleri Bosch tarafından ilk üretici olarak araçlarda kulanıldı. Günümüzde trafik güvenliği açısından önemli katkılar içermekte ve kritik fren anlarında aracın direksiyon ve sürüş güvenliğini sağlamaktadır.

Anti-Patinaj Sistemleri (ASR)
1987 yılında Bosch ilk üretici olarak ABS sisteminin daha gelişmişi olan ASR sistemini piyasaya sürmüştür. ASR sistemi ilk kalkışta ve hızlanmada, tahrik tekerleklerinin aşırı dönmesini engelleyerek, aracın güvenli hareketini sağlar. Bu sistemin diğer kısaltılmış adı ingilizce anlamından dolayı ETC (Electronic Traction Control) olarak da bilinir.

Araç Dinamik Kontrolü (FDR)
Her türlü sürüş anında güvenliği sağlamak üzere Bosch 1995 yılında FDR sistemini aktif sürüş emniyetini sağlamak üzere üretime almıştır. Özellikle virajlarda ve ani yol değişikliklerinde FDR sistemi, yıldırım hızı ile motor, şanzıman ve frene müdahale ederek aracın savrulmasını önler. Bu sistemin diğer kısaltılmış adı ingilizce anlamından dolayı DC (Vehicle Dynamic Control) olarak da bilinir.

FDR sisteminin can noktası olan "devir sensörü" havacılıktan alınmış ve Bosch tarafından otomobiller için modernize edilmiştir. Son yıllarda Bosch bu üç farklı sistemi bir ünitede topladı, bu yeni sistemi ESP (Elektronik Stabilite Sistemi) olarak adlandırdı. Bu sistem sayesinde sürüş güvenliği daha da artırıldı. Bu sistemin diğer bir avantajı da düşük maliyeti nedeniyle, sadece yüksek sınıf otomobillerde değil bundan böyle orta sınıf araçlarda da standart olarak bulunacak olması.
Kaynak: Obitet

by.NaMe
09-10-2008, 10:00 AM
Araç performansı, ekonomi ve emisyon hacimleri konusunda beklentileri yakalayan Commo
http://www.araconline.com/hr/25082003DSFKEWASADK.jpg
Dizel motora sahip araçlarda bilindiği üzere yakıt direkt olarak silindirlerin içine gönderilmektedir. Yakıtı pistonlara gönderen döner pompanın yerini artık common rail sistemi aldı."kütük" olarak adlandırılan bir dağıtıcıdan silindirlere gönderilen yakıt yakıt her enjektörden silindirin o anlık ihtiyacı kadar motorin geçmesine olanak sağlıyor. Basit mantık olarak yüksek basınç üreten çok güçlü bir pompa, elektronik kontrol merkezi ve geliştirilmiş enjektörlerden oluşan sistem oldukça hassas.

Ödüllü pek çok otomobilin sahip olduğu motor teknolojisi olan common rail sisteminin bakımında sisteme girebilecek en küçük toz zerreciği bile büyük sorunlara yol açabiliyor. Aracın bakımının yapılacağı yerin çok temiz, dışarısıyla hava akımını önleyen tamamen kapalı bir ortam olması gerekiyor.

alıntıdır...

by.NaMe
09-10-2008, 10:00 AM
gaz teli ve gaz pedalı degişimi
Aslında buraya yazmak aklımın ucundan bile geçmezdi ama geçenlerde yaşadığım komik bir olaydan sonra bunları yazmak derler ya farz oldu... Yaklaşık 80 km ile sağ şeritten yol alıyordum ve birden bire ayağımın altındaki gaz pedalı dibe yapışıverdi, motor rölantiya geçerek normal çalışmasını sürdürüyordu, böyle bir durumda telaşlanılmadan soğuk kanlılıkla sağa çekilmeli ve ellerinizin kirlenmesini göze almalısınız. Aşağıdaki bilgiler yanınızda yedek bir gaz teli olduğu varsayılarak anlatılmıştır.İlk önce motor kapağı açılır ve gaz telinin gaz valfindeki vidaları gevşetilerek kopmuş olan gaz teli çekilerek çıkartılır, ardından pedalın arka kısmındaki yuva temizlenir, burada önemli olan gaz telini doğru olarak gaz pedalının arkasına takmak değildir, zira gaz telini doğru olarak takmak için pedal takımını sökmek gerekmektedir, pedal takımını sökmeyi göz önüne alamıyorsanız gaz telinin kıvrık ucunu ters olarak takarak tamircinize kadar gidebilecek doğruya çok yakın bir düzenek kurabilirsiniz. gaz telini gaz pedalının yanındaki ufak borudan arkada doğru salın, motor kısmından çıkması gerekir, eğer motor kısmından çıktığını göremiyorsanız büyük ihtimalle davlumbazın arkasındaki boşluktan çıkmış demektir, bu durumu düzeltin ve gaz telini eskisi gibi yerine takıp vidayı sıkın, burada bize gerekli olan aracın gaz pedalına basıldığı zaman motorun hareket etmesini sağlamış olmasıdır, detaylı düzeltme tamircinizde yapılacaktır, eğer yanınızda gaz teli yoksa ki bu da başıma geldi motorun üzerindeki jikleyi en yüksek konuma getirerek debriyaj kullanımıyla aracın yol almasını sağlamaktır, unutmayın ki bu sistem deneyimli sürücüler tarafından uygulanılmalıdır, yine denediğim bir yöntem olan iple gaz vermeyi anlatacağım ama bu biriz daha fazla dikkat gerektirmektedir, gaz valfine bağladığım bir ipi motor kapağındaki boşluktan çıkartıp sürücü camından elimle tutuyordum, gaz verilmesi gerektiği yerlerde bu ipi çekerek motorun devrini arttırıp tamirhaneye kadar gitmeyi başardım.

by.NaMe
09-10-2008, 10:00 AM
turbo şarj nedir?
AŞIRI BESLEME VE TURBO ŞARJ
Genellikle motorun modifiyesinde sağlanmaya çalışılan daha fazla basınçlı soğuk hava girişi ve bunu belirli oranlarda besleyebilecek yakıt enjeksiyonudurYanma odasında patlayarak piston hareketini sağlayan hava benzin karışımında benzin oranı hava oranına göre çok azdır. Genellikle 14:1 veya 15:1 gibi hava:benzin oranları ile bu patlama gerçekleşmektedir.
İçeri giren havadaki moleküllerin yoğun olması en önemli faktördür. Bu da ısı farkına göre değişir. Soğuk hava sıcak havadan çok daha yoğundur. İçeri giren hava ne kadar yoğun olursa içerdeki patlama o derece şiddetli, üretilen güç ve tork da o derece yüksek olur. Otomobillerin soğuk havada daha iyi performans göstermelerinin ve hava filtrelerinin soğuk hava alacak şekilde monte edilmesinin sebebi de budur. Daha fazla yoğun havayı içeri almanın ise çeşitli yolları vardır.
Literatürde aşırı besleme olarak da tabir edilen ve birbirine benzer mantıkla çalışan Turboşarj, Süperşarj ve Kompresör uygulamaları buna örnektir.

by.NaMe
09-10-2008, 10:00 AM
direksiyondan kumandalı otomatik vites Clio'ya uyarlandı
Renault F1 Team tarafından geliştirilen ve F1 araçlarında kullanılan direksiyondan kumandalı otomatik vites Clio'ya uyarlandı.

Daha büyük ve daha geniş oturma alanı sunan Clio, Euro NCAP çarpışma testlerinden 5 yıldıza sahip.

Clio 1.6 16v direksiyondan kumandalı otomatik vites modeli Dynamique ekipman seviyesi ile sunuluyor.

Araçta güvenlik konusunda ABS+EBV ile acil fren destek sistemi (AFU), çift seviyeli sürücü ve yolcu hava yastıkları, yan hava yastıkları, perde hava yastıkları, yükseklik ayarlı aktif ön gergili ve kuvvet kontrol sistemli ön emniyet kemerleri, yükseklik ayarlı ön koltuk başlıkları, 3 noktalı arka emniyet kemerleri bulunuyor.

Konfor açısından klima, 4x15 W radyo-CD ***, elektrikli dış dikiz aynaları, yol bilgisayarı, yükseklik ayarlı direksiyon ve sürücü koltuğu yükseklik ayarı standart olarak sunuluyor
Estetik açısından ise standart olarak sunulan gövde rengi tampon ve yan aynaların yanı sıra sis farları, ilave viraj farları, nikelajlı dış kapı kolları ve alüminyum alaşımlı janttan oluşan Konfor Paketi opsiyonel olarak sunuluyor.

http://www.cnnturk.com.tr/images/yasam/clio9hbr6695.jpg

Opsiyonel olarak sunulan Teknoloji Paketi de otomatik klima, yağmur sensörü ve otomatik yanan farlar ve sis farlarından oluşuyor. Opsiyon paketlerine ek olarak açılır tavan serbest opsiyon olarak sunuluyor.

112 bg gücünde 1.6 16v motor 4.250 dev/dk'da 151 Nm tork üretiyor. 100 km'de karma parkurda yakıt tüketimi 7.5 litre.

Clio, 1.2 16v 75 bg, 1.4 16v 98 bg, 1.6 16v 112 bg,1.5 dCi 65 bg ve 80 bg olmak üzere 5 farklı motor seçeneği ile sunuluyor

by.NaMe
09-10-2008, 10:01 AM
Spor Yay, Amortisor, Coilover sistemleri
Otomobillerimizin yolda stabil kalmasında en büyük etkenlerden biridir süspansyon sistemleri. Araç tekerlerinin aracın şasi ve gövdesiyle birleştirildiği sistem yine süspansiyon sistemidir. Yaylar, yaprak yaylar yani makaslar ve amortisörlerden oluşur. Genellikle, otomobil türü araçlarda helezon yaylar, ağır hizmet araçlarında ise makaslar kullanılır. Yaylar yoldan gelen darbe titreşimlerini üzerine alır. Amortisör yayların salınımını kontrol eder.

Spor (kısa ve sert) Yaylar :

Otomobilin stabilitesini arttırmak üzere araçlarımızda kullanırız. Hem güzel görüntü hemde güzel bir yol tutuş elde etmek için en kolay ve en ucuz yoldur. Ancak kısa ve sert yaylardan tam randıman almanın asıl yolu , spor amortisör kullanmaktır.

Maliyeti fazla olsada , karşılığında alınan muazzam his bu bedelin hiçte gereksiz olmadığını ortaya koyar. Fabrika çıkışlı amortisörlere takılan yaylar ses yapar , tam randıman veremez ama çok çok zorlanmadığı sürece amortisörü de patlatmaz. Halk arasında kısa yayların standart amortisörler için sanki saatli bomba gibi her an patlatır tepkisini biraz abartılı buluyorum ancak kesinlikle kısa yayların sert amortisörlerle kullanılmasını tavsiye ediyorum. Yay ve amortisör kullanırken önemli bir ayrıntı vardır. Bu ayrıntı ise kaliteli ve çok yıpranmamış lastik kullanmaktır
en önemli nedeni ise amortisör ve yayı olan araçlara daha çok güvenip daha sert manevralar yapmanızdır. Bu durumda üzerine en çok görev düşen lastiklerinizdir.

Amortisörlerin çeşitleri vardır. Bazıları sadece pist kullanımı için geliştirilir bazıları ise cadde kullanımı içindir. Cadde kullanımı için TRde bilinmiş markalardan olan Koni , Bilstein , Tein tercih edilir. Bu markaların ürünlerinin çoğunda sertlik ayarı vardır. Kule başlarından yardımcı mandalla kolaylıkla ayar yapılabilir. Üzerindeki yay ne olursa olsun en sertte bile konili bir araç pist kullanımına hazır durume gelir.

Türkiye de pek tercih edilmeyen ancak gerçekten yararlı olan bir sistemdir. Kit halindedir ve en büyük özelliği bir çok ayarın manuel olarak yapılabilmesidir. Coiloverların ortalama 8cm indirip kaldırabilme özelliği vardır , kamber açılarını ayarlama şansınız vardır. Yapısı karmaşık değildir ancak pahalıdır bu yüzden çok tercih edilmez. Coiloverı alıp ,takıp sdce
yükseklik ayarlamak yanlıştır. Aynı zamanda açı ayarları yapılmalıdır. Bu ayarlar yapılmadığı zaman coiloverın, basit amortisörlerden herhangi bir farkı kalmaz ve verilen para sadece aracın alçalmasına yarar. Türkiye'de yaygın olmadığı için ayarlarından da herkes anlamaz. Ayarların tamamen sağlıklı olması için araç kantara çıkarılması her tekerlek için ayrı ayrı ağırlık ayarı yapılmalıdır

by.NaMe
09-10-2008, 10:01 AM
İntercooler ne işe yarar?
Turbo şarjlı motor larda turbonun sıkıştırması sonucu ısınan havanın soğutulması için kullanılan ek soğutucudur. Turbonun basıncını yükselttiği hava radyatöre benzeyen peteklerin içerisinden geçirilerek tekrar soğutulduktan sonra motora gönderilir.

Intercooler'ın adı herkes tarafından bilinir fakat bu parçanın tam olarak ne iş yaptığını tam olarak bilmeyiz.Şimdi bu parçanın görevini anlatmaya çalışacağım. Her araçta olduğu gibi Turbo otomobillerdede motora giden hava önce HavaFilitresi elemanından geçer.İçeri alınan hava silindirlerin içindeki patlamadan sonra Turbo kompresorune gelir ve burdanda Intercooler'a pompalanır. Kompresyona uğrayan hava ısınır, ısınan hava ise genişler.İçerideki havanın ısınmasının sebebi Turbonun sıcak olmasından değil, kompresyona uğramasından dolayıdır.WRX'lerde bulunan scoop(Subaruların önündeki hava girişi) içeriye aldığı soğuk hava sayesinde diğer tarafa geçmekte olan(içeriye alınan kompresyona uğramış hava) sıcak havayı yoğunluğun artmasına ve daha fazla hava molekküleri içermesine yardımcı olur.Artık soğuyan ve hava molekküleri artan gaz emme manifoldundan tekrar içeri alınır ve burda kompresyona uğrayan hava, ısınır.Isınan hava ise genişler bu yüzden turbodan gelen basınç artışı havanın motora gitmeden önceki ısınmasının sonucudur.İyi bir güç artışı için silindirler daha fazla hava moleküllerine ihtiyaç duyarlar, sadece basınç motorun gücüne artırmayaBu radyatöre benzeyen siyah kutu turbochargerdan gelen basınçlı havanın içinden geçmesine sağlar, ince kanallardan geçen basınçlı gaz süzülür ve soğutulur.Bu sayede motora daha fazla hava molekülü girmesi sağlanır.Eğer turbocharger basıncı 0,7 bar ise intercoolerda 0,7 bar'lık sıkıştırlılmış havayı süzecek kapasitede olmalıdır.

Motora girecek en soğuk hava alabileceğiniz en yüksek güç anlamına gelir.Bu yüzden intercoolerın büyük olması demek daha fazla havayı moleküllerine ayırıp daha soğuk havayı motora gönderebileceği anlamına gelmektedir.Intercoolerın soğutmasına yardımcı olmak amacı ile intercoolera su püskürten kitler bulunmaktadır

by.NaMe
09-10-2008, 10:01 AM
VTEC Nedir?
Değişken Zamanlamalı Supap Kontrol Sistemi (Variable-valve timing and electronic-lift control) Değişken supap zamanlaması, motor işletim sisteminin hangi devire göre hangi supap zamanlamasının kullanılacağını belirlenmesi ve her devirde en verimli çalışmayı sağlamasıdır. Böylece motor düşük devirlerde az yakıt tüketirken yüksek devirlerde de iyi bir performans sunmaktadır. Motor devri yükseldikçe kayar pimli egzantirik milleri subaplara daha büyük bir kam lobuyla hareket iletmekte ve hava yakıt oranının yeniden düzenlenmesine imkan tanımaktadır

by.NaMe
09-10-2008, 10:01 AM
sohc vtec
Üstten tek eksantrikli bir motorda, her silindir sırası için bir kam mili bulunur. Emme ve egzoz profilleri aynı kam mili üzerinde yer alır. Alttaki şekilde kam milinin orta kısmında 3 kam profili bulunmaktadır, bunlar emme kam profilleridir. Bu 3 kam profilinden dış tarafta olanlar düşük devirlerde kullanılırken, ortadaki profil yüksek devirlerde kullanılır.Fakat SOHC VTEC motorlarda egzoz supaplarının zamanlamaları değiştirilmez. Egzoz supapları tüm devir bantları için aynı profilleri takip eder. DOHC VTEC ve SOHC VTEC motorlar arasındaki en büyük fark egzoz supaplarının zamanlamaları arasındaki farktır. Bunun yanı sıra SOHC VTEC motorların yapıları, DOHC VTEC motorlara göre daha basittir

Düşük devirlerde, dıştaki 2 kam profili direkt olarak külbütörleri hareket ettirir. Düşük devirlerde kullanılan kam profilleri motorun sakin çalışmasını ve düşük yakıt tüketimi sağlar. Yüksek devirlerde ise; yüksek devirler için tasarlanan profil, takipçiyi hareketlendirir. Fakat takipçi herhangi bir parçayla bağlantılı olmadığı sürece, hiçbir parçayı hareketlendirmez. Yüksek devirlerde, yağ basıncı metal pimi külbütörlere ve takipçiye doğru iter ve 3 profil sanki tek profile dönüşmüş gibi hareket etmeye başlar. Külbütörler, yüksek devirler için tasarlanan profili takip etmektedirler. Yüksek devirlerde emme supaplarının lifti arttığı gibi açık kalma süreleri de artar. Artan devirler birlikte motora daha fazla dolgu emilir ve motorun gücü artar.

by.NaMe
09-10-2008, 10:01 AM
üç kademeli vtec
Kademeli VTEC sistemi, VTEC-E ve SOHC VTEC sistemlerini birleştirmiştir. Bu sayede motorun yakıt tüketimi düşürülmüş ve yüksek devirlerde yüksek güç elde edilmiştir. 3-Kademeli VTEC sistemine sahip 1,5 litrelik motor 128 HP güç üretmektedir.

Birinci kademede külbütörler bağımsız olarak çalışmaktadır. Düşük devirlerde sadece bir emme supabı çalışmakta, diğer emme supabı ise neredeyse yuvarlak bir kam profilini takip etmektedir. Motor, 2500 d/d’ye kadar 12 supap modunda çalışmaktadır. 12 supaplı modla birlikte fakir yanma modu (lean-burn) devrededir, yakıt-hava oranı 20:1 gibi bir orana ulaşmaktadır. Bu sayede düşük devirlerde yakıt ekonomisi sağlanmaktadır

İkinci kademe motorun orta devir bandında devrededir, 2500 d/d’de devreye girer ve 6000 d/d civarında devreden çıkar. Uygulanan yağ basıncı pimi iterek iki emme supabının külbütörlerinin beraber çalışmasını sağlar. İki supap da düşük kam profilini takip etmektedir. Üçüncü kademede 6000 d/d’den sonra yağ basıncı iki kanaldan da geçerek ortadaki kam profilini kilitler ve her iki emme supabı da daha yüksek liftle daha uzun süre açık kalır.

by.NaMe
09-10-2008, 10:01 AM
Çekiş Kontrol Sistemi
Halk arasında; anti-patinaj sistemi" olarak da isimlendirilen çekiş kontrol sistemi, elektronik bir aktif güvenlik ünitesidir. Otomobilin çekişe sahip tekerleklerinden herhangi birisi gereğinden fazla dönüp patinaja düştüğünde devreye giren sistem gazi kademeli olarak kesip motor gücünü gerekli oranda düşürerek patinajı önler. Böylece tekerleklerin yola tutunması sağlanarak aracın güvenli bir şekilde yol alması sağlanır.

ABS fren sistemli ve enjektörlü her türlü araca uygulanabilir.


Çekiş Kontrol Sistemi'nin avantajları nelerdir?
- Çekiş Kontrol Sistemi bulunmayan araçlarda kaygan zeminlerde (ıslak, buzlu, toprak, vb.) ve dönüşlerde gereğinden fazla gaza -basılması durumunda çekiş yapan tekerlekler hızla boşa döner ve aracın savrulmasına sebep olabilir. Oysa Çekiş Kontrol Sistemi bulunan araçlarda her türlü yol şartlarında emniyetli yol tutuş sağlanır.
- Sürüş güvenliğinizi arttırır
- Virajlarda yoldan çıkmanızı engeller
- Kaygan zeminlerde güvenli yol almanızı sağlar
- Her türlü yol şartında daha performanslı kalkış yapmanıza yardim eder
- Lastik ömrünü uzatır
- Aks, debriyaj balatası, şanzıman vb. aktarma organlarının ömrünü uzatır
- Kullanım tarzına göre ayarlanabilir
- İstenildiğinde devreden çıkartılabilir
- Aracın orijinal tesisatını bozmaz
- -40 C, +80 C ortam sıcaklıkları arasında çalışabilir

by.NaMe
09-10-2008, 10:01 AM
Spoiler Hakkında Bilgiler
Genel bir kurak olarak; bir cismi yere ne kadar bastırırsanız o kadar zor kaydırırsınız. İşte bu kuraldan yola çıkarak diyebiliriz ki bir arabanın arkası yere ne kadar çok basılırsa, o kadar zor kayar. Arka kanat takılması olayı, özellikle yüksek hızlarda yol tutuşunu arttırmak için yapılan bir uygulamadır. Arabanın yardığı hava, arkaya taktığınız, biraz öne doğru yatırılmış kanata çarparak bir kuvvet uygular ve arabanın arkası yere doğru bastırılır. Bu arka kanatların açısı çok önemlidir. Ne düz olmalıdır, ne de fazla eğik.
Piyasadaki arka kanatlardan Renault 21'lerde görebileceğiniz çite gibi dümdüz olanları görüntüden başka bir işe yaramazlar fazlasıyla. Ancak bir Subaru Impreza'ya baktığınızda, hem kanadın büyüklüğü hem de biraz öne doğru eğilmiş yapısı, arabanın arkası üzerinde büyük bir kuvvet uygular ve arka tekerleklerin tutuşunu büyük oranda arttırır. Bu da sizin kullanımınıza ister otobanda yüksek hızlarda olsun, ister virajlarda olsun, daha doğrusal, stabil bir sürüş sağlar.
Arka kanat uygulamasında dikkat edilmesi gereken noktalar:
Araca arka kanat takıldığı zaman yüksek hızlarda oluşacak baskıdan ve arabanın arkasının yere daha çok bastırılacağından dolayı, tekerlekler üzerine normalden daha fazla basınç gelecektir. Tekerleklerin bu basınca karşı koyabilmek için normal değerinden biraz daha fazla şişirilmesi gerekmektedir. Kesin bir şey söyleyememekle birlikte, kanadın boyutuna ve etkisine göre arka tekerlekleri fabrika verilerinden 1 ya da 2 psi daha fazla şişirilebilir.

by.NaMe
09-10-2008, 10:01 AM
Dump Valve / Blow-Off
Dump Valve, turbo beslemeli otomobillerde turbo basıncını sürekli yüksek tutarak gaz tepkisini arttırmak için üretilmiş bir parçadır.
Turbo beslemeli otomobillerde ayak gazdan çekildiğinde turbo hala dönmeye devam etmektedir, fakat turbonun bastığı havanın gideceği bir yer olmadığı için oluşan yüksek basınç turbo pervanesine büyük bir kuvvet uygulayarak pervaneyi aniden yavaşlatır. Gaza tekrar bastığınızda turbo basıncının tepe noktasına gelebilmesi için pervaneyi tekrar hızlandırmak gereklidir ve bu esnada istenilen turbo basıncı elde edilemediği için büyük bir performans kaybı yaşanır.Dump valve işte bu performans kaybını önlemek için vardır.

by.NaMe
09-10-2008, 10:02 AM
Dump Valve'in faydaları?
Turbo pervanesi üzerindeki olumsuz geri basıncı önleyerek turbonun ömrünü uzatır.
- Turbo pervanesinin hızının yavaşlamasını engelleyerek turbo basıncını sürekli yüksek tutar. Yüksek turbo basıncı yüksek güç anlamına gelir.
- Gazdan çekme ve gaza basma arasındaki eski ısınmış havayı dışarı verip yeni, soğuk havayı içeri aldığı için artı güç sağlar

by.NaMe
09-10-2008, 10:02 AM
Akselerasyon (hizlanma)
Eskilerin ivmelenme dediği, bugünkü dilde ise hızlanma olarak kullandığımız terimin yabancı dilden Türkçe'ye uydurulmuş hali. Bir arabanın hızlanmasından söz ederken "akseleresi iyi" gibi Türkçe'ye özen gösterenlere saç baş yoldurtan kullanımları (!) da vardır

by.NaMe
09-10-2008, 10:02 AM
Tubeless, Dubleks
İç lastiksiz lastik. Eskiden lastiklerde havanın kaçmasını önlemek için ince bir iç lastik (şambrel) bulunurdu. Yeni tip lastiklerde artık bu iç lastik kullanılmıyor, dış lastik eski tip lastiklerdeki her iki bölümün görevini de yapıyor. Halk arasında dubleks dendiği için sanki iki kat lastikmiş gibi de anlaşılabiliyor. Aslında tek ve sağlam bir kat lastikten oluşuyor. Eski lastiklere göre avantajı çivi gibi küçük ve ince cisimler tarafından delindiğinde hemen havasının inmemesi. Lastiğe çivi girdiğinde bazen lastik çok yavaş inerken bazen de hiç inmez. Bazı lastikçiler lastiklerin üzerinden dört beş çivi birden çıkardıklarını söylüyor. Yani, ancak dördüncü ya da beşinci çividen sonra lastik inebiliyor. Normalde ortalama büyüklükteki bir çivi birkaç gün içinde otomobilin lastiğinin havasının gözle görülür bir şekil azalmasına neden olur. Bu nedenle arabanın yanına gelirken ve arabadan uzaklaşırken lastiklere bir göz atmak genel olarak iyi bir alışkanlıktır.

by.NaMe
09-10-2008, 10:02 AM
motorun gücünü arttırmanın en etkin yolu NOS uygulamasıdır
Açılımı Nitrous Oxide olan NOS uygulaması, güç arttırmanın en etkili yollarından bir tanesidir. İçten yanmalı bir motorun gücü, dışarıdan aldığı oksijeni, püskürttüğü yakıtla ne kadar şiddetle patlatabildiğine bağlıdır. Motor modifiyesinin genel amacı motora giren hava (oksijen) benzin karışımını arttırmak ve bu suretle içerdeki patlamayı şiddetlendirmektir. Yani, sistemdeki iki ana değişken, yakıt ve oksijendir. Yakıtın depolanması ve aktarılması nispeten kolaydır. Fakat alınan hava miktarının arttırılması ek çalışmalar gerektirmektedir ve genellikle modifiyenin konusunu bu oluşturmaktadır. İçeri giren havadaki moleküllerin yoğun olması en önemli faktördür. Soğuk hava sıcak havadan çok daha yoğundur. İçeri giren hava ne kadar yoğun olursa içerdeki patlama o derece şiddetli, üretilen güç ve tork da o derece yüksek olur. Otomobillerin soğuk havada daha iyi performans göstermelerinin ve hava filtrelerinin soğuk hava alacak şekilde monte edilmesinin sebebi de budur. NOS yani nitrojen ve oksijen karışımı, yakılacak olan oksijen miktarını ve patlamanın şiddetini iki şekilde arttırır. Bunlardan birincisi ve en önemlisi, her 2 nitrojen atomu ile birleşik 1 oksijen atomu şeklinde yanma odasına giren nitrous oxide'nin, içerdeki yüksek ısıda nitrojen ve oksijen ayrışmasıdır. Bu durumda serbest kalan oksijen, dışarıdan alınan havaya ek olarak daha fazla benzinin yakılmasına ve patlama şiddetinin artmasına imkan tanır. İkinci faktör ise, sıvı olarak tüpte yaklaşık 1000 PSI basınç altında tutulan nitrous oxide, emme manifolduna doğru ilk serbest kaldığı anda basınç farkından dolayı gaza dönüşür. Bu değişim, ısı emerek, içerdeki sıcaklığın çok ciddi oranda düşmesini sağlar. Isının düşmesi, elbette daha yoğunlaşan oksijen molekülleri anlamına gelmektedir. Bu da içerdeki patlamayı kuvvetlendirecek ikinci etkendir. Bu sayede NOS, motor gücünü diğer modifikasyonlardan çok daha hızlı, çok daha basit ve çok daha büyük bir şekilde arttırır. Üstelik fiyatı da oldukça makuldür. Ancak nitrous oxide tarafından üretilen bu büyük güç, buna göre üretilmemiş olan aksamlar üzerinde yıpranmaya neden olabilir. Buna, piston ve piston yataklarından tutun da aktarma organlarına ve yürüyen aksama kadar çok çeşitli örnekler verilebilir. Sağladığı büyük güce karşılık, NOS'un kullanımı sınırlı süreler içindir. Cockpitteki switchlerle sürücü tarafından kontrol edilebilen NOS tüpü, en fazla 30 saniye aralıksız olarak açık tutulabilmekte ve drag yarışları veya benzeri ani kalkışlarda ve ani hızlanmalarda kullanılmaktadır. NOS'un DRY ve WET olarak adlandırılan iki değişik tipi bulunmaktadır. DRY NOS'ta sistem, gazı ve hava filtresinden içeri giren havayı yakmak için mevcut enjeksiyon sistemini kullanmaktadır. Elbette çoğunlukla bu durumda enjektörlerin büyütülmesi ve elektronik kontrol ünitesinin modifiye edilmesi söz konusu olmaktadır. WET yani ıslak NOS tabir edilen modellerde, emme manifolduna giden gazı ve hava filtresinden gelen havayı içerde yakabilmek için yakıt takviyesi bulunmaktadır. Wet yani ıslak olarak tabir edilen yer aslında emme manifoldudur. Wet sistem, mevcut enjeksiyon sistemini modifiye etmek yerine, NOS sisteminin fazladan gerektirdiği yakıtı adeta kendi yanında getirmesi anlamına gelir. NOS tüpü kapalı iken otomobil standart enjeksiyon sisteminin sağladığı yakıt ile çalışmaktadır. NOS yüklemesi yapıldığı ve gaza basıldığı anda tüpten gelen ek yakıt da devreye girerek emme manifolduna püskürtülür ve kuru sistemde sadece hava ve gaz aktaran emme manifoldu, wet çalışan bu sistemde hem hava ve gaz hem de sıvı yakıt aktaracaktır. Tabii ki her iki sistemin de kendine özgü avantaj ve dezavantajları vardır. Dry sistem fazladan bağlantılar ve tüpte yakıt depolamayı gerektirmemesi açısından avantajlıdır ancak her silindire giden nitrous, benzin ve hava miktarının aynı olamaması gibi bir dezavantajı vardır. Wet sistemde her silindire tam tamına gerekli oranlarda benzin ve nos karışımı gönderme imkanı vardır. Fakat bu sistemin dezavantajı da hava ve yakıt aktarmasıdır. Emme manifoldu hava, nitro ve benzin karışımını aktarmak zorunda kalmaktadır. Sadece hava aktarmak için dizayn edilmiş olan bu aksam, hava benzin karışımını aktarmakta çok da etkili değildir. Ayrıca tüpteki benzin azaldıkça, gönderilen benzinin basıncıda azalmakta ve sonlara doğru performansta kayıplar olmaktadır

by.NaMe
09-10-2008, 10:02 AM
nos sistemleri hangi araçlarda kullanılır
HANGİ ARABALARA UYGULANABİLİR? TÜM BENZİNLİ VE DİZEL ARABALARDA, 4-6-8-10-12 SİLİNDİRLİ MOTORLARDA, ARACIN GÜCÜNE VE MOTOR HACMİNE GÖRE ÖZEL DİZAYN EDİLMİŞ KİTLER UYGULANABİLİR. ANA PRENSİP OLARAK STANDART MOTORLAR 4 Silindirli motorlar 60-100 Hp. 6 Silindirli Motorlar 75-125 Hp. 8 Silindirli (Small Block) Motorlar 125-150 Hp. 8 Silindirli (Big Block) motorlar 150-250 Hp. EKSTRA GÜÇ ARTIŞINI RAHATLIKLA TOLERE EDERLER. BU DEĞERLERİN ÜSTÜNE ÇIKILDIĞINDA, İSTENEN GÜCE GÖRE DEĞİŞEN FORGED PİSTON, ÇELİK FORGED PİSTON KOLU VE DAHA İLERİ SAFHALARINDA ÇELİK FORGED KRANK GEREKSİNİMİ VARDIR. APLİKASYONUN GENELDE SAĞLIKLI ÇALIŞAN BİR MOTORA YAPILMASI UYGUNDUR YANİ YAĞ YAKAN VEYA ÇOK FAZLA REKTEFİYE EDİLMİŞ MOTORA UYGULANMASI TAVSİYE EDİLMEMEKTEDİR. BİR ÖRNEK VERİRSEK SU’YUN İNSANA BİR ZARARI YOKTUR. FAKAT 5 DAMACANA SU İÇİLİRSE ZARARI KAÇINILMAZDIR. NOS SİSTEMİ DE AYNEN BU ÖRNEKDEKİ GİBİ UZMAN KİŞİLER TARAFINDAN MONTE EDİLİRSE VE MOTORUN KAPASİTESİNE GÖRE SEÇİLİRSE HİÇ BİR ZARARI YOKTUR

by.NaMe
09-10-2008, 10:02 AM
nos tipleri
NOS TİPLERİ NOS sistemlerinin başlıca iki çeşidi vardır. Spray bar plate sistemleri; karbüratör ve manifold arasında bir ara plate ile kullanılan Powershot (güçlü atış), Cheater (aldatıcı), Big shot (büyük atış) gibi. Bu plaka, built-in olan spray barlarının içinden emme manifold kanallarına nitro ve ilave yakıt verir. Çoğu yakıt enjeksiyon motorları ve Top Shot gibi olan sistemler için olan nitro sistemleri, plate sistem teknolojisinin değişik şekilleridir. Plate sistemleri 50 ya da extra 400 beygir gücü verebilir. Çoğu plate sistemleri ayar yapılabilen beygir gücü kazanımı ve sistem ayarı için çıkarılabilen nitro ve yakıt jet özelliklerine sahiptir. Plate sistemleri cadde ve çoğu yarış sınıflarında kullanılır. Diğer taraftan, direkt port sistemleri mümkün olduğunca emme valfine yakın olan herbir emiş yolu’na nitro ve ilave yakıt verebilmek için özel dizayn edilmiş enjektörler, fogger memeler kullanır. Bu sistemler, herbir silindire aynı miktarda verirken bolca nitro ve yakıt akıtır. Multiple stage direct port sistemleri, bazı profesyonel yarış motorlarında 1000 ekstra beygire kadar artış yapmıştır. Bütün NOS direkt Port sistemlerin özelliği beygir ayarlamaları ve sistem tuningi (ince ayar) için değiştirilebilen nitro ve yakıt jetleridir. Direkt port sistemleri aşağı yukarı hertürlü motorlarda hem cadde hem de yarış uygulamalarında kullanılır.Yakıt enjeksiyonu için olan bazı nitro sistemleri Direkt Port teknolojisinin değişik bir ifadesidir. Benzin enjeksiyonu için olan bir sistem tipinde üst emme yoluna nitro ve yakıt enjekte etmek için bir direkt port stili nozzle (meme) kullanılır. Kuru manifold stili nitro sistemleri nitro’yu hava akımı içine olacak şekilde yukarı doğru enjekte ederken ilave yakıt, motorun kendi yakıt enjeksiyon memelerince verilir.

by.NaMe
09-10-2008, 10:02 AM
marş sistemi ve sistemin parçaları
Marş sistemi motora ilk hareketi verir.
Parçaları:
-akü,
-kontak anahtarı,
-marş motoru,
-volan dişlisidir.
Marşa basıldığında marş motorunun bediks dişlisi volanın üzerindeki dişlilerle kavraşır ve volanı döndürür.
Volan da krankı döndürerek, motora gerekli ilk hareketi verir.

by.NaMe
09-10-2008, 10:02 AM
aracınızın marş sisteminde çıkan arızaların sebepleri
Motor çalışırken marş yapılırsa volan dişlidi, marş motoru ve marş dişlisi zarar görür.
Marşa basıldığında marş motoru dönmez, korna da çalmaz ise sorun aküde-kutup başlarında olabilir.
Akü başka bir aküyle takviye yapılacaksa her iki akünün (+) kutup başları (+) kutup başlarıyla, (-) kutup başları ise (-) kutup başlarıyla birleştirilir. Her iki akünün de voltajı aynı olmalıdır.
Dijital göstergeli araçlarda akü takviyesi yapılmaz.
Marşa basma süresi 10-15 saniyedir. Fazla basılırsa akü biter.
Marş yapıldığında tık diye bir ses gelip, marş motoru çalışmıyorsa akü kutup başları gevşek olabilir.
Vantilatör kayışı hareketini volant kasnağından alır ve pervaneyi -devirdaim pompasını- şarj dinamosunu çalıştırır. Kayış koparsa vantilatör pervanesi - devirdaim pompası ve şarj dinamosu hareket