Maxbilişim Hosting Hizmetleri

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kuşların Dünyası


♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:41 PM
GENEL BİLGİ
Kuşların en önemli duyusu nedir?

Bir kuşun en önemli duyusu görmedir. Kuşların çoğunda koklama duyusu çok zayıftır. Atmacada olduğu gibi, bazı kuşlarda gözler, insan gözünden on kez daha keskindir. Atmacalar avcıdır, gözleri başlarının önündedir. Bu nedenle başlarını çevirmeden avlarını gözleyebilirler.
Kuşlar çevrelerini nasıl görür?

Tohum, tane ve böceklerle beslenen küçük kuşların gözleri başlarının yanındadır. Sağ ve sol taraflarında nelerin olup bittiğini görebilirler. Besin ararken, düşmanlarını gözlerken her iki tarafa bakabilirler. Gündüz kuşlar, renkli gördüğü halde, gece yalnız grinin tonlarını görebilirler.
Gözlerin ve kanatların ortak özelliği ancak bütünüyle gelişmiş bulundukları takdirde vazifelerini yerine getirebilmeleridir. Başka bir deyişle, eksik gözle görülmez, yarım kanatla uçulmaz.
Kuşlar sesleri nasıl duyar?

Kuşlarda, insanda olduğu gibi ses dalgalarını kulağa yönelten kulak kepçesi yoktur. Kulak delikleri tüylerle örtülüdür. Buna rağmen çok iyi işitebilirler. Yine de kuşların pek çoğu, sesin yönünü kolayca bulamaz. Yalnız, baykuşlar, sesin yönünü iyi bulur. Baykuşların iç kulakları özel bir yapıya sahiptir. Avlarının çıkardığı en ufak sesi duyabilirler. Bazı kuşlarda çok alçak sesleri çok rahat duymalarını sağlayan kulak zarları vardır
Kuşlar, nasıl koku alır?

Kuşların çoğunda burun delikleri gaganın tepesindedir. Burun delikleri koku almada değil, solunum için kullanılır. Kuşlar genellikle iyi koku almaz.
Kuşlarda duyuların algılanması işlevini orta beyin ve ön beyin birlikte üstlenir. Memelilerde ise orta beyin iyice küçülmüştür ve daha çok ön beyin ile arka beyin arasındaki bağlantıyı sağlar
Bazı kuşlar düşmanlarını yanıltmak için seslerini çeşitli şekillerde kullanırlar. Örneğin ağaç deliklerinde yuva yapan birçok kuş rahatsız edildiğinde bir yılan gibi tıslar. Yuvaya saldıran yırtıcı hayvanlar da, delikte muhtemelen bir yılan olduğunu düşünerek bu deliği kurcalamazlar.
Kuşların da insanlar gibi gırtlakları vardır. Fakat bunlar ses üretmezler. Gırtlak kuşlarda suyun ve besinlerin nefes borusuna kaçmaması için kapakçık görevi yapar. Kuşların sesi başka hiçbir canlıda olmayan ve vücutlarının derinliklerinde yer alan farklı bir yapı olan "syrinx"ten gelir. Kutu şeklindeki bu organın çevresi kıkırdakla kuvvetlendirilmiştir ve kuşun nefes borusunun alt kısmında yer alır. Syrinx burada iki tüp şeklinde kola ayrılarak ciğerlere bağlanır. Kuş, ciğerlerini kastığı zaman bu tüplerin her birinden çok hızlı bir şekilde geçen hava, melodili bir ses oluşturur. Syrinxteki kaslar her bir tüpün ağzındaki kapakçıkların bağımsız olarak titreşmesini sağlar ve böylece sesin perdesi farklılaşarak notaların kalitesi artar.
Kuşlarla ilgili kesin olarak bilinen birşey varsa bu da sahip oldukları duyu organlarının ve bu organlarıyla algıladıkları dünyanın insanlarınkinden farklı olduğudur. Aslında gelişmiş duyusal yetenekler hayvanlar dünyasında sıklıkla rastlanan şeylerdir. Kuşların polarize ışığı algılayabildikleri son yıllarda yapılan labaratuvar çalışmalarıyla kanıtlanmıştır. Gökyüzünden gelen ışığın polarizasyonu güneşin konumuna göre gün boyunca farklılık gösterir. Böylece bulutlar güneşi kapatmış olsa da kuşlar güneşin konumunu algılayabilirler. Ayrıca renkli görüş ve gece görüşünün gerçekleşmesini sağlayan koni ve çubuk hücreleri insan gözü retinasının fovea denilen bölgesinde yoğunlaşmışken, kuşlarda tüm retina üzerinde homojen ve yoğun bir dağılım gösterir. Bu nedenle kuşların genel görüşü bir insanın bir cisme odaklandığında gördüğü netliğe eşdeğerdir. Ayrıca kuşlar insanların gördüğü dalga boylarına ek olarak morötesi ışınları da algılayabilirler. Güvercinlerin işitme duyularıyla ilgili olarak yapılan deneyler de süpriz sonuçlar vermiştir. İnsanlardan farklı olarak güvercinler çok düşük frekanslı sesleri duyabilirler. İnsanların duyabildiği en düşük frekans 20Hz’ken güvercinler 0.1Hz’e kadar duyabilir, buna ek olarak ses frekansındaki çok küçük değişimleri de algılayabilirler. Doğada şimşekler, manyetik fırtınalar, yer sarsıntıları, deniz dalgaları, rüzgar akımlarının dağların doruklarından geçerken çıkardıkları sesler gibi düşük frekanslı birçok ses kaynağı vardır. Düşük frekanslı sesler aynı zamanda büyük dalga boyuna da sahip oldukları için (radyo dalgaları gibi) çok uzun mesafeler kat edebilirler, bu yüzden kuşlar yaklaşmakta olan hava durumunu tahmin etmekte ustadırlar ayrıca bu sesler yönlerini bulmalarında da yararlı olabilir.
DUYU ORGANLARI

Kuşlar görme ve işitme duyuları çok gelişmiş olan canlılardır. Buna bağlantılı olarak diğer algılama sistemleri fazla gelişkin değildir. Körelen duyuların başında ise koklama gelmektedir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:43 PM
GÖRME


Kara omurgalıları içinde, hatta tüm omurgalılar içinde görme yeteneği en iyi gelişmiş ve vücuduna göre gözü en büyük olan hayvan grubu kuşlardır. Kuşların duyu organları arasında çok önemli bir yere sahip olan gözler, yön, uzaklık, şekil, renk, derinlik, hareket ve büyüklük gibi nesnelerle ilgili özelliklerin tümünü algılamaktadır.
Kuşların büyük bir bölümünde gözler kafanın iki yanında yer alır. Sadece gece yırtıcılarında gözler kafanın ön tarafındadır. Kuşlarda gözlerin çok az hareketli olmasına karşın baş ve boyun büyük hareket kabiliyetine sahiptir. Göz kapakları çok hareketlidir. Göz kapaklarından ayrı olarak gözü örtebilen hareketli ve saydam bir zar ( nicitans ) bulunur. Bütün kuşlarda daralıp genişleyebilen göz bebekleri yuvarlaktır. Retina tabakası ön kısma nazaran daha geniştir. Göz çevreleyen katı tabakanın içinde ve cornea kenarlarının arkasında kemik tabakacıklarından oluşan bir halka vardır. Cornea tabakası bütün kuşlarda kuvvetli bir şekilde kubbeleşmiştir. Retina tabakasının büyüklük ve gelişmişliğine paralel olarak keskin ve net görebilme çok gelişmiştir. Durdukları yerde bir dairenin 300 derecelik sahasını görebilirler.
Renk görme olayı bir çok canlıda gelişmemişken kuşlarda vardır. Örneğin köpeklerin renk görmedikleri düşünülürse kuşlar bu konuda oldukça yeteneklilerdir. Bir güvercinin 20 renk tonunu birbirinden ayırt edebildiği saptanmıştır. ( insanda bu rakam 160 dır. )

İŞİTME

İşitme organı olan kulak gözlerin hemen arkasında, başın iki yanında yer alır. Kuşlarda da kulak, iç, orta ve dış kulak olmak üzere üç kısımdan ibarettir. Fakat dış kulak pek dikkati çekmez. Genellikle dıştan bir tutam kalem tüyü ile çevrili ve örtülüdür. Bazı kuşlarda kulağı çevreleyip örten kalem tüylerinin rengi değişiktir. Sadece bazı türlerde örneğin baykuşlarda dış kulak kepçesi gelişmiştir.
Kuşların 40 – 30.000 Hz’lik sesleri duydukları saptanmıştır. Kural olarak 100 Hz’den daha düşük sesleri çok az duyarlar. En duyarlı oldukları ses aralığı 1000 – 3000 Hz arasıdır.
Beslenme


İç organlar bölümünde kuşların sindirim sistemi hakkında özet bilgiler verilmiştir. Kuşlarda gaga besinleri tutmaya,koparmaya ve parçalamaya yarar.Ağız kısmında aldığı besinleri öğütmeye,ufalamaya yarayan diş gibi bir organ yoktur.Taneyle beslenenler taneleri olduğu gibi veya gagalarıyla kırarak,etle beslenenler ise avların parçalayarak yutarlar.Kuşların çoğu besinlerini büyük parçalar halinde yutar.Yutulan besinler kursağı olan kuşlarda bir süre kursakta kalıp yumuşatılır.Besinler midede parçalanır.Ön midede sindirim fermentlerini alarak taşlığa (kaslı mide) geçen besinler burada küçük parçalar haline gelir ve bağırsaklara geçer.Sindirim bağırsakta tamamlanır.Selüloz ise kör bağırsakta sindirilir.Çok hareketli olan ve çok enerji harcayan kuşlar çok gıda almak zorundadırlar.Yalnız ot ve yaprak gibi besinlerle beslenen kuş türü çok azdır.Bitkisel besinlerle beslene kuşlar genellikle filiz,körpe yaprak meyve tohumları yerler.Bitkisel besinlerin sindirimi hayvansal besinlerden daha zor olduğundan ve gelişme süresince protein ihtiyacı yüksek olduğundan bitki ve tane yiyen kuşların çoğu yavrularını böcek ve kurtlarla beslerler.Belli bir süre sonra hayvansal proteinle beslenen yavrular gelişince yine bitki ve tanelerle beslenmeye başlarlar.Kuşların büyük bir bölümü hayvansal gıdalarla beslenirler.Böcekler,kurtlar,larvalar,yumuşakçalar ,krustaseler, sürüngenler,balıklar,küçük memeliler,orta boy memeliler ve yavruları ile çeşitli kuşlar değişik kuş türlerinin besinlerini oluştururlar. Hayvansal besinlerle beslenen kuşlar sindiremedikleri tüy ve kemikleri (baykuşta olduğu gibi) bir yumak halinde ağız yoluyla dışarı atarlar. Böcek yiyen kuşların çoğu da sert kitin parçalarını aynı şekilde kusarlar.Gündüz yırtıcıları tüy,kemik,kıl gibi parçaları yemezler.Akbabalar özellikle Kuzukuşu kalın sığır kemiklerini bile midede oluşan asit (HCL) ile eritirler.Balıkla beslenen kuş türlerinden Yalı çapkınları pul ve kılçıkları ağız yoluyla dışarı atmalarına karşın,martı,pelikan ve balıkçıllar bu kısımları da sindirirler. Meyvelerle beslenen kuşların birçoğu meyvelerin etli kısımlarını yer ve sindirirler,çekirdekleri ise bağırsak veya ağız yoluyla dışarı atarlar.Böylece bitkilerin yayılmasını da sağlamış olurlar

Kuşların dışkıları da beslenmelerine göre farklıdır.Tane ve tohumlarla beslenen kuşların dışkıları kuru ve katıdır.Hayvansal besinlerle beslenenlerin ise cıvık ve genellikle yapışkandır.Meyvelerle ve bitkilerle beslene kuşların dışkıları genellikle renkli(yeşil,mor) ve içlerinde çeşitli tohumlar vardır

Kuşların birçoğu yavrularını uzun bir süre yuvada beslerler.Bir kısmı kursaklarında yada ön midede yumuşayan,yarın sindirilmiş besinler kusarak,veya yavruların gagalarını ağız ve kursaklarına kadar sokmalarını sağlayarak beslerler.Güvercin yavruları ise ana babalarının kursaklarında oluşan sütümsü bir maddeyi,gagalarını ana ve babalarının boğazına sokarak alıp beslenirler.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:44 PM
Beslenme


İç organlar bölümünde kuşların sindirim sistemi hakkında özet bilgiler verilmiştir. Kuşlarda gaga besinleri tutmaya,koparmaya ve parçalamaya yarar.Ağız kısmında aldığı besinleri öğütmeye,ufalamaya yarayan diş gibi bir organ yoktur.Taneyle beslenenler taneleri olduğu gibi veya gagalarıyla kırarak,etle beslenenler ise avların parçalayarak yutarlar.Kuşların çoğu besinlerini büyük parçalar halinde yutar.Yutulan besinler kursağı olan kuşlarda bir süre kursakta kalıp yumuşatılır.Besinler midede parçalanır.Ön midede sindirim fermentlerini alarak taşlığa (kaslı mide) geçen besinler burada küçük parçalar haline gelir ve bağırsaklara geçer.Sindirim bağırsakta tamamlanır.Selüloz ise kör bağırsakta sindirilir.Çok hareketli olan ve çok enerji harcayan kuşlar çok gıda almak zorundadırlar.Yalnız ot ve yaprak gibi besinlerle beslenen kuş türü çok azdır.Bitkisel besinlerle beslene kuşlar genellikle filiz,körpe yaprak meyve tohumları yerler.Bitkisel besinlerin sindirimi hayvansal besinlerden daha zor olduğundan ve gelişme süresince protein ihtiyacı yüksek olduğundan bitki ve tane yiyen kuşların çoğu yavrularını böcek ve kurtlarla beslerler.Belli bir süre sonra hayvansal proteinle beslenen yavrular gelişince yine bitki ve tanelerle beslenmeye başlarlar.Kuşların büyük bir bölümü hayvansal gıdalarla beslenirler.Böcekler,kurtlar,larvalar,yumuşakçalar ,krustaseler, sürüngenler,balıklar,küçük memeliler,orta boy memeliler ve yavruları ile çeşitli kuşlar değişik kuş türlerinin besinlerini oluştururlar. Hayvansal besinlerle beslenen kuşlar sindiremedikleri tüy ve kemikleri (baykuşta olduğu gibi) bir yumak halinde ağız yoluyla dışarı atarlar. Böcek yiyen kuşların çoğu da sert kitin parçalarını aynı şekilde kusarlar.Gündüz yırtıcıları tüy,kemik,kıl gibi parçaları yemezler.Akbabalar özellikle Kuzukuşu kalın sığır kemiklerini bile midede oluşan asit (HCL) ile eritirler.Balıkla beslenen kuş türlerinden Yalı çapkınları pul ve kılçıkları ağız yoluyla dışarı atmalarına karşın,martı,pelikan ve balıkçıllar bu kısımları da sindirirler. Meyvelerle beslenen kuşların birçoğu meyvelerin etli kısımlarını yer ve sindirirler,çekirdekleri ise bağırsak veya ağız yoluyla dışarı atarlar.Böylece bitkilerin yayılmasını da sağlamış olurlar

Kuşların dışkıları da beslenmelerine göre farklıdır.Tane ve tohumlarla beslenen kuşların dışkıları kuru ve katıdır.Hayvansal besinlerle beslenenlerin ise cıvık ve genellikle yapışkandır.Meyvelerle ve bitkilerle beslene kuşların dışkıları genellikle renkli(yeşil,mor) ve içlerinde çeşitli tohumlar vardır

Kuşların birçoğu yavrularını uzun bir süre yuvada beslerler.Bir kısmı kursaklarında yada ön midede yumuşayan,yarın sindirilmiş besinler kusarak,veya yavruların gagalarını ağız ve kursaklarına kadar sokmalarını sağlayarak beslerler.Güvercin yavruları ise ana babalarının kursaklarında oluşan sütümsü bir maddeyi,gagalarını ana ve babalarının boğazına sokarak alıp beslenirler

Üreme ve Kuş Yumurtaları


Kuşlarda üreme yumurtlama yoluyla olur.Bütün kuşlar hazırladıkları bir yuvaya veya uygun bir yere yumurtlarlar, bir süre kuluçkada yatar ve yavruların yumurtadan çıkmasını sağlar.Bazı türlerde yumurtadan çıkan yavrular yuvayı hemen terkeder,ana-babalarıyla birlikte besinlerini ararlar.Bir kısım kuşlarda ise yavrular belli bir süre yuvada kalır,ana,baba veya herhangi biri tarafından beslenir,uçacak hale gelince yuvayı terkeder.Guguk kuşu yuva yapmaz,yumurtalarını başka kuşların yuvalarına bırakır,yumurtadan çıkan yavrular da yuva sahibi kuş tarafından beslenip büyütülür.Kuşlar genellikle ilkbaharda çiftleşerek yuvalanır ve yumurtlarlar.Bu bazı kuşlarda senede bir,bazılarında iki,bazılarında 3-4 kez kuluçka olayı görülür.En çok yumurtlayan kuşlar tavukgillerdir.Bıldırcın 10-16,keklik ve sülün ise 15-20 yumurta yapar

Kuşların yumurtaları şekil,büyüklük ve renk bakımından çok çeşitlidir.Genel olarak yumurta büyüklüğü kuşla ve çıkacak yavru büyüklüğü ile orantılıdır.Kuş büyüklüğüne göre en büyük yumurtayı kivi,en küçüğü de guguk kuşu yapar.Yumurtaların renkleri yuva yerlerine göre değişir.Oyuklarda,karanlık,kapalı yuvalarda kuluçkaya yatan kuşların yumurtaları ise ortama uyacak şekilde renkli ve benekli olur.


Kuş Yuvaları


Bazı kuşlar herhangi bir yuva yapmadan yumurtalarını doğruca yere veya pek derin olmayan bir çukura bırakarak kuluçkaya yatarlar. Bir kısmı yerde bulduğu veya yaptığı bir çukuru yumuşak ot,yaprak, yosun gibi maddelerle döşer.Diğer bir kısım kuşlar hazır bulundukları ağaç kovuklarında, kaya oyuklarında yuvalanırlar. Bu kovuk ve oyukları da bazıları yumuşak otlar, yosunlar ve tüylerle döşerler. Bazı kuşlar ise yuvalandıkları kaya oyuklarının giriş yerini çamurla sıvar,girebilecekleri kadar bir uçma deliği bırakırlar(sıvacı kuşları). Açıkta yuva yapan kuşların yuvaları çok değişik şekillerde olur. Genellikle kase şeklinde, üstü açık olan yuvalar yerde,otlar, sazlar ve dallar arasında kurulur.Bir kısmı çalı çırpıdan özensiz yapılmış ve sığdır. Bir kısım yuvalar ise çalı,çırpı,ot,yosun gibi malzemeyle ve oldukça özenle yapılmış,derince sağlam yuvalardır.Bu sağlam yuvalar ertesi yılda onarılarak kullanılır. Çoğu dallara, sazlara, otlara sağlam bir şekilde bağlanmıştır.Açıkta yapılan her tarafı kapalı yuvalarda çeşitli malzemelerden yapılır. Bunların yalnız bir yerinde kuşun girip çıkabileceği büyüklükte bir delik bulunur. Kapalı yuvaların en mükemmelini çulha kuşu yapar. Kavak ve söğüt tohumu pamukları veya doğuca pamuğu çok güzel ve sağlam bir şekilde birbirine yapıştırarak ve örerek yaptığı yuvayı tepesinden uzanan saplı bir dal ucuna veya saza bağlayarak asar.Kırlangıçlarda çamurları tükürükleriyle yapıştırarak ve arasına saman çöp sıkıştırılarak çatı altlarına, pencere içlerine kemer ve kolon altlarına yarım küre şeklindeki yuvalarını yaparlar. Kuru otlardan, çalı çırpıdan yapılmış çeşitli kapalı yuvalara da rastlanır. Kuşlar yuvalarını münferit olarak çeşitli yerlerde yaptıkları gibi küçük gruplar ve oldukça büyük koloniler halinde bir arada yaparlar.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:44 PM
Kuşların Yaşama Ortamları


Dünyada ve yurdumuzda her türlü yaşama ortamında kuşlara rastlarız.Köy,kasaba ve şehirlerde serçe, güvercin, gugucuk, sığırcık, kırlangıç, karga, saksağan, kukumav ve leyleklere rastlanır. Bunların birçoğu saçak ve kiremit altlarında, baca deliklerinde, çatılarda yuvalanır. Bir kısmı ise ağaçlarda, damlarda, balkon, kapı ve pencere kirişlerinde açık veya kapalı yuvalar yaparlar. Birçoğu insanlardan artan gıdalarla beslenirler.Yerleşim yerleri dışında tarım alanları, çalılık ve ağaçların bulunduğu kırlarda yaşarlar. Ağaçlar, çalılar, otluklar ve kayalıklar yuvalanmaları ve barınmalarını sağlarlar. Meyveler, tohumlar, böcekler ve küçük hayvanlarla beslenirler. Göllerde, bataklık ve sazlarda, akarsu boylarında rastlanan ve çoğunluğu suya bağımlı olan kuşlar sazlıklarda, adacıklarda, oyuklarda yuvalanırlar, balıklar, böcekler, kurtçuklar ve bitkilerle beslenirler. Deniz kıyılarında rastlanan kuşların çoğu da kıyıda veya denizde avlandıkları canlılar ve kıyılardaki yarlarda, kayalıklarda veya kumsallarda yuvalanırlar. Ormanlarda ise ağaçlarda, ağaç kovuklarında ve dallarda yuvalanan, böcekler,meyve ve tohumlarla beslenen kuşlara, kuşlar ve küçük memelilerle beslenen gündüz ve gece yırtıcılarına rastlanır. Sarp kayalıklarda, dağların yüksek yerlerinde buraya has kartal, akbaba gibi büyük yırtıcı kuşlara, dağ kargaları, urkeklik ve kaya serçesi, kaya ardıcı gibi kuşlara rastlanır. Steplerde ise yerde yuvalanan ve iyi koşabilen, tohum ve böceklerle beslenen kuşlara ve çeşitli yırtıcı kuşlara rastlanır. Her yaşama ortamının kendine özgü, ortama çok iyi uyum sağlamış kuş türleri vardır. Bazı türler ise çok değişik ortamlara uyum sağlayabilir ve değişik ortamlarda rastlanırlar.


KUŞLARDA GÖÇ

Kuşlarla ilgilenen,kuşları azçok tanıyan herkes ilkbaharın geldiğini kırlangıçların ve leyleklerin gelmesi ile fark eder.Daha bir çok kuş baharla birlikte yurdumuza gelerek yuvasını yapar ve kuluçkaya yatar. Yavrularını büyüten bu kuşlar sonbaharın gelmesiyle tekrar geldikleri sıcak ülkelere dönerler.Bu kez sonbaharda yurdumuz üzerinden geçerek güney ülkelerine giden veya yurdumuzun sulak sahalarında, bataklıklarında kışlamaya gelen diğer kuşlara rastlarız.Avcı olanlar yaban ördekleri ve kazların gelişini ve dönüşlerini,bıldırcınların,çullukların belli bölgelere gelmelerini gayet iyi takip ederler.Kuşların ilkbahar ve sonbaharda muntazaman tekrarladıkları ve uzun mesafeleri kat ederek gerçekleştirdikleri bu büyük göç milyonlarca yıldan beri süre gelmektedir.içgüdüsel bir hareket olduğu kabul edilen bu büyük göçün nedenleri henüz tam olarak bilinmemekle beraber ortaya konan çeşitli varsayımlar vardır.Bunlardan biri ve hala geçerli sayılanı buzulçağının bitmesiyle Afrika,Güney Asya ve Güney Amerika' daki çeşitli kuşlar kuzeye doğru yayılmış ve şimdiki kuluçka alanlarına gelerek bahar ve yaz aylarında uygun kuluçka,barınma ve beslenme alanları bulmuşlardır.Fakat kışın başlamasıyla barınma ve beslenme olanaklarının daralması üzerine anavatanları olan güneye inmişlerdir.Dönüşte de geldikleri yolu izlemişlerdir.Uygun ortamlarda yaşamla­rını sürdürmek için yapılan bu göçler gelecek nesillere kalıtsal bir özellik olarak geçmiştir.Göç besin azlığını gidermekten çok içgüdüsel bir hareket haline dönüşmüştür. Göçten alıkonan göçmen kuş yavruları yaşlılar gittikten sonra sahndıklarında doğrultu içgüdüsüyle güneye yönelirler,ama gerçek göç yolunu bulamazlar.Yavrular göç yollarını ana babalarından öğrenirler. Kuşların göç sırasında aynı yolu nasıl buldukları eskiden beri bilimsel olarak incelenmektedir. Varılan kanılar kuşların yön bulmak için güneşi, ayı ve yıldızları çok iyi kullandıkları, ayrıca dünyanın manyetik alanını da kullandıkları doğrultusundadır. Eski dünyanın kuzeyinde kuluçkaya yatan kuşların bir bölümü kışı Güney Avrupa, Kuzey Afrika, Akdeniz sahilleri, Ortadoğu ve Basra körfezinde, bir kısmı Kızıldeniz, Nil vadisi, Orta ve Güney Afrika'da, diğer bir kısmı da Hindistan ve Güneydoğu Asya'da geçirmektedirler. Her yıl muntazaman uzun bir göçe katılan bu kuşlara "Göçmen Kuşlar" diyoruz. Göçmen kuşların bir kısmı ilkbahar ve yazın yurdu­muzda olurlar (Yaz Göçmenleri), bir kısmı ise sonbahar ve kış aylarında raslanırlar (Kış Göçmenleri). Bir kısmı ise güneye göç sırasında yurdumuzdan geçerler (Geçit Kuşları).
Bu büyük göçün dışında bazı kuşlar, yerli kuşların bir bölümü de yine iklim, barınma ve beslenme şartlarındaki değişiklikler dolayısıyle kısa mesafeli, dağların yüksek yerlerinden vadi tabanlarına veya daha ılıman bölgelere kısa göçler yaparlar. Doğu ve Orta Anadolu'nun birçok yerinde bilinen ve raslanan keklik sökünleri örnek olarak ve­rilebilir. Orta Anadolu'nun tamamen karla kaplandığı, göllerin donduğu zamanlarda yerli ve göçmen ördekler, kazlar güneye, Akdeniz kıyısındaki sulak alanlara giderler. Bu diğer büyük göçten ayrılmalıdır.
Bu kısa göçlerin dışında bazı kuşlar daha iyi beslenebilmek için yer değiştirirler. Bu her yıl tekrarlanabildiği gibi, kurak ve yağışlı yıllara bağlı olarak daha uzun periyotlar içinde de olabilir. Mesela Step Tavuğu (Syrraptes paradoxus) bazı yıllar İran'dan batıya doğru, Orta Avrupa'ya kadar gitmektedir. Bu tip hareket eden kuşlara "Gezginci kuş" denir.
Yurdumuz Orta ve Doğu Avrupa ile Kuzeybatı Asya'da yazı geçiren kuşların göç yolu üzerinde önemli bir yer işgal eder. Orta ve Doğu Avrupa'daki kuşlar Balkanlar ve Trakya istikametinden gelerek Boğazlan geçer. Marmara, Ege ve Orta Anadolu üzerin­den Akdeniz kıyılarına ve Doğu Akdenize, oradan güneye Nil vadisi, Orta ve Güney Afrika, Arabistan ve Basra körfezine ulaşırlar. Karadenizi doğruca geçen bir kısım kuşta Orta Anadolu'yu katederek güneye inerler. Diğer önemli bir kol da Karadenizin doğusu ve Kafkaslar üzerinden inerek Çoruh vadisi, Karasu ve Fırat vadilerini takiben güneye iner. Bütün bu göç yolları Doğu Akdenizde ve Güneydoğu Anadolu'da birleşerek yukarda belirtilen yolu takiben güneye iner.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:45 PM
Kuş Tüylerinin Yapısı
Kuşların sürüngenlerden evrimleştiğini iddia eden evrim teorisi, bu iki ayrı canlı sınıfı arasındaki dev farkları asla açıklayamamaktadır. Kuşlar; içi boş hafif kemiklerden oluşan iskelet yapıları, kendilerine özgü ak. ciğer sistemleri, sıcakkanlı metabolizmaları gibi özellikleriyle sürüngenlerden çok farklıdır. Kuşlarla sürüngenlerin arasına aşılmaz bir uçurum koyan bir başka özellik ise, tamamen kuşlara has bir yapı olan tüylerdir.
Tüyler kuşları bu kadar ilginç kılan estetik unsurlardan en önemlisidir. "Tüy gibi hafif" sözü tüyün o zarif yapısındaki mükemmelliği açıklar niteliktedir
Temelde protein yapısına sahip olan tüyler keratin adı verilen bir maddeden yapılmıştır. Keratin, derinin alt tabakalarındaki yaşlı hücrelerin besin ve oksijen kaynaklarından uzaklaşarak ölmesi ve yerlerini genç hücrelere terk etmesi sonucu oluşan sert ve dayanıklı bir maddedir.
Kuş tüylerindeki tasarım hiçbir evrimsel süreçle açıklanamayacak kadar komplekstir. Ünlü kuş bilimci Alan Feduccia, "tüylerin her özelliği aerodinamik fonksiyona sahiptir. Hafiftirler, kaldırma kuvvetleri vardır ve kolaylıkla eski biçimlerine dönebilirler" der. Feduccia, evrim teorisinin çaresizliğini ise şöyle kabul eder:
Uçmak için böylesine tasarlanmış bir organın, nasıl olup da ilk başta başka bir amaca yönelik olarak ortaya çıktığını anlayamıyorum.
Tüylerdeki bu tasarım, Charles Darwin'i de çok düşündürmüş, hatta tavus kuşu tüylerindeki mükemmel estetik kendi ifadesiyle Darwin'i "hasta etmiş"ti. Darwin, arkadaşı Asa Gray'e yazdığı 3 Nisan 1860 tarihli mektupta "gözü düşünmek çoğu zaman beni teorimden soğuttu. Ama kendimi zamanla bu probleme alıştırdım" dedikten sonra şöyle devam ediyordu:
Şimdilerde ise doğadaki bazı belirgin yapılar beni çok fazla rahatsız ediyor. Örneğin bir tavus kuşunun tüylerini görmek, beni neredeyse hasta ediyor.
http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/tuycukler_ve_cengeller.jpg

Eğer bir kuş tüyünü mikroskop altına alır ve incelersek, karşımıza olağanüstü bir tasarım çıkar. Tüylerin ortasında hepimizin bildiği uzun ve sert bir boru vardır. Bu borunun her iki tarafından yüzlerce tüy çıkar.
Boyları ve yumuşaklıkları farklı olan bu tüyler kuşa aerodinamik özellik kazandırır. Ancak daha da ilginç olanı, bu tüylerin herbirinin üzerinde de, "tüycük" denilen ve gözle görülemeyecek kadar küçük olan çok daha küçük tüylerin bulunmasıdır. Bu tüycüklerin üzerinde ise "çengel" adı verilen minik kancalar vardır. Bu kancalar sayesinde her tüycük birbirine sanki bir fermuar gibi tutunur. Bu muhteşem yaratılışı daha yakından görmek için turna kuşunun tüylerinin yalnızca birisini ele alalım. Bu tek tüyün üzerinde, tüy borusunun her iki yanında uzanan 650 tane incecik tüy vardır. Bunların her birinde ise 600 adet karşılıklı tüycük bulunur. Bu tüycüklerin her biri ise, 390 tane çengelle birbirlerine bağlanır. Çengeller bir fermuarın iki tarafı gibi birbirine kenetlenmiştir. Birbirine çengellerle kenetlenen tüycükler, o kadar bitişiktir ki, duman üflendiği takdirde bile aralarından geçemez. Çengeller herhangi bir şekilde birbirinden ayrılırsa, kuşun bir silkinmesi veya daha ağır hallerde gagasıyla tüylerini düzeltmesi tüylerin eski haline dönmesi için yeterlidir.
Kuşlar hayatlarını devam ettirebilmek için tüylerini daima temiz, bakımlı ve her an kullanıma hazır tutmak zorundadır. Tüylerin bakımı için kuyruklarının dibinde bulunan yağ keselerini kullanır. Gagalarıyla bu yağdan bir miktar alarak, tüylerini temizler ve parlatır. Bu yağ, yüzücü kuşlarda, suyun içinde veya yağmur altındayken suyun deriye ulaşmasına engel olur.
Dahası kuşlar tüylerini kabartarak, soğuk havalarda vücut ısılarının düşmesini engeller. Sıcak havalarda ise tüylerini vücutlarına yapıştırarak, vücutlarının serin kalmasını sağlar.

http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/kustuyu.jpg

Tüy Tipleri
Vücudun çeşitli yerlerinde bulunan tüylerin her birinin görevi farklıdır. Kuşun karnındaki tüyle kanat ve kuyruk tüyleri birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Büyük tüylerden meydana gelen kuyruk tüyleri dümen ve fren görevini yerine getirir. Kanat tüyleri ise, kanat çırpma esnasında açılarak yüzeyi genişletecek ve kaldırma kuvvetini artıracak bir yapıdadır. Kuşun kanadını aşağı doğru çırpması sırasında, tüyler birbirlerine yakın duruma gelerek, aralarından hava sızması engellenir. Kanatların yukarıya doğru kalkışı esnasında ise tüyler iyice açılarak aralarından havanın geçmesine elverişli bir pozisyon alır. Kuşlar, uçabilme yeteneklerini koruyabilmek için belirli dönemlerde tüy döker. Yıpranmış ya da yırtılmış büyük tüyler, görevlerini tam olarak yerine getiremedikleri için hızla yenilenir.

http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/yavru_kus_tuyler.jpg

Deride oluşan boş silindir yapı, tüylerin çıkış noktasıdır.
2-3 saatlik bir yavru kuş öncelikle ısıtıcı tüylere sahiptir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:45 PM
KUŞLARIN KANATLARINDAKİ SANAT


Bu zincirleme hareket, küçük bir serçegil olan kızıl kuyruğun uçuşundaki farklı safhaları gösteriyor:
Havalanma, kısa bir uçuş ve konma.

Albatros uzun ve dar kanatları sayesinde okyanusların üzerinde uçabilir. Doğan ise geniş kanatları sayesinde sıcak hava akımlarından kolaylıkla yararlanabilir. Bunun yanında keçisağan kuşunun dalgalı kanatları onun çok hızlı uçmasını sağlar. Uçucu kuşların uzun süre havada kalabilmelerini sağlayan şey, kanatlarındaki dalgalı yapıdır.

Uzun kuyruklu parlak tüylü Amerikan papağanının teleği.


Doğan kuyruğu teleği

Tüylerin işlevleri çok çeşitlidir. Kanatlarda bulunan telekler, hayvanın uçmasına yarar. Kuyruğu oluşturan kuyruk teleği ise, bir dümen görevi görür ve kuşun yere konarken fren yapmasını
kolaylaştırır.


Kuşların tüyleri bozulmaya uğradığında, eski tüylerle yeni tüyler, türlere göre farklı bir ritimle yer değiştirir. Bu olaya "tüy değiştirme" denir ve genellikle göç öncesi yaşanır.

Baş, gövde ve kanatlar üzerindeki tüyler kuşları suya ve soğuğa karşı korur. Ayrıca kuşun havanın içinde süzülmesini de kolaylaştırır; Yan taraftaki tüyler, ait oldukları kuşun yumuşak tenini örter. Bu da vücut sıcaklığının korunmasını sağlar.



Kanattaki kıvrım yüzünden, hava tarafından uygulanan basınç üst yüzeyde daha zayıftır, bu da kuşun yükselmesini sağlar (sol altta).Eğer kanat fazla eğimli ise, hava akımının üst kısma uyguladığı artan basınç, aşağıya doğru bir güç oluşturur. Böylece kuş irtifa kaybeder.
KUŞLARDAKİ UÇUŞ ÖZELLİKLERİ

http://www.osman.com.tr/images/Kus/kartal_kucuk.jpg
Kuşları incelediğimizde, vücutlarının tüm özelliklerinin uçuş için özel olarak tasarlandığını görürüz. Öz kütlenin düşürülmesi ve böylece ağırlığın azaltılması için kemiklerin içi boş olarak yaratılmış ve vücuda hava keseleri yerleştirilmiştir. Dışkının katı olmayıp yarı sıvı olması vücutta gereksiz su tutulmasını ve böylece ağırlığın artmasını engeller. Tüyler de hacimlerine karşılık son derece hafif yapılardır.
Kuşlardaki bu özel yapıları sırayla inceleyelim.
1- İskelet
Kuş kemiklerinin içi boş olmasına rağmen, iskelet, hayvanın sahip olduğu kuvvete oranla fazlasıyla güçlüdür. Örneğin 18 cm. uzunluğundaki kocabaş kuşu, bir zeytin çekirdeğini kırmak için gagasıyla ona 68,5 kg.lık bir basınç uygulayabilir. Kara canlılarınınkinden daha "derli-toplu" bir yapıya sahip olan kuş iskeletinde omuz, kalça ve göğüs kemerleri birbirine kaynaşmış bir şekilde birleşiktir. Bu tasarım kuşa daha sağlam bir yapı kazandırmaktadır. İskeletin bir başka özelliği, başta belirttiğimiz gibi diğer bütün omurgalı canlıların iskeletinden hafif olmasıdır. Örneğin bir güvercinin iskeleti, hayvanın vücut ağırlığının toplamının sadece % 4.4'ünü oluşturmaktadır. Bir Fregat kuşunun kemiklerinin toplamı ise 118 gr gelmektedir ve bu miktar, hayvanın tüylerinin toplam ağırlığından daha azdır.

Tıklayınızhttp://www.hayvanlaralemi.net/resimler/kus_iskelet.jpg





Kuş kemikleri çok hafif ve sağlamdır. Bunun en büyük nedeniyse, içlerinin boş oluşudur. Boş kısımlaırn içinde hava bulunur. Kmeikler iç kısımda eğik desteklerle sağlamlaştırılmıştır. Modern uçaklaırn kanatları da, kuş kemiklerinden ilham alınarak içleri boş şekilde tasarlanmaktadır.
2- Solunum Sistemi
Kara canlılarıyla kuşların solunum sistemleri de birbirlerinden tamamen farklı prensiplerle çalışır. Bunun sebebi kuşların oksijen ihtiyacının kara canlılarına göre çok daha fazla olmasıdır. Örneğin, bir kolibri kuşunun oksijen ihtiyacı bir insanınkinin neredeyse 20 katıdır. Dolayısıyla, bir kara canlısının akciğeri, kuşun ihtiyacı olan yeterli oksijeni sağlayamaz. Bu nedenle, kuşların akciğerleri çok farklı bir tasarımla yaratılmıştır.
Kara canlılarının akciğerleri "çift yönlü" bir yapıya sahiptir: Nefes alma sırasında, hava akciğerdeki dallanmış kanallar boyunca ilerler ve küçük hava keseciklerinde son bulur. Oksijen-karbondioksit alışverişi burada gerçekleştirilir. Ancak daha sonra, kullanılmış olan bu hava, tam ters yönde hareket eder ve geldiği yolu izleyerek akciğerden çıkar, ana bronş yoluyla da dışarı atılır.

http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/Kusakciger_acik_yapi.jpg
KUŞLARA ÖZEL AKCİĞER
Kuşlar, sözde ataları olan sürüngenlerdne çok farklı bir anatomiye sahiptir . Kuş akciğerleri, kara canlılarına tamamen ters bir biçimde işler. Kara canlıları havayı aynı nefes borusundan alır ve verir. Kuşlarda ise hava akciğere ön taraftan girerken arka taraftan dışarı verilir. Uçuş sırasında çok yüksek miktarda oksijene ihtiyaç duyan kuşlara böyle özel bir "tasarım" yapılmıştır. Böyle bir yapının sürüngen akciğerlerinden evrimleşerek ortaya çıkması imkansızdır.
Kuşlarda ise hava akciğer kanalı boyunca "tek yönlü" hareket eder. Akciğerlerin giriş ve çıkış kanalları birbirlerinden farklıdır ve hava daimi olarak akciğer içinde tek yönlü olarak akar. Böylece kuş, havadaki oksijeni kesintisiz olarak alabilir. Böylece kuşun yüksek enerji ihtiyacı karşılanmış olur. Bu durumu konunun uzmanı H.R.Duncker şöyle ifade eder:
"Kuşlarda ana bronş, akciğer dokusunu oluşturan tüplere ayrılır. Parabronşi diye adlandırılan bu tüpler sonunda tekrar birleşerek, havanın akciğerler boyunca tek bir yönde devamlı akımını sağlayacak sistemi meydana getirirler... Kuşlardaki akciğerlerin yapısı ve genel solunum sisteminin çalışması tümüyle kendine özgüdür. Kuşlardaki bu "avien" sistemi başka hiçbir omurgalı akciğerinde bulunmaz. Bu sistem bütün kuş türlerinde aynıdır."
Ünlü bir biyokimyacı olan Michael Denton bir yazısında bu kadar mükemmel bir sistemin kademeli evrimle oluşamayacağını şöyle açıklar:
http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/kuslarciger.jpg

Kuş akciğerlerinin çevresinde hava kesecikleri bulunur. Hava, önce bu keseciklerde toplanır sonrada düzenli olarak akciğerin içine pompalanır böylece kuşların yüksek oksijen gereksinimi de karşılanmış olur. "Böyle tamamen değişik bir solunum sisteminin, azar azar küçük değişiklerle standart omurgalı dizaynından evrimleşmiş olduğu iddiası, düşünülmeden ortaya atılmış bir tezdir. Solunum faaliyetinin bu evrim süresince hiç aksamadan korunması, organizmanın hayatını sürdürmesi için gereklidir. En küçük bir eksik fonksiyon ölümle sonuçlanacaktır. Kuş akciğeri de, içinde dallanmış olan parabronşlar ve bu parabronşlara hava sağlanmasını garanti eden hava kesesi sistemi ile birlikte en üst düzeyde gelişmiş olana kadar ve beraberce, iç içe geçmiş mükemmel bir şekilde işlevini yapana kadar, bir solunum organı olarak görev yapamaz."
Kısacası, kara tipi akciğerden hava tipi akciğere geçiş, ara geçiş safhasında bulunan bir akciğerin hiçbir işlevselliğinin olmaması sebebiyle mümkün değildir. Akciğeri çalışmayan bir canlı ise birkaç dakikadan fazla yaşayamaz. Çünkü mutasyonların kendisini tesadüfen kurtarmalarını bekleyecek milyonlarca yılı yoktur.
Kuş akciğerinin bu benzersiz yapısı, uçuş için gerekli olan yüksek miktarda oksijen ihtiyacını karşılamaya yönelik, çok mükemmel bir tasarımın varlığını göstermektedir. Yalnızca kuşlara özgü bu anatominin bilinçsiz mutasyonların amaçsız bir sonucu olamayacağını görmek için, biraz sağduyu yeterlidir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:45 PM
3-Denge Sistemi
Allah tüm canlılar gibi kuşları da kusursuz bir biçimde yaratmıştır. Bu gerçek, her detayda kendini belli eder. Kuşların vücutları uçuştaki muhtemel bir dengesizliği engellemek için özel bir tasarımla var edilmiştir. Hayvanın uçuş sırasında öne doğru eğikleşmesini engellemek için, kafası özel olarak hafif kılınmıştır: Ortalama bir kuşun kafasının ağırlığı, vücut ağırlığının yalnızca %1' ini oluşturur.
Tüylerin aerodinamik yapısı da kuşların denge sistemindeki önemli bir özelliktir. Özellikle kanat ve kuyruk bölgelerindeki tüyler, kuşa çok etkili bir denge sistemi sağlar.
Bu özellikler, bir doğanın (falcon pereginus) saatte 384 km. hızla avına dalarken, hiçbir şekilde dengesini yitirmemesini sağlar.
4- Güç ve Enerji Problemi
Bir olaylar zinciri şeklinde ortaya çıkan her bir süreç, ister biyoloji, ister kimya veya fizik bilimlerini ilgilendirsin, "enerjinin korunumu prensibi"ne uygun olarak gelişir. Bunu özetle "belli bir işin yapılabilmesi için belirlenmiş miktarda enerji gereklidir" şeklinde de anlatabiliriz.
Enerjinin korunumu prensibinin çarpıcı bir örneğini, kuşların uçuşunu gözlemlediğinizde bulabilirsiniz. Göçmen kuşların, uçuşa başlamadan önce, yolculuklarını tamamlamalarını sağlayacak miktarda enerji depolamaları şarttır. Buna karşın, uçmanın bir diğer şartı da mümkün olduğunca hafif olabilmektir. Uçabilmek için, bedeli ne olursa olsun fazla kilolardan kaçınılmalıdır. Bu arada yakıtın da mümkün olduğunca verimli olması şarttır. Yani yakıt minimum ağırlıkta tutulurken, verdiği enerjinin maksimum olması gereklidir. Bunların hepsi kuşlar için çözümlenmiş olması gereken problemlerdir.
İlk adım en ekonomik uçuş hızının tespit edilmesidir. Eğer kuş çok yavaş uçacak olsa, havada asılı kalması için çok enerji sarf etmesi gerekecektir. Çok hızlı uçacak olsa, bu sefer de meydana gelen hava direncini aşmak için çok yakıt tüketmesi gerekecektir. Bu durumda yakıtın en az tüketilmesi için ideal değerde bir uçuş hızının gerektiğini görürüz. Bu arada şunu da hatırlatmak gerekir ki, iskeletlerinin ve kanatlarının aerodinamik yapılarındaki farklılar nedeniyle her kuş için farklı bir ideal hız geçerlidir.
Bu enerji sorununu altın yağmur kuşu (Pluvialis dominica fulva) üzerinde inceleyelim: Bu kuş, kışı geçirmek için her yıl Alaska'dan Hawaii'ye göç eder. Durmaksızın yaptığı uçuşu sırasında rotası üzerinde hiç ada bulunmaz. Dolayısıyla kuşun uzun yolculuğu sırasında hiçbir dinlenme imkanı yoktur. Varış, başlangıç noktasından 4000 km uzaktadır ve bu mesafe aralıksız yaklaşık 250 bin kanat çırpışını gerektirir. Yolculuğun tümü 88 saaten fazla sürer.
Kuşun yolculuğa başlarken ağırlığı 200 gramdır. Bunun 70 gramı, yolda yakıt olarak kullanılacak yağlardan oluşur. Ancak kuş bilimciler, bir altın yağmur kuşunun bir saat uçmak için harcadığı enerjiyi tespit etmiş ve kuşun 88 saatlik uçuş için en az 82 gram yakıt harcayacağı sonucuna varmışlardır. Yani kuşun 12 gramlık bir açığı vardır ve hesaplara göre Hawai'ye varmadan yüzlerce kilometre önce enerjisinin bitmesi ve denize düşmesi gerekmektedir.
Ama bu hesaba rağmen altın yağmur kuşları hiçbir zaman denize düşmez ve her sene başarıyla Hawai'ye ulaşır.
Peki bu canlıların sırrı nedir?
Bu kuşları yaratan Allah, onlara uçuşlarını kolaylaştıracak ve verimlileştirecek bir yöntem ilham etmiştir. Kuşlar gelişigüzel bir şekilde değil, sürü halinde uçar. Uçarken de hepsi belirli bir sıraya girer ve havada bir "V" şekli oluşturur. Bu V şekli, karşılaştıkları hava direncini azaltır. Bu uçuş düzeni o kadar etkilidir ki, kuşlar bu sayede yaklaşık % 23'lük bir enerji tasarrufu sağlar. Bu şekilde, yere indiklerinde fazladan 6-7 gram daha yağları kalmış olur. Bu artan yağ ise gereksiz değildir; rüzgarların ters yönden esmesi durumunda kullanılacak yedek yakıttır.
Bu olağanüstü durum karşısında şu soruları sormak gerekir:
Uçuş için ne kadar yağ gerektiğini kuş nereden bilir?
Bu kadar yağı tam yolculuk öncesi nasıl ayarlayabilir?
Uçuş mesafesini ve tam olarak ne kadar yakıt tüketileceğini nasıl hesaplar?
Kuş Hawai'nin Alaska'dan daha iyi koşullarda olduğunu nereden bilir?
Kuşların bu bilgilere ulaşmaları, bunlara uygun hesaplar yapmaları ve bu hesaplara uygun toplu uçuşlar gerçekleştirmeleri imkansızdır. Bu ise, yaptıkları işlerin gerçekte kuşlara "ilham edildiğini", bu canlıların üstün bir güç tarafından yönlendirildiklerini gösterir.
Serçenin kalbi dakikada 460 defa çarpar vücut sıcaklığı ise 42 derecedir. Bir kara omurgalısına ölüm getirecek olan bu vücut ısısı, gücü arttıran bir etken olarak kuşlar için hayati önem taşır. Kuşların uçuş sırasında ihtiyaç duydukları büyük enerji, bu hızlı metabolizma sayesinde karşılanmaktadır.
http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/serce_yavrulriyla.jpg

Yolu nasıl buluyorlar?
Uçmak çok fazla güç gerektirir. Bu nedenle kuşlar, vücut kütlelerine oranla en fazla kas dokusuna sahip canlılardır. Metabolizmaları da kasların harcadığı güçle doğru orantıda ayarlanmıştır. Bir canlının metabolik hızı, ısıdaki 10 derecelik bir artışla ortalama iki katına çıkar. Bir serçenin 42 derecelik, bir ardıç kuşunun 43.5 derecelik vücut sıcaklıkları ise, metobolizmalarının ne kadar hızlı çalıştığını gösterir. Bir kara omurgalısına ancak ölüm getirecek olan bu vücut ısısı, enerji tüketimini ve böylece gücü artıran bir etken olarak, kuşlar için hayati önem taşır.
Kuşlar bu derece fazla enerji sarf ettikleri için, yedikleri besinleri de çok iyi biçimde sindirecek bir yapıya sahiptir. Kuşların sindirim sistemi, alınan besinin en verimli şekilde değerlendirilmesini sağlar. Örneğin büyümekte olan yavru leylek, yediği 3 kg. besinle 1 kg. ağırlık kazanır. Bu oran, aynı besinlerle beslenen memelilerde 10 kg.'a karşılık 1 kg. ağırlıktır. Kuşların dolaşım sistemi de, yine yüksek enerji ihtiyacına uygun olarak yaratılmıştır. İnsanın kalbi dakikada ortalama 78 kere çarparken, bu sayı serçede 460, sinek kuşunda 615'tir. Aktif uçma çok yüksek bir enerji gerektirdiği için, kan dolaşımı da kara canlılarına göre çok daha hızlı gerçekleşmektedir. Bu yüksek metabolik hız ve enerji sarfiyatı için gerekli olan oksijen, özel "hava tipi" akciğerler aracılığıyla vücuda alınır.
Kuşlar bu denli yüksek enerji harcarlar, ama bu enerjiyi de çok yüksek verimle kullanır. Kara canlılarıyla karşılaştırıldığında, enerji sarfiyatları kadar verimlilikleri de çok yüksektir. Örneğin göç sırasında bir kırlangıç her kilometre 2.5 kilokalori harcarken, bu küçük bir memelide 41 kilokaloridir.

http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/kirlangic.jpg

Kuşları kara canlılarından ayıran bu özelliklerin hiçbiri mutasyonlarla ortaya çıkamaz. Eğer rastgele mutasyonlarla bu özelliklerden herhangi birisinin meydana geldiği farz edilse bile -ki bu imkansızdır- bu özellik dahi tek başına hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Uçmak için gerekli olan yüksek miktarda enerjiyi sağlayan metabolizmanın oluşması, hava tipi bir akciğer olmaksızın hiçbir işe yaramayacak, aksine yetersiz oksijen alımından dolayı canlının boğularak ölmesine yol açacaktır. Öncelikle hava tipi akciğerin oluşması durumunda ise, canlı gereğinden çok daha fazla oksijen alacak ve bunun sonucunda zarar görecektir. Bir başka imkansızlık iskelet yapısından kaynaklanır: Kuş, bir şekilde hava tipi bir akciğere ve metabolik adaptasyonlara sahip olsa bile, yine de havalanamayacaktır. Zira canlı ne kadar güçlü olursa olsun, bir kara canlısının ağır ve nispeten ayrık iskelet yapısıyla havalanması mümkün değildir. Kanatların oluşması ise, başta da değindiğimiz gibi, apayrı ve yine kusursuz bir "tasarım" gerektirir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:46 PM
KUŞLARDAKİ GÖZ TASARIMI

http://www.hayvanlaralemi.net/ari5_resim/kor_bolge.jpe (http://www.hayvanlaralemi.net/ari5_resim/kor_bolge.jpe)

Başının her iki yanında bulunan gözler, güvercine çok geniş bir görüş alanı sağlamaktadır. (turuncu ve sarı alanlar). Baykuşun gözleri başının önünde bulunur. Bu tasarım, kuşa çok verimli ve net bir "binoküler" görüş kazandırır (sarı alan). Bu tasarım doğal olarak geniş bir kör bölge oluşturmaktadır, ancak bu, kuşa hiçbir dezavantaj vermez. Çünkü başını yaklaşık 270 derece çevirebilmekte ve istediği anda kolaylıkla arkasına dönüp bakabilmektedir.


http://www.hayvanlaralemi.net/ari5_resim/kor_bolge2.jpe (http://www.hayvanlaralemi.net/ari5_resim/kor_bolge2.jpe)
http://www.hayvanlaralemi.net/ari5_resim/agackak.jpe (http://www.hayvanlaralemi.net/ari5_resim/agackak.jpe)
Ağaçkakan uzun dili ile ağaç gövdelerindeki derin deliklerde yaşayan larvalara rahatlıkla ulaşabilir. Kolibrinin ise ince ve çatallı bir dili vardır. Bu yapı, çiçeklerdeki nektarları rahatlıkla toplamasını sağlar.

Kuşlarda en gelişmiş duyular görme ve işitmedir. Avcı kuşlarda daha ziyade görme duyusu güçlüdür. Gece avlananlarda ise işitme duyusu daha hassastır.

Bazı dalgıç kuşlar, örneğin balıkçıl veya karabatak ise, suda görmeye elverişli gözlerle donatılmıştır. Bu kuşların korneaları yassıdır, böylece ışığın kırılması azalır ve su altında net görüntü elde eder.
Kuşların çoğunda gözler çoğunlukla kafanın iki yanındadır. Bu tasarım sayesinde geniş bir görüş açısı kazanır.

Gece avlanan yırtıcı kuşların gözlerinin kafalarının ön kısmında olması ise yine kusursuz bir tasarımdır; çünkü bu kuşlar geniş görüş açısından çok, "binoküler" olarak adlandırılan, dar ama daha net görüntü açısına ihtiyaç duymaktadır. (İnsanlar da aynı görüntü açısına sahiptir.)
Kuşların ayrıca çok ilginç bazı duyuları da vardır. Bu sayede havadaki titreşimleri, hissedebilir, dünyanın manyetik alanını algılayıp buna göre yön tayini yapabilir.
Bazı kuşlar için iyi koku alma yeteneği hayati bir önem taşır. Urubu denilen siyah tüylü Amerikan akbabası, oldukça uzaklardan algılayabildiği kokular sayesinde leşlerin yerini kolaylıkla bulur ve böyle beslenir.
http://www.hayvanlaralemi.net/ari5_resim/zakbaba.jpe (http://www.hayvanlaralemi.net/ari5_resim/zakbaba.jpe)
http://www.hayvanlaralemi.net/ari5_resim/gozgoz.jpe (http://www.hayvanlaralemi.net/ari5_resim/gozgoz.jpe)
Yağmur kuşu son derece hızlı hareket edebilir, havada keskin manevralar yapabilir. Bu sırada pek çok kuşunkinden daha geniş bir görüş alanına ihtiyaç duyar. Başının iki yanında bulunan iri gözleri, ona ihtiyacı olan bu geniş görüş alanını sağlamaktadır.

http://www.hayvanlaralemi.net/ari5_resim/kafatasi.jpe (http://www.hayvanlaralemi.net/ari5_resim/kafatasi.jpe)

Kuşların kafatası da diğer tüm canlılarınki gibi kusursuz bir tasarıma sahiptir. Görme, işitme ve koku gibi algılar için kafatasında özel boşluklar açılmıştır.

Gündüz avlanan yırtıcı kuşların görme duyarlılığı insanlardan daha güçlüdür. Bir insan uzaktaki bir fareyi bulanık görür. Oysa bir aladoğan aynı mesafedeki fareyi çok daha net olarak görebilmektedir.

http://www.hayvanlaralemi.net/ari5_resim/kartal_kucuk2.jpe (http://www.hayvanlaralemi.net/ari5_resim/kartal_kucuk2.jpe)

KUŞLARDA UÇUŞ TEKNİKLERİ


Albatroslardan akbabalara kadar tüm kuşlar, rüzgardan yararlanmalarını sağlayacak uçuş yöntemleri ile birlikte yaratılmıştır.
Uçmak çok fazla enerji gerektiren bir iştir. Bunun için kuşlar, gelişmiş göğüs kasları, büyük bir kalp ve hafif bir iskelete sahip bir bedenle yaratılmıştır. Kuşlardaki üstün yaratılış örnekleri sadece bedenleri ile sınırlı değildir. Çoğu kuşa uçmak için gerekli olan enerjiyi azaltacak yöntemler de ilham edilmiştir.
Kerkenez, Avrupa, Asya ve Afrika'da çok bilinen yırtıcı bir kuştur. Kerkenezin çok ilginç bir özelliği vardır: Rüzgarla karşılaştığı zaman kafası görünmeyen bir el ile tutuluyormuşçasına tamamen hareketsiz kalır. Gövdesi rüzgara göre yalpalanmasına rağmen, kafası sabittir. Bu sayede kuşun görüş yeteneği her türlü sarsıntıya rağmen hep mükemmeldir. Bu yöntem savaş gemilerinde kullanılan ve denizdeki çalkantılara rağmen silahları hedefe bağlı tutan jiroskoba benzemektedir. Bu neden kerkenezin kafası, bilim adamlarınca "jirostabilize kafa" olarak adlandırılır.
http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/kerkenez.jpg
Zamanlama Tekniği
Kuşlar uçarak avlanma sürelerini azami verim alacak şekilde düzenler. Kerkenezlerin ana besin kaynağı tarla faresidir. Tarla faresi toprağın altındaki oyuklarda yaşar ve beslenmek için her iki saatte bir yeryüzüne çıkar. Kerkenezler de avlanmalarını tarla faresinin beslenme vaktine göre ayarlar. Gündüz avlanmalarına karşın, avlarını bekletir ve akşam karanlığında yerler. Bu sayede gün boyunca boş mide ile uçar ve dolayısıyla ağırlıklarını azaltmış olur. Bu yöntem uçuş için harcanan enerjiyi azaltır. Kerkenezin bu sayede %7'lik bir enerji tasarrufu yaptığı hesaplanmıştır.

Rüzgarda Süzülme

http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/leylek.jpg
Kerkenezler avlanırken, harcadıkları enerjiyi rüzgarı kullanarak da azaltır. Kanatları üzerindeki hava akımını artırmak için rüzgarda süzülür ve eğer yeterli rüzgar varsa havada kanatları açık şekilde "asılı" kalabilir. Hava akımının yerden yukarıya doğru olması da onlara ayrı bir avantaj sağlayacaktır.
Hava akımlarından yararlanarak enerji sağlayıp, bunu uçarken kullanmaya "süzülme" denir. Kerkenez, bu yeteneğe sahip birçok kuştan sadece biridir. Süzülebilme özelliği bu türlerin havadaki üstünlüğünün bir işaretidir.

Süzülerek uçuşun başlıca iki yararı vardır.

Birincisi, yiyecek ararken ya da avlanma alanını diğer kuşlardan korurken, havada kalabilmek için gerekli enerjiyi azaltır. İkincisi, kuşa çok daha uzun uçuşlar yapabilme olanağı verir. Süzülerek uçan bir martı, kanat çırparken harcadığı enerjinin %70'ini tasarruf eder.

Hava Akımlarından Gelen Enerji

Bir kuş, hava akımlarından farklı şekillerde enerji elde edebilir: Bir yamaçtan süzülen kerkenezin ya da denize inen sarp kayalıklardan aşağıya süzülen bir martının yukarı çıkan hava akımını kullanarak yaptığı uçuşlar "eğimli süzülme" diye adlandırılır.
Bir tepenin üzerinden kuvvetli bir rüzgar estiği zaman, hava akımı hareketsiz dalgalar şekline dönüşür. Kuşlar bu dalgaları kullanarak da dalga süzülmesi yapabilir.
Sümsükkuşu ve diğer deniz kuşları, adaların neden olduğu bu çeşit hareketsiz dalgaları kullanır. Ender olarak kuşlar, gemilerin üzerinde süzülen martıların yaptığı gibi, daha küçük engellerin oluşturduğu havayı kullanarak da süzülür.
Kuşun yukarı doğru süzülmesini sağlayan akımlar, daha çok hava cephelerinde görülür.

Su üzerinde alçaktan uçuş

Skimmerlar (kırlangıç benzeri bir kuş) da alışılmadık bir şekilde avlanırlar. Skimmer'ın alt çenesi, üst çenesinin iki katı büyüklüğündedir. Suya çok yakın uçarken bu uzun alt çenesini suya daldırarak avlanır. Gaganın ucuna bir cisim değdiğinde hemen üst çenesini
de kapatarak avını yakalar. Bazen bunlar suda yüzen sert cisimler de olabilir. Skimmer'ın gagasını bu sert cisimler ağzındayken aniden kapatmasıyla oluşacak şokun kendisine zarar vermesi gerekirken, böyle olmaz. Çünkü Skimmer'in başında ve boynunda şok emici güçlü kaslar vardır. Skimmer ilk taramada nadir olarak başarılı olur. İkinci atakta kuş tekrar havalanır ve biraz önce farkettiği ava doğru tekrar uçar. Su yüzeyinde hala kabarcıklar vardır ve bu kabarcıklar genellikle suyun üstünü araştırmak isteyen balıkları çeker. İşte bu Skimmer'ın ikinci atağıdır ve bu defa çok daha başarılı olur.


http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/albatros.jpg

Kanat açıklığı 3 metreyi bulan albatros dünyanın en büyük kuşlarından biridir. Böylesine büyük bir gövdenin uçması için de büyük bir enerjiye gereksinim vardır. Ancak Albatros eğimli süzülme metoduyla kanat çırpmadan ustaca uçabilir. Bu uçuş tekniği, canlıya büyük bir enerji tasarrufu sağlamaktadır.


http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/Sukusu.jpg
Skimmer kuşu, suyla temas ettiğinde tüylerinin birbirine yapışmasını önleyen yağdan yoksundur. Bu nedenle diğer su kuşları gibi avlanmak için dalış yapmaz. Ancak alt gagası üsttekinden daha uzun olarak yaratılmıştır ve uçları dokunmaya karşı hassastır. Öte yandan kanatları öyle tasarlanmıştır ki, suyun hemen üstünde hiç kanat çırpmadan uzunca bir süre süzülebilir. Alt gagasını suya sokarak bu teknikle uçar. Gagasına bir av temas ettiğinde ise hemen onu yakalar.

http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/yaban.jpg

Yaban kazları 8000 metre yükseklikte uçabilir. Ancak atmosfer, 5000 metrede bile deniz seviyesine kıyasla %65 daha seyrektir. Atmosferin bu denli seyrek olduğu bir yükseklikte uçan kuş, daha hızlı kanat çırpmak zorundadır. Ama çok kanat çırpmak için de daha çok oksijen yakması gerekir. Nitekim bu hayvanların ciğerleri, yükseklerdeki seyrek oksijenden maksimum oranda faydalanabilecek şekilde yaratılmıştır. Memeli hayvanlarınkinden farklı şekilde çalışan akciğerler, kuşların seyrek havadan normalden fazla enerji almalarını sağlar.

Albatroslar
Albatroslar açık denizlerde yaşarlar. Kanatlarını rüzgara karşı tamamen açarak havada durmak albatrosun uçması için yeterlidir. Kuş bunu kanatlarını olabildiğince geniş açarak gerçekleştirir ve bu esnada kuşun kanatlarının genişliği "3.5 m.'ye" ulaşır ki bu, kuşlar arasında en geniş kanat uzunluğudur. Albatrosların kanat kemiklerinde kanatlarını açık pozisyonda tutmaya yarayan bir çeşit kilit sistemi vardır. Böylece günlerce, haftalarca hatta aylarca minimum seviyede enerji kullanarak hiç durmadan uçabilirler. Albatros yukarıya doğru yükselen dalgaları ve rüzgarı kullanarak, onların yönünde ilerler ve rüzgarın içinden zigzaglar çizerek bir dalganın tepesinden diğerine geçer. Bu şekilde albatros tek bir kanat bile çırpmadan saatlerce su üstünde uçabilir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:46 PM
KUŞ YUMURTALARI
Kuşlardaki yaratılış mucizeleri kanatları, tüyleri ya da göç yetenekleriyle sınırlı değildir. Bu canlılardaki olağanüstü tasarımlardan biri de yumurtalarında ortaya çıkar. Bize çok basit gibi görünen tavuk yumurtasının kabuğunda, golf topu girintilerini andıran 15 bin kadar gözenek bulunur. Daha küçük bazı kuşların yumurtaları ise, ancak mikroskop altında görülebilen süngersi bir kabuğa sahiptir. Bu girintili-çıkıntılı yapılar, kuş yumurtasına büyük bir esneklik kazandırmakta ve darbelere karşı direncini artırmaktadır.
Yumurta tam bir paketleme harikasıdır. Gelişmekte olan civcivin gereksinim duyduğu tüm besin ve suyu sağlar. Yumurtanın sarısı, protein, yağ, vitamin ve mineraller içerirken, akı da bir su deposu işlevini görür.
Gelişmekte olan civcivin besine ve suya olduğu kadar oksijen almaya ve karbondioksitini dışarı atmaya da gereksinimi vardır. Civcivin ayrıca bir ısı kaynağına, kemiklerinin gelişmesi için kalsiyuma, suyunun korunmasına, bakterilerin bulaşmasına ve mekanik darbelere karşı bir koruma sistemine gereksinimi vardır. Tüm bu gereksinimleri yumurta kabuğu karşılar. Civciv, kabuk zarlarının iç yüzeyinde bulunan bol damarlı bir katman aracılığıyla oksijen alır ve karbondioksitini atar. Gaz alıp verme, erişkin hayvanlarda olduğu gibi akciğerlerle değil, kabuktaki küçük gözenekler yoluyla olur.
Yumurta kabukları, şaşırtıcı ölçüde sağlam olmalarına karşın, çok da incedir. Bu özellik, kuluçkadaki ana ya da babanın ısısının, yumurtanın içine kadar kolayca iletilmesini sağlar.




http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/Yumurta2.jpg

Gerekli Bir Kayıp
Kuluçka dönemi sırasında, yumurtadaki suyun ortalama %16'sı gözeneklerden dışarı buharlaşarak kaybolur. Biyologlar eskiden bu su kaybının, yumurta kabuğunun hava geçirebilen yapısı nedeniyle zorunlu, ama zararlı bir kayıp olduğunu düşünüyorlardı. Oysa son araştırmalar, bu su kaybının civcivin yumurtadan çıkması için gerekli olduğunu göstermiştir. Civcivin yumurtadan çıkarken gagasındaki yumurta dişini kullanarak kendisine bir delik açtığı ilk aşamada, fazla oksijene ve başını oynatacak kadar bir boşluğa gereksinimi vardır. Bu gereksinimler, yumurtadaki suyun kaybedilmesi, dolayısıyla yer açılması ve bu açılan yerde daha çok oksijen bulundurulmasıyla karşılanır.
Konunun daha da ilginç olan yönü, farklı yumurta kabuklarının su kaybetme oranlarının da, ideal olan % 15-20'lik su kaybını sağlayacak şekilde ayarlanmış olmasıdır. Örneğin, dalgıç kuşu yumurtasının su kaybetme oranı, daha kuru ortamda kuluçkaya yatırılan aynı büyüklükteki bir başka yumurtadan üç kat daha fazladır.


Yumurtadaki Dayanıklılık Tasarımı

Bir yumurta kabuğunun, gaz, su ve ısı işlemini düzenlemesi gerektiği kadar sağlam da olması gerekir. Kabuk, gelişmekte olan civcivi dış darbelere karşı koruyacak ve kuluçkaya yatan annenin ağırlığını kaldırabilecek kadar dayanıklı olmalıdır.
Nitekim kuş yumurtalarına baktığımızda, son derece dayanaklı bir biçimde tasarlandıklarını görürüz. Allah, küçük ve büyük yumurtaları birbirinden farklı şekilde yaratmıştır. Büyük kuşların yumurtaları genellikle sert ve esnek olmayan bir yapıya sahiptir. Daha küçük kuşların yumurtaları ise yumuşak ve esnektir.


http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/civciv.jpg

http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/yumurtalar.jpg
Yumurta, civcivi 20 günlük kuluçka dönemi boyunca koruyacak kadar sağlam, ama dışarı çıkmasına imkan sağlayacak kadar da kırılgandır.
Pek çok kuşun yumurtası kamufle olmalarını sağlaycak renklerde yaratılmıştır. Deniz kuşunun yumurtaları ise armut biçimindedir. Bu, sarp kayalıklar için tasarlanmış ideal bir şekildir. Darbe çemberler çizenbir yörünge izler.
Tavuk yumurtalarının kabukları sert ve gevrektir ancak yuvada birbirleri üzerine yuvarlandıklarında kırılmaz. Bu tür kabuk, aslında tüm iri yumurtalarda bulunmaktadır. Bu sağlamlık, yumurtayı saldırganlardan korumaktadır. Eğer bu sert ve gevrek kabukları küçük yumurtalarda olsaydı çok çabuk kırılırlardı. Araştırmalar, küçük yumurtalardaki kabukların gevrek değil, ama dayanıklı ve esnek olduğunu göstermektedir. Olası bir darbede esneyebilmeleri onları kırılmaktan kurtarır.
Bir kabuğun gevrek ya da esnek yapıda olması, sadece civcivi korumak açısından değil, onun dünyaya geliş biçimi açısından da belirleyici rol oynar. Sert ve gevrek bir kabuktan çıkacak olan civcivin, kafasını ve bacaklarını çıkarmadan önce yumurtanın basık ucunda sadece bir-iki delik açması yeterlidir. Böylece delikleri birleştiren bir takım çatlaklar oluşur ve civciv şapka biçiminde bir kapağı kaldırmakla özgürlüğüne kavuşabilir.

İLGİNÇ KUŞLAR

http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/papagan.jpg

Su geçirmezlik ve kuşlar
Papağanlar ve balıkçıl kuşları kanatlarını temizlemek için bir çeşit "toz" üretirler. Bu toz tüylerinin yıpranmış uçlarından gelir. Bazı türlerde, güvercinler ve papağanlarda olduğu gibi kuşun tüyleri arasına dağılmıştır. Diğerlerinde özellikle balıkçıl kuşlarında bu tozlar küçük öbekler halinde toplanmıştır. Tozun ne işe yaradığı henüz tam olarak anlaşılamamıştır, fakat kanatların su geçirmezliğine yardımcı olduğu tahmin edilmektedir. Beyaz balıkçıllar, pelikanlar ve diğer su kuşları kendilerini kuyruklarının alt kısmındaki derilerinde yer alan bir bezden salgılanan yağ ile yağlarlar. Yıkama, topraklama ve tozlamayla tüyler tekrar uçuşa uygun pozisyon için hazırlanır.
Deniz kırlangıçlarının inanılmaz yolculuğu
Kuzey Kutbu'nda yaşayan deniz kırlangıçları, her yıl 30.000-40.000 km. kanat çırparlar. Bu kırlangıçların vatanları Kuzey Kutbu'dur. Fakat her yıl Kuzey Amerika, Grönland ya da Sibirya'daki üreme bölgelerinden, Kuzey Kutbu sularındaki kışlık bölgelere doğru yolculuk yaparlar.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:47 PM
Penguenler
Penguenler, Güney Kutup Bölgesi'nde yaşarlar. Bu hayvanların vücut sıcaklığı 40derece'dirC, yaşadıkları ortamın sıcaklığı ise -40 derece'dir. Bu da penguenlerin, 80 derece'lik bir sıcaklık farkına dayanmaları demektir. Bunu sağlayan, hayvanın derisinin altında bulunan kalın yağ tabakasıdır. Bu tabaka, vücut sıcaklığının kaybolmasına engel olur.


http://www.hayvanlaralemi.net/yazilar/image_kisa/043_akbab_DUZELT.jpg

Sakallı akbaba
Sakallı akbaba hayvanların etinden çok kemiklerini tercih eder. Bu kemiklerde ilik bulunur ve bu besin bakımından oldukça zengindir. Akbabanın bu kemiği kırıp içindeki iliği alabilmek için gerekli kırma aleti yoktur. Fakat bu problemi başka türlü halleder. Bir kemiği alır ve çıplak bir kayanın tepesine havalanır. Sonra kemiği aşağı bırakır. Bu işlemi kemik ikiye ayrılıncaya kadar en az 50 kere tekrarlar. Kuş, sonra bu kemik parçasını alır ve yutar. Hayvanın midesindeki sindirim asitleri öylesine güçlüdür ki kemiğin bir ucu daha akbabanın ağzındayken, midesine giden kısım sindirilmiştir bile.



Wry Bill'in kafasındaki planlama
Bazı kuşlar suyun kıyısında avlanırlar. Yeni Zelanda nehrinin kıyısında avlanan Wry-bill kuşlarının gagalarının ucu benzersiz bir şekilde hep sağa doğru eğiktir. Kafasını sola çeviren kuş asimetrik gagasını kullanarak ağır çakıl taşlarını balık yumurtalarının üzerine iterek yumurtaları kırar ve yer. Bu kuşlar neden böyle ilginç bir teknik kullanmaktadır? Wry-bill'ler için tehlike havadan gelen bir şahindir. Kuş beslenirken başını aşağıya değil de yana doğru çevirerek sol gözüyle havadan gelebilecek bir tehlikeyi böylece gözetleme imkanına sahip olur.




KUŞLARIN GÖÇLERİ


http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/goc.jpg

Göç zamanını nasıl belirliyorlar?
Kuşların nasıl ve neden göç etmeye başladıkları, "göç kararı"nı neye dayanarak aldıkları yüzyıllardır merak edilen bir konudur. Kimi bilim adamları göçün nedenini mevsim değişikliklerine, kimileri de yiyecek arayışına bağlarlar. Önemli olan, bu uzun mesafeli uçuşların kendi bedenlerinden başka hiçbir korunmaya, teknik donanıma ve güvenliğe sahip olmayan bu hayvanlar tarafından nasıl gerçekleştirildiğidir. Çünkü göç olayı yön bulma, gıda depolama, uzun süre uçabilme gibi beceriler gerektirmektedir. Bu özelliklere sahip olmayan bir hayvanın birdenbire göç eden bir hayvana dönüşmesi mümkün değildir.
Bu konuya cevap vermek için yapılan deneylerden biri şöyledir: Bahçe bülbülleri , ısı ve ışık gibi iç koşulları değiştirilebilen bir laboratuvarda deneylere tabi tutulmuştur. İçerideki koşullar dışarıdakilerden farklı olarak düzenlenmiştir. Örneğin dışarıda kış mevsimi yaşanırken, laboratuvarda bahar ortamı sağlanmıştır, bunun üzerine kuşlar içerideki şartlara göre vücutlarındaki düzenlemeleri yapmışlardır. Aynı göç vaktinin yaklaştığı zamanlarda yaptıkları gibi, yakıt için yağ depolamışlardır. Fakat kuşlar, yapay mevsime göre kendilerini ayarlayıp, erkenden göç edecekmiş gibi hazırlansalar da, göç hareketine vaktinden önce girişmemişlerdir. Kuşlar dışarıdaki mevsime uymuşlardır. Bu sonuç kuşların göçe başlama kararını mevsim şartlarını gözlemleyerek almadıklarının bir ispatıdır.
Peki kuşlar göç vaktini neye dayanarak belirlerler? Bilim adamları bu sorunun cevabını hala bulamamışlardır. Bu nedenle, canlılarda, kapalı bir ortamda zamanlama yapabilmeyi ve mevsim değişikliklerini ayırt edebilmeyi sağlayan bir "iç saat"in var olduğunu düşünüyorlar. Ama, "kuşların bir iç saati var, bu sayede göç vaktini anlıyorlar" cevabı bilim dışı bir cevaptır. Bu nasıl bir saattir, vücudun hangi organına bağlıolarak çalışmaktadır ve nasıl oluşmuştur? Bu saatin bozulması, geri kalması durumunda ne olur?
Aynı sistemin sadece tek bir göçmen kuş için değil, bütün göç eden canlılar için geçerli olduğunu düşünürsek bu soruların cevapları daha da önem kazanır.
Bilindiği gibi göçmen kuşlar aynı yerden göçe başlamazlar, çünkü her biri aynı yerde bulunmamaktadır. Çoğu tür, önce belirli bir yerde toplanır, sonra hep birlikte göçe başlarlar. Peki bu zamanlamayı nasıl yapmaktadırlar? Nasıl olup da, kuşların sahip oldukları kabul edilen "saat"ler, birbiriyle bu denli uyumludur? Bu denli düzenli bir sistemin kendi kendine oluşması düşünülebilir mi?
Göç gibi planlı bir hareketin kendi kendine oluşması imkansızdır. Ayrıca kuşlarda ve göç eden diğer tüm canlılarda ne çeşitte olursa olsun bir saat yoktur. Göç eden bütün canlılar bunu her sene kendi belirledikleri zamanlarda yaparlar, ama bunu bir iç saate uyarak yapmzalar.

http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/kus.jpg

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:47 PM
Enerji kullanımı
Kuşlar uçmak için büyük bir enerji sarfederler. Bu yüzden de kara ve denizdeki tüm canlılardan daha çok yakıta ihtiyaç duyarlar. Örneğin, 3.000 km.'lik Hawai-Alaska mesafesini katedebilmek için bir kaç gramlık "sarısalkım kuşu", yolculuğu boyunca 2.5 milyon kez kanat çırpmak zorundadır. Buna rağmen 36 saat gibi uzun bir süre havada kalabilmektedir. Bu yolculuğu sırasındaki sürati ise saatte ortalama 80 km.dir. Bu kadar yorucu bir uçuş sırasında, kuşların kanındaki asit miktarı aşırı derecede artar ve yükselen vücut ısısı nedeniyle de kuş bayılma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Bazı kuşlar bu tehlikeyi karaya inerek engellerler. Peki engin denizlerin üzerinde göç etmekte olanlar nasıl kurtulacaktır? Kuş bilimciler bu durumda kuşların kanatlarını mümkün olduğu kadar açıp, kendilerini bırakarak serinlediklerini gözlemlemişlerdir.
Göçmen kuşların metabolizmaları da, bu işi kaldıracak kadar güçlüdür. Örneğin göç eden en küçük kuş olan "kolibri"nin vücudundaki metabolizma hareketi, bir filinkinden 20 kat daha fazladır. Kuşun vücut sıcaklığı 62°C'ye ulaşır.

http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/v_ucusu.jpg

V" şeklindeki uçuş.Uçuş teknikleri
Kuşlar, böyle zorlu uçuşlar için uygun bir tarzda yaratılmış olmalarının yanında, bir de elverişli rüzgarlardan faydalanmalarını sağlayacak yeteneklerle donatılmışlardır.
Örneğin leylek, yükselmekte olan ılık hava akımlarıyla 2.000 metreye kadar çıkar, ardından kanat çırpmaksızın bir sonraki ılık hava akımına doğru süzülür.
Kuş sürülerinin bir başka uçuş tekniği ise "V" şeklindeki uçuştur. Bu sayede, önde giden kuvvetli ve büyük kuşlar, karşı hava akımına karşı bir çeşit kalkan oluşturarak, daha zayıf olanların işlerini kolaylaştırırlar. Uçak mühendisi Dietrich Hummel bu şekilde bir organizasyonun sürü genelinde % 23 tasarruf sağladığını ispatlamıştır.Sıcak hava dalgası içinde yükselen kuş, en yukarı ulaştığında kendini aşağı bırakarak süzülür. Bu kuşa büyük bir enerji tasarrufu sağlamaktadır.http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/ucusteknik.jpg






Sıcak hava dalgası içinde yükselen kuş, en yukarı ulaştığında kendini aşağı bırakarak süzülür. Bu kuşa büyük bir enerji tasarrufu sağlamaktadır.


http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/gocmenkus1.jpg
http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/gocmenkus.jpg




Yüksek irtifada uçuş
Göçmen kuşların bir bölümü çok yüksek irtifada uçarlar. Örneğin kazlar 8.000 metre yükseklerde uçabilirler. Atmosferin, 5.000 metre de bile deniz seviyesine kıyasla % 63 daha az yoğun olduğu hatırlandığında kazların uçtuğu yüksekliğin ne denli akılalmaz olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü, atmosferin bu denli seyrek olduğu bir yükseklikte uçan kuş, daha hızlı kanat çırpmak ve dolayısıyla daha fazla oksijen bulmak zorundadır.
Ancak bu hayvanların ciğerleri, yükseklerdeki oksijenden maksimum oranda faydalanabilecek şekilde yaratılmıştır. Memeli hayvanlarınkinden farklı bir şekilde çalışan akciğerler, kuşların seyrek havadan normalden fazla enerji almalarını sağlar.
Mükemmel duyma yeteneği
Kuşlar göçleri sırasında hava olaylarına da dikkat ederler. Örneğin yaklaşan bir fırtınanın odağına girmemek için yollarını değiştirirler. Kuşların bu özelliğini araştıranlardan ornitolog Melvin L. Kreithen bazı kuşların atmosferde çok uzak mesafelere yayılan son derece küçük frekanslı sesleri işittiklerini saptamıştır. Bu sayede göçmen kuş, bulunduğu yerden çok uzaktaki bir dağın üzerinde patlayan fırtınayı veya yüzlerce kilometre ileride, denizin üzerindeki gök gürültüsünü işitebilmektedir. Ayrıca, kuşların göç yollarını, hava şartlarının genelde tehlikeli olduğu bölgelerden uzak tuttukları da bilinmektedir.

http://www.hayvanlaralemi.net/resimler/yollar1.jpg






Üstteki illustrasyon, kuşların uçarken faydalandıkları 12 unsuru göstermektedir.
1-Güneş
2-Zamanlama hissi,
3-Yıldızların konumları,
4-Ultraviyole ışınları,
5-Polarize ışık,
6-Çok düşük frekanslı sesler
7-Çok uzaklardan gelen dalga, gökgürültüsü gibi sesler,
8-Dünyanın manyetik alanı,
9-Yerçekimi,
10-Meteoroloji değerlendirilmesi,
11-Uygun rüzgarlar,
12-Yeryüzü şekilleriYön algılama

Yön algılama
Kuşlar, binlerce kilometrelik uçuşları sırasında, pusula, harita ya da benzeri yön belirleyicilerden yoksun olarak, nasıl doğru yönü bulmaktadırlar?...
Bununla ilgili olarak ilk öne sürülen teori, kuşların yer şekillerini ezberledikleri ve böylece yolu şaşırmadan katedebildikleri şeklindeydi. Ama yapılan deneyler, bu teorinin yanlış olduğunu göstermiştir.
Konuyla ilgili olarak güvercinler üzerinde yapılan bir deneyde, hayvanların gözlerine etrafı görmeleriniengelleyen donuk lensler takılmıştır. Ancak, böylece yeryüzü şekillerini görmeleri engellenmiş güvercinler, sürülerinden bir kaç kilometre ötede bırakılsalar bile, yine gidecekleri yolu bulabilmişlerdir.
Daha sonra yapılan araştırmalarda, dünyanın manyetik alanının özellikle kuş türleri üzerinde etkili olduğu anlaşılmıştır. Yapılan çeşitli çalışmalarla, kuşların yerin manyetik alanından yararlanarak yönlerini bulmalarını sağlayan oldukça gelişmiş bir "manyereseptör" (manyetik alan algılayıcısı) sistemine sahip oldukları ortaya konmuştur. Bu sistem sayesinde, kuşlar, göç sırasında dünyanın değişen manyetik alanını hissederek, yönlerini belirlemektedirler. Deneyler, göçmen kuşların, manyetik alandaki %2'lik bir değişimi bile algıladıklarını göstermiştir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:47 PM
http://img245.imageshack.us/img245/5352/630pxmanchot01ko9.jpg

Penguen, Spheniscidae familyasını oluşturan, uçamayan, dimdik durabilen, perde ayaklı deniz kuşları.

Güney Kutbu, Yeni Zelanda, Avustralya, Güney Amerika, Güney Afrika ve hatta Galapagos kıyılarında yaşarlar. Kuzey Kutbunda bulunmazlar. Büyüklük bakımından 30 - 105 cm. arasında değişik 17 kadar türü bilinmektedir. En irileri olan İmparator penguen 45 kg. ağırlığa ulaşır. Sıcak bölgelere doğru gidildikçe boyları küçülür. Denizlerdeki kabuklular, balık ve mürekkepbalıkları ile beslenirler. Tüyleri kuş tüylerine hiç benzemez. Sırtları siyah veya gri, karın kısımları beyaz ince pulsu tüylerle örtülüdür. Türler birbirinden, başlarındaki renkli tüyleriyle ayrılır. Kuyrukları kısa ve ayakları vücutlarının gerisinde olduğundan rahatlıkla dimdik ayakta durabilirler. Denizde, saatte 10 deniz mili hızla yüzebilirler. Hatta gerektiğinde bu hızlarını iki katına çıkarabilirler.

Kanatları uzun telek tüylerinden yoksun olup, kırılmadığı için uçmaya yaramaz. Buna karşılık yüzerken çok kuvvetli yüzgeç vazifesi görür. Penguenler, buz üzerinde sıçrar ve çok iyi kayarlar. Göğüslerinin üzerinde yatarak yüzgeç kanatlarının yardımıyla kızak gibi kayarak, karada birkaç yüz kilometre içeriye kadar girebilirler. Yalnız üreme mevsimlerinde yumurtlamak için karaya çıkarlar. Vücutlarını örten sık tüyler ve deri altlarındaki kalın yağ tabakaları ile Antarktika 'nın sıfırın altındaki dondurucu soğuklarından korunurlar. Vücut ısılarını ayarlayan otomatik bir mekanizmaya sahiptirler. Gerektiğinde kan damarlarıyla deriye giden kanı azaltarak, yükselterek ve tüylerini dikleştirerek vücut sıcaklıklarını kontrol ederler.

Güney Kutbu penguenleri 40°C'lik vücut ısılarıyle -40°C'lik Antarktika soğuğuna uyum sağlarlar. Vücutlarındaki tüy, yağ ve besinlerden elde ettikleri enerji ve kontrol mekanizmalarıyla 80°C'lik ısı farkına dayanırlar.

Antarktika 'nın kral penguenleri günde ortalama 140 defa suya dalarlar. Bunun ancak yüzde onunda av yakalayabilirler. Tüy dipleri deriye yakın kısımda ısıya karşı yalıtkan bir iç tabaka meydana getirerek vücudu soğuktan emniyetle korur.

Bazı türler, kuluçka dönemlerinde dört aya yakın bir zaman açlığa dayanırlar. Bu devrede ağırlıkları yarı yarıya düşer. Antarktika dışında yaşayanların, su akıntıları ve yüzen buzlarla Güney Kutbu 'ndan geldikleri sanılmaktadır.

Üreme devrelerinde bir kısmı yanyana yuvalar kurarak yüzbinlerce bireyden hasıl olan kuluçka kolonileri meydana getirir. Yuva yapanlar 2 - 3 yumurta yumurtlar. İmparator (Aptenodytes forstei) ve kral penguen (Aptenodytes patagonica) ise yuva yapmaz, birer yumurta yumurtlar ve tek yumurtalarını ayakları üzerinde ve karınlarının altındaki gerçek kuluçka derisinin altında muhafaza ederek soğuktan korur. Yuva yapanların erkekleri, dişilerine çakıl taşları hediye ederek kur yapar. Dişi, karlar eridikçe bu taşlarla yuvasının seviyesini yükseltir. Erkek ve dişi sırayla kuluçkaya yatar. Kuluçka devresinde bir şey yemezler. Yavrular anne ve babaları tarafından birlikte bakılır ve ısıtılır.

Penguenler insandan kaçmadıkları için, yağlarından istifade etmek isteyenler tarafından çok miktarda avlanarak tüketiliyor. Çıkarılan kanunlarla nesilleri korunmaya çalışılıyor. Dünyanın birçok hayvanat bahçesine de uyum sağladıkları görülmüştür.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:48 PM
http://img453.imageshack.us/img453/843/647pxlorobebiendorefresvq6.jpg

Papağan, Psittaciformes (papağansınlar) takımını oluşturan kıvrık gagalı, etli ve kalın dilli, parlak tüylü, sıcak yerlerde yaşayan kuş türlerine verilen ad.

Afrika, Amerika, Asya ve Okyanusya'nın tropikal orman bölgelerinde yaşarlar. Hepsi canlı parlak tüylü ve kıvrık gagalıdır. Kafaları büyük, boyunları kısa, taklit kabiliyetli zeki kuşlardır. Ayaklarını bir el gibi rahatça kullanır. Genellikle meyve ve tanelerden meydana gelen besinlerini ayaklarıyla kavrayarak gagalarına götürürler. Gaga o kadar kuvvetlidir ki, en çetin cevizi bile bir darbede kırabilir. Bir metre boyuna ulaşan Amerika ara'sı bir defada insan parmağını koparabilir. Kalın ve kıvrık üst gaga hareketlidir. Alt gaga ise yiyecekleri kırmada tabla vazifesi görür. Dil, kalın ve etlidir. Aynı zamanda dokunma organı görevini de yapar.

Papağanlar tırmanıcı kuşlardır. Ayakları kısa ve ikisi önde, ikisi arkada olmak üzere dört parmağa sahiptir. Ön parmakların dipleri kısa bir zarla birbirine bağlıdır. Arkaya yönelik birinci ve dördüncü parmak geriden kavrar ve gaganın yardımı ile çeviklikle tırmanabilir. Tırmanma anında gagalarını üçüncü bir ayak gibi kullanma özelliklerinden dolayı en iyi tırmanıcı kuşlar olarak kabul edilirler.

Papağanlar tabii halde ağaçlarda yaşarlar. Ancak insan sesini ve melodileri ezberleyerek tekrarlama kabiliyetlerinden dolayı, birçok evde kafeslerde beslenirler. Yuvalarını ağaç kovuklarına, kaya yarıklarına yaparlar. Eşler birbirlerine bağlıdır. İri yapıda olanların dişileri yılda 2-3, küçükleri ise daha çok yumurta yaparlar. Çeşitlerine göre tomurcuk, çiçek, meyve ve tohumlarla beslenirler. Bu arada hayvansal besin alan birkaç tür de mevcuttur.

Papağanların kanatları nispeten kısadır. Bununla beraber, Yeni Zelanda papağanı hariç hepsi iyi uçucudur. Genelde çift veya grup halinde çığlık çığlığa uçarlar. Avustralya'da yaşayan kakadular, binlerce fertten meydana gelen sürüler halinde seyahat ederler. Beslenirken veya dinlenirken çok sakindirler. Yeşil renklileri o kadar iyi kamufle olur ki, çoğu zaman farkedilmezler. Tüyleri yeşil hakim olmak üzere kırmızı, mavi, sarı, beyaz ve siyah olabilir. Ortalama ömürleri 70 yıl kadar olan papağanların 315'ten fazla çeşidi vardır. Tarım ürünlerine olan ziyanlarından dolayı bol avlanmaktadırlar. Esaret hayatına rahat alıştıklarından kafeste kolayca beslenebilirler. Fakat öldürücü papağan hastalığını (psittakoz) insana bulaştırdıklarından zararlı olabilirler. Yeni bir kelimeyi öğrendikleri zaman memeliler gibi mükafat beklemezler. Verilecek cezadan da anlamazlar. Eğitimleri sabır ister. Kafeslerine çiğnemeleri için ağaç parçaları koymak faydalıdır.

Gülünç davranışları, sevimliliği, şakacılığı ve konuşma taklit kabiliyeti papağanı yüzyıllarca aranan kafes kuşu yapmıştır. Yalnızlık çeken uzun yol denizcilerine ideal arkadaş olmuştur. Kafestekiler 30-40 yıl yaşayabilir. Elli yıl yaşayanları görülmüştür.

En tanınmış konuşan türü jako'dur. Erkeği dişisinden daha iyi konuşur. Çok kuvvetli hafızaları sayesinde öğrendikleri kelimeleri manasını bilmeden tekrar ederler. Tabiatta hürken, insanlarla hayvanları taklit etmedikleri tetkik edilerek anlaşılmıştır.

Papağanlar dil yapısına göre iki ana gruba ayrılır:

Ceviz ve meyveyle beslenen düz ve kaygan dilliler.
Bitki özüyle beslenen fırça dilliler.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:48 PM
http://img245.imageshack.us/img245/4264/weic39fhaubenkakaduau4.jpg

Kakadu, Cacatuidae familyasını oluşturan doğal olarak Malakka Yarımadasın'dan Solomon adalarına kadar uzanan bölgede ve Avustralya'da bulunan türlere verilen ad.

On yedi türden oluşan bu papağanların çoğu vücutlarına serptirilmiş kırmızı ya da sarı renkleri dışında beyaz, bazıları siyah renklidir.

Kıvrık ve sağlam gagaları kabuklu yemişleri kırmaya, kökleri bulup çıkarmaya ya da ağaç kabuklarının altındaki böcek larvalarını avlamaya yarar. Solucana benzeyen dilleri beslenmelerine yardımcı olur.

Kakadular ağaç tepelerinde yaşar ve ağaç kovuklarında barınır. Gürültülü geniş sürüler halinde tarla ürünlerini yağmalayarak zarar verdikleri de olur.

Kakadular çok çeşitli sesler çıkarabilir. Islık çalarlar ve telefon çalması ,insan sesi gibi sesleri taklit edebilirler. İyi konuşabilme yeteneğine sahip olanlarına ender olarak rastlanır. Bazıları 50 yıldan fazla yaşar.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:48 PM
http://img453.imageshack.us/img453/2152/450pxpalmcockatoois5.jpg

Palmiye kakadusu (Probosciger aterrimus), Cacatuidae (kakadugiller) familyasından Avustralya'nın kuzeydoğu kesimlerinde, Yeni Gine Adası ve Aru Adalarında görülen kuş türü.

Palmiye kakadusu kakaduların en iri yapılı ve tüm papağanların en iri gagalı olanıdır. Yalnız yaşayan ve uzunluğu 65-75 cm arasında değişen bu türün kırmızı renkli çıplak yüzü heyecanlandığında mavileşir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:48 PM
http://img245.imageshack.us/img245/5121/399pxbuberelgrayparrotrk1.jpg

Jako

Afrika gri papağanı olarak da adlandırılır... 30-35 cm boyutlarında gri ve siyah tonlardadır. Kuyruğu kırmızı veya bordodur.60-70 yıla kadar yaşadıkları bilinmektedir. Papağan türleri arasında en zeki tür olarak bilinir. 1000 kelimeye kadar hafızası vardır. Amerika'lı Dr. Irene Pepperberg'ün (bir gri papağan olan) Alex üzerinde yaptığı araştırmalar, bu türün altıya kadar sayabildiğini, çeşitli objelerin isimlerini bildiğini, renkleri ve boyutları ayırtedebildiğini göstermiştir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:49 PM
http://img161.imageshack.us/img161/7249/800pxmuhabbetkuc59furi1.jpg

Muhabbet kuşu (Melopsittacus undulatus), Psittacidae familyasından, çok yaygın biçimde kafeslerde beslenen papağan türü.

Bu türün uzunluğu ortalama 19 cm'dir. Doğal renkleri sarı ve yeşil olmasına karşılık değişinim sonucunda yüzlerce değişik renkte muhabbetkuşu elde edilmiştir.

Hemen hemen tümünün yüzünde benekler ve üst bölümlerinde sık sıralı çizgiler vardır. Erkek ve dişi birbirine benzerse de gagalarının tabanındaki tüysüz deri mevsime bağlı olarak renk değiştirebilir.

Doğal ortamları olan Avustralya otlaklarında büyük sürüler oluşturan bu kuşlar, tohumla beslenir ve ağaç kovuklarında koloni halinde ürerler. Dişiler yuvalara yılda iki kez 6-8 yumurta bırakırlar. Muhabbet kuşları genellikle sağlam yapılıdır. Bakım altında 5-10 yıl yaşarlar.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:49 PM
http://img48.imageshack.us/img48/7048/800pxkuckuckmaennchentl1.jpg

Guguk, gugukgiller (Cuculidae) familyasından uzun ve sivri kanatlı, uzun kuyruklu, iyi uçucu kuş türleri.

Eski ve Yeni dünya kıtalarında orman veya diğer yerlerde yaşarlar. Göçmen olanları vardır. Hoş [1] ötüşlerinden dolayı guguk adını almıştır.

Türler kuluçka asalağı olup, yumurtalarını yabancı kuşların yuvalarına bırakır. Dişi guguk gözüne kestirdiği kuşun yuvasını gözler. Kuşun kısa bir ayrılışında yuvaya konarak yumurtalardan birini yiyerek yerine kendi yumurtasını yumurtlar. Guguk yavrusu 12 gün sonra genellikle üvey kardeşlerinden önce doğar. İlk dört gün gözleri daha açılmamış olmasına rağmen, akrobatik hareketlerle üvey kardeşlerini tek tek yuvadan atar. Üç hafta sonra üvey annesinden daha iri olur. Altı hafta beslendikten sonra, genellikle yuvayı da dağıtarak eş aramaya çıkar. Göçmen olanları iç güdü ile yüzlerce kilometrelik yolu katederek erginlerin yanına ulaşır. Her kuş türü guguğun yumurtasını kabul etmez. Yumurtayı yuvadan atan, örten veya yuvayı terk edenleri vardır. Tavus guguğu yumurtasını saksağan, alakarga ve sis kargasının yuvasına, Hindistan'da yaşayan koel, yumurtasını kendi gibi siyah bir karganın yuvasına bırakır. Altın guguk, çoğunlukla ispinoz yuvalarını tercih eder.

Bütün guguk kuşları kuluçka asalağı değildir. Asalak olanlar çoğunlukla Eski dünya'da yaşarlar. Guguk kuşu, iri vücutlu olmasına rağmen, yumurtası küçüktür. Gerektiğinde guguk onu boğazında da taşıyabilir. Yumurtasının rengi ve büyüklüğü, yuva sahibi kuşunki gibidir. Ev sahibi kuş, çoğu zaman bunu kendi yumurtası sanır. Guguk, zaman zaman yuvayı kontrol eder. Eğer yuva sahibi kuş, bir yırtıcı kuş tarafından avlanırsa veya şiddetli bir fırtına ile yuvası bozulursa, yumurtasını hemen oradan alarak başka bir yuvaya bırakır.

Yeni dünya'da yaşayanların çoğu yuva yapar ve yavrularına bakarlar. Renkleri yaşadığı ortama uygun olduğundan kendilerini iyi gizlerlerse de, bıktırıcı seslerinden yerlerini belli ederler. Çoğu kahverenkli olup, beyazımtrak göğüsleri çizgilidir. Atmacaya benzer olanları da vardır. Tırmanıcı ve döner parmaklı ayaklarının iki parmağı önde, ikisi geridedir. Çoğu böcek ve tırtılla beslendiğinden, faydalı sayılırlar. Yerde yaşayan iri türleri ise kertenkele, yılan, kuş ve küçük kemiricilerle beslenirler. Guguklu saatlerde, sesleri taklit edilmektedir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:50 PM
http://img526.imageshack.us/img526/7643/800pxstrixaluco3younghb6.jpg

Baykuş, Strigiformes (gece yırtıcıları) takımından gece avlanan yırtıcı kuş türlerine verilen ad.

Başları büyük ve tüylüdür. Kuyrukları kısa olmakla beraber, kanatları enli ve uzundur. Bir kısmının kanat açıklığı, bir adam boyuna ulaşır. Serçe kadar küçük olanları da vardır. Gagaları kıvrık, pençeleri keskin kanca tırnaklı ve döner parmaklıdır. Kuvvetli pençeleri adeta avına kenetlenir.

Baykuşlar tam bir sessizlik içinde avlanır. Bütün vücudu yumuşak ve ince tüylerle kaplıdır. Tüyler, uçuş sırasında tabii bir susturucudur. Uçuş esnasında kanatlarının “pırpır” sesi duyulmaz. İri gözleri, başlarının yanında değil önündedir. Aşırı büyüklükteki gözleri, göz oyuğunda hareket edemez. Araba farı gibi yuvalarında sabittir. Ama baykuş boynunu 270 derecelik alan içinde rahatça çevirerek çevresini kontrol edebilir. Dişi baykuş erkeklerinden daha iri olup, 2-10 yumurta yumurtlarlar. Kuluçka süresi 30-40 gündür. Yumurtadan çıkan yavruların göz ve kulakları kapalıdır. Yavruların yuvada kalma süresi farklıdır.

Tam karanlıkta görme kabiliyetleri yoktur. Az bir ışık avlarını yakalamaya kafidir. Gözlerindeki ağ tabaka sarı renklidir. Büyütücü özellik sağlar. Gözlerinde esas olarak çubuk (rod) duyu hücreleri mevcuttur. Bu hücrelerde “visual purple” yani “mor ışık görüntüsüne” sebeb olan kimyasal bir madde bulunur. Rod hücreleri, en küçük bir ışığı bile kimyasal bir sinyale çevirirler. Böylece insanın sadece bir ışık parıltısını fark ettiği yerde baykuş buradaki cismi bütün teferruatı ile görür. Bütün kuşlarda üst göz kapağı alttakine geldiği halde baykuşlarda olay tersinedir.

Baykuşların görme ve işitme kabiliyetleri son derece hassastır. Çok az ışıkta avlarını yakalayabildikleri gibi, zifiri karanlıkta da işitme duyularıyla yerini tespit ederek yakalarlar. Kulakları, en küçük hışırtıyı işitebilecek duyarlıktadır. Hassas kulaklarıyla, gecenin sessizliğinde uçan pervanenin kanat sesini veya bir tohumun çiğnenişini, hatta tam sessizlikde düşen iğnenin sesini bile işitebilirler.

Baykuşun geniş yüzü, nispeten sert ve kavisli tüylerle kaplıdır. Tüyler bir kepçe gibi sesleri toplar ve kulağa yansıtır. Bazı baykuş cinslerinin kulak delikleri öyle büyüktür ki, başın yan tarafını tamamen kaplar. Ayrıca baykuşların başı geniştir ve kulakları diğer kuşlara göre birbirinden daha uzaktır. Böylece ses dalgası bir kulağa çarptıktan sonra diğerine gelir. Baykuş bu son derece küçük zaman aralığı içinde sesin geldiği yönü tayin eder. Baykuşların ilginç özelliklerinden biri de kulaklarının perdeli oluşudur. İstedikleri zaman açar, istediklerinde kaparlar. Dinlenme halinde ve yavaş uçuşlarında kulak perdesini açar, hızlı uçuşlarında ise kaparlar.

Göz ve kulaklarının hassaslığının daha az işe yaradığı gündüzlerde, tüneklerinde uyuklar veya ağaç dallarında güneşlenirler. Tüylerinin rengi, bulundukları çevreye uygun olduğundan fark edilmeleri zordur. Haşin yırtıcı kuşlardır. Kendilerinden büyük hayvanlara saldırmaktan çekinmezler. 70 cm boyuna ulaşan puhu, yıkık yerlerde ve orman kenarındaki ağaçsız kayalıklarda yuva yapar. Tavşan, fare, ev kedisi ve kümes hayvanlarına saldırdığı gibi kartalları dahi kaçırtır. Gece yırtıcıları olmakla beraber kar baykuşları, gündüz de avlanırlar. Kar baykuşunun tabii yaşama çevresi, soğuk kutup bölgeleridir. Buranın gündüz geçen yaz ve gece geçen kış aylarında normal beslenmelerini devam ettirirler.

En büyük düşmanları gündüz yırtıcılarıdır. Gündüzleri bunlardan çekinen baykuşlar, gece olunca hınçlarını alırlar. Atmaca, şahin ve kartallara karanlıkta sessizce saldırarak tüneklerinde onları ustaca avlarlar. Baykuş

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:50 PM
http://img112.imageshack.us/img112/8696/450pxsteppenadlerqi0.jpg

Kartal, atmacagiller (Accipitridae) familyasından Aquila ve Hieraeetus cinsini oluşturan kuş türlerinin ortak adı.

Özellikleri
Kanatları ve kuyrukları geniş ( bkz. Haliaeetus kartalları) bacakları tüylü (bkz. yılan kartalı) iri yırtıcılardır. 2-3 yılda ergenliğe ulaşırlar. Uçuşta sıkça dönerek yükselirler, belirgin parmakları (el teleklerinin uçları) yukarı kıvrılır. Ormanlar ve dağlarda yaşarlar. Kaya girintilerinde ve ağaçlarda yuva yaparlar. Kartallar tek eşlidir. Yaşamları boyunca eş değiştirmedikleri gibi her yıl aynı yuvayı kullanırlar. Yuvaları genellikle kolay ulaşılamayacak yerlerdedir. Yuvayı bıraktıkları bir ya da birkaç yumurtanın kuluçka dönemi altı-sekiz hafta sürer. Yavruları yavaş gelişir ve ancak üç ya da dört yaşına giren kartalların erişkinlere özgü tüyleri çıkar.


Türler
Kaya kartalı (Aquila chrysaetos)
Şah kartalı (Aquila heliaca)
İspanya imparator kartalı (Aquila adalberti)
Bozkır kartalı (Aquila nipalensis)
Esmer kartal (Aquila rapax)
Büyük orman kartalı (Aquila clanga)
Küçük orman kartalı (Aquila pomarina)
Verreaux kartalı (Aquila verreauxii)
Gurney kartalı (Aquila gurneyi)
Wahlberg kartalı (Aquila wahlbergi)
Kama kuyruklu kartal (Aquila audax)
Tavşancıl (Aquila fasciatus)
Küçük kartal (Aquila pennata)

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:51 PM
http://img146.imageshack.us/img146/237/658pxgoldeneaglenovaaa4.jpg

Kaya kartalı (Aquila chrysaetos), Altın kartal olarak da bilinir, atmacagiller (Accipitridae) familyasından büyük ve kahverengi bir kartal türü.


Özellikleri
Boy 75-88 cm, kanat açıklığı 204-220 cm'dir. Başı altın rengine yakındır. Alttan kanat telekleri örtü tüylerinden ve gövdesinden açık renklidir. Gencinin gövdesi siyaha yakındır, uçuşta beyaz kanat içi ve kuyruk dibiyle rahatça ayrılır. Başını ve boynunu ileri uzatır, kanadı gövdesine doğru daralır, kuyruğu diğer kartallardan uzun ve deniz kartalları gibi kamalı değil, küttür. Uçuşta görkemli ve zariftir, diğer kartallardan farklı olarak süzülürken ve dönerek yükselirken kanatlarını yukarı kaldırır.


Yaşam şekli
Ötüşü şahin gibi bir 'tuii-u'. Diğer bir ötüşü havlamaya benzer. Kayalık dağlarda ve dağlık ormanlarda yaşar.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:51 PM
http://img112.imageshack.us/img112/6814/446pxhabichtsadlerme0.jpg

Tavşancıl (Aquila fasciatus), atmacagiller (Accipitridae) familyasından bir kartal türü.


Özellikleri
Uçuşta uzun kanatları, kuyruğu ve boynuyla büyük bir arı şahinine benzer. Kaya kartalından küçüktür. Beyaz gövde altı kanat altındaki geniş siyah şerit ve koyu renkli kuyruk ucu ile kontrast içindedir. Üstten beyaz sırtı belirir. Genci üstten kahverengi, alttan kestene kızılıdır. Süzülürken ve dönerek yükselirken kanatlarını düz tutar.


Ötüşü ve yaşam alanı
Ana ötüşü melodik bir 'klui-klui-klui'dır. Ormanlık ve çoğunlukla kayalık dağalarda yaşar. Kışın daha açık arazilerde bulunur.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:51 PM
http://img224.imageshack.us/img224/5841/785pxospreynasard5.jpg

Balık kartalı (Pandion haliaetus), Pandionidae familyasından balıkla beslenen yırtıcı bir kuş türü.

Özellikleri
Suya dalabilen tek yırtıcı kuştur. Beyaz gövdesiyle ve özgün uçuşuyla hemen tanınır. Alttan kanat örtüleri ve gövdesi beyaz, el bileği lekesi koyu renklidir. Kanatları uzundur, el bileğinden aşağı kıvrık tutulur, önden bir martı gibi m şekli oluşturur.


Yaşam şekli
Bir martı gibi uçar, avlanırken sıkça havada asılı kalır, suya tamamen dalan tek yırtıcı kuştur. Çoğu kez elektrik direklerine ve ölü ağaçlara tüner.


Üreme
Göl ve nehirlerin çevresindeki ormanlık ve turbalık arazide ve kayalık adalarda ürer, ağaç tepelerinde ya da zeminde yuva yapar.


Yaşam alanı
Kışın büyük ve tatlı acı göller, lagünler ve deniz kıyısında bulunur.


Ötüşü
Ötüşü ince ve yumuşak bir 'pip-pip-pip'dir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:51 PM
Çaylak, atmacagiller Accipitridae ailesinin Milvinae, Elaninae, ve Perninae alt familyalarından uzun çatalkuyruklu yırtıcı kuşların ortak ismidir.

Yaklaşık 60 cm boyunda, yavaş ve yumuşak uçuşlu, çengel gagalı kuşlar olan çaylak cinsi üyeleri, daha çok açık alanlarda yaşar, zaman zaman avlanırlarsa da, çoğunlukla leş yerler. Cinsin örnek türü çaylak ya da Kızıl çaylak (Milvus milvus), Ortaçağ'da Avrupa kentlerinde leşleri ortadan kaldırdığı için korunmuş, günümüzde kırsal kesime çekilmiştir. Kara çaylak (Milvus nigrans), Afrika, Avustralya ve Avrasya'da hala çok yaygındır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:52 PM
http://img92.imageshack.us/img92/5827/circuscyaneus01367tbh6.jpg

Tuygun, Delice olarak da bilinir, atmacagiller (Accipitridae) familyasından Circus cinsinden uzun bacaklı, uzun kuyruklu, küçük gagalı, ince ve uzun yapılı bu yırtıcı kuş türleri.

Bataklık ve çayırlık alanlar üzerinde alçaktan uçarak fareleri, yılanları, küçük kuşları ve böcekleri araştırırlar.

Uzunlukları yaklaşık 50 cm'dir. Yüzlerindeki tüyler baykuşlarınkini andıracak biçimde peçeler oluşturur. Yuvaları bataklıklarda ya da uzun otlar arasında yer alır. Dişi yuvaya beyazımsı ya da mavimsi 4-6 yumurta bırakır.


Türler
Circus aeruginosus - Saz tuygunu
Circus buffoni - Kanatlı tuygun
Circus cinereus - Boz tuygun
Circus cyaneus - Gökçe tuygun
Circus macrourus - Bozkır tuygunu
Circus pygargus - Çayır tuygunu

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:52 PM
http://img92.imageshack.us/img92/6402/caeruginosusxo0.jpg

Saz tuygunu (Circus aeruginosus), Saz delicesi olarak da bilinir, atmacagiller (Accipitridae) familyasına ait Avrupa'nın ve Anadolu'nun değişik bölgelerinde yaşayan kuş türü.

Saz tuygunu en büyük, en iri ve kara çaylağa en çok benzeyen tuygundur; süzülürken bazen şahini andırır. Erkeği dişisinden daha küçük ve kahverengi, kafası ve göğsü ise krem rengidir, gri bir şerit kanatlar boyunca uzanır, kanat uçları siyah, kuyruğu ise gridir (uzaktan daha sade görünür). Dişisi daha sade ve koyu kahverengidir, gövdesinde kara çaylaktan daha az leke bulunur, başının üst tarafı, boğazıve kanat önü lekesi krem sarısıdır. Gencinin üst tarafı daha açık, alt tarafı daha siyahtır. Kuyruğu dar ve karedir, ancak arasıra yüksekte süzülürken yayvan ve yuvarlak olur. Kanatları çaylaklardan daha az köşelidir ve süzülürken yukarıya doğru "V" şeklinde kaldırır.[1]

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:52 PM
http://img227.imageshack.us/img227/4332/prongesubis1qy2.jpg
Progne, kırlangıçgiller (Hirundinidae) familyasından bir kırlangıç cinsi.

Mor kırlangıç (Progne subis), kırlangıçgiller (Hirundinidae) familyasından bir kırlangıç türü.

Kuzey Amerika'daki en yaygın kırlangıç türüdür. uzunluğu 20 cm dir. Erkek yanar döner koyu mor, dişi soluk kahverengidir.



Türler
Progne chalybea
Progne cryptoleuca
Progne dominicensis
Progne elegans
Progne modesta
Progne murphyi
Progne sinaloae
Progne subis - Mor kırlangıç
Progne tapera

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:52 PM
http://img227.imageshack.us/img227/8820/600pxpasserdomesticus00xx7.jpg

Bayağı serçe (Passer domesticus), Ev serçesi olarak da bilinir, Passeridae (serçegiller) familyasından coğrafi dağılımı çok geniş olan en yaygın ve en iyi tanınan serçe türü.

Anavatanı Avrasya ve Kuzey Afrika olmakla birlikte olmakla birlikte Güney Amerika dışında yeryüzünün hemen her yerine götürülmüştür. Kuzey Amerika'da ilk kez 1852'de New York'un Brooklyn semtindeki bir mezarlığı getirilmiş, bir yüzyıl geçmeden tüm kıtaya yayılmıştır. Bayağı serçe insanlarla iç içe yaşayan, büyük küçük tüm yerleşim birimlerinde, tarlalarda ve bahçelerde görülebilen bir türdür.

Uzunluğu 14 cm, rengi uzaktan bakıldığında grimsi kahverengidir. Ama erkekler yakından bakıldığında oldukça canlı renkleri ile dikkat çeker. Tepelerinde kızıl kahverengi tüylerle sınırlanmış gri bir bölge, gerdan ve göğüslerinde siyah bir leke vardır. Dişiler ve gençlerin tüyleri daha soluk renkli, alt bölümleri ise lekesizdir.

Bayağı serçe sıcak bölgelerde hemen hemen tüm yıl boyunca üreyebilir. Saçak altlarına, duvar çıkıntılarına, oyuklara, ağaç ve çalılara çırpıdan yaptıkları oldukça özensiz yuvalarını tüy ve yünle döşer, bu yuvaya 4-9 yumurta bırakırlar.


Alt türler
Passer domesticus africanus
Passer domesticus bactrianus
Passer domesticus balearoibericus
Passer domesticus biblicus
Passer domesticus brutius
Passer domesticus domesticus
Passer domesticus hufufae
Passer domesticus hyrcanus
Passer domesticus indicus
Passer domesticus maltae
Passer domesticus niloticus
Passer domesticus parkini
Passer domesticus payni
Passer domesticus persicus
Passer domesticus rufidorsalis
Passer domesticus tingitanus

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:53 PM
http://img170.imageshack.us/img170/6301/800pxweidensperlingxo4.jpg

Söğüt serçesi (Passer hispaniolensis), Passeridae (serçegiller) familyasından bir serçe türü.

Palearktik, Etiyopyen ve Oryantal bölgelerde yaşar. Ama Avrupa'da yalnız İber Yarımadasında ve Balkalar'da görülür. Türkiye'de ise akarsu vadilerinde, çalılıklarda ve açık alanlarda yaşar.

Erkeklerin göğsündeki siyah leke bayağı serçeninkinden daha geniştir. Ayrıca yanlarında kalın siyah çizgiler bulunur. Tepesi orman serçesinin ki gibi kızıl kahverengidir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:53 PM
http://img170.imageshack.us/img170/3778/passermontanus2al0.jpg

Orman serçesi (Passer montanus), Passeridae (serçegiller) familyasından Türkiye'de görülen bir serçe türü.

Holarktik ve Oryantal bölgelerde yaşayan bu tür, Türkiye'nin kuzey kesimlerde ürer. Bayağı serçe kadar yerleşim birimlerine bağlı değildir. Orman içlerinde de yuva kurabilir. Birbirine benzeyen erkek ve dişinin tepesi ve ensesi kızıl kahverengi, göğsündeki siyah leke küçüktür. Ayrıca yüzünün yanlarında da birer siyah benek bulunur.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:53 PM
http://img401.imageshack.us/img401/6784/800pxmontifringillanivadz1.jpg

Bayağı kar serçesi (Montifringilla nivalis), Passeridae (serçegiller) familyasından Avrupa ve Asya'nın güneyindeki yüksek dağların ağaç sınırını aşan kesimlerinde yaşayan serçe türü.

Kışın genellikle daha alçak kesimlere doğru göç eder. Türkiye'de yaşayan öbür serçelerden daha iri olan bu türün uzunluğu 18 cm'dir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:53 PM
http://img401.imageshack.us/img401/802/bluthaenflingyg0.jpg

Keten kuşu (Carduelis cannabina), ispinozgiller (Fringillidae) familyasından ötücü bir kuş türü.

Dişinin tüyleri kahverengi zemin üstüne koyu kahverengi çizgili, erkeğin sırtı kızıl kahverengi, üreme mevsiminde tepesi ve göğsü parlak kızıldır. 13 cm uzunluğunda olan ve çalılık bölgelerde yaşayan bu kuşlar kışın diğer kuş türleriyle karışık sürüler oluşturarak yem ararken, açık arazide de görülür.

Erkeğin tatlı bir ötüşü vardır. Tohumla beslenen ketenkuşu Türkiye'nin her bölgesinde yaz kış görülür.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:54 PM
http://img401.imageshack.us/img401/7855/carduelischloris528mareau6.jpg

Florya (Carduelis chloris), ispinozgiller (Fringillidae) familyasından ötücü bir kuş türü.

14 cm uzunluğundaki floryaların erkekleri dişilerinden daha iri, renkleri daha göz alıcıdır. Dişi ve genç kuşlar, daha soluktur, ve kahverengi tonlar hakimdir. Gagası, kalın ve koni biçimindedir. ötüşleri de oldukça güzel ve cıvıltılıdır. Erkeğin, "kelebek" gösteri uçuşu vardır.

Ağaçlar veya çalılıklarda yuva yapar, 3-8 yumurta bırakır. Üreme mevsimleri dışında gruplar oluşturan floryaların başlıca besini tohumdur. Palearktik bölgede geniş bir dağılım gösteren floryalar, Anadolu'nun Doğu ve Güneydoğu bölgeleri dışındaki bütün yörelerinde ürer, kışın göç sırasında hemen her yerde çok sayıda görülür. Bu kuş, Avrupa, kuzey Afrika ve güneyde batı Asya boyunca yaygındır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:54 PM
http://img401.imageshack.us/img401/9914/cardueliscucullatamkk3.jpg

Kırmızı iskete (Carduelis cucullata), ispinozgiller (Fringillidae) familyasından ötücü bir kuş türü.

Bu kuş Kuzey Amerika, Güney Kolombiya ve Güney Venezuela'da görülür. Kırmızı iskete, açıklıklarda, orman yakınlarında, otlaklar ile ağaç ve çalılıklarda bulunur. Dişi, ağaçta yapmış olduğu fincan şeklindeki yuvasına 3 yeşilimsi beyaz yumurta bırakır.

10 cm uzunluğundadır. Erkek genel olarak koyu kırmızı; baş, boğaz ve kuyruk kısmı siyahtır. Dişinin baş, göğüs ve üst kısımları bozdur, kuyruk üst tarafı ise kırmızıdır.

Kırmızı isketeler tohum yer ve çok büyük sürüler halinde gezinir. Yarı göçebedirler.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:54 PM
http://img147.imageshack.us/img147/507/birkenzeisig2ft0.jpg

Kuzey keten kuşu (Carduelis flammea), ispinozgiller (Fringillidae) familyasından ötücü bir kuş türü.

Kuzey keten kuşu 12-14 cm uzunluğuna varır, ve 13-17 cm kanat genişliğine sahip olabilir. Ağırlığı 13-16 gramdır. Bu küçük kuşun üst kısımı gri ve kahverengi çizgili, karın kısmı beyaz renklidir. Kafasının üstü kırmızı renk olur. Yavru kuşların ve dişilerin, erkek kuşlarda olduğu gibi pembe renk bir göğsü yoktur. Uçarken "Çet-çet-çet.." diye bir ötüşü vardır.

Kuzey keten kuşu Avrupa'da İzlanda, İskandinavya, İrlanda, İskoçya ve Alp dağları ve Türkiye'de bulunur. Kışın güneye doğru göç ederler, ve orta ve doğu Avrupa'ya, ve Anadolu'ya gelirler.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:54 PM
http://img147.imageshack.us/img147/7661/lessergoldfinchga0.jpg

Koyu sırtlı saka (Carduelis psaltria), ispinozgiller (Fringillidae) familyasından saka türü.

Gagası konik ve koyu renklidir. Vücudu parlak sarı ile koyu kahverengidir. Kanatlar büyük beyaz çizgili ve yamalıdır ve bu büyük beyaz yamalar uçarken görünür. Kuyruğu kısa ve çatallıdır. Erkek parlak sarı renklerle siyah bir kep ve kanatla bezelidir. Dişiler ise çok daha soluktur. İki alt türü vardır. Carduelis psaltria hesperophilus (siyah sırtlı saka) ABD'nin güney, Carduelis psaltria hesperophilus (yeşil sırtlı saka) alt türü ise batı yakasında dağılım yapar. Her ikisinin, siyah taç, siyah kanat ve kuyrukta beyaz işaretleri vardır.

Bu kuşlar toplu halde yaşarlar ve çoğunlukla Lawrence sakalarıyla karışık sürüler oluşturur. İspinozların çoğu gibi koyu sırtlı sakada tamamen tohumlarla beslenmez. Ara sıra meyve, tomurcuk ve böcekleri de menülerine katar. Özellikle karahindiba ve devedikeni tohumunu çok sever.

Yaşam alanını meşe savanaları, ormanlık bölgeler ile park ve bahçeler oluşturur. Bir çalılık veya alçak bir ağaçta kurduğu yuvaya 4-5 soluk mavi yumurta bırakır. Kuluçka dönemi 12 gün sürer. Gevşekçe bir yuva yapar. Yuvalar genellikle, dikey bir çatalda kuruludur veya bir ağacın dalı, yoğun yapraklar ile kuşatılır. Ottan yapılan açık fincan şeklindeki yuvayı dişi inşa eder. Erkek, onu yuvada besler. Yumurtadan yavrular çıktıktan sonra her iki ebeveyn, gence yiyeceği getirir.

Erkekler tüy dökme dönemi haricinde bütün yıl öter. Diğer sakalar gibi bu kuşlar da dalgalı uçuşları sırasında öter. Bu esnada chig chig chig gibi benzeri sesler çıkarır. Çoğunlukla diğer kuşların şarkılarının kısa parçalarını taklit eder.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:54 PM
http://img147.imageshack.us/img147/343/kawarahiwa05y0035sso1.jpg

Doğu floryası (Carduelis sinica), ispinozgiller (Fringillidae) familyasından ötücü bir kuş türü.

Erkeği orta büyüklükte; üst tarafı koyu gri kahverengi alt tarafı kahverengi ve kuyruk altı sarıdır. Göğsü zeytin yeşili, tepe ve ensesi giridir. Gaga pembedir. Kanatlar soluk beyaz kenarlı ortası parlak sarıdır. Kuyruğu çatallı dış tüyleri sarı üstü siyahtır. Dişi, daha soluk ve daha kahverengidir.

Doğu floryası iğne yapraklı ve genişli yapraklı ormanlık bölgeler ile nehir kenarlarında görülür.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:55 PM
http://img517.imageshack.us/img517/347/carduelisspinus2tom28masb4.jpg

İskete (Carduelis spinus), ispinozgiller (Fringillidae) familyasından ötücü bir kuş türü.

Erkeklerde gaga altı ve başın üstü siyah, yüzün yanları ve göğüs bölümü sarıdır. Daha soluk renkli olan dişilerde boz kahverengi tonlar egemendir.

Özellikle iğneyapraklı ormanlarda yaşayan ve ağaç tohumlarıyla beslenen bu kuşlar üreme mevsimleri dışında geniş gruplar oluşturur. Ötüşleri cıvıltılı ve oldukça güzeldir.

Asya'nın bir bölümü ile Avrupa'da yaşayan bu kuşlar Türkiye'nin yalnız Karadeniz Bölgesi'nde ürer, kışın ve göç sırasındaysa hemen her yerde görülür.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:55 PM
http://img517.imageshack.us/img517/9495/750pxcarduelistristis00sh3.jpg

Amerikan sakası (Carduelis tristis), ispinozgiller (Fringillidae) famiyasının tipik kuzey Amerikalı bir tohum yiyen üyesidir, uzunluğu 11 cm'dir. İngiliz Columbia'dan Newfoundland'a, Kanada ve Birleşmiş devletlerde görülür.

Özellikle meyve bahçelerinde, ağaçların yol kenarları boyunca olduğu açık yerleri tercih eder. Amerikan sakası kış yaklaşınca güneye doğru göç eder. Erkeği açık sarı tüyleri siyah başıyla dikkat çeker, çok hoş bir ötüşü vardır. Amerikan sakası, dört ila altı arasında mavimsi beyaz yumurta bırakır. Devedikeni ve tarak otu tohumlarını çok sever. Yinede diğer yabani küçük ot tohumlarını, ağaç filizlerini, akçaağaç özsuyunu bazende böcekleri yer.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:55 PM
http://img517.imageshack.us/img517/3243/eveninggrosbeak12rm3.jpg

Kocabaş (Coccothraustes), ispinozgiller (Fringillidae) familyasından Coccothraustes cinsini oluşturan iri gagalı kuş türlerinin ortak adı.

Bunlar büyük, cüsseli, ortalama 18 cm uzunluğunda, kısa kuyruklu türlerdir. Kalınca güçlü gagaları erik gibi sert meyve çekirdeklerini kırmaya yarar. Dayanıklı türlerdir ve hatta iki kuzey türü genellikle kutuba yakın soğuk yerlerde görülür.


Türler
Coccothraustes coccothraustes - Bayağı kocabaş
Coccothraustes vespertinus - Akşam kocabaşı
Coccothraustes abeillei - Kukuletalı kocabaş

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:55 PM
Bayağı kocabaş (Coccothraustes coccothraustes), ispinozgiller (Fringillidae) familyasından kuş türü.

Çok iri gagasıyla dikkat çeken bu türün uzunluğu 18 cm, gerdanı ve kanat lekeleri kara, öbür bölümleri açık kahverengidir. Palearktik bölgede orman ve bahçelerde yaşar. Güçlü gagasıyla kiraz, erik gibi meyvelerin çekirdeklerini kırarak tohumu yer. Çeşitli tohumların yanı sıra böceklerlede beslenir.

Türkiye'de Marmara Bölgesi ormanlarında ürer. Kışın göç sırasında öbür bölgelerin ormanlık kesimlerinde de görülür.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:56 PM
http://img153.imageshack.us/img153/4161/ziebasmfcoelebsny8.jpg

Bayağı ispinoz (Fringilla coelebs), ispinozgiller (Fringillidae) familyasından ötücü bir kuş türü.

Avrupa'da en yaygın görülen kuşlardan biridir. Afrika'nın kuzeyine ve Asya'nın orta kesimlerine kadar yayılmış olan bu tür, Türkiye'nin hemen her yerinde rastlanan yerli kuşlar arasındadır.

Uzunlukları yaklaşık 15 cm, erkeklerin gaga üstü siyah, tepesi, ense ve boyun yanları mavimsi bozdur. Sırtı pas renginde, kuyruksokumu yeşil, kuyruğunun kenar tüyleri beyaz, kanatları siyah ve beyaz çizgilidir. Dişiler ve yavrular daha soluk, kahverengimsi boz renkleri ile ayırt edilir.

Şakrak ve yüksek perdeden ötüşleriyle tanınan bu kuşlar ormanlarda, bahçe ve parklarda yaşar. Genellikle ağaç çatallarında kurdukları özenli yuvaları yosun likenle gizlenmiştir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:56 PM
http://img153.imageshack.us/img153/1397/fringillamontifringillatc6.jpg

Dağ ispinozu (Fringilla montifringilla), ispinozgiller (Fringillidae) familyasından bir ispinoz türü.

Türkiye'de göç sırasında bazı yıllar göç ederken milyonlarcası bir araya gelebilir. İğne yapraklı ve huş ormanlarında ürer. Bir ağaç çatalına kurulan yuva, yosun ve likenlerle süslenir. 4-9 arasında yumurta bırakır. Üreme mevisimi dışında bayağı ispinozla birlikte karışık sürüler oluştururlar. Tohumla beslenirler fakat genç bireyler yaygın bir şekilde böcekle beslenir.

Bayağı ispinoz büyüklüğünde bir kuştur. Soluk butlu olup dıştaki kuyruk tüyleri beyazdır. Göğsü turuncu ve karnı beyazımsıdır. Kanatlar beyaz ve turuncu çizgilidir. Erkeklerin dişilerden farklı olarak baş ve sırt kısmı koyu siyahtır. Dişilerde bu bölümler soluk gridir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:56 PM
Zebra ispinozu (Taeniopygia guttata), Estrildidae familyasından Avusturalya'da ki çalılık ve ağaçlarda doğal olarak bulunan ve son yüzyıl içerisinde tüm Dünya'da sevilen bir ev hayvanı olarak yayılmış olan kuş türü. Türkiye'de daha çok Hint bülbülü adı ile tanılır, ama aslında Hindistan'dan gelmez ve bülbüllerle de akrabalığı yoktur.

Ortalama boyu 9-10 cm'dir. Gagaları parlak turuncu, renkleri gri, gri-kahverengi, beyaz ve siyah kanat, boyun, göğüs çizgili olabilir. Yaklaşık ömürleri 4-5 yıl arasındadır. Kuluçka süresi 13 gün sürdüğü için çoğunlukla sık yavru verirler. Bir seferde 5 ya da daha fazla yavru yaparlar. Genç kuşlarının kendileri de 9. aydan sonra üremeye başlar. Sürekli "bip bip" ya da "vik vik" gibi sesler çıkarırlar. Besin olarak ençok ak darı, tohumlu bitkiler, ve böceklerle beslenirler. Zebra ispinozunun açık kahve, kestane kanatlı beyaz, gümüş ve krem rengi mutasyonları vardır.


Zebra ispinozunun iki ayrı alt türü bilinir:

Timor zebra ispinozu - (Taeniopygia guttata guttata)
Avustralya zebra ispinozu - (Taeniopygia guttata castonotis)

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:56 PM
http://img241.imageshack.us/img241/5918/adszgk4.png

Bülbül (Luscinia megarhynchos), sinekkapangiller (Muscicapidae) familyasından sesinin güzelliği ile ün kazanmış olan ötücü kuş türü.

Avrupa ve Asya ormanlarında yaşayan göçmen bir böçekçil türdür. Çok yakın akrabası olan ardıç bülbülünden (Luscinia luscinia) daha güneyde bulunur. Alçak sık çalılıklarda kuluçkaya yatar. Kışı güney Afrika'da geçirir.

15-16 cm uzunluğundaki bülbül kızılgerdana benzer. Kuyruk bölümü ile üst tarafı kızıl diğer kalan kısımlar düz kahverengidir.

Erkek bülbüller ötüşleriyle bilinmektedir. Yüksek sesle öterler. Gündüz ötmesinin dışında diğer kuşlardan farklı olarak gecede öter.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:57 PM
http://img241.imageshack.us/img241/8986/redcrossbill28female29fg7.jpg

Bayağı çaprazgaga (Loxia curvirostra), ispinozgiller (Fringillidae) familyasından ötücü bir kuş türü.

Özellikleri
Bayağı çaprazgaga 15-17 cm uzunluğuna ve 40 gram ağırlığa varır. Gagasının iki ucu bir çapraz oluşturur ve ismide bundan alır. Dişileri gri yeşil, erkekleri ise sarı, kavuniçi ya da kızıl renk olurlar. Bir grubun içinde uçmayı seven bu kuşlar, grup halinde dalgalana dalgalana uçma oyunları yaparak uçarlar. Ötüşü "gib gib" diye tarif edilebilir.


Yaşam alanı
Bayağı çaprazgaga ladin ormanlarını tercih eder, ama parklarda ve bahçelerde de görülür. Orta ve Kuzey Avrupa'da,Asya'da ve Kuzey Amerika'da yaygındır.


Beslenme
Bayağı çaprazgaganın gaga şekli ladin ağaçlarının kozalaklarını kırmak ve içindeki tohumları ayıklamak için çok uygundur.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:57 PM
http://www.bydigi.net/images/statusicon/wol_error.gifThis image has been resized. Click this bar to view the full image. The original image is sized 800x541.http://img241.imageshack.us/img241/9043/800pxdompapbc8.jpg

Bayağı şakrak kuşu (Pyrrhula pyrrhula ), Fringillidae (ispinozgiller) familyasından ötücü bir kuş türü.

Uzunluğu 16 cm, kuyruksokumu beyaz, üst bölümleri siyah ve boz, alt bölümleri erkeğinde kırmızımsı, dişisinde soluk kahverengidir. Gagası hem erkeğinde hem de dişisinde kısa ve kalındır.

Bu kuş, ormanların yanı sıra çalılar arasında ve meyve bahçelerinde de görülür. Yumuşak bir sesle şakıyan bu tür kafeskuşu olarak beslenmektedir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:57 PM
http://img147.imageshack.us/img147/6673/800pxcanariocanarypc3a1dy9.jpg

Kanarya (Serinus canaria ), ispinozgiller (Fringillidae) familyasından güzel sesiyle ün yapmış kafeslerde beslenen bir kuş türü.

Bu kuşun anavatanı Kanarya Adaları ve Madeira Adaları'dır. Kanarya, ismini Latince'de köpek anlamına gelen cannarie kelimesinden almıştır.

Açık alanlarda, çalılarda ve ağaçlarda yaşarlar. 1600'lü yıllarda İspanyollar tarafından Avrupa'ya getirilmişlerdir.

Bütün dünyaya yayılmış bir kafes kuşudur. Süs ve sesi için beslenir. Serçe iriliğinde olup, evcilleri sarı renktedir. Boyları 13 cm. civarındadır. Yabanilerin sırtı gri çizgili zeytin yeşilidir, karnı sarımtrak yeşildir. Dişilerin renkleri daha soluktur. Yabani kanaryaların sesi daha etkileyici ve kuvvetli olduğu halde, kafes kanaryaları kadar değişken değildir. Evcillerin renkleri, esaret hayatının etkisi ile sarıya dönüşür. Nadir olarak beyaz ve kırmızımsı olanları da vardır. Tohum ve taze bitkiyle beslenirler. Küçük sürüler halinde etrafı ağaçlarla çevrili göl, dere gibi su kenarlarında yaşarlar.

Dişiler tüy, kıl yosun ve köklerden ağaç veya çalılara fincan şeklinde gizli yuvalar yaparlar. Dişi, kahverengi benekli açık mavi renkli 3-5 yumurta yumurtlar. Kuluçka süresi 13 gündür. Bu devrede erkek kanarya dişiyi devamlı besler. Yavrular çıplak ve gözleri kapalı olarak yumurtadan çıkarlar. 17 günde tüylenerek üçüncü hafta sonunda yuvayı terk ederler.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:57 PM
http://img147.imageshack.us/img147/5424/girlitzsk6.jpg

Küçük iskete (Serinus serinus), ispinozgiller (Fringillidae) familyasından Avrupa'da, Türkiye'de ve Kuzey Afrika'da yaygın bir kuş türü. Yaban kanaryası (Serinus canaria) ile çok yakın akrabadır.


Özellikleri
Küçük iskete 11-11,5 cm uzunluğuna ve 11-13 g. ağırlığa ulaşır. Kanat açıklığı 20-23 cm olur. Erkek kuşlarda göğüs, boğaz ve gözlerinin üstü sarı renktedir. Vücutlarının geri kalan kısımlarıda yeşilimsi sarı çizgili ve kuyrukları koyu kahverengidir. Dişilerin biraz daha yeşilimsi bir sarı renkleri vardır ve göğüsleri gri ve sırtları kahverengimsidir.

Ötüşleri „tirrilillit“ ve „zirrirrilit“ gibidir. Diğer kuşlarla iletişim kurmak için „çizik“, „çit-çitçit“ şeklinde öter. Diğer kuşları tehlikelere karşı uyarmak için „neç“ ya da „veyi“ gibi bir ses çıkarır. Bu sesleri şarkı söylerken, uyarmak için şarkısının arasına da ekliyebilir.


Dağılımı
Küçük isketeye Kuzey Afrika, Türkiye ve Avrupa'da rastlanır. 19'ncu ve 20'nci yüzyıllarda eski dağılım alanını Güney Avrupa'dan kuzeye doğru genişletmeye başlamıştır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:58 PM
http://img442.imageshack.us/img442/782/630pxfikreuzschnabelmbq0.jpg

Çaprazgaga (Loxia), Fringillidae (ispinozgiller) familyasından Loxia cinsinden ötücü kuş türlerine verilen ad.

Hemen hemen tümüyle iğneyapraklı ağaçların tohumlarıyla beslenen çaprazgagalar, besin kıtlığında bazen büyük göçler yaparak, olağan üreme bölgelerinin oldukça uzaklarına kadar yayılabilir.


Türler
Loxia curvirostra - Bayağı çaprazgaga
Loxia leucoptera - Çizgili çaprazgaga
Loxia megaplaga
Loxia pytyopsittacus - Çam çaprazgagası
Loxia scotia

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:58 PM
http://img442.imageshack.us/img442/7041/800pxparusaterkx3.jpg

Çam baştankarası (Parus ater), Paridae (baştankaragiller) familyasından 11 cm uzunluğunda bir baştankara türü.

Başı kara, yalnız yanakları ve ensesi ak, vücudu boz ve kirli sarıdır. Başta kıyı bölgeleri olmak üzere, Türkiye'nin her yerindeki iğneyapraklı ve karışık ormanlarda bulunur.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:58 PM
http://img245.imageshack.us/img245/3976/800pxcrw1342asy1.jpg

Büyük baştankara (Parus major), Paridae (baştankaragiller) familyasından bir baştankara türü.

Başı koyu mavi-siyah, yanağındaki beyazlık ovaldir. Siyah gıdısı sarı renkli alt tarafının ortasına kadar geniş bir çizgi şeklinde uzar (erkeğinde geniş, dişisinde dardır). Sırtı yeşil, kanatları gri-mavi, kanat çizgisi beyaz, kuyruğu gri-mavi ve beyaz kenarlıdır. Sesleri değişken ve kafa karıştıcı bir ‘pink pink’, çii-vity’, azarlayan bir ‘çi-çi-çi’. Ötüşü gürdür ‘tii-çeer tii-çeer’ ya da ‘ti-tiçeer’.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:58 PM
http://img442.imageshack.us/img442/995/800pxreguluscalendula1je9.jpg

Çalı kuşu, çalı kuşugiller (Regulidae) familyasını oluşturan kuşların ortak adı.

Familyanın bütün üyeleri, 9-15.5 santimetredir. Bu kuşların, superciliumunda bir göz-halkası veya çizgisi vardır. Erkekler, rengarenk bir taç yamasına sahiptir.


Türler
Bayağı çalı kuşu (Regulus regulus)
Yakut tepeli çalı kuşu (Regulus calendula)
Tayvan çalı kuşu (Regulus goodfellowi)
Sürmeli çalı kuşu (Regulus ignicapilla)
Altın tepeli çalı kuşu (Regulus satrapa)
Regulus teneriffae

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:59 PM
http://img245.imageshack.us/img245/8333/800pxregulusregulus0xx7.jpg

Bayağı çalı kuşu (Regulus regulus), çalı kuşugiller (Regulidae) familyasından küçük, ağırlığı 6 gr kadar olan, Avrupa ve Asya'nın her yanında rastlanan bir çalı kuşu türü.

Bayağı çalı kuşunun rengi yeşilimsi, kanatlarının üstü koyu esmer beneklidir; tepesinde dişilerde sarı, erkeklerde altın rengi, kenarı siyah halka biçiminde bir çıkıntı bulunur. Yuvasını, ya kozalaklı ağaçların üstüne ya da sarmaşık dolanmış ağaç gövdelerine yapar.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:59 PM
http://img125.imageshack.us/img125/797/594pxturduspilarisiifh0.jpg


Turdidae, Ötücükuşlar (Passeriformes) takımından bir kuş familyası.


Cinsler
Alethe
Brachypteryx
Cataponera
Catharus
Chaetops
Chlamydochaera
Cichlherminia
Cichlopsis
Entomodestes
Geomalia
Heinrichia
Hylocichla
Monticola
Myadestes
Myophonus
Nesocichla
Neocossyphus
Platycichla
Psophocichla
Sialia
Turdus
Zoothera

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:59 PM
Sığırcık, Sturnidae (sığırcıkgiller) familyasını oluşturan kuş türlerine verilen ad.

Sığırcıklar doğal olarak sadece Eski dünya'da bulunur, bazı türleri doğu Avustralya'ya götürülmüştür. Bir kaç türü bu yerlere adapte olmuştur. Sürü halinde gezinirler. Açık alanları tercih ederler ve böcek ve tohum yerler. Bu kuşların tüyleri koyu ve parlak renkldir. En çok oyuklarda yuva yaparlar. Yumurtaları mavi veya beyazdır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:59 PM
http://img100.imageshack.us/img100/5895/240pxwhiteswandsc01208ndi7.jpg

Kuğu Çok iri ve beyaz bir su kuşudur. Erişkinleri siyah uçları olan turuncu gagaları ve siyah yüz çıkıntıları haricinde tümüyle beyazdır. Ergeni başlangıçta mat gri-kahverengidir, daha sonra gri gagası ve siyah yüz izi ile yamalı hale gelir. Boynunu ‘S’ biçimine sokarak ya da gagasını aşağı doğru eğip boynunu dik tutarak yüzer; kuyruğu sivri uçlu ve çoğu kez yukarı doğru kalkıktır. Başını ileriye doğru iyice uzatarak uçar ve uçarken hafif kavisli tuttuğu kanatlarından derin, müzikal ve ritmik bir ses yükselir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 01:59 PM
http://img293.imageshack.us/img293/9895/perdixperdix28marekszczcf9.jpg

Keklik, dünyanın çoğu yerinde degişik türleri olan sülün, bıldırcın gibi kuşlarla aynı familyadan olan, özellikle Anadolu'da sesi ve görüntüsü babında çok sevilen, üzerine türküler söylenen, kısa uçuşlu, genellikle havalandıkdan sonra süzülerek uçan av ve kafes hayvanıdır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:00 PM
http://img293.imageshack.us/img293/5492/buteobuteo428marekszczecq0.jpg

Bayağı şahin (Buteo buteo), atmacagiller (Accipitridae) familyasından Avrupa'nın en yaygın yırtıcı kuş türü.

50-60 cm uzunluğundaki bayağı şahin, beslenmesi ve yaşadığı çevre konusunda cok iyi uyum saglayabilen bir kuş olduğu için dağlardan düzlüklere, doğanın en yabani olan kısımlarından büyük şehirlerin içine kadar yaygındır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:00 PM
http://img440.imageshack.us/img440/3928/240pxturduspilaris2be2.jpg

Tarla ardıcı (Turdus pilarus); 25 cm boyunda yaşam alanları ormanlar ve parklar olan Turdidae familyasına ait orta boylu ötücü bir kuş türüdür. Diğer benekli ardıçlardan başı ve kuyruk sokumunun mavi-gri rengi, kızıl sırtı ve siyah kuyruğuyla ayrılır. Benekleri "V" biçimindedir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:00 PM
http://img440.imageshack.us/img440/2322/240pxjuncohyemalishyemagi7.jpg

Junko, kiraz kuşugiller (Emberizidae) familyasından Junco cinsini oluşturan kuş türlerine verilen ad.

Uçus sırasında kesikli ya da cıvıltılı sesler çıkarırlar ve kuyruklarının iki yanında bulunan beyaz tüyler bir görünüp bir kaybolur.


Türler [Junco hyemalis - Kara gözlü junko
Junco phaeonotus - Meksika junkosu veya Sarı gözlü junko
Junco insularis
Junco vulcani

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:00 PM
http://img154.imageshack.us/img154/6308/gekraagderoodstaart2sx3.jpg

Bayağı kızılkuyruk (Phoenicurus phoenicurus), Muscicapidae familyasından 14 cm uzunluğundaki Palearktik bölgenin batısında yaygın olarak üreyen kızılkuyruk türü.

Erkeğin sırtı boz, yüzü ve gerdanı siyah, göğsü açık kızıl, dişinin rengi soluk kahverengi, hem erkeğin hem dişinin kuyruğu kızıldır.

Ormanlarda, ağaçlıklarda, bahçelerde yaşayan bu tür ağaç kovuklarına ya da yarıklarına yuva yapar. Yuvaya dişi altı-yedi yumurta bırakır. Yazın Türkiye'nin her bölgesindeki ağaçlık kesimlerde, özellikle de dağlık yörelerde ürer.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:00 PM
http://img143.imageshack.us/img143/2835/240pxphoenicurusochrurokq6.jpg

Kara kızılkuyruk (Phoenicurus ochruros), Muscicapidae familyasından bir kızılkuyruk türü.

14 cm uzunluğundadır. Erkek kırmızı kuyruğu ve beyaz kanat beneği dışında tümüyle siyah, dişi ise kırmızı kuyruğu dışında boz kahverengidir.

Avrupa, Kuzey Afrika ve Asya'nın batı kesimlerinde yaşayan bu kuşlar daha çok kayalık bölgelerde, yamaçlarda, harabelerde ve kimi zaman da yerleşim birimlerinde bulunurlar.

Kaya yarıklarına yapılan yuvaya dişi dört-altı yumurta bırakır. Kara kızılkuyruk Anadolu'nun dağlık, kayalık bölgelerinde yıl boyunca görülür.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:01 PM
http://img154.imageshack.us/img154/327/240pxlittleegretinshallmf2.jpg

Küçük ak balıkçıl (Egretta garzetta), Ardeidae familyasına ait 55-65 cm boyunda, 88-95 cm kanat açıklığına sahip bir kuş türü.

Gagası ve bacaklarının siyah olması sayesinde kolayca tanınabilir. Uzun gagası ve bacaklarıyla sığ sularda beslenmeye uyum sağlamış bir kuştur.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:01 PM
http://img182.imageshack.us/img182/2554/589pxdohle28corvusmonedbh2.jpg

Küçük karga (Corvus monedula); 33 cm boyunda, açık alanlar, kayalıklar ve kentlerde yaşayan Kargagiller familyasından bir kuş türüdür.

Diğer kargalar gibi "zeki" olarak bilinir. Gövdesi siyah, ensesi gri, gözleri beyazdır. Sesi diğer kargalarınkinden daha tiz ve metaliktir. Kentlerde sıkça görülürler.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:01 PM
http://img120.imageshack.us/img120/6802/vanellusvanellus128mareyx8.jpg

Kızkuşu (Vanellus vanellus); 28-31 cm. boyunda Charadriidae familyasına ait sulak alanlar ve tarlalarda yaşayan bir kuş türüdür. Çayırlarda da sıkça rastlanır. Uzaktan siyah-beyaz bir kuş gibi görünür. Sırtı ve kanat üstü koyu yeşil, karnı beyazdır. Üreme döneminde uçarken akrobatik hareketler yapar. Kendine özgü, kelebeğinkine benzer bir uçuşu vardır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:01 PM
http://img84.imageshack.us/img84/3406/egyptianvulturepb9.jpg

Mısır akbabası (Neopron percnopterus), Küçük akbaba olarak da bilinir, atmacagiller (Accipitridae) familyasından Neophron cinsinin tek türü olan Türkiye ve Avrupa'daki en küçük akbabadır. 60-70 cm boyunda, 155-180 cm kanat açıklığındadır. Gövdesi ve kanat örtüleri beyaz, kanat telekleri siyahtır. Çöplüklerde ve mezbahalarda atıklarla beslenir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:01 PM
http://img409.imageshack.us/img409/8492/600pxeaglebeaksideviewaue7.jpg
Gyps, Eski Dünya akbabaları (Aegypiinae) alt familyasından iri yapılı akbaba türlerini içeren kuş cinsi.
Bunlar tipik akbabalardır, kel baş, geniş kanat ve çoğunlukla soluk kuş tüylerine sahiptirler. Ölü hayvanların gövdelerinden beslenirler. Bu grubun temsilcileri, Eski Dünya'nın daha ılık bölgelerinde bulunur.
Karakteristik özelliği tüysüz başıdır, çünkü tüyle kaplanan bir başı, kan ve diğer akışkan maddelerin sıçraması halinde temiz tutmak zor olacaktır.
Türler
Ak sırtlı akbaba (Gyps africanus)
Hint akbabası (Gyps bengalensis)
Kap akbabası (Gyps coprotheres)
Kızıl akbaba (Gyps fulvus).Türkiye
İnce gagalı akbaba (Gyps indicus)
Himalaya akbabası (Gyps himalayensis)
Rüppell akbabası (Gyps rueppelli)

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:02 PM
http://img84.imageshack.us/img84/4449/510pxturkeyvultureprofiuu6.jpg

Hindi akbabası (Cathartes aura), Yeni Dünya akbabaları familyasının Amerika'da en yaygın türüdür.

Özellikler
1.4- 2.7 kg ağırlığında olan kuş, 72 cm boya 200 cm kanat gerginliğine ulaşabilir ve Amerika'nın en büyük kuşlarındandır. Kahverengi-siyah tüyler, açık renk kanat kenarlarıyla kontrast oluşturur. Çıplak ve gövdeye oranla küçük baş, yaşlı kuşlarda kırmızı gençlerde ise siyah renktir.


Yaşam alanı
Hindi akbabası, her iki Amerika Kıtası'nın geniş bir parçasında, Güney Kanada'dan Falkland Adaları'na kadar bir bölgede, açık yarı kurak tabiat alanında yaşar. Sıcak bölgelerde sabit kalan bir kuşken, kuzeydeki dağılım alanında yaşayanlar kışın güneye göç ederler.


Davranış
Uçarken heybetli bir görünümü olan kuş, havada ender olarak geniş kanatlarını çırpmak zorunda kalır. Leş ararken oldukça yükselir. Kimi zaman yavru ve yaralı hayvanları avlar. Bunlar kemirgenler, sürüngenler ve civcic kuşlardır. Buna karşın yine de ağırlıklı olarak leş yiyicidir. Hassas koku alma duyusu sayesinde çok yüksekten hayvan cesedini hisseder. Gelişmiş bir bağışıklık sistemi, onun yemesi güç et parçalarını yutmasına olanak verir.


Üreme
Dişi, Mart'tan Haziran'a kadar kahverengi lekeleri olan krem renginde en fazla üç kadar yumurtayı, mağaralara, kaya aralarındaki zemin tabana bırakır. Her iki ebeveynde 40 gün boyunca kuluçkaya yatar. Yavrular on hafta boyunca ebevenlerinin kursağından çıkardıkları besinle beslenir ve bakılırlar. Bu süre zarfında da uçmayı öğrenirler.

http://img84.imageshack.us/img84/8836/turkeyvultureinflightwl8.jpg

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:02 PM
http://img84.imageshack.us/img84/2253/koenigsgeier14qe2.jpg

Kral akbaba (Sarcoramphus papa), Güney Amerika'da Yeni Dünya akbabaları (Cathartidae) familyasına ait, görkemli renkleri olan bir kuş türüdür. Kral akbaba, cinsinin tek türüdür olup, leş başında diğer akbabalara karşı baskın olmasından ismini bu şekilde almıştır.

Özellikleri
Kral akbaba dikkat çekici renklere sahiptir. Çıplak başının tepesi, boynu ve göz çevresi kırmızıdır. Gagasındaki et parçası ve ensesi turuncudan sarıya uzanır. Boynun alt kısımları siyahken, yanaklarında kısa, grimsi beyaz tüyler bulunur. Ön tarafı beyazımsı gridir. Bu akbabalar, 85 cm kadar boya sahip olabilirler ve 4.5 kg ağırlığında gelirler. Hemen hemen 2 m kanat gerginliğine sahiptirler. Tüm Yeni Dünya akbabaları gibi kral akbaba da kuvvetli bir gagaya ve güçlü pençelere sahiptir.


Yaşam tarzı
Kral akbabalar sosyal ve sokulgan olmasalar da çiftler halinde yaşarlar ve geceleri topluca uyurlar. Gündüzleri kanatlarını hareket ettirmeden saatlerce havada süzülürler ve yiyecek ararlar. Yüksek dağlardan kaçınırlar, en başta yağmur ormanlarında ve savanalarda bulunurlar.


Beslenme
Kral akbabalarının çok iyi bir koku alma duyuları ve keskin gözleri vardır. Besinleri başta leşler olmak üzere, balıklardan, küçük memelilerden ve yılanlardan oluşur. Leş başına vardıklarında bir kaç düzine halinde toplanırlar, diğer akbabaları kovar ya da onların yiyeceklerini çalarlar.


Üreme
Kral akbabalar her iki yılda bir kuluçka yatarlar ve yuva inşa etmezler. Yumurtalarını, genelde 20 ile 30 m yüksekte bulunan ağaç dallarının çatallarına, kaya yarıklarına ya da kurumuş ağaç kütüklerine koyarlar. Dişi genelde sadece bir tane kırmızımsı kahverengi lekeleri olan beyaz-sarı yumurta bırakır. Ancak bazen kuluçkanın üç yumurtayı kapsadığı da olur. Her iki ebeveynin de eşit oranda katıldığı 55 günlük bir kuluçka süresinin sonunda genç kuş yumurtadan çıkar. Yavru ebeveynlerin kusağından, önceden hazmadilmiş besinlerle beslenir. Yuvada kalma süresi 80 ile 90 gün kadar sürer, sonrasında yavru yuvayı terk eder. Ancak sıklıkla 150 ile 600 gün kadar ebeveynleriyle beraber kalır.


Dağılım
Kral akbabaların dağılım alanları Meksika 'dan Orta- ve Güney Amerika üzerinden Kuzey Arjantin ve Uruguay'a kadar yayılır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:02 PM
Kaliforniya kondoru (Gymnogyps californianus), Yeni Dünya akbabaları (Cathartidae) familyasından yırtıcı bir kuş türü.
Nüfusu bir zamanlar tüm Kuzey Amerika'ya dağılmışken bugün sadece 60 kuş Kaliforniya'nın küçük bir koruma alanında yaşamlarını sürdürmektedir. Kondor, görkemli uçuşu yüzünden avcıların hedefi olmuş, geçtiğimiz yüzyıllarda acımasızca avlanmıştır.

Özellikleri
Kaliforniya kondorunun kanat aralığı 3 metreyi, yerden yüksekliği 125 cantimetreyi bulabilir. En yüksek ağırlığı 14 kg dır. Siyah tüyleri ve alt kısmı beyaz olan kanatları vardır. Sivri uçlu tüyleri olan boyun halkasına sahiptir.


Üreme ve yaşam şekli

Türün kuluçka zamanı yılın ilk 5 ayında gerçekleşir. Yuvaları genelde sahile yakın bölgelerde, yüksek konumdaki kayaların üzerine kurulur. Dişi kondor sıklıkla tek bir beyaz yumurta bırakır. Daha sonra yuvaya dişi ve erkek ortaklaşa bakarlar. Yaklaşık 40-50 gün içinde civciv kabuğunu kırar. Yavru yaklaşık altı ay yuvada kalır ve bu sürenin sonunda ebeveynlerinin kontrolünde ilk uçuş denemelrine başlar. 12. aydan sonra artık bağımsız olur ve 3 yaşından sonra erişkin bir kondor olarak kabul edilir. Yavruların bakımı zor olduğundan kondorlar 2 yılda bir ürerler.


Beslenme
Kondor günün ilk saatlerinde yiyecek arar. İstisnasız leş ile beslenir. Doyduktan sonra neredeyse yarım günden uzun süren istirahatına çekilir.

Bir çok üretme programı ile bu kuşun varlığı güvence altına alınmıştır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:02 PM
http://img101.imageshack.us/img101/1640/706pxnubianvulturesp3.jpg

Eski Dünya akbabaları (Aegypiinae), atmacagiller (Accipitridae) familyasının alt familyasıdır ve gündüz yırtıcıları (Falconiformes) takımına aittir. Yeni bulgular ışığında, daha çok leyleklerle (Ciconiidae) akraba olan ve leyleksiler (Ciconiiformes) ile ilişkilendirililen Yeni Dünya akbabaları (Cathartidae) ile bu bağlamda ayrılırlar.

Görünüm
Akbabaların çoğu görece büyük yırtıcı kuşlardır. Gövde büyüklüğü bir metrenin üzerine çıkabilir ve kanat açıklığı 2,50 metreyi bulabilir. Uzun, çıplak ya da kısa tüylü bir boyunda bulunan boyun çelengi, bir çok türün karekteristik özelliğidir.


Ekoloji

Yaşam alanı [değiştir]Yaşam alanı olarak stepler, yarı çöller gibi açık alanı tercih ederler. Ancak dağlar gibi bölgeler de söz konusu olabilir.


Dağılım
Eski Dünya akbabalarına Güney Avrupa, Afrika ve Asya'da gibi Eski Dünya'nın kıtalarında rastlanır.


Beslenme
Akbabalar leş yiyicidirler. Ölmüş hayvanlar, diğer hayvanlara sıklıkla hastalık bulaştırma tehlikesi yarattığından, akbabalar doğanın sağlık polisi olarak da tanımlanır.


Davranış
Eski Dünya akbabaları sosyal hayvanlardır. Çok yükseklerde süzülerek, hayvan ölüsü ya da böyle bir keşifte bulunmuş türdeşlerini ararlar. Sadece büyük akbabaların gagaları ölü hayvanın derisini parçalayacak durumda olduğundan, leşi daha önce yerler.


Cinsler ve türler

Gypohierax
Palmiye akbabası, Hurma akbabası (G. angolensis)
Gypaetus
Kara kuş, Sakallı akbaba, Kuzu akbabası (G. barbatus).Türkiye
Neophron
Mısır akbabası, Küçük akbaba (N. percnopterus).Türkiye
Necrosyrtes
Keşiş akbabası (N. monachus)
Gyps
Ak sırtlı akbaba (G. africanus)
Hint akbabası (G. bengalensis)
İnce gagalı akbaba, Uzun gagalı akbaba (G. indicus)
Rüppell akbabası, Benekli akbaba (G. rueppellii)
Himalaya akbabası (G. himalayensis)
Kızıl akbaba (G. fulvus).Türkiye
Kap akbabası (G. coprotheres)
Aegypius
Kara akbaba (A. monachus).Türkiye
Torgos
Sarkık yanaklı akbaba (T. tracheliotus)
Trigonoceps
Beyaz başlı akbaba (T. occipitalis)
Sarcogyps
Kızıl başlı akbaba (S. calvus)

http://img221.imageshack.us/img221/3159/bengalgeiermn2.jpg

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:03 PM
http://img101.imageshack.us/img101/5079/800pxstreptopeliaturturkq6.jpg

Üveyik (Streptopelia turtur), güvercingiller (Columbidae) familyasından eti için avlanan bir av kuşu türü. Bıldırcın gibi göçmen bir kuştur. Trakya'ya Nisandan itibaren gelirler, Eylülden itibaren de güneye göç ederler. Ayçiçeği tanesi ile beslenirler.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:03 PM
http://img242.imageshack.us/img242/3923/746pxfulmarusglacialisoxd4.jpg

Fulmar, kuzey ve güney yarımküredeki açık denizlerde görülen martıya benzer bir deniz kuşudur. Sarp yamaçlarda koloniler halinde yuva kurarlar. Ve dalgaların üzerinde alçaktan uçarak, küçük balıklardan, gemilerin bıraktığı çöplere kadar herşeyi yiyebilirler. Sırtı gri renkte olup, vücudunun diğer kısımları beyazdır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:03 PM
http://img101.imageshack.us/img101/1691/sandwichternperchedbh1.jpg

Sumru (Sterna sandvicensis), sumrugiller (Sternidae) familyasından 31-35 cm. boyunda martıdan daha zarif görünümlü ve küçük bir denizel kuştur. Uçarken kanatlarını geriye doğru kıvırır. Su üzerinde uçarak balık arar. Gözüne kestirdiği balığı yakalamak için suya dalar.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:03 PM
http://img120.imageshack.us/img120/5295/460pxsyrianwoodpecker20lj6.jpg

Alaca ağaçkakan (Dendrocopos syriacus), ağaçkakangiller (Picidae) familyasına ait 22-23 cm boyunda parklar ve karışık ormanlarda yaşayan ağaçların gövdelerine tırmanmaya uyum sağlamış bir ağaçkakan türü. Uzun dili yardımıyla, ağaç kabuklarının altından ve çürümüş gövdelerden çıkardığı böceklerle beslenir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:03 PM
http://img120.imageshack.us/img120/6328/800pxmallarddrake032620af9.jpg

Yeşilbaş (Anas platyrhynchos), Anatidae familyasından uzun gagalı, kısa ve parlak turuncu bacaklı, yaygın ve büyük bir ördek türü.

Erkeğin rengi gridir, parlak yeşil başı, beyaz boyun halkası, kahverengi göğsü ve siyah-beyaz bir kıçı vardır; gagası açık yeşilimsi sarıdır. Eklips giysisinde daha koyudur, daha çizgili olan başı yeşilden yoksundur. Dişisi kahverengi ve bej benekli ve çizgilidir, kuyruğu neredeyse tamamen beyazdır; gagası yeşil ya da kahverengidir ve üzerinde koyu turuncu lekeler vardır. Uçarken fiyu ya da boz ördeğin tam aksine beyaz kanat altı ile siyah olan karnını gözler önüne serer. Tüm erişkinlerinde ön ve arka kenarları beyaz çizgiyle sınırlanmış mor-mavi bir kanat lekesi vardır, bu beyaz kenarlar uçuş esnasında iç kanatta belirgin iki beyaz şerit olarak görülür.

Evcil formlarında kahverengi, beyaz ya da yamalı renklerde olabilirse de, bunlarda da temel özellikler korunur, genellikle mavi kanat lekesi vardır ve erkek kuşların kuyrukları kıvırcıktır Dişilerinin sesi gür, kalın ve bilinen ördek vaklamasıdır, erkeğinki ise ıslığımsıdır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:04 PM
http://img120.imageshack.us/img120/3960/240pxanasstreperafwsvk7.jpg

Boz ördek (Anas strepera), Anatida familyasından anavatanı Avrupa, Asya ve kuzey Amerika olan bir ördek türü.

Uzunluğu 46-56 cm.’dir. Erkek ve dişi farklıdır. Erkekler genel olarak grimsi bir renkte olup, kuyrukaltı tüyleri siyahtır. Uçarken ikincil uçma tüylerinde beyaz ve siyah renkteki panel, omuz tüylerindeki kestane-kahverengimsi renk ile karındaki beyazlık göze çarpar. Gagası koyu renkte olup, yeşilbaştan daha kısadır. Dişileri boz renktedir ve ikincil uçma tüylerindeki beyaz panel ve omuz tüylerindeki kestane renk uçarken göze çarpar.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:04 PM
http://img120.imageshack.us/img120/975/npintail09abs5.jpg

Ördek, (Anatinae) alt familyasından hemen hemen bütün dünyanın sulak bölgelerinde yaşayan, perde ayaklı su kuşlarına verilen ad.

Göl ve bataklık kenarlarını pek severler. Hızlı akan nehir ve denizlerde yaşayanlar da vardır. Beslenmesi kolay olduğundan, evcil birçok soyları üretilmiştir. Ülkemizde ördekler, birçok ırkın karışmasından elde edilen melez karışımıdır. Yabancı ülkelerde, ıslah edilmiş Kampbel, Pekin, Ruen gibi saf ırklar mevcuttur. Evcil ördekler, yabani olan yeşilbaştan türemiştir. Yassı gaga, perdeli ayaklar, badi badi bir yürüyüş ve vak vak gibilerden bir ses, ördeklerin belli başlı özellikleridir. Kısa ayakları vücudunun arka kısmında oduğundan, yürürken zorluk çekerler. Erkekler dişilerden daha büyük ve gösterişlidir. Kışın ve ilkbaharda semirdiklerinden etleri lezzetli olur. Bu devrelerde bol avlanırlar. Evciller et, yumurta ve süs için beslenirler. Soğuğa ve yağmura dayanıklı hayvanlardır. Erkek ördeklerin tüyleri parlak ve renklidir, boyunları yeşil olur. Beyaz, yeşil, kurşuni, mavi, siyah tüyler karışarak hayvana güzel bir görünüş kazandırır. Dişilerin tüyleri daha donuk, daha az renklidir. Her iki cinsin soluk ve donuk renkli türleri de vardır. Özellikle Amerika’da yaygın olan evcil misk ördekleri beyaz tüylüdür.

Erkeğin tüyleri yazın dökülerek, dişiler gibi esmer tüylere bürünür. Tüyler, tıpkı kiremit gibi birbiri üstüne dizildiğinden hem içine kolay kolay su geçmez, hem de geçse bile kaygan olduğundan sudan çıkınca çabuk kurur. Ördek, kuyruküstü yağ bezlerinden, gagasını sürerek aldığı yağları tüylerine değdirerek bu kayganlığı sağlar.

Ördekler iyi yüzücü ve dalıcıdır. Sırtları üstten basık, göğüsleri ileri çıkıktır. Bir kayığa benzer. Geniş ve yassı gagasının üzeri sinirce zengin bir deriyle örtülüdür ve kenarları tırtıklıdır. Suya dalarak çamurları baştan başa araştırır. Ağzına bir miktar çamurlu su alarak gagasını kapar ve dilini piston gibi ileri geri hareket ettirerek çamurlu suyu aralıklardan sızdırarak dışarı çıkarır. Bu arada tohum ve kurtçuklar ağızda kalır. Sümüklü böcek, kurbağa larvaları ve küçük balıkları da yutar. Ne bulursa yer. Gayet obur olduğundan, bazan bir kurbağayı birden yutmaya çalışır. Denizlerde yaşayan bazı türler, balık ve kabuklu deniz hayvanları ile beslenirler.

Suya daldığında gaga üstündeki soluk deliği suyun girişine mani olmak için kapanır. Ördeklerin öne doğru olan üç parmağının arasında perde şeklinde gerili deri bulunur. Arkada kalan küçük parmak ise serbesttir. Karada iki yana sallanarak zahmetle yürümesine karşılık, suda çok rahat hareket eder. Çok hareketli olan kuyruğu, yüzerken dümen vazifesi görür. Evcil ördekler yuva yapmaz ve uçmazlar. Yabani türler içinde ağaç kovuklarında veya çalılıklar arasında yuva yapanlar vardır. Yeşilbaş, terk edilmiş tavşan çukurlarında yuva yaparak yumurtlar. Yaban ördekleri toplu yaşar ve kışın ılık bölgelere sürüler halinde çok göç ederler. Evcil ördekler, küçük gruplar halinde yaşarlar. Genellikle her erkeğe 6 dişi düşer. Göl ve dere kenarlarında veya bahçe havuzlarında kolayca yetiştirilebilen kümes hayvanlarıdır.

İklime bağlı olarak, genellikle şubat-mart aylarında yumurtlamaya başlarlar. Yumurtalar 15-20 adeti bulduğunda dişi kuluçka olur. Her dişi, bu süre içinde 50-60 yumurta yapar. Yavru ördekler çabuk geliştiği için, kısa zamanda yumurtlamaya başlarlar. Sağlıklı bir dişi, 7-8 yıl yumurtlayabilir. Kuluçka müddeti 28-29 gündür.

Evcil ördekler 15 yıl kadar, yabaniler çoğunlukla 20-30 yıl yaşarlar.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:05 PM
http://img120.imageshack.us/img120/1196/coot231gr0.jpg

Sakarmeke (Fulica atra); 36-38 cm boyunda sulak alanlarda yaşayan Rallidae familyasına ait bir kuş türüdür.

Gövdesi siyah, gagası ve alnı beyaz bir su kuşudur. Sudan havalanırken, uzun süre suyun üzerinde koşar. Çevresi sazlıklarla kaplı sığ göllerde yaygın olarak görülür.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:05 PM
Devekuşu (Struthio camelus), Struthionidae familyasından Afrika'ya özgü uçamayan bir kuş türü. Struthionidae familyası ve Struthia cinsinin tek üyesidir. Devekuşları, kuşlar içerisindeki en büyük canlı olduğu düşünülür, ve dünyanın her yerinde yetiştirilir. Uzun bir boyun ve bacaklar ile 65 km civarındaki koşularıyla bilinir. Kuşun bilimsel ismi Yunanca'da "serçe devesi" anlamına gelmektedir.

Devekuşları genellikle, 90 ila 130 kg ağırlığındadır, bazı erkek devekuşlarının ağırlıkları 155 kg'ye kadar çıkar. Erişkin erkeklerin tüyleri, çoğunlukla siyahtır, kanatlar ve kuyrukta bazı yerler beyazdır. Dişiler ve genç erkekler, grimsi-kahverengidir. Kanatlar, erkekler tarafından çiftleşme gösterilerinde kullanılır. Aynı zamanda civcivler için gölge sağlar.

Tüyler yumuşaktır ve yalıtım görevine hizmet eder. Parmakların her ikisinde pençeler vardır. Devekuşunun kuvvetli bacakları tüysüzdür. Kuş, bir toynağa benzeyen daha büyük olanıyla iki ayak parmağında durur. Bu koşmaya yardım ettiği düşünülen devekuşlarına özgü bir adaptasyondur. Kalın siyah kirpikleriyle gözleri vardır. Bütün kara hayvanları içerisinde en büyük gözlere sahiptir.

Erkek devekuşları cinsel olgunluğa (2 ila 4 yaşları) 1.8-2.7 m, dişi devekuşları ise 1.7 -2 m yüksekliğe ulaşınca girer. Yaşamın ilk yıllarında civcivler her ay 25 cm kadar büyür. Bir yıl sonunda devekuşları 45 kg ağırlığa ulaşır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:06 PM
Serçe, Passeridae (serçegiller) familyasından, insanlara yakın çevrelerde yaşayan, göçücü olmayan, konik gagalı kuş türlerine verilen ad.

İnsanlara yakın çevrelerde ve tarlalarda bulunur. Sürüler halinde de bulunurlar. Tane, meyve ve böcek yer. Göçmen değildir.

11-12 cm boyunda, 50 kadar türü vardır. Büyük sürüler meydana getirirler. Tane, meyve ve böceklerle beslenirler. Bazan ekinlere büyük zarar verirler. Ağaçlara, kovuklara, çatı altlarına derme çatma yuvalar yaparlar. Boş kırlangıç yuvalarına da yerleşirler.

Avrupa, Asya ve bilhassa Afrika'da büyük sürüler halinde dolaşırlar. Amerika ve Avustralya'ya sonradan götürülmüşlerdir. Genellikle kahverengi, siyah ve boz renklidirler. Afrika'da pirinç tarlalarına büyük zarar yapan altın serçe sarı tüylüdür. İnsanların çevresinde yaşayan evcil serçe'nin, sırt ve kanatları kahverengi, karın kısmı gridir. Gerdanında siyah bir leke bulunur. Dişiler daha sönük renklidir.

Dişi, kahverengi benekli 4-5 adet beyaz yumurta yumurtlar. Kuluçka süresi 11-12 gün sürer. Yavrular yumurtadan çıktıktan iki hafta sonra yuvayı terk ederler. Eşler bir yaz süresince 3-4 defa yavru çıkarırlar. Tırtıl ve böcekleri yediklerinden dolayı faydalı sayılırlarsa da, ekinlere olan zararları daha fazladır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:06 PM
http://img136.imageshack.us/img136/3918/240pxbuberelwhiteparrotjx0.jpg

Cacatua, Cacatuidae familyasından bir kakadu cinsi.
Türler
Cacatua alba
Cacatua ducorpsii
Cacatua galerita
Cacatua goffini
Cacatua haematuropygia - Kırmızı kıçlı kakadu
Cacatua leadbeateri - Pembe kakadu
Cacatua moluccensis
Cacatua ophthalmica - Mavi gözlü kakadu
Cacatua pastinator
Cacatua sanguinea - Küçük kakadu
Cacatua sulphurea
Cacatua sulphurea citroncristata
Cacatua tenuirostris - Uzun gagalı kakadu

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:06 PM
Pembe kakadu (Cacatua leadbeateri), Cacatuidae familyasından 38 cm uzunluğunda tüyleri pembe, öne doğru uzamış tepeliği kırmızı ve sarı bir bantla bezeli kakadu türü.

Avustralya'nın iç kesimlerinde geniş dağılım gösteren bu tür, kakaduların en güzeli ve eğitilmesi en güç olanıdır.










***********************************




Boz kaz (Anser anser), ördekgiller (Anatidae) familyasından 75-90 cm. boyunda, sulak alanlar ve deniz kenarlarında yaşayan, evcil kazın atası olan kaz türü. Düz uçan, yavaş kanat çırpan iri bir kuştur. Bacakları ve gagası pembedir. Sesi, evcil kazınkine benzer. Uçarken, güçlü bir biçimde "een-ang-ang" diye bağırır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:07 PM
http://img405.imageshack.us/img405/9093/240px20050514003aythyafws6.jpg

Elmabaş patka (Aythya ferina), ördekgiller (Anatidae) familyasından orta büyüklükte bir ördek türü.


Özellikleri
Uzunluğu 42-49 cm’dir. Erkek ve dişi birbirinden farklı görünüme sahiptir. Erkek kızılımsı bir başa, siyah göğse ve kuyruk alt-üst tüylerine, gri sırt, kanat ve vücut yanları ile beyaz karına sahiptir. Dişi, boz renge sahiptir, ancak vücudun yanları ile üst-ört tüyleri grimsi-kahverengi ve karın kirli beyazdır. Gagası koyu mavimsi-gri ve ucu siyahtır. Uçma tüyleri erkeğinki gibi grimsidir.


Yaşam alanı
Tüm Türkiye’de sazlık ve kamışlı göllerde, deltalarda ve lagünlerde gözlenir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:07 PM
http://img237.imageshack.us/img237/1332/240pxlaruscachinnans328gi8.jpg

Gümüş martı (Larus cachinnans), martıgiller (Laridae) familyasından 55-67 cm boyunda deniz kıyılarında yaşayan iri bir martı türü. Akdeniz ve Karadeniz kıyılarında yaygındır. Gagası parlak sarıdır ve ucunda bir leke bulunur. kanat üstleri ve sırtı gridir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:07 PM
http://img295.imageshack.us/img295/7358/240pxfalcocherrug28marewy7.jpg

Doğan (Falco), Falconidae (doğangiller) familyasından Falco cinsini oluşturan yırtıcı kuş türleri.

Üreme
Doğanlar yuvalarını genellikle ağaç kovuklarına ya da sarp kayalıkların kenarına kurarlar. Her kuluçka döneminde dişi kuş, kabuğu kirli beyaz üstüne kızılımsı kahverengi benek ve lekelerle süslü dört ya da beş yumurta bırakır. Kuluçka süresi yaklaşık 28-35 gündür ve yumurtadan çıkan yavrular 35 gün kadar yuvada kalarak ana-babası tarafından beslenir.


Yaşam şekli
Doğanlar, güçlü kanatlarıyla havayı yararak hızla ve düz bir çizgi boyunca uçarlar. Bazı türler, yerdeki avın üstüne atlamak için uygun zamanı kollarken, kanatlarını hızla çarparak havada daireler çizebilir.


Beslenme
Avların niteliği, boyutları ve avlanma yöntemi türlere göre değişir; kimisi kendi boyutlarındaki ya da daha küçük kuşları havada avlarken, bir bölümü de tavşan, fare, kertenkele ve böcek gibi hayvanlarla beslenir.


Türler
Falco albigularis - Yarasa doğanı
Falco alopex - Tilki kerkenezi
Falco amurensis - Amur doğanı
Falco araea - Seyşel Adaları kerkenezi
Falco ardosiaceus- Boz kerkenez
Falco berigora - Kahverengi doğan
Falco biarmicus - Bıyıklı doğan
Falco cenchroides
Falco cherrug - Ulu doğan
Falco chicquera - Kırmızı boyunlu doğan
Falco columbarius - Boz doğan
Falco concolor - Gri doğan
Falco cuvierii - Afrika doğanı
Falco deiroleucus - Turuncu göğüslü doğan
Falco dickinsoni Dickinson kerkenezi
Falco eleonorae - Ada doğanı
Falco fasciinucha
Falco femoralis
Falco hypoleucos - Boz doğan
Falco jugger
Falco longipennis
Falco mexicanus - Bozkır doğanı
Falco moluccensis - Benekli kerkenez
Falco naumanni - Küçük kerkenez
Falco newtoni - Madagasgar kerkenezi
Falco novaeseelandiae - Yeni Zellanda doğanı
Falco pelegrinoides - Kızıl enseli doğan
Falco peregrinus - Bayağı doğan
Falco punctatus
Falco rufigularis - Yarasa doğanı
Falco rupicoloides - Büyük kerkenez
Falco rusticolus - Ak sungur
Falco severus
Falco sparverius- Amerikan kerkenezi
Falco subbuteo - Delice doğan
Falco subniger - Kara doğan
Falco tinnunculus - Bayağı kerkenez
Falco vespertinus - Ala doğan
Falco zoniventris - Çizgili kerkenez

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:07 PM
http://img295.imageshack.us/img295/8287/240pxperegrinefalconbs4.jpg

Bayağı doğan (Falco peregrinus), Gök doğan olarak da bilinir, doğangiller (Falconidae) familyasından 42-52 cm uzunlukta, sırtı külrengi ve enine çizgili bir doğan türü.

Özellikleri
Tıknaz vücutlu, güçlü, kıvrık kısa gagalı, yırtıcı pençelidir. Sırtı kül renginde ve enine kahverengi etsch kum kelabum


Beslenme
Kuş, fare ve tavşan avlar. Küçük memeli kemiricilerin aşırı çoğalmasına mani olur. Yüksek bir ağaç veya kayanın üzerine konarak avını bekler. Yahut yükseklere çıkarak belli bir alan üzerinde büyük daireler çizerek süzülür. Gözleri pek keskindir. Tarlada dolaşan küçük fareyi görebilir ve hızla pike yaparak yakalar. Güvercin ve kümes hayvanlarına da saldırır.


Üreme
Dişileri, erkeklerinden daha iricedir. Dişi zirvedeki kovuklara kırmızımtrak 3-7 yumurta yumurtlar. Kuluçkaya erkek de yardım eder. 21 gün zarfında yavrular çıkar.


Avcılık
Bayağı doğan, avcılar tarafından evcilleştirilerek av kuşu olarak kullanılır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:07 PM
http://img441.imageshack.us/img441/8697/falcorusticolusdt2.jpg

Ak sungur (Falco rusticolus), doğangiller (Falconidae) familyasından çok büyük, iri ve geniş gövdeli bir doğan türü.

Kanatlarını genellikle düz tutar. Normal uçuşu alçaktan, düz ve neredeyse hantal sayılabilecek kadar ağırdır; ancak kanat vuruşları oldukça esnektir ve avını kovalarken çok büyük hız kazanır.

Özellikleri
Şahin büyüklüğünde ve iri başlıdır. Kanatlarının dip tarafları geniş, uçları küt, kuyruğu geniştir. Giysisi çok değişkendir. Başı ve üst tarafı küçük siyah benekler içeren beyaz form (Grönland), gri form (İzlanda) ya da koyu gri form (İskandinavya) olabilir. Alt tarafı beyazdır; ancak siyah çizgiler ve benekler bulunur. Genci daha koyudur; üst tarafı grimsi kahverengi, alt tarafı kirli sarıdır. Birbirlerine çok yakın olan uzun ve koyu renk kalın çizgileri vardır. Hepsinin kanat örtüleri daha koyu, alt taraflarındaki uçuş telekleri ise daha açıktır ve primerlerinin dip taraflarında beyazımsı bir alan vardır. [1]


Beslenme
Genel yapısı büyük bir alaca doğan gibidir, ama alaca doğandan kanatları daha uzun kuyruğu daha geniştir. Alaca doğanın belirli bir yükseklikten avını yakalamak için yaptığı kambur duruşundan ziyade genellikle yatay takip ile küçük memeli, kar tavuğu ve yaban sıçanı gibi avları yakalar.


Ötüşü
Yuva civarında ötüşü gür, haşin ve pes bir "raiyeh-raiyeh-raiyeh".[2]


Üreme
Ak sungur tundra ve dağlarda, ağaç veya uçurum kenarlarında yuvalar, vede yuvasına 2-6 arasında yumurta koyar.


Dağılımı
Kuzey Amerika adaları, Avrupa ve Asya'da dağılım gösterir. Çoğunlukla yerlidir ama bazı ak sungurlar üreme mevsimi dışında göçebedir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:08 PM
http://img441.imageshack.us/img441/7571/240pxgreylaggoose28anseij6.jpg

Kaz, (Anserinae) alt familyasını oluşturan iri ve beyaz veya boz tüylü, ayakları perdeli kuş türlerine verilen ad.

Erkek ve dişisi aynı büyüklüktedir. Genellikle kuğulardan küçük, ördekten büyüktür. Beslenme şekli kuğu ve ördeklerden farklıdır.

Başlıca besinleri otlardır. Fakat böcek, yumuşakça ve küçük omurgalıları yiyen türleri de vardır. Hızlı bir yüzücü olmamasına rağmen suda rahatça yüzer, daldığında uzun zaman su altında kalabilir. Gagaları ile kanatlarını düşmanlarına karşı silah olarak kullanır. Kanatları uzun uçlara doğru sivrilen yumuşak sık tüylerle örtülüdür. Erkek ve dişi birbirine benzersede erkekler genellikle dişilerden iridir. Boyun bölümleri bütün türlerde gövdeden kısadır. Başlıca besinleri olan otları koparmaya uyarlanmış gagaları başa bağlandığı yerde genişler ve bazen kambur oluşturur. Erkek ve dişi kazlar uçarken ya da tehlike karşısında, kornayı andırır bir sesle bağrışır, kızdıkları zaman boyun tüylerini kabartırlar. Kazlar yaşamları boyunca tek eşlidir.

Yuvalarını bataklığın sığ sularında veya bir tümseğin üzerinde yaparlar. Kuluçkaya yatan kazların yumurtalarından bir ay (30-34 gün) sonra sarı tüylü yavrular çıkar. Yavrular 3-4 ay içinde uçmaya başlarlar.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:08 PM
http://img402.imageshack.us/img402/5903/180pxmauersegler4va7.jpg
Ebabil

Ebabil (Apus apus); 16-17 cm boyunda, kentler ve açık alanlarda yaşayan, genellikle kırlangıçla karıştırılan Apodidae familyasına ait bir kuş türüdür.
Kırlangıçlara göre kanatları daha uzun ve kavislidir. Gece-gündüz havada kalır ve uçarken uyurlar. Yalnızca üreme dönemlerinde kayalıklardaki ve binalardaki yuvalarında uyurlar. Sürüler halinde, tiz çığlıklar atarak uçarlar.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:08 PM
http://img402.imageshack.us/img402/7439/motacillaflavauh2.jpg

Sarı kuyruksallayan (Motacilla flava), Motacillidae (kuyruksallayangiller) familyasından kuyruksallayan türü.
Erkeğinin alt tarafı parlak sarı, üst tarafı yeşilimsi, kanatları koyu renk, kanat çizgileri ise açık renktir. Dişileri daha mattır, üst tarafı yeşilimsi (bazılarının oldukça gri), alt tarafı kremdir ve kuyrukaltı daha sarıdır. Genci daha kahverengi, alt tarafı ise uçuk kahverengidir ve kolyeyi andıran göğüs kuşağı, göz çizgisi ve bıyığı koyu renktir, gözünün üstünde açık renk bir çizgi vardır. Hepsinin kuyruğu uzun, ince ve siyah, kuyruk yan kenarları beyaz, bacakları uzun ve siyahtır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:08 PM
http://img158.imageshack.us/img158/159/240pxmotacillacinereanp9.jpg

Dağ kuyruksallayanı (Motacilla cinerea), Motacillidae (kuyruksallayangiller) familyasından dağlık bölgelerde yaşayan bir kuş türü.
Sarı kuyruksallayan ve ak kuyruksallayandan (Motacilla alba) farklı olarak, gri sırtıyla birleşen sarı kuyrukaltı ve sarı-yeşil kuyruk sokumuna sahiptir. Yazın erkeğin boğazı siyah, göğsü parlak sarıdır. Uzun kuyruğunun yanları beyazdır. Geniş, beyaz kanat çizgisi alttan belirgin olarak görülür. Sesi ak kuyruksallayandan çok daha patlayıcı ve keskindir, genellikle tek notadan ibarettir tişi ya da tisik.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:09 PM
http://img402.imageshack.us/img402/5043/piedwagtailrearview700ad3.jpg

Ak kuyruksallayan (Motacilla alba), Motacillidae (kuyruksallayangiller) familyasından beyaz renkli bir kuyraksallayan türü.
Boy 18 cm dir. Siyah beyaz başı, siyah göğsü ve gri sırtıyla tanınır. Dişi biraz daha soluk renklidir. Kuyruğu siyah, kuyruk dış telekleri beyazdır. Açık araziler, küçük yerleşimlerin çevresi ve su kenarlarında bulunur.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:09 PM
http://img402.imageshack.us/img402/7273/240pxoriole2la3.jpg

Sarıasma (Oriolus oriolus), Oriolidae (sarıasmagiller) familyasından ötücü bir kuş türü.
Erkeği göz alıcı derecede sarı ve siyah renkli, gagası pembedir. Dişisi erkeğine benzer ancak gagaya yakın siyahlıktan yoksundur, birçoğunun renkleri daha yeşil, kuyruk sokumları sarı, kanatları koyu renk ve alt tarafları açık renktir. Genci daha çizgilidir. Uçuşu derin kanat vuruşları ile hızlıdır. Sesi gür ve flütümsüdür ve kısa perde değişiklikleri içerir ‘ii-lo-vi’ ya da ‘viiidl-o’; ötüşü ise pes ve serttir ‘şaaak’.
İlkbaharda memleketimize gelip, sonbaharda Afrika’ya döner. Ormanlarda, bahçe ve parklarda yapraklarını döken yaşlı ağaç tepelerinde yaygın olarak bulunur. Bitki liflerinden ördüğü yuvasını ağaçların çatallı dallarının arasına kurar. 3-4 yumurta yumurtlar. Kuluçka süresi 14-15 gün kadardır. Bu devrede erkek dişisini yuvada besler. Tırtıl ve meyve ile beslenir. Kiraz, üzüm ve incir temel besinleridir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:09 PM
http://img129.imageshack.us/img129/9746/477pxpelecanidaeonocrotqq0.jpg

Ak pelikan (Pelecanus onocrotalus), Pelecanidae (pelikangiller) familyasından çok büyük pembe-beyaz bir su kuşu türü.
İlkbaharda çoğu kez uzaktan bakıldığında su üzerinde ya da karada tamamen pembe renkte görünen sürüler halinde bulunurlar. Erişkini saf beyaz ya da göz alıcı parlaklıkta pembedir. Gözleri pembe yüzünde rahatlıkla görülebilecek kadar koyu, kesesi sarıdır. Kanat altı, leyleği anımsatacak şekilde siyah-beyazdır. Gencinin rengi mat, sırtı daha kahverengi, koyu kanat altının ortası soluk renklidir. Uçuşu güçlüdür ve uçuşta sürü halinde düzgün sıralar ve sarmallar oluşturur.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:09 PM
http://img158.imageshack.us/img158/3031/240pxupupaepopsrz5.jpg

İbibik (Upupa epops), Çavuş kuşu olarak da bilinir, İbibikgiller (Upupidae) familyasından 28-30 cm boyunda, ince sivri gagalı bir kuş türü.

Özellikleri
Başında uçları siyah dik tüyleri bulunur. Kanat ve kuyruk tüylerinde enine siyah beyaz bantlar vardır. Güvercin kadar veya güvercinden küçük, başının tepesinde yelpaze gibi uzun tüyleri bulunur. Vücudu turuncu kahverengi tüylü olup, kanat ve kuyruk tüylerinde enine siyah beyaz bantlar bulunur. İnce uzun gagası hafifçe kıvrık ve yandan basıktır. Ayakları kısa ve güçlüdür.

Beslenme

Böcek ve kurtçuklarla beslenir. Sivri gagası ile toprağı eşerek çıkardığı kurtları havaya fırlatıp gagasını açarak havada kapmayı sever.

Üreme

Yuvasını ağaç kovuklarında veya yüksek toprak deliklerinde yapar. Kuluçka zamanı kuyruk bezinden ağır bir koku yayılır. Dişi ibibik 4-12 adet açık mavi veya zeytuni kahverengi yumurtalar üzerinde 16 gün kuluçkaya yatar. Bu sürede erkek tarafından beslenir.

Yaşam alanı

ibibikler göç zamanlarının dışında yalnız yaşamayı seven kuşlardır. Açık arazide bulunabileceği gibi şehir parklarında da rastlanır. Sonbahar mevsiminde Afrika'ya göç eder. Baharda Asya ve Avrupa'ya tekrar döner.

Dağılımı

Avrupa, Afrika, Madagaskar ve Asya'dan Japonya'ya kadar olan bölgelerinde park, bahçe ve açık arazilerinde bulunur.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:09 PM
http://img158.imageshack.us/img158/6543/800pxnettarufinam2uu8.jpg

Macar ördeği (Netta rufina), Anatidae familyasından büyük bir ördek türü.
Uzunluğu 53-57 cm.’dir. Erkek ve dişinin görünümü birbirinden farklıdır. Erkek; kızılımsı-kahverengi bir başa, kırmızı gaga ve ayağa, siyah boyuna, enseye ve göğüse sahiptir. Uçarken göğüsten uzanan bu siyah bölge karından kuyruğu da içine alacak şekilde bir çizgi halinde gözlenmektedir. Karının yanları ile kanat altı ve omuz beyazdır. Üst kanat uçma tüylerinde beyaz bir panel bulunmaktadır. Kanat üstü uçma örtü tüyleri kahverengidir.
Dişi açık kahverengidir. Dişinin boynu ile yanları beyaz ve boyun arkası kahverengidir. Gaganın üzerinden gözleri de içine alacak şekilde arkadan tepe ve enseye uzanan kahverengi bölge gözlenmektedir. Erkek gibi kanat üstü uçma tüyleri beyazdır. Gaga grimsi, uç kısmı pembemsidir.
Yerli türdür. Orta ve Doğu Anadolu, Akdeniz ve Karadeniz Bölgelerinde kuluçkaya yatmaktadır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:10 PM
http://img158.imageshack.us/img158/1491/240pxtroglodytestroglodfm2.jpg

Bayağı çıt kuşu (Troglodytes troglodytes), çıt kuşugiller (Troglodytidae) familyasından 9-10 cm. boyunda ormanlar, dere kıyıları ve parklarda yaşayan, Türkiye ve Avrupa'daki en küçük kuşlardan biridir. Kalkık kuyruğu sayesinde kolayca tanınır. Ötüşü, gür ve şakımalıdır. Rahatsız edildiğinde tıkırtıya benzer bir ses çıkarır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:10 PM
http://img158.imageshack.us/img158/8643/240pxstrixalucowaldohrelz5.jpg

Kulaklı orman baykuşu (Asio otus), baykuşgiller (Strigidae) familyasından büyük, dimdik duran ve gece gezen bir baykuş türü.
Istrahat halinde toparlak görünür, ancak uyarı halinde gergin, ince ve dimdik durur. Uyarı halinde iken kulak tüylerini dikleştirir ve koyu turuncu gözlerinin üstündeki siyah beyaz yüz deseniyle bir ‘V’ oluşturur. Oldukça benekli ve çizgilidir, alt tarafı kır baykuşundan daha koyudur. Kanatlarda kır baykuşundakine benzer el bileği lekesi vardır, primerleri daha parlak turuncu-kirli sarıdır ve beyaz firar hattı yoktur. Gür, inlemeye benzeyen ve kısa bir ötüşü vardır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:10 PM
http://img223.imageshack.us/img223/9140/497pxaythyamarila2da1.jpg

Karabaş patka (Aythya marila), Anatidae familyasından küçük bir ördek türü.

Uzunluğu 42-51 cm.’dir. Erkek ve dişinin görünümü birbirinden farklıdır. Bu ördek türü, tepeli patka ile karıştırabilinir. Erkek karabaş patka koyu yeşilimsi, yuvarlak bir başa sahiptir. Erkeğin göğsü, kuyruk alt ve üst tüyleri ile kanat üst-örtü tüyleri siyah renktedir. Vücut yan tüyleri beyaz ve gaga mavimsidir. Sırtı, tepeli patkadan farklı olarak gridir (tepeli patkada siyahtır). Üst kanat uçma tüyleri ile kanat altı beyazdır. Dişi, tepeli patkaya benzemesine rağmen, ondan gaga dibindeki beyazlık ve karın yanlarının daha açık olması ve tepesinin olmaması ile ayırt edilebilinir. Üst kanat uçma tüyleri, kanataltı ile karın beyazdır. Dişi ve erkeğin gözü sarı ve gagaları mavimsidir.

Kış konuğudur. Ülkemizde Karadeniz ve Marmara Denizi’nin kıyılarında görülmektedir. Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya’da gözlenmekte ve üremektedir.

Tek eşlidir. Yuvalarını yerde veya yüzer sazların üzerinde yaparlar. Yuvayı, bitkiler ve tüylerle döşemekte olup bu yuvaya yaklaşık 8-11 yumurta bırakırlar. Kuluçka süresi 26-28 gündür. Yavruların uçma süresi 40-45 gündür. Besinlerini, başlıca bitkiler ve omurgasız hayvanlar oluşturmaktadır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:10 PM
http://img329.imageshack.us/img329/3793/398pxeuropeanbeeeaterym1.jpg

Arı kuşu, arı kuşugiller (Meropidae) familyasından Merops cinsini oluşturan temel besinleri arılar olan kuş türlerinin ortak adı.

Arılar ve diğer böceklerle beslenirler. Yatay kum tünellerine ya da toprak oyuklarına yuva yaparlar. Açık alanların sivri gagalı, uzun gövdeli ve uzun kuyruklu kuşlarıdır. Uzun, üçgen şekildeki kanatlarını süzülürken düz tutar ve ani hızlanma sağlayacak şekilde geriye ya da aşağıya doğru hafif vuruşlar yapar. Sesi berrak, tatlı ve sık tekrarlı bir prup prupdur.


Türleri
Küçük arı kuşu (Merops pusillus)
Mavi yanaklı arı kuşu (Merops persicus)
Küçük yeşil arı kuşu (Merops orientalis)
Beyaz boğazlı arı kuşu (Merops albicollis)
Kırlangıç kuyruklu arı kuşu (Merops hirundinaeus)
Mavi kuyruklu arı kuşu (Merops phillipinus)
Kara arı kuşu (Merops gularis)
Mavi başlı arı kuşu (Merops muelleri)
Kırmızı boğazlı arı kuşu (Merops bulocki)
Beyaz yüzlü arı kuşu (Merops bullockoides)
Mavi göğüslü arı kuşu (Merops variegatus)
Tarçın göğüslü arı kuşu (Merops oreobates)
Kara başlı arı kuşu (Merops breweri)
Somali arı kuşu (Merops revoilii)
Boehm arı kuşu (Merops boehmi)
Mavi boğazlı arı kuşu (Merops viridis)
Madagaskar arı kuşu (Merops superciliosus)
Gökkuşağı arı kuşu (Merops ornatus)
Avrupa arı kuşu (Merops apiaster)
Kızıl başlı arı kuşu (Merops leschenaulti)
Pembe arı kuşu (Merops malimbicus)
Kuzey kırmızı arı kuşu (Merops nubicus)
Güney kırmızı arı kuşu (Merops nubicoides)

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:11 PM
http://img329.imageshack.us/img329/6413/800pxjinxtorquillafg4.jpg

Bayağı boyunburan (Jynx torquilla), ağaçkakangiller (Picidae) familyasından ağaçkakana benzeyen bir kuş türü.

Özellikleri
Gagası kısa va sivri, başı yuvarlak, kuyruğu oldukça uzundur. Yerde zıplar, ağaç dallarına tırmanır. Sırtı gri, kahverengi ve kirli sarı renklerde sık desenlidir. Sırtının ortasında uzun ve koyu renk bir çizgi vardır. Alt tarafı ince çizgili, boğazı altın rengi kremdir. Kuyruğu geniş ve sık çizgilidir. Sesi tiz, yumuşak, genizden gelen kişnemeyi andıran bir "kii-kii-kii-kii-kii".[1]


Dağılımı ve yaşam alanı
Avrupa'nın ılıman bölgeleri ve Asya'da yaşar. Göçmendir, tropikal Afrika ve güney Asya'da kışı geçirir. Açık ormanlık bölge ve meyve bahçelerinin bir kuşudur. Göç sırasında sık sık karıncaları ararken kumlu alanlarda görülür.


Beslenme ve Üreme
Başlıca avları karıncalar ve diğer böceklerdir. Yuva yapmak için ağaçkakanların açtığı delikleri kullanır. Yumurtalar beyazdır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:11 PM
http://img329.imageshack.us/img329/452/769pxwoodpecker20040529vk7.jpg

Dryocopus, ağaçkakangiller (Picidae) familyasından bir kuş cinsi.


Türler
Miğferli ağaçkakan (Dryocopus galeatus)
Çizgili ağaçkakan (Dryocopus lineatus)
Tepeli ağaçkakan (Dryocopus pileatus)
Kara cüsseli ağaçkakan (Dryocopus schulzi)
Beyaz karınlı ağaçkakan (Dryocopus javensis)
Andaman ağaçkakanı, (Dryocopus hodgei)
Kara ağaçkakan (Dryocopus martius)

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:11 PM
http://img329.imageshack.us/img329/8285/dendrocoposmajor128maredt1.jpg

Dendrocopos, ağaçkakangiller (Picidae) familyasından bir kuş cinsi.


Türler
Küçük ağaçkakan (Dendrocopos minor).Türkiye
Sulawesi ağaçkakanı (Dendrocopos temminckii)
Filipin ağaçkakanı, (Dendrocopos maculatus)
Kahverengi kepli ağaçkakan, (Dendrocopos nanus)
Sunda ağaçkakanı (Dendrocopos moluccensis)
Gri kepli ağaçkakanı (Dendrocopos canicapillus)
Cüce ağaçkakanı (Dendrocopos kizuki)
Kahverengi yüzlü ağaçkakan (Dendrocopos auriceps)
Sarı göğüslü ağaçkakan (Dendrocopos macei)
Çizgili göğüslü ağaçkakan (Dendrocopos atratus)
Sarı taçlı ağaçkakan (Dendrocopos mahrattensis)
Arabistan ağaçkakanı (Dendrocopos dorae)
Kızıl karınlı ağaçkakan (Dendrocopos hyperythrus)
Darjeeling ağaçkakanı (Dendrocopos darjellensis)
Kızıl göğüslü ağaçkakan (Dendrocopos cathpharius)
Ortanca ağaçkakan (Dendrocopos medius)
Ak sırtlı ağaçkakan (Dendrocopos leucotos).Türkiye
Göknar ağaçkakanı (Dendrocopos major).Türkiye
Alaca ağaçkakan (Dendrocopos syriacus).Türkiye
Beyaz kanatlı ağaçkakan (Dendrocopos leucopterus)
Benekli ağaçkakan (Dendrocopos assimilis)
Himalaya ağaçkakanı (Dendrocopos himalayensis)

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:11 PM
http://img156.imageshack.us/img156/1541/392pxgrc3bcnspechtpicuspb4.jpg

Picus, ağaçkakangiller (Picidae) familyasından bir kuş cinsi.


Türler
Çizgili ağaçkakan (Picus mineaceus)
Küçük sarıboyun (Picus chlorolophus)
Kızıl kanatlı ağaçkakan (Picus puniceus)
Büyük sarıboyun (Picus flavinucha)
Kareli göğüslü ağaçkakan (Picus mentalis)
Çizgili göğüslü ağaçkakan (Picus viridanus)
Örgülü ağaçkakan (Picus vittatus)
Cizgili boğazlı ağaçkakan (Picus xanthopygaeus)
Pul karınlı ağaçkakan (Picus squamatus)
Japon ağaçkakanı (Picus awokera)
Yeşil ağaçkakan (Picus viridis)
Levaillant ağaçkakanı (Picus vaillantii)
Kızıl taçlı ağaçkakan (Picus rabieri)
Kara başlı ağaçkakan (Picus erythropygius)
Küçük yeşil ağaçkakan (Picus canus)

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:11 PM
http://img329.imageshack.us/img329/9594/540pxlilacbreastedrolleob3.jpg

Gökkuzgun

İnce yapılı, küçüğk karga boyutunda bir kuştur. Sıklıkla teller ya da alçak ağaçlar üzerinde bulunur. Gagası kalın ve koyu, kuyruğu kısa ve kare, kanatları ise oldukça uzun ve küt uçludur. Açık turkuaz mavisidir. Alt tarafı daha yeşil ve yaz başında parlaktır. Sırtı açık kızıldır. Uçuşta köşeli kanadının parlak mavi, mor ve siyah renklerini gözler önüne serer. Gencinin kış giysisi daha mattır. Taklalar atarak uçtuğu kur sırasında sesi haşin, tekrarlı ve törpü sesini andıran bir "hak hak".[1]

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:12 PM
Yalıçapkını, Alcedinidae familyasını oluşturan kuş türlerinin ortak adı. Eşsiz bir su kenarı kuşudur. Genellikle sesiyle farkedilir ya da su üzerinde uçarken görülür. Zaman zaman bir tünekteyken yakından görülebilir.


Özellikleri
Gagası kama biçiminde, başı büyük ve kuyruğu kısadır. Dimdik tüner ya da öne doğru eğilir, dinlenirken sıklıkla kambur durur. Üst tarafı göz alıcı yeşil-mavi, kuyruk sokumu metalik mavidir. Beyaz yüz ve boğaz lekeleri vardır, alt tarafı kızıldır. Dişisinin gaga dibi turuncudur. Sesi tiz ve çığlıksı bir "çi-kiii".[1]

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:12 PM
http://img405.imageshack.us/img405/9334/cocoalexat2.jpg

İskender papağanı (Psittacula eupatria), Psittacidae familyasına ait bir papağan türü. Diğer bir, "iskender papağanı" olarak adlandırılan daha küçük bir türden (Psittacula krameri) ayırt edilebilinmesi için büyük İskender papağanı da denilir.

Türkiye'de bulunan iki papağan türünden birisi olan İskender papağanı ayrıca Pakistan, Afganistan ve Hindistan gibi Asya ülkelerinde de bulunur. Diğer papağan türlerinden soğuğa karşı daha dayanıklı olan bu tür, Neozoon (yeni yabancı tür) olarak Almanya/Köln, İngiltere/Londra, Japonya/Tokyo, ABD/New York gibi büyük şehirlerin parklarında sürüler halinde de görülebilir.

Dış özellikleri
Büyük iskender papağanı 48-58 cm büyüklüğü ile familyaya ait diğer türlerden daha büyük olur. Boynunun ön kısmında siyah ve arka kısmında pembe bir bant vardır. Kanatlarının üstünde (omuzunda) kırmızımsı kahverengi bir leke bulunur. Kuyruk tüyleri mavi-yeşil dir ve kuyruğun ucuna doğru sarı olur. Gagası kıpkırmızı, gözleri soluk sarı renk ve ayakları yeşilimsi bir gri renktir.


Yaşam şekli
İskender papağanı ormanlarda ve orta dereceli ağaçlı bölgelerde sürü içinde dolaşır ve tohum, nevrezil, çekirdekler ve meyve arar. Akşamları bütün sürü hep aynı ağaçların üzerine geri dönüp orada geceyi geçirir.

Üremek için, ağaçlara çoğunlukla kendilerinin açtığı kovuklara 2-4 yumurta koyarlar. 20-25 gün içinde yumurtadan çıkan yavrular hem anne hem baba kuş tarafından beslenilir. 6 hafta sonra yavrular yuvayı terk eder.


Alt türler ve başka renkler
İskender papağanı sevilen bir ev hayvanı olarak yetiştirilir. Yetiştiricilerde beyaz, sarı ve mavi gibi başka renklerde olanlarıda bulunur

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:12 PM
Kaya güvercini (Columba livia}, güvercingiller (Columbidae} familyasından gagası ince ve gaga dibinde beyaz renkli minik bir leke bulunan yabani güvercin türü.

Evcil çeşidinin gagası kalındır, gaga dibindeki leke büyük ve açık renklidir. Yabanıl türün rengi mavi-gridir, boynunda yeşil ve mor parlaklık vardır, ensesi koyudur. Kanadını çaprazlayan siyah renkli iki geniş bant vardır. Kuyruksokumu ve kanat altı beyazdır. Evcil olanlar ve şehir güvercinleri çok değişiktirler, genellikle çeşitli renklerde olurlar. Boğuk ve ısrarlı bir ötüşü (guu-ruuu) vardır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:12 PM
http://img227.imageshack.us/img227/3125/800pxweiblichewachtel28wk0.jpg

Bıldırcın (Coturnix coturnix), Sülüngiller (Phasianidae) familyasından 18-20 cm boyunda, küçük başlı, narin ve sert gagalı kuş türü.

Başı koyu kahverengi ve gözlerinin çevresi beyaz halkalıdır. Otlar, tahıl tarlaları ve bodur ağaçlıklı alanlarda gezinerek tohum, kurtçuk ve böceklerle beslenir. Yuvasını çalılıklar altında eştiği bir çukurda yapar. Sarı kahverengi benekli 7-15 yumurta yumurtlar. Yılda 2-3 defa kuluçkaya yattığı olur. Üç haftada yumurtadan çıkan yavrular, hemen analarının peşlerine takılarak kurtçuk ve böcek yemeye başlarlar. Bıldırcınlar Eylül-Ekim aylarında Afrika’ya göç ederek kışı geçirir. Mayıs, Haziran'da tekrar Avrupa’ya dönerler. Gece alçaktan uçarak göç ettiklerinden ağ kurularak rahatlıkla yakalanırlar. Eti çok lezzetlidir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:13 PM
http://img213.imageshack.us/img213/107/240pxmalecommonpheasantgf1.jpg

Sülün Tavuksular (Galliformes) takımında bulunan büyük bir kuş grubundaki kuşlara verilen genel addır. 11 cinsi ve 35 türü bulunan sülünlerin erkekleri ve dişileri birbirine benzemez. Erkek sülünlerin daha parlak renkli tüyleri ve uzun kutrukları vardır. En çok bilinen bayağı sülün (Phasianus colchicus) dünya üzerinde hem doğal alanlarda bulunur hem de çiftliklerde yetiştirilir. Doğada yaşayanları av hayvanı olarak avlanır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:13 PM
http://img405.imageshack.us/img405/7391/586pxalectorischukar001dx3.jpg

Alectoris, Güney Avrupa, Kuzey Afrika ve Arabistan Yarımadası'dan Asya boyunca Tibet ve Batı Çin'e kadar yayılan, Sülüngiller (Phasianidae) familyasından keklik adı verilen grubun içinde bir kuş cinsidir. Bu cinsin bazı türleri ve özellikle kınalı keklik ile kırmızı ayaklı keklik Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Yeni Zelanda ve Hawaii'ye de getirilmiştir. Büyük Britanya gibi bazı ülkelerde de yaygın olarak bulunan iki türün melezleri de bulunur.

Göç etmeyen bu kuşlar kuru iklime sahip açıklık ve sıklıkla da tepelik alanlarda yaşar. Yere yapılan yuvalarda yirmiye yakın yumurta yumurtlarlar. Çeşitli tohumlarla ve bazı böceklerle beslenirler.

Bu tombul kuşların sırtları açık kahverengi ya da gri, göğüsleri gri ve karınları açık sarıdır. Boyunları beyaz ya da koyu boyunlu beyazımsı olur. Yanları pas renginde çizgili olur ve bacakları kırmızıdır. Rahatsız edildiklerinde uçmaktansa koşarak kaçmayı tercih ederler ancak gerekli olduğunda yuvarlak kanatlarıyla kısa mesafeleri uçarak alabilirler.


Türler
Arap kekliği, Alectoris melanocephala
Kolyeli keklik, Alectoris magna
Kaya kekliği, Alectoris graeca
Alectoris graeca whitakeri
Alectoris graeca saxatalis
Alectoris graeca cipriotes
Kınalı keklik, Alectoris chukar
Alectoris chukar chukar
Alectoris chukar cypriotes
Alectoris chukar sinaica
Alectoris chukar werae
Alectoris chukar koroviakovi
Alectoris chukar subpallida
Alectoris chukar falki
Alectoris chukar dzungarica
Alectoris chukar pallescens
Alectoris chukar pallida
Alectoris chukar fallax
Alectoris chukar pubescens
Alectoris chukar potanini
Yemen kekliği, Alectoris philbyi
Berberi kekliği, Alectoris barbara
Kırmızı ayaklı keklik, Alectoris rufa
Alectoris rufa hispanica
Alectoris rufa intercedens

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:13 PM
http://img213.imageshack.us/img213/3951/800pxexcalfactoriachineed4.jpg

Coturnix, Sülüngiller (Phasianidae) familyasından bıldırcınları içeren kuş cinsi.


Türler
Coturnix japonica - Japon bıldırcını
Coturnix coturnix - Bıldırcın
Coturnix delegorguei - Kızıl bıldırcın
Coturnix coromandelica - Yağmur bıldırcını
Coturnix pectoralis - Ekin bıldırcını
Coturnix novaezelandiae - Yeni Zelanda bıldırcını - 1875'ten beri soyu tükenmiştir
Coturnix ypsilophora - Kahverengi bıldırcın
Coturnix chinensis - Asya mavi bıldırcını
Coturnix adansonii - Afrika mavi bıldırcını
Ayrıca tarihöncesi döneme ait:

Coturnix gomerae - Kanarya Adaları bıldırcını
Güneybatı ve Orta Avrupa'da Oligosen ile Miyosen dönemin sonlarına ait fosillerde Coturnix gallica türü de tanımlanmıştır

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:13 PM
http://img213.imageshack.us/img213/5181/400pxpeacockfront02melbrk5.jpg

Tavuskuşu, Sülüngiller (Phasianidae) familyasında Pavo cinsindeki iki tür kuşa verilen isimdir. Kur yapma döneminde, erkek tavuskuşunun açarak sergilediği kuruklarıyla tanınır.

Bu iki tür şunlardır:

Mavi tavuskuşu, Pavo cristatus
Yeşil tavuskuşu, Pavo muticus

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:13 PM
http://img181.imageshack.us/img181/7610/larusminutusjuvzm5.jpg

Küçük martı (Larus minutus), martıgiller (Laridae) familyasından en küçük martı türü.

Hareketleri ve boyutları açısından daha ziyade sumruya benzer. Küçük ve ince olan gagası sumruların gagalarından kısadır, bacakları kısa, kanatları ise sumrulardan biraz daha geniştir ve erişkinin kanat uçları küttür. Üst tarafı açık gri, gövdesi ve kuyruğu beyazdır. Kanat üstü gri, kanat altı siyahımsıdır ve hem kanat üstü, hem kanat altının kenarları beyazdır.Yazın erişkinin başlığı ve gagası siyahtır, beyaz göz kapakları yoktur, bacakları ise kırmızıdır. Kışın beyaz başı, koyu renk küçük tepesi, koyu kulak lekesi ve açık renk bacakları vardır.

Ergeninin kanat ucu değişken derecede siyahtır. Gencinin başı ve boynu koyu, sırtı koyu ve siyah-kahverengi çizgilidir. Sonbaharda sırtındaki koyuluk kaybolur (kara ayaklı martıdakinden daha geniş olan ensesindeki koyuluk ve kara ayaklı martıda hiç olmayan koyu kuyruk sokumu başlangıçta korunur);kanat üstünde siyah zig zag vardır. Bir yaşındakinin lekeli başlığı vardır; kanatların üzerindeki koyu renk zig zag solar, iç kanadı ise diyagonal olarak son bulur. Sesi kesik, sert ve genizden gelen bir ‘kek’tir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:14 PM
http://img142.imageshack.us/img142/888/calidrisferruginea28marvj3.jpg

Kızıl kumkuşu (Calidris ferruginea) Scolopacidae familyasından bir kumkuşu türü.

Kara karınlı kumkuşundan biraz daha büyük ve daha zariftir. Daha uzun siyah bacakları, biraz daha uzunca ve aşağıya doğru daha düz biçimde uzanan kıvrık bir gagası vardır. Sonbaharda gencinin (en yaygın olduğu yer Batı Avrupa’dır) üst tarafı pullu desenli ve grimsi, göğsü lekesiz ve şeftali sarısıdır; ortası koyu olmayan kuyruğunun üst tarafında beyaz bir bant bulunur. İlkbahar giysisindeki erişkini koyu kırmızımsı, gözünün çevresi beyaz, sırtı ise daha gridir. Sonbaharda erişkini lekeli kırmızı ve gridir. Sesi trilli ve yumuşak bir ‘çir-rıp’.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:14 PM
http://img181.imageshack.us/img181/9898/calidrisalpinanz9.jpg

Karakarınlı kumkuşu (Calidris alpina), Scolopacidae familyasından küçük ve oldukça yuvarlak omuzlu bir kıyı kuşu türü

İnce ve aşağı doğru hafifçe kıvrık bir gagası, ince ve koyu bacakları, ince bir kanat çizgisi ve yanları beyaz olan koyu renk bir kuyruk sokumu vardır. Tek başına, küçük ya da büyük gruplar halinde bulunabilir. Kışın erişkinleri gri-kahverengidir, sık çizgili ve gri-uçuk kahverengi göğsü vardır, alt tarafı beyazdır. Yazın erişkinin üst tarafı siyah ve uçuk kahverengi çizgiler içeren, değişken derecede kızıl renktedir, başı daha gri, göğsü sık çizgilidir ve koyu siyah bir karın lekesi bulunur. Genci açık kahverengidir, üst tarafı kızıl ve siyah, kafası ve göğsü ise uçuk kahverengidir, sırtında krem rengi çizgiler vardır, alt tarafı beyazdır ve böğründe lekeli siyah çizgiler bulunur. Sesi cılız, boğuk ve ıslığımsı bir ‘triii’; ötüşü ise titrek ve mırıldamaya benzer bir ıslıktan ibarettir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:14 PM
http://img359.imageshack.us/img359/8492/800pxcalidrisalba001lx0.jpg

Ak kumkuşu (Calidris alba), Scolopacidae familyasından genellikle kumlu deniz kıyılarının siyah bacaklı, siyah ve düz gagalı, beyaz karınlı ve küçük bir kıyı kuşu türü.

Kışın üst tarafı açık gri, alt tarafı ise beyazdır. Kanatları daha koyu siyahtır ve beyaz geniş bir kanat çizgisi vardır. Gencinin üst tarafı daha koyu desenlidir. İlkbahar ve sonbaharda başı, göğsü ve sırtı değişken kızıllık ve koyulukta ve kirli-gümüş rengi harelidir; alt tarafı her zaman beyazdır. Uçuş esnasında sesi kısa ve sert bir ‘kit’.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:14 PM
http://img181.imageshack.us/img181/2735/charadriusdubius428marews4.jpg

Halkalı küçük cılıbıt (Charadrius dubius); 14-15 cm boyunda, yaşam alanları sulak alanlar ve deniz kıyıları olan Charadriidae familyasına ait bir kuş türüdür. Kumlu ve çakıllı göl kenarlarında görülebilir. Boynunu çevreleyen siyah halka sayesinde çok kolay tanınır. Uçuşu bir yarasanınkine benzer.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:14 PM
http://img359.imageshack.us/img359/7509/619pxdabaogs2.jpg

Toy (Otis tarda), toygiller (Otididae) familyasından çok ürkek bir kuş türü. Türkiye'nin en büyük kuş türü olan toy, aynı zamanda dünyaca en büyük uçabilen kuşlardan biridir.

Dış özellikleri
Erkek toyların kanat gerilimleri 260 cm uzunluğa, ve kendileri 18 kg ağırlığa ulaşabilirler. Dişi toylar bu ölçülerin ancak yarısına varırlar ve en fazla 8 kg ağırlığına ulaşırlar.

Toylar kahverengi lekeli, iri bacaklı büyük kuşlardır. Yetişkin erkeklerin tüylerden oluşan bir sakalları vardır.


Dağılımları
Toylar Moğolistan'dan İspanya'ya kadar varan geniş bir coğrafyada yaygın olsalarda, yaşadıkları küçük bölgeler birbirinden kopuk şekildedir. Çoğu ülkelerde soyları çoktan tüketilmişdir ve günümüzde her bulundukları ülkede soyu tükenme tehlikesi ile karşı karşıyadırlar.

Günümüzde toy populasyonları şu ülkelerde bulunmaktadır:

Batı alt türü: Otis tarda tarda

Ülkeler Tahmin edilen sayıları
İspanya 15.000
Rusya 10.000
Türkiye 800-3000
Macaristan 1.200
Ukrayna 550
Avusturya 100
Almanya 90
Fas 50

Doğuda rastlanan alt türü Otis tarda dybowskii

Ülkeler Tahmin edilen sayıları
Moğolistan 100-500
Güney Rusya 100-200


Tercih ettiği alanlar
Toylar yem aramak için özellikle tarlaları ve kırları tercih ederler.


Beslenme
Olgun kuşlar tohum, çekirdek, meyve, ot, böcek ve küçük memeliler ile beslenirler. Yavru toylar böcek ile beslenir

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:15 PM
http://img294.imageshack.us/img294/3748/800pxloefflerej6.jpg

Bayağı kaşıkçı (Platalea leucorodia), Threskiornithidae familyasından sığ suların büyük, beyaz, uzun adımlı, benzersiz gagalı ve balıkçıl benzeri bir kuş türü.

İlkbaharda tepesi çalı görünümündedir ve göğsünün üst tarafında kirli sarı bir lekesi vardır. Gagası uzun, yassı ve incedir, yanlardan aşağı doğru hafifçe kıvrılır ve yuvarlak uca doğru genişler; erişkinlerde siyah ve ucu sarıdır, gençlerde pembe, ergenlerde ise tamamen siyahtır. Genç kuşların kanat uçları siyahtır. Kafasını ileri uzatarak güçlü ve kanatları düz bir biçimde uçar.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:15 PM
http://img225.imageshack.us/img225/3946/ciconianigra228marekszcty8.jpg

Kara leylek (Ciconia nigra), leylekgiller (Ciconiidae) familyasından büyük, ince uzun yapılı, ince boyunlu, gagası uzun, ince ve koyu kırmızı renkli, uzun kırmızı bacaklı bir leylek türü.

Boyu 95-100 cm, kanat açıklığı 145-155 cm'dir. Erişkinin başı, boynu, göğsü ve üst tarafı parlak siyah, karnı beyazdır ve kanat altında kanadın gövdeye birleştiği bölümde küçük beyaz bir üçgen vardır. Ergenin rengi daha mattır, koyu zeytin yeşili-kahverengi gövdesi ve yeşilimsi bacakları ve gagası vardır. Uçuşta kanatlarını düz ya da yay şeklinde tutar, balıkçıllar gibi başını aşağı eğmez. Başını öne, bacaklarını geriye uzatarak, düzenli ve güçlü kanat vuruşlarıyla uçar.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:15 PM
http://img297.imageshack.us/img297/5179/podicepscristatus428marmb3.jpg

Bahri (Podiceps cristatus), Podicipedidae familyasından tümüyle suya bağımlı, uzun boyunlu ve sivri gagalı bir kuş türü.

Boynunun önü ve göğsü parlak beyazdır. Yazın üzerinde tüy demetleri bulunan eşsiz siyah bir tepesi ve kestane kızılı ve siyah geniş süs tüylerine sahip beyaz bir yüzü vardır. Kışın süssüz gri-kahverengi ve beyaz renklidir. Siyah başlığı ile sürmesi arasında beyaz bir çizgi bulunur. Alçaktan ve hızlı uçar, uçarken başı ve boynu kanatlarındaki büyük beyaz lekeleri gösterecek şekilde uzatır ve aşağı doğru sarkar ve ayaklarını geriye uzatır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:15 PM
http://img294.imageshack.us/img294/9195/800pxaccipiternisusjuvmgw2.jpg

Bayağı atmaca (Accipiter nisus), atmacagiller (Accipitridae) familyasından bir atmaca türü.

Koyu kurşuni ve kahverengi tüylü olup, göğsü beyaz kahverengi çizgilidir. Kısa, yuvarlanmış kanatlı, yelpaze gibi açılan uzun kuyruklu olduğundan ağaçlar arasında rahatlıkla manevra yaparak avını takip eder. Kıvrık, kısa gagalı olup, ince, uzun, yırtıcı pençeleri ile fare, kuş ve sincapları kapar. Bodur ağaçlıklı ormanlarda barınır. Çit ve yol kenarlarında gündüz avlanır. Ağaçlar üzerinde yuva kurar. Yuvasının içini saç, kıl ve kök püskülleri ile döşer. Senede 3-5 yumurta yumurtlar. Erkeği dişisinden küçüktür. Eşlerin her ikisi de yavrularına yiyecek taşırlar. Türkiye’de yaşayanları, kış mevsiminde Kuzey Afrika ve Hindistan’a göç ederler.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:16 PM
http://img294.imageshack.us/img294/4153/366pxaccsonnenalleevl6.jpg

Çakır kuşu (Accipiter gentilis), atmacagiller (Accipitridae) familyasından kıvrık, kısa gagalı, ince uzun keskin pençeli, bir atmaca türü.

Özellikleri
Sırtı koyu kahverengi veya gri tüylü, göğsü beyaz ve enine kahverengi çizgili atmacaların en irisi olup, 55-60 cm boyundadır. 120 cm kadar kanat açıklığına sahip, çok iştahlı ve saldırgan bir kuştur. Alçaktan uçtuğu için doğan avcılar tarafından, tavşan ve keklik avında kullanılır. Ateş gibi parlayan gözleri vardır.


Ömrü ve dağılımı
Ömürleri 70-80 yıla kadar varan bu kuşların Türkiye'de yaşanyaları kış mevsiminde Kuzey Afrika ve Hindistan'a göç ederler.

Yaşam şekli Diğer atmacalar gibi kısa geniş kanatlarının uçları yuvarlanmış ve yelpaze gibi açılan uzun kuyruğu sayesinde ağaçlar arasında rahatça manevralar yaparak avını takip eder.


Beslenme
Güvercin, ada tavşanı ve sincap gibi hayvanları avlayarak beslenir. Tavukları kümeslerine kadar kovaladığı olur. Yuvasına yaklaşan insana hırsla saldırır. Bazı bölgelerde "çakırdoğan" da denir. Erkekler dişilerden küçüktür.


Üreme
Yüksek ağaç tepelerinde yuva kurarlar. Yuva içini saç, kıl ve kök püskülleriyle döşerler. Nisan ve Mayıs'ta 3-5 yumurta yumurtlar. Dişi 40 gün kadar (35-42 gün) kuluçkaya yatar, yavrular bir buçuk ay kadar (36-40 gün) yuvada kalarak anne tarafından beslenir. Genç çakır kuşları açık kahverengi tüylü ve sarı gözlüdür.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:16 PM
http://img151.imageshack.us/img151/8486/240pxlusciniasvecicatomyl8.jpg

Gökgerdan (Luscinia svecica), Buğdaycıl ya da Mavigerdan olarak da bilinir, sinekkapangiller (Muscicapidae) familyasından eskiden Turdidae familyasında sınıflandırılan mavi önlüklü güzel sesli bir kuş türü.

Özellikleri
Gökgerdan 13-14 cm uzunluğunda olup kızılgerdana benzer. Kırmızı yan yamalarıyla siyah kuyruğu dışında açık kahverengidir. Beyaz bir superciliumu vardır.

Kırmızı lekeli gökgerdan erkeğinin mavi önlüğü, hemen ardından gelen siyah, beyaz ve pas renkli lekeli çizgilerle sınırlanmıştır. (Kırmızı lekeli gökgerdan) L. svecica svecica gibi Kuzey Avrasya'da yaşayanların, mavi önlüğünün merkezinde kırmızı bir nokta vardır. Beyaz lekeli gökgerdan L. svecica cyanecula gibi güney ve Orta Avrupa'da yaşayan alt türde de mavi önlüğün merkezinde beyaz bir nokta gözükür. Türkiye'de ki L. svecica magna alt türünün merkezinde ise herhangi bir nokta yoktur.

Bütün dişilerde, boğazından göğsüne kadar inen siyahımsı bir hilal bulunur, ve gaga altından göğse kadar kalan kısımlar da beyazdır. Yeni tüylenmiş yavrular çilli ve lekeli koyu kahverengindedir.

Erkeklerin ayırıcı görünüşüne rağmen, yeni yapılan kalıtsal çalışmalar sonucunda bütün formların tek bir türe ait olduğu doğrulanmıştır.


Yaşam alanı
Avrupa, Asya ve Alaska'da nemli huş ormanlarında yaşayan göçmen böcekçil bir türdür. Genellikle ot öbeklerinde ve yoğun çalılıklarda yuva yapar. Kuzey Afrika ve Hindistan'da kışlar.


Ötüşü
Erkeğin yüksek sesli, çeşitli nağmelere sahip ötüşü yakın bir akrabası olan bülbülü hatırlatır. Çağrı sesi "Chack" gibidir ve gürültülüdür.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:16 PM
http://img207.imageshack.us/img207/2489/erithacusrubeculacn1.jpg

Kızılgerdan (Erithacus rubecula), Turdidae familyasından güzel ötüşlü bir kuş türü.

Uzunluğu 14 cm, sırtı sütlü kahverengi, yüzünün alt bölümü ve göğsü turuncuya çalan parlak kızıl, karnı beyaz olan bu tür ormanlarda, ağaçlıklarda ve bahçelerde yaşar. Tatlı bir ötüşü vardır. Böcekler, kurtlar ve öbür omurgasızlarla beslenir. Kuru yaprak ve otlardan bir ağaç kovuğuna ya da çalıların arasına yapılan yuvaya dişi beş-altı yumurta bırakır.

Avrupa'nın kuzeyinde üreyen kızılgerdan kışı Kuzey Afrika ve Ortadoğu'da geçirirler. Kızılgerdan başta Karadeniz ve Marmara bölgeleri olmak üzere Türkiye'nin orta ve kuzey kesimlerinde uygun yaşama ortamı olan yerlerde ürer. Kışın Türkiye'nin güneyinde de görülür.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:17 PM
http://img253.imageshack.us/img253/4126/saxicolarubetra3tom28makw8.jpg

Çayır taşçalanı (Saxicola rubetra), Muscicapidae (sinekkapangiller) familyasından otların bol olduğu fundalıklarda ve çalılıklarda yaşayan küçük, tıknaz ve dik duruşlu bir kuş türü.

Gözünün üzerinde ve koyu renkli yanağının altında açık renkli, belirgin çizgiler bulunur. Boğazı açık renk, kuyruğunun yanları ise beyazdır. En siyah tepelik ve yanak erkeğinde mevcuttur, göğsü kayısı rengi, kanat ve omuz lekeleri beyazdır. Dişisi daha açık renktir, gövdesinin tamamı kirli sarımsıdır. Ergenin baş deseni ve yanakları daha az belirgindir. Sesi ‘viit-çat-çat’; ötüşü ise daha sert notalar ve triller ile tatlı bir şakıma şeklindedir

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:17 PM
http://img253.imageshack.us/img253/3460/spottedflycatcheronfencgr0.jpg

Benekli sinekkapan (Muscicapa striata), açık alanlarda yaşayan açık renkli, kahverengimsi bir sinekkapan türü.

Orman kenarlarında, parklarda, bahçelerde, tenis kortlarında ve mezarlıklarda bol bol tüner. Çok kısa olan bacaklarının üzerinde dimdik tüner, kuyruğu ve uzun kanat uçları aşağı doğrudur (ötleğenin tipik yatay pozu gibi değil; ayrıca, yapraklar ve yeşillikler üzerinde dolaşmaz ya da hoplamaz). Uçan böcekleri yakalamak için kendine özgü şekilde birden havalanır ve tüneğine hemen geri döner. Başlığı kahverengi ve hafif çizgili, gözleri büyük ve koyu renk, sırtı desensiz kahverengi, kanatları ise daha koyudur ve açık renk göz alıcı telek kenarları vardır. Alt tarafı gümüş rengi-gri-kirli sarıdan oluşur ve göğsünde belli belirsiz, bulanık çizgiler vardır. Kuyruğu desensiz ve gri-kahverengidir. Koyu renkli gagası oldukça kalındır. Gencinin sırtı açık bej beneklidir. Sesi kendine özgü ve çok hafif titreşimli bir ‘zii’ ya da ‘zii-tiktik’; ötüşü tiz ve gıcırdamayı andıran düzgün aralıklı notalardan ibarettir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:17 PM
http://img253.imageshack.us/img253/4417/acrocephalusarundinaceurs5.jpg

Büyük kamışçın (Acrocephalus arundinaceus), Muscicapidae familyasından 19 cm uzunluğunda bir kamışçın türü.

Vücut yapısı ve rengi ile bayağı kamışçını andırır. Geniş sazlıklarda yaşar. Yazın Türkiye'nin her bölgesindeki sulak alanlarda seyrek olarak görülebilir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:17 PM
http://img207.imageshack.us/img207/8418/796pxsylviaatricapillambb4.jpg

Karabaş ötleğen (Sylvia atricapilla), Sylviidae (ötleğengiller) familyasından Avrupa ve Afrika'nın kuzeybatısından Asya'nın orta kesimlerine kadar dağılım gösteren ötleğen türü.

Uzunluğu 14 cm, tüyleri üst bölümlerinde kahverengimsi, alt bölümlerinde ve yüzünde bozdur. Erkeğin tepesinde siyah, dişinin tepesinde kızılımsı kahverengi geniş bir leke bulunur.

Ormanlık ve çalılık yerlerde, park ve bahçelerde görülen güzel ötüşlü kuşlardır. Türkiye'de Akdeniz Bölgesi'nin güney ve güneybatı kesimlerinde kışın çok az sayıda görülen bu kuşlar yazın Karadeniz ve Marmara bölgelerinin geniş yapraklı ormanlarında, göç sırasında hemen hemen her yerde görülür.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:17 PM
http://img154.imageshack.us/img154/8634/800pxblackbirdiv3.jpg

Karatavuk (Turdus merula), Kara bakal olarak da bilnir, karatavukgiller (Turdidae) familyasından tüyleri kara, meyve ve böceklerle beslenen ötücü kuş türü.

Özellikleri
Uzunlukları 25 cm'dir. Erkeklerin gagası parlak sarı, tüyleri siyah, dişilerin gagası soluk, tüyleri kahverengidir.


Beslenme
Çeşitli meyvelerin yanı sıra solucan ve salyangoz gibi hayvanları da yer.


Dağılımı
Avrasya'nın ılıman bölgelerindeki ormanlarda ve bahçelerde yaygın biçimde görülür. Karatavuklar Avrasya'nın dışında Yeni Zelanda ve Avustralya'da da yaşar.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:18 PM
http://img248.imageshack.us/img248/9599/monticolasolitariussy8.jpg

Taşkızılı

Kısa kuyruklu ve küçük bir ardıçtır. Kızıl kuyruğunun ortası koyu renktir. Yüksek çayırlarda, kayalık bayırlarda ve taş ocaklarında görülür. Erkeğin kafası ve sırtı parlak mavidir. Belinin ortasında beyaz bir leke vardır. Alt tarafları ise turuncudur. Dişisi koyu kahverengidir. Üst tarafı sık pul desenli ve kirli sarı renkli, alt tarafı turuncu-kirli sarı renkli ve kahverengi çizgilidir. Sesi "çak"; ötüşü ardıca benzer yumuşak ve bol şakımalıdır. Uçuş sırasında sıkça öter.[1]

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:18 PM
http://img155.imageshack.us/img155/8732/720pxdelichonurbicaqe4.jpg

Ev kırlangıcı (Delichon urbica), kırlangıçgiller (Hirundinidae) familyasından göçmen bir kırlangıç türü.

Ev kırlangıcı, Avrupa'da ki yayılış sahasında kır kırlangıcıyla birlikte görülür ve kışı tropik Afrika'da geçirirler.

Erişkin ev kırlangıcının tepe ve sırt kısmı parlak mavidir, sırt kısmındaki mavilik kuyruk sokumuna gelmeden bir bantla sona erer. Kuyruksokumu ve göğüs kısmı bembeyazdır. Kanatlar kahverengi uzun ve sivri; kuyruk çatallıdır. Kısa bacak ve ayak parmakları, beyaz tüylerle kaplıdır. Gagası siyahtır.

Ev kırlangıçları diğer kırlangıç türlerinden birkaç gün sonra Avrupa'ya varır. Bu genellikle Nisan ayına denk gelir. Sabit olarak önceki yıl inşa ettikleri yuvalara geri dönerler ve yuvayı onarır veya yeni bir tanesini yuvanın yakınında yaparlar. Kırlangıçların ilkbahar ve sonbaharda yaptığı göçlerde uğrak yerleri farklıdır. Ötüşü "Z" biçiminde ıslıklı bir cıvıltıdır.

Ev ve binalar olmadan önce bu kuşlar uçurum ve mağaralarda yuva yapardı; ama hala uçurum kenarlarında yuva kuran kolonilere rastlanılmaktadır.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:18 PM
http://img155.imageshack.us/img155/5492/landsvaletg1.jpg

Kırlangıç, Hirundinidae familyasını oluşturan kuş türlerinin ortak adı. Kırlangıçlar, kutuplar hariç dünyanın her tarafında yaşayabilen sinek avlayarak geçinen küçük ötücü kuşlardır. Ömürleri 4-6 aydır. Boyları 10-23 cm arasında değişir. Çoğunun karnı beyaz, baş, kuyruk ve kanatları siyah, alın ve gerdanı kahverengi parlak tüylüdür. Kısa ayaklarının tırnakları sivri olduğundan düz, yassı zeminlere rahatça tutunurlar. Üçgen şeklindeki gagaları geniş yırtmaçlı olup ağızları açık uçarken sinek, sivrisinek gibi küçük böcekleri avlarlar. Kuyrukları çatallı, kanatları uzun ve sivridir. Hızlı uçarlar. Kuyruklarını dümen olarak kullanır, ani dalışlar yaparlar. Çoğu sürü halinde yaşar.

Yaz sonunda, günler kısalıp, böcekler azalınca yavru ve erginler göç ederek kışı Afrika'da geçirirler. İlkbaharda geri dönerler. Diğer göçmen kuşların aksine gündüz göç yollarına devam ederler. Göç sırasında bazen şiddetli yağmur ve fırtınalar binlercesinin ölümüne sebep olur.

Binaların çatı altlarına, saçaklarına ve pencere oyuklarına çamur ve kilden çanak şeklinde sağlam yuvalar yaparlar. Dişi kırlangıç, erkeğinin tükürüğüyle harç ederek gagasıyla getirdiği çamuru toplar, saman ve otlarla sekiz gün içinde sağlam bir yuva yaparlar. Geniş ve yassı gagalarını, yuvalarını yaparken, çamurları sıvamak için mala gibi kullanırlar. Yuvalarının çoğu ancak bir kırlangıcın girebileceği kadardır. Eni yaklaşık 20 cm, derinliği 10 cm kadar olup içi tüy ve kıllarla döşenir. Yuvalarını gruplar halinde mağara, kayalık ve ağaçlara yapan türler de vardır.

Dişi, yazın tarçın renginde benekli 4-5 yumurta yumurtlar. Eşler sırayla kuluçkaya yatarlar. Yavrular anne babaların ağızlarında getirdikleri böceklerle beslenirler. İki hafta içinde gelişip yuvayı terk ederler. Kırlangıçlar, yılda 2-3 defa kuluçkaya yatarlar.


Cinsler
Atticora
Cheramoeca
Delichon
Haplochelidon
Hirundo
Neochelidon
Notiochelidon
Petrochelidon
Phedina
Progne
Psalidoprocne
Pseudochelidon
Riparia
Stelgidopteryx
Tachycineta

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:18 PM
http://img248.imageshack.us/img248/3426/digesvaleuy9.jpg

Kum kırlangıcı (Riparia riparia), kırlangıçgiller (Hirundinidae) familyasından bir kırlangıç türü.

Avrupa ve Amerika'da yaşayan 12 cm uzunluğundaki kum kırlangıcı ev kırlangıcına benzersede üst bölümleri siyah değil, çok koyu boz kahverengidir. Açık arazide, özellikle su yakınlarında bulunur. Yerleşim birimlerinde görülmeyen bu tür koloni halinde kumlu toprakta kovuklar açıp suvatlarda yuva yapar. Yazın Türkiye'nin her bölgesinde görülür.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:19 PM
http://img227.imageshack.us/img227/4577/laniuscollurio1ax9.jpg

Kızıl sırtlı örümcek kuşu (Lanius collurio), örümcek kuşugiller (Laniidae) familyasından yüksek çayırların, fundalıkların ve çalılık arazilerin küçük, güzel ve kahverengi sırtlı örümcek kuşu türü.

Daha çok göze çarpmayacak şekilde çalılıkların yanlarında, çitlerin ya da alçak parmaklık tellerinin üzerinde oturur. Gagası oldukça kalın, başı yuvarlak, kanat uçları ve kuyruğu uzundur. Erkeği göze çarpıcıdır, başı mavi-gri, maskesi koyu siyah, sırtı pas kızılı-kahverengi, kuyruk sokumu gri, kuyruğu siyah ve yanları beyaz, alt tarafı pembedir. Dişisi daha kahverengidir, başı mat gri-kahverengi, yanak lekesi koyu, alt tarafı rimsidir ve çok ince yarımay şeklinde kahverengi çizgiler vardır. Kuyruğu koyu kahverengidir. Gencinin üst tarafı kahverengi ve koyu renk çizgili -diğerlerinden biraz daha fazla çizgilidir-, skapular tüyleri sırtı gibi (daha gri olan genç kızıl başlı örümcek kuşunda olduğu gibi daha beyaz değil), alt tarafı beyazımsı ve gri çizgili, kuyruğu koyu renkten pas kızılı-kahverengiye kadar değişir. Sesi sert tonlu bir ‘çii’; ötüşü zayıf, şakımalı ve gıcırtılı bir gevezelikten ibarettir.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:19 PM
http://img227.imageshack.us/img227/9199/aegithaloscaudatus128mafm9.jpg

Uzunkuyruk (Aegithalos caudatus), Aegithalidae (uzunkuyrukgiller) familyasından uzunkuyruklu, küçük gagalı ve yumuşak tüylü bir kuş türü.

Çalılık ve ormanlık yerlerde yaşar, genellikle ağaçlarda avladıkları böceklerle beslenirler. Ağaç dallarında ve çalılara yaptıkları kalın duvarlı, kubbe biçimli yuvalarının yandan tek giriş deliği vardır.

Başı tümüyle beyaz ya da siyah şeritli, gövdesinin üst bölümleri siyah şeritli, gövdesinin üst bölümleri siyah ve pembemsi tüylü olan bu türün toplam 16 cm'lik uzunluğunun yaklaşık yarısını kuyruk bölümü oluşturur.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:19 PM
http://img248.imageshack.us/img248/9219/garrulusglandarius128maiz4.jpg

Alakarga (Garrulus glandarius), kargagiller (Corvidae) familyasından kanat lekeleri mavi ve beyaz, kuyruk sokumu beyaz, kuyruğu siyah bir kuş türü.

Uçuşta beyaz kanat paneli, kuyruk sokumu ve siyah kuyruğu ile hemen tanınır. Genellikle tek başına ya da küçük gruplar halinde bulunur, ilkbahar gösterilerinde daha büyük gruplar oluşturabilir. Ormanlar, meyve ve zeytin bahçeleri, büyük parklar, bahçeler, bazende şehir parklarında gözükür.

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:19 PM
http://img248.imageshack.us/img248/7624/srokapicapicaiimd5.jpg

Saksağan (Pica Pica), kargagiller (Corvidae) familyasından tarlalar, orman kenarları, parklar ve banliyölerde yaygın görülen bir kuş türü.


Özellikleri
Kuyruğu uzun ve sivri, giysisi ise göz alıcı derecede siyah ve beyazdır. Başı, sırtı ve göğsü mat siyah; omuzları ve alt tarafı beyazdır. Kanatları parlak çelik mavisidir; ancak kanatlarını açtığında uçlarının oldukça beyaz olduğu görülür. Kıçı ve kuyruk sokumu siyah, kuyruğu parlak yeşil ve mordur. Güçlü, hızlı ve düzgün kanat çırpışları ile uçuşu süratlidir. Sesi gür bir "çak çak çak çak".[1]

♥Pяєиsєs♥
11-09-2008, 02:20 PM
http://img155.imageshack.us/img155/2875/800pxplectrophenaxnivalvr0.jpg

Kar kiraz kuşu (Plectrophenax nivalis), Alaca kiraz kuşu veya Kar çintesi olarak da bilinir, kiraz kuşugiller (Emberizidae) familyasından bir kuş türü. Kuzey paralellerin kuşudur, kuluçka iklimi olarak tundra bölgelerini tercih eder.

Özellikleri
Yetişkin erkek kuşlar siyah-beyaz renklidir. Yavru kuşlar daha koyu renklidir; beyaz rengin tam belli olması iki sene sürer. Sırtları hafif kahverengimsi olur. Dişileri daha kahverengimsidir, ama alt kısımları onlarda da beyaz renktedir. Kar kiraz kuşunun kanatları vücuduna nazaran uzun, gagası kısa olur. 16,5 cm uzunluğa ve 26-40 gr ağırlığa ulaşan bu kuş aşağı yukarı bir serçe büyüklüğündedir. Küçük tohumlar ve böcekler ile beslenir. Üreme zamanı Mart ayında başlar.


Yaşam alanı
Kar kiraz kuşunun memleketi (yumurtladığı bölge) Kuzey Avrupa'da İskoçya, İzlanda ve Norveç'tir. Kuzey Almanya, Fransa, Polonya ve İsveç ve Türkiye'de kışı geçirirler.


Ötüşü
Kar kiraz kuşu, grubun içindeyken "tırr", "diüh" ya da "tsrr" sesleri çıkarır. Ama asıl ötüşü sadece gerçek memleketinde, yani yumurtladığı Kuzey Avrupa'da duyulur.